.:

18 Kasım 2019 Pazartesi

Ölümsüz Aşk


Biz kaza geçiriyorsunuz ve hiç yaşlanmamak gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Hele ki bu yaş 29 olunca aslında hiç de fena bir fikir değil. Gençsin, güzelsin, hep bu halde kalacaksın daha ne olsun...
45 yaşına gelince insan böyle düşünüyor, zaman hiç acımıyor insana...


Filmin gidişatında Adaline Bowman için durum pek öyle değil. İnsanlar yaşlanırken hep genç kaldığı için uzak ve izole bir yaşamı sürmek zorunda kalıyor. Hatta sürekli ev-şehir değiştirmek durumunda kalıyor. İnsanların bu durumu farketmemesi için hep dikkatli davranıyor. Ve hiçbir zaman kalıcı bir ilişkisi olamıyor.

Aslında bir kızı olan, kızı artık kendisinden oldukça yaşlı olan Adaline, 100 yaşının üzerinde ise tanıştığı kişiye aşık oluyor. Malesef bu kişinin babası eski erkek arkadaşlarından biri.


Güzel bir kadın, değişen zamanlar, hoş bir aşk hikayesi. Kendini seyrettiren keyifli bir film.
Adaline rolündeki Blake Lively gerçekten zarif bir karakter çizmiş ki fimi seyrettiren unsurlardan biride buydu bence.


15 Kasım 2019 Cuma

Martılar




Geçen hafta sonu Deniz Gölet'te satranç turnuvasına gitti. Burası Buca'da yapay bir göl. Aslında oldukça güzel bir yer olmasına karşın biz anca böyle bir neden olunca gidiyoruz. Hiç park alanlarına vakit kalmıyor.

Neyse takılırken ben de biraç çekim yaptım. Eşimin eski zenit makinası ile birlikte aldığı manuel bir tele var. Onunla çektim bu martıları. Aşağı yukarı 1 saat aynı noktada durup, kuşları gözlemleyerek hareketleri yakalamaya çalıştım.

Yakınlaştırma iyi de lens manuel ve netlik çok iyi olmadığından azıcık flu karelerim. Yine de hareket olayı iyi.




12 Kasım 2019 Salı

Romantik Filmler etkinliği


Sevgili Sibel güzel bir etkinlikle yılı bitiriyor. Romantik filmler izliyoruz. Sayı olayı yok. Animasyon, çizgi, siyah-beyaz ayrımı yok.

Böyle birlikte kitap okuma, film izleme etkinliklerini seviyorum. Bugün ne izlesem sorusuna da çözüm oluyor bir yerde. Kasımda aşk başkadır diyenlerdenseniz etkinlik tam size göre. Hoş ben çok romantik film seyreden biri değilim ama keyifli olur diye düşünüyorum.

İlk etapta aklıma gelen ve seyretmeyi planladığım filmler ise.....






11 Kasım 2019 Pazartesi

Ev yapımı tahin helvası


Hiç tatlıcı bir insan olmadım ama enderolarak sevdiğim ve dayanamadığım bir şey varsa o da tahin helvasıdır. Benim zaten tatlıcı olan evin erkekleri ise haliyle hiç hayır demezler. Marketten alırken hip suçluluk hissettiğimi için evde yapılır mı diye nette biraz araştırdım. Epey bir yapan varmış. Kimi tarifi sevdim kimini benimsemedim haliyle. Meseya 200 gr tereyağ ya da margarin koyanlar var ki ne anladımk evde sağlıklı helva yapmaktan o zaman.



Sonuçta ondan bundan kendim birşeyler yapmaya çalıştım. 2 su bardağı un, 2 kaşık tereyağı, 2 su bir buçuk su bardağı tahin, 2 kaşık harnup tozu ve yarım su bardağı pudra şekeri.

Önce unu tereyağı ile kokusu çıkana kadar karıştırıyoruz. Sonra içine pudra şekeri ve harnup tozunu ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Şeker eriyince ocağı kapatıp birazcık soğutuyoruz. Ben rondodan çektim ki topaklanmalar varsa gitsin diye. Daha sonra tahini de ekleyip karıştırdım biraz. Streç film geçirdiğim bir kalıba iyice bastırarak döktüm harcı.

Ertesi güne kadar dolapta bekleyen sonuç budur. Biraz dağıldı keserken. Yağın az oluşu mu neden bilemiyorum. Çocuklar tahin helvası tadı var dediler ve epey severek tükettiler. Yeniden yapılacak yani.  Dediğim gibi tarifleri kendime göre uydurdum. Şekeri ve yağı azalttım. İçine harnup tozu ekledim. Bir de ceviz ekledim ki severim cevizi. Mesela şeker az olduğu biraz bal dökerek ikram ettiğim oldu.




5 Kasım 2019 Salı

Kar Küreyici

 Genelde bilim kurgu seyretmekten çok zevk aldığım bir tür değildir. Kimi saçma gelir hatta. Ama Kar Küreyici ender olarak sevdiklerim arasına girdi.

Film 2031 yılında, küresel ısınmayı durdurmak üzere yapılan ancak yanlış giden bir deney sonucu  trende yaşamak zorunda kalan insanlarla ilgili. Dünya yeniden buzul çağına girdiği için yaşayan az sayıdaki insanın trende kalmak zorunda olduğu gibi bir durum söz konusu.


Sürekli hareket halindeki tren kastlara ayrılmış durumda. Tıpkı dünya gibi. Trenin elitleri kıdemlerine göre ön vagonlarda yaşıyorlar. Daha alt tabaka ise arka vagonlarda. Bu duruma son vermek isteyen arka vagon halkı isyan hazırlığı içinde. Bu tür konuların doğal gidişatına uygun olarak da bir kahramanımız var.



Oldukça mide bulandırıcı (yemek mesela) ayrıntıların da olduğu film insanı biraz düşündürüyor aslında. Her ne kadar gelecek söz konusu edilse de halihazırda yaşadığımız dünyadan pek bir farkı yok trenin. İmtiyazlılar, onların önüne verdikleri ile yaşamak zorunda olanlar, iyi eğitim alanlar-çalışan çocuklar, Sosyal hayatı olanlar, yaşamak için sadece çalışanlar...

Yaşadığımız zamanı daha kafaya vurur gibi beyaz perdeye aktarmış yönetmen.


31 Ekim 2019 Perşembe

Atatürk Lisesi 29 Ekim valsi


Her ne kadar bloğumla daha aktif ilgilenme kararları alsam da şu aralar bunu bir türlü hayata geçiremedim. Sürekli araya birşeyler giriyor ve ben bloğu unutuyorum. Sizlere de uğrayıp yorum bırakamıyorum malesef istediğim kadar. Neyse önümüz kış bir biçimde daha çok vakit olur...


29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Bu yıl pek çok şehirde daha bir güzel kutlandı sanki. Ben dahil olamadım ektinliklere ama izledim, okudum. Ada'nın da okulunda geleneksel vals vardı. 1.5 yıldır hazırlanıyorlar. Şu yüzlerdeki ciddiyete bakar mısınız? O kadar heyecanlıydılar ki. Ve bir o kadar güzel.  Hoş ben çekeceğim diye şekilden şekile girdim ya neyse...


 Çocuklar bir gösteri bina içinde birde dışarıda yaptılar. Ada, bana bina içine velilerin alınmayacağını söylemişti. Ben de laylaylom bahçede dururken baktım millet giriyor. Haliyle balkonun avluya bakan kısımları dolmuş. 3 grup halinde çıktılar (bunu da bilmiyorum tabiki ben) Aradan Ada'yı bulacağım diye sarka sarka anca bunu çektim. Kasılmışım resmen. Benimki 2. gruptaymış göremedim malesef. Neyse Devrim kolunu uzatarak epten video çekmiş. Ya ben bu açıdan güzel kareler çekebilmeyi isterdim. Sadece Ada olduğu için değil fotoğraf açısından da hoş olurdu.

Dışarıdaki gösteride yerini biliyordum. Birilerinin önünde ayakta duramayacağım için yere oturarak çekim yaptım. Açı o yüzden hep böyle.

Şehir dışından misafirim gelecekti. Gösteri bitti biz acilen eve dönüş yaptık.Yani bir harala gürele durumu bende. Hafta sonu da Deniz'in satranç turnuvası var. Bu yıl yeniden başladı. Tarla ya da satranç, olmadı bahçe durumları. Bu ara tatil-deniz yapanları fena halde kıskanıyorum bilginize....




Toplu kare. 2 kareden birleştirdim. O kusurlar var ya ondan işte:)))

23 Ekim 2019 Çarşamba

Bugün mutfak marifeti benden değil


Hani diyeceğim minik elleriyle yufka açtı diye ya artık Deniz'in elleri pek de minik sayılmaz. Hatta evin en minik elli-ayaklısı ben kaldım.
Yeni değil bu kareler. Yazın esti Deniz bize baklava açtı. Tarif vermeyeyim, biz netten baktık oradaki ölçülerle hamur yoğurduk. Dedim ya zaman geçti unuttum ben ölçüleri. Daha önce de denemişti ya o epey zaman önceydi. Bu kez epey profesyonel yaklaştı işe.

Hamuru yoğurup bezeleri hazırladım gerisine karışmadım ben. (temizlik tabi ki bana kaldı) Fotoğrafa pek izin vermiyor işte bu kadarcık çekebildim. Gayet ince ince açtı yufkalarını. Şu tabak gibi açıp sonra aralarına nişasta ile koyarak hepsini büyüttükleri teknikle yaptı. Kesme kısmında biraz çuvllamış olabiliriz:)))


Yalnız çalışırken duymalısınız Deniz'i. Ne varmış yufka açmakta? Nesi zormuş? Yine yaparmış vakti olunca...


Üste kızarmış, altta ağdalanmış hali. Lezzeti ile bu işi bilenlerden tam not aldı. Biraz hamurlaşmış o da benim ağdayı sıcak koymamdan olabilir dendi. Eh ben bu işi bilmiyorum.




Ben poğaça yapmıştım. Hamurumdan arttı onu da börek olarak açıverdi vatandaş:)))

22 Ekim 2019 Salı

Yüz yaşında camdan atlayıp kaybolan adam


Yüz yaşında camdan atlayıp kaybolan adam. Uzunca isimli ve çok keyifli bir film.  Emekliliğinden sonra huzurevinde yaşayan bir adam 100'üncü doğum gününün kutlanacağı gün camdan atlayarak kaçar. Başta sadece camdan atlayıp kaçan bu sevimli yaşlı dedenin aslında öyle çok da masum olmadığını öğreniyoruz film ilerledikçe. Teee çocukluğunda gürültülü hobiler edinmiş.


Her neyse herşeyi yazmamak lazım. Kaçarken kendisine emanet edilen bir bavulu alıp otobüse biniyor. Ama içi para dolu bavulun sahipleri de peşine takılıyor doğal olarak.

Film sırasında sık sık Allan Karlsson'un geçmişine tanık oluyoruz. Ama bilirteyim hiç de rahatsız edici değil bu gel gitler. Bir taraftan geçmişteki tarihi doku, bir taraftan günümüzde kötü adamlar, 2 yaşlı adamın kaçışı, kaçarken denk geldikleri insanlar ve bir fil. Absürt, sevimli, eğlenceli bir film.
Bu arada Allan Karlsson karakterini canlandıran Robert Gustafsson; hem gençliğıni hem orta yaşını hem de 100 yaşını oynamış. Makyaj ve oyunculuk çok iyi yani.




Film aslında Jonas Jonasson'ın romanından uyarlanmış ama seyrederken bunu bilmiyordum. Filmi bloğa yazmak için bakınınca farkettim. bulabilirsem kitabını da okumak isterim.

18 Ekim 2019 Cuma

Günbatımı kareleri

 Buca, Mevlana heykeli

Fotoğraf çekmek güzeldir, keyiflidir. Ama günbatımında çekmek ayrı bir güzel. Kare genelde üzmez sizi. Doğru yerde konumlanmışsanız eğer, hoş kareler çıkacaktır kesin.

Bugün de çeşitli yerlerden ve zamanlardan günbatımı olsun dedim.

 Konak

 Vapurdan

 İnciraltı

Fethiye taraflarında bir yer

16 Ekim 2019 Çarşamba

Yeşil zeytin zamanı


Ege'de zeytin toplama zamanı geldi. Hatta birkaç haftadır pazarlarda yeşil zeytin toplanıyor. Biz genelde siyah zeytih yapıyoruz. Devrim yeşil sevmiyor ben her ikisini de yerim. Bana annem veriyordu yeşil. Bu yıl onu da kendim hazırlayayım dedim.

Önceki hafta (hani şu hırsız geldiği zamanki hafta sonu) topladım zeytinlerimi. Ağaca tırmanıyorsanız bu pet kesme çok işe yarar bir sistem. Takın ağaca, iki eliniz de size kalsın. Bizde daha öyle çok toplanacak ağaç olmadığı için tek tek topluyoruz.


Ben topladıklarımın bir miktarını çizdim. Bu yöntemde her zeytine 2 çizik atıp pet şişeye doldurdum. 2 günde bir suyunu değiştirdim. 10 gün sonra içme suyu ve biraz tuz ekleyip bıraktım. Hemen yemeyecekseniz iyice tatlanmasını sağlamamak gerekiyormuş (anne tavsiyesi)

Daha kısa sürede olsun diye biraz da kırdım. Onun suyunu her gün değiştiriyorum. Daha yeni yaptım aslında henüz tatlanmadı. Tatlanınca biraz tuz ve limon tuzu ekleyip yine içme suyunda bekleyecekmiş.