.:

30 Nisan 2019 Salı

Küp


Yine internet arayışları sonrası keşfettiğim, ve oldukça etkili bir konusu olan film. Birbirini hiç tanımayan 6 kişi kendilerini bir odada kapalı olarak bulur. Çoğu akşam yattığını anımsıyor ama sonrası yok. Oda küp şeklinde ve kare kapaklarla başka odalara geçiliyor. Ama kim odalar tuzaklı. hiç de hoş sonuçları olmayan tuzaklar bunlar.


Son zamanlarda kapalı alanlarda mahsur kalmış kişileri anlatan filmler oldukça fazla. Ama Küp bunların ilklerinden biri sayılıyormuş. Film 1997 yapımı. Netten yorumlara baktığımda çok çok ii diyen de var, dönemi için iyiydi diyen de. Ama ben bu zaman için bile oldukça etkili buldum filmi.


Mesela az sayıda olmasına karşın şiddet unsuru çok iyi kullanılmış. İnsanı yerinden bir kımıldatıyor o derece. Tabiki asıl olarak psikolojik bir film. 6 birbirinden farklı kişi o odalardan nasıl kurtulacak? Odaya ilk giren tuzağa yakalanır. Odaya ilk kim girecek?

Bir de matematik konusu var işin içinde. Odaladaki sayılara bakarak tuzak var mı yokmu anlamaya çalışıyorlar. Bol bol problem çözülüyor yani.

26 Nisan 2019 Cuma

Bahar kareleri


1 ay gibi uzun bir süre tarlaya gidemedikten sonra geçen pazar oradaydık. Epey bir ot kaplamış her tarafı. Şezlongun hali ortada:)) Bu da işimizin çok olduğu anlamına geliyor.

Tarlanın etrafındaki başka tarlalar da cıvıl cıvıldı. Gelincik tarlası bulduk mesela. Deniz'le gezip epey bir fotoğraf çektik. 




24 Nisan 2019 Çarşamba

Exam-Sınav


Sonu süprizli, biraz gizem barındıran filmleri seviyorsanız Exam (Sınav) size göre. Aslında yeni bir film değil ben de geçenlerde izledim. Bu aralar bu tarz filmler hoşuma gidiyor nette araştırırken denk geldim Sınav'a


İyi olanakları olan bir iş ve bu işe aday 8 kişi. Bu yetenekli 8 adayın geçmesi gereken tek soruluk son bir sınav daha var. Önlerinde sadece bir kağıt ve kalem var. Ancak yanıtlamaları gereken bir soru yok.


Peki bir işe girebilmeyi ne kadar çok ister insan? Bunun için sınırları ne kadar zorlayabilir? Ya şiddet!!!

Tek bir makanda başlayıp bitiyor film. Sanırım oldukça düşük bütçeli olmuştur. Genelde filmler için yüksek aksiyon, bol macera, dış mekanlar olduğunda daha iyi olur gibi bir imaj var. Ama iyi işlenirse bu tarz filmlerin de ne kadar sürükleyici olduğu bir gerçek. 12 Kızgın Adam mesela. Muhteşem bir yapıttı. Burada da işin içine biraz psikoloji katılarak oldukça iyi bir sonuç çıkmış.

19 Nisan 2019 Cuma

Güle güle Banu


Banu'yu blog dünyasında tanıyanlarınız çoktur sanırım. İzmit'te dağların içindeki mis gibi eviyle, yaptığı birbirinden yaratıcı dönüşümlerle ve işlemelerle tanıdık biz onu. İlk kez kendisini ne zaman tanıdım anımsamıyorum. Blog olayına girdiğimden beri belki. Çok istememize karşın o dağlardaki evinde Banu'yu ziyaret edemedik. Biz birbirimizle sadece blog dünyasından tanışsak da o Devrim için oğlum derdi mesela. Devrim'de tanışmayı çok istemişti.

Malesef kanser Banu'nun da yakasına yapıştı. Çok mücadele etti. Paylaştı hep süreci bizlerle. Kurtuldu, bir daha yakasına yapıştı hastalık. Yine yeniden mücadele. Elişlerine başladı. Ama olmamış. Güle güle sevgili Banu. Mekanın cennet olsun....
Banuca.blogspot

12 Nisan 2019 Cuma

Manipülasyon denemeleri


Bu aralar biraz meraktan biraz eğlencesine küçük küçük manipülasyon denemeleri de yapıyorum. İşin acemisi olunca yap boz, o aşamada sorun oldu başa dön...azıcık zamanımı alıyor ama keyifli açıkcası.

Hem net üzerinden bilgilerimi arttırmaya çalışıyorum hem de denemeler yaparak  yeni şeyler yaratmaya çalışıyorum. Bunlarla uğraşmaya başlayınca bende hayal gücünün az olduğunu da bir kez daha farkettim. Neyse bol bol bu tarz karelere baka baka gelişeceğim artık...




9 Nisan 2019 Salı

En İyi Teklif


Hikayenin ana karakteri Virgil Oldman, İtalya'nın en tanınmış müzayede şirketlerinden birinin sahibi. Aynı zamanda sanat eserlerinin orjinalliğini tespit etmede çok güvenilen bir isim. Biraz takıltılı. İnsanlara dokunmuyor, hijyen konusunda hassas, gittiği restoranda tabağı-bardağı ona ait.


Bir gün bir kadın arar ve ailesine ait evdeki eşyaların değerlerinin tespitini ister. Ama kadın inatla ortaya çıkmaz ve en sonunda insanların içine çıkma korkusu yaşadığını söyler. Virgil Oldman bir şekilde kadınla tanışır hatta aşık olur. Ancak kadınlar konusunda ecrübesiz olan Virgil, kadına yaklaşmak için biraz destek alıyor.

Aslında bu noktadan sonra film biraz rengini belli ediyor. Genç ve güzel bir kadın, yaşlı bir sanat uzmanı. Uzman aynı zamanda tablo koleksiyoncusu....


Filmin nereye gittiği anlaşılsa da benim sevdiklerimden biri oldu. Bir kere tarihi binanın dokusu,  sanat eserlerinin sürekli filmin başrolünde yer alması keyifli bir seyirlikti. Çekim olarak da çok iyiydi bence. Ve hayatı boyunca kadın portreleri biriktiren birinin ilk kez sevmesi, o kadın tarafından aldatılması. Çok iyi işlenmiş.




5 Nisan 2019 Cuma

Börtü böceklerim


Bahar geldi, börtü böcek çekimleri paylaşacağım dedim unuttum. Koptum azıcık blogdan sanki. Neyse toparlarım.

Hem okulla ilgili işler var. F klavyem bozuldu Q ile cebelleşiyorum bu günlerde. Zor iş kesinlikle klavye deyiştirmek. Bir de çok yetenekli ben önce ciddi ciddi şifayı kaptım, üstüne (bahçede ot yolarken bişeyler soktu sanırım) sağ işaret parmağı davul gibi şiş kaldı birkaç gün.

 

Iyy dimi. Bence de. Ama biraz sanat çalıştık. Suda yansımalarını çektim. Sevdim ben.


  Uğur böcekleri bir tane. Hem fotojenik hem güzeller. Ve kırmızılar:))))


3 Nisan 2019 Çarşamba

İskoçya Kraliçesi Mary


İskoçya Kraliçesi Mary filminde, dul kalmasının ardından yurdu İskoçya'ya geri dönen ve hakkı olan tahtı geri almaya çalışan Mary Stuart'ın hikayesi anlatılıyor.

16 yaşında Fransa Kraliçesi olan Mary Stuart, 18 yaşında dul kalır ve yeniden evlenmesi için baskı görür. Marybunun yerine İskoçya'ya geri dönüp tahta geçer. Ancak İskoçya ve İngiltere'nin yönetimi,  Kraliçe Elizabeth'in yönetimi altındadır.


1500'lü yıllarda geçen filmde Mary, Elizabeth'den kendisini varis olarak tanımasını ister. Belki de kararları tek verebilse Elizabeth bu isteği yerine getirecek. Ancak her zaman olduğu gibi 2 kadının etrafındakiler, çevrilen entrikalar olaya dahil oluyor. Sonuçta Mary, İngiltere ve İskoçyayı birleştiren veliahtı doğuruyor ancak kendi çevresindekilerin taht hırsına kurban oluyor. Ve idam ediliyor.



8. Henry’nin ve Anne Boleyn’nin kızı olan ve bakire kraliçe olarak tarihe geçen Elizabeth ile ilgili iddialar da filmde gayet iyi yedirilmiş bu arada. (neden evlenmedi, frengi oldu) Aslında azıcık ön bilgi edinip seyredilse daha iyi olur. Dönem filmlerinde bu sıkıntı oluyor. Bazen unutursam filmi durdurup biraz okuyup devam ederim ben.


Ve filmi kesinlikle sevdim. Hele Mary karakterini. Genç cıvıl cıvıl birinin kraliçe olması ne acı dedirtti....