.:

13 Nisan 2021 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri 86


 Ağaç Ev Sohbetleri'nin 86. haftası. Sonradan dahil olduğum sohbetler için ara ara yazmaya çalışıyorum. Bu haftanın konusunu deeptone'dan gelmiş.

"Çocukken size aile ve akrabalar tarafından yalanlar söylendi mi, kandırıldınız mı, inandırıldınız mı? Veya, siz yalanlar söyler miydiniz, hayali olaylar uydurur muydunuz? Masum yalanlar tabii ki, seni leylekler getirdi gibi"

 Çocukken çevremdeki kişilerden yalan söylendiğini anımsamıyorum. Hoş babaannem, onun mahallesindeki bazı yaşıtları cin olayına takılırlardı bira. Cin çarpmış, işte yaramazlık yaparsanız cinler gelir, öcü çıkar falan. Ama babaannemi pek sevmezdim, zorunlu değilsem de pek gitmezdim oralara. Belki ondan aklımda çok şey kalmamış. 

Annem açık bir kadındı. Bir kız çocuğu olarak yaşayacağım büyüme sancılarını endişelenmeme izin vermeden önceden açıkladı. Şehir efsanelerine maruz kalmadım yani.

Ben çocuklarıma masum da olsa yalan söylemedim. Genelde onların yaşına uygun açıklamalar yaptım hep. Hoş şimdiki çocuklar bizim gibi değil acayip bir bilgi bombardımanı var, sosyal medya var, ellerinde telefonlar, internet... Her istediklerine ulaşıyorlar. Pek bizim masum yalanlarımıza kanacak durumda değiller yani:)))

10 Nisan 2021 Cumartesi

Oscar adayları/ The Father

The Father/ Baba, 80 li yaşlardaki bir adamın akıl sağlığını yitirmesi, bu dönemde kızıyla ilişkilerini konu alan bir film. Zaman geçtikçe unutkanlığı artan adam, kızının ya da bir profesyonelin yardımını kesinlikle reddediyor. Paris'e taşınmay karar veren kızı ise babasını bu süreçte yalnız bırakmamak için çözüm arayışına giriyor.



 Klasik bir alzheimer hikayesi beklerken fazla gitgelli senaryo beni yordu açıkcası. Anthony'nin bakış açısından izlediğimiz filmde adamın kızı aslında kim, bu adam da nereden çıktı? modunda zaman zaman kafam karıştı. Filmin geçtiği apartman dairesi aynı ama içinin değiştiğini farkediyorsunuz. Bir öyle bir böyle. Zaman atlamaları var yani. 

Artık unutmaya başlamış bir baba, kendi hayatını kurmak isteyen kızı, bunu yaparken babasını bir bakımevine yerleştirip yerleştirmeme konusu...Hayattan bilindik konular ama biz olsak ne yapardık sorusunu sorduran bir film. 

Anthony Hopkins rolünün hakkını vermiş. Baba kız rollerinde hiç sırıtmıyorlar. Öyle doğallar ki.

9 Nisan 2021 Cuma

Yol kenarı öyle bir yer

Yunt Dağı'nda bulunan Aigai Antik Kenti gezimizi yazmıştım. O gün bir niyetimiz de o civarda yürüyüş yapmaktı. Ama en yakın yerin 40 km ileride daha öncede gittiğimiz Türkmen Şelalesi olduğunu öğrendik. Zamanı düşünerek oraya gitmeyi düşünemedik. Dönüş yolunca sürekli etrafa bakınan ben burayı görünce durdurdum arabayı. 

Aslında sakin akan çok da su olmayan bir dere burası. Adını bilmiyorum. Aigai'ye oldukça yakın. Sanki bazı yerlerine deniz kumu dökülmüş. Şu aşağıdaki küçücük yerden akan suyun seni öyle dinlendiriciydi ki. Epey bir oturduk, ben çekimler yaptım, Devrim ve Deniz cepten satranç oynadılar.


Akan  suyu uzun pozlama çekmeyi seviyorum. Bazen ortayaçıkan görüntü cidden hoş oluyor. Burada yaprak farklı renkler yoktu ama.





 Su hayat. Keşke bu kadar duyarsız olmasak suyun canına okumasak. Şu güzelim yerde insanlar çöp dökmüşler. Eski koltuk bile atılmış ki burası arabaların bile çok az geçtiği, az yerleşim olan bir yer.

8 Nisan 2021 Perşembe

Bir Dinazorun Anıları


 Aslında çok bilinen bir kitabı nedense sıkıcıdır diye hep ötelemiştim. Bahar dönemi kitap listesine ekledim ama yine çekinceliydim. Önce Deniz okudu kitabı. Okurken sürekli Mina Urgan şununla tanışmış, şunu yapmış, bunu da tanıyormuş diye anlatıp durdu. Yani bir nevi kitabın promosyonunu yaptı çocuk bana:)))

Mina Urgan, oldukça zengin ve burjuva kökenli bir ailede doğmuş. 15 yaşına kadar da bu zenginliği belli oranda yaşamış. Ama zaman içinde aileden gelenler satıla satıla erimiş. Kendi anlatımıyla buna çok memnun; bu sayede hayatı öğrendim diyor. Annesinin babasının Büyükada'da evleri varmış. Şu an orada bir evin değeri ne kadardır acaba? Evler....

Mina Urgan, İngiliz Edebiyatı Profesörü. Yıllarca İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış. İngiliz edebiyatından çok sayıda çeviri yapmasının yanı sıra kendi yazdığı kitapları var. Bir Dinazorun Anıları bunlardan biri. 

Çok içten, dobra dobra bir dili var kitabın. Sanki yazar karşınıza geçmiş anatıyor. Hatta şöyle karşılıklı konuşasınız geliyor onunla. Onca varlığın içinden gelip komünist olmuş bir kişi. Sosyal devlete inanmış, adalet için savaşmış, eylemlere katılmış. 

Kitapta çocukluğu, gençliği, siyasal yaşamını anılarla anlatıyor. Anılarını okurken ne kadar şanslı biri diye düşünmeden edemiyor insan. Kendisi de yazmış ya İstanbul'un en güzel zamanları görmüş, demokrasinin demokrasi olduğu zamanlarda yaşamış. Kadına haklar verildiğinin canlı tanığı, ilk içkisini Atatürk ikram etmiş, denizde yüzerten Troçki'nin kayığı ile karşılaşmış. Aziz Nesin, Abidin Dino, Sait Faik arkadaşlarından bir kaçı.

7 Nisan 2021 Çarşamba

oscar adayı filmler/ Hillbilly Elegy

Oscar 2021'de en iyi yardımcı kadın oyuncu adayı Glenn Close'un oynadığı film
Hillbilly Elegy. Adaylar arasında görene kadar hiç duymamıştım filmi.
James David Vance'ın çok satanlar listesine giren Hillbilly Elegy kitabından uyarlanmış bir film.

Kentucky'deki geniş aile evindeki yaz sonu vedalaşmasıyla başlayan film evin küçük oğlunun gözünden anlatılıyor. Çok küçük yaşta hamile kaldığı için evinden ayrılmak zorunda kalmış büyükanne, yine erken yaşta çocuğu olan aynı zamanda uyuşturu sorunları bulunan anne, ve annelerinin zaman zaman şiddetine maruz kalan 2 çocuk. Üç nesli gördüğümüz bir aile hikayesi aslında.

 

Filmi seyrettikten sonra adının anlamını merak ettim. Netten araştırırken bu siteye denk geldim. Filmin açılışında gördüğümüş ağaçlık bölgenin Apalaş (Appalachia)olduğu belirtiliyor yazıda. Sitede bölgede yaşanan çevre katliamı, bölge halkanın yaşadıklarının filme katılmaması eleştirilmiş. Bölgeyi merak ettim bu yazıyı okuyunca, bir rahat zamanda araştıracağım. Epey bir bakındıktan sonra Hillbilly Elegy'nin çiftçiye ağıt gibi bir anlamı olabileceği sonucuna vardım ki çok emin değilim.elengy-ağıt anlamına geliyor. Hillbilly (tureng'e göre) çiftçi, dağda yaşayan adam, kıro gibi anlamları var.


Sonuç olarak film basında oldukça fazla eliştirilmiş, kötü eleştirilmiş. Ben o kadar da kötü bulmadım ama eh işte modundaydı.
 

4 Nisan 2021 Pazar

Oscar adayları/ Onward

Oscar adayları içinde seyrettiğimiz ikinci animasyon Onward oldu. Daha önce Saul'u izlemiştik.

Daha önce sihirlerin hakim olduğu dünyada zamanla teknolojik gelişmeler olmuştur. Artık evler elektrikle aydınlanıyor, sentorlar araba kullanıyor, elflyer okula gidiyor...

Hala sihre inanan Barley, eski zamanları yaşatmak için uğraşan bir genç. Kardeşi Ian ise o daha doğmadan ölen babasını özleyen kardeşi. Ian 16 yaşına girdiğinde anneleri onlara babalarından kalan bir hediye veriyor. Hediye asa ile 2 kardeşin babalarını 24 saatliğine görme mücadelesi başlamış oluyor.

 

Animasyon sevenler kaçırmasın bence. Oldukça eğlenceli bir komedi. En azından biz sevdik.

Bu arada animasyon Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan'da yasaklanmış. Gerekçesi ise LGBTi bir karaktere yer vermesi. Söz konusu diyalog LGBTİ karakter Specter'ın  "Ebeveyn olmak kolay değil, hele yeni bir aileye girdiysen. Kız arkadaşımın kızı saçımı çekti"demesiymiş. Rusya'da bu söz sansürlenmiş. Seyrettiğimizde farkettik ki bizde de sansürlüydü. Kız arkadaşım değil sevgilim diyordu çeviride. 



 

1 Nisan 2021 Perşembe

Portakal Ağacında Oturan Kadın


 Portakal Ağacında Oturan Kadın, Okuma Şenliği için seçtiğim kitaplardan biri. peki kitapla nasıl tanıştım derseniz; Okuma Şenliği için kitap seçerken kütüphanen linkine anahtar bir sözcük yazıyorum. Mesela başlığında meyve-sebze ismi olacak kitap için portakal yazınca karşıma çıkanlardan biri oldu bu. Artık bulana kadar denemeler yapıyorum. 

Kitap ismiyle ilgimi çekti hemen. Hiç konusuna falan bakmadan başladım okumaya. Ve beni oldukça etkileyen, içinden çıkmak istemediğim bir kitapla daha tanışmış oldum.

Genç, güzel, kültürlü bir mimar olan Lavinia, ülkesinde mesleğini yapmaya karar verir. Tek kadın mimar olarak bir şirkette işe başlar. Aldığı projede çalışırken, ülkesinin, Latin Amarika'nın gerçekleri ile tanışır. Büyüdüğü, yaşadığı çevreden farklı, yoksul, haksızlığa uğrayan insanları görür.

Lavinia iş arkadaşı Felipe ile yaşadığı ilişki sayesinde ülkedeki direniş ordusu ile tanışır. Tereddütlerine karşın direniş hareketinin içine dahil olur. Toplumdaki konumu, genç ve güzel oluşu, aile bağlantıları direniş hareketinin bilgi toplaması için çok yararlı olacaktır.

Bir taraftan Lavinia'nın öyküyünü okurken bir taraftan da Kızılderililerin İspanyollarla olan mücadelesini öğreniyoruz. Yarince ve İtza'nın üzerinden yüzyıllar öncesinin mücadelesine tanıklık ediyoruz. 

Nikaragualı kadın yazar Gioconda Belli'nin hayatından kesitler taşıyor kitap. Yazarla ilk tanışmam ancak netten yaşamı hakkında bilgi okuduğumda bu açıkça görülüyor. Şair ve romancı Belli varlıklı bir ailenin kızı olarak 1948'de Managua'da dünyaya gelmiş. Genç yaşta evlendikten ve bir çocuğu olduktan sonra, Somoza diktatörlüğünü devirmek için mücadele eden Sandinistalar'a katılmış. 1975'ten, Sandinistalar'ın diktatörlüğe son verdiği 1979 Devrimi'ne kadar Meksika ve Kosta Rika'da geçen sürgün yıllarında silah kaçırmak da dahil olmak üzere çeşitli gizli görevler üstlenmiş.

 



31 Mart 2021 Çarşamba

Oscar filmleri/ Sound of Metal

Oscar filmlerine devam. Sound of Metal, kız arkadaşıyla birlikte metal müzik yapan baterist Ruben'in sağırlığa giden durumunu anlatıyor. Ruben ve Lou karavanları ile dolaşarak çeşitli yerlerde çalan bir ikili. Oldukça yüksek volümlü bir müzikleri var. Daha filmin başında Ruben'in kulaklarında sorun aşlıyor. Gittiği doktor işitme kaybının çok hızlı olduğunu kısa sürede sağır kalacağını söylüyor.

Bir arkadaşların yardımı ile işitme engellilerin duruma alıştığı bir kampa gidiyorlar. Ancak orada Lou'yla yer yok. Ruben'in tamamen dış dünyadan kendini yalıtarak işaret dilini öğrenmesi, sağırlığın felsefesini keşfetmesi gerekiyor.


Yüksek bir müzikle başlayan filmin daha sonra ara ara sessizliğe gömülmesini insan yadırgıyor. Yönetmen, bu tarzı benimseyerek biz izleyicilerin Ruben'in ne yaşadığını daha iyi anlamamazı istemiş sanırım. Daha önce pek çok filmde işitme engelli karakterler çıktı karşıma ama ilk kez bu şekilde işlendiğine denk geldi.

Ruben rolünü oynayan Riz Ahmed, mimikleri yaşadığı travmayı yansıtması ile oldukça başarılıydı bence. Nrdeyse bir gecede sağırlıkla tanışan bir müzisyenin derin çöküşü, agrasifleşmesi, gittiği rehabilitasyon merkezinde yalnızlaşması, yeniden duyma çabaları...


 

Sound of Metal, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi özgün senaryo dallarında oscar adayı.
 

29 Mart 2021 Pazartesi

Oscar adayı filmler/ Minari

Ev, fotoğraf düzenleme, azıcık gezme, tarla işleri derken oscar adayı filmler de izlenmeye devam ediyor. Deniz alıştı bu olaya soruyor geçen gün "film var mı?" diye. Malesef Ada bizimle takılmama döneminde. 

Neyse gelelim filmimize. Minari, civcivlerin cinsiyetini belirleyen bir iş yapan karı-kocanın kırsal bölgeye taşınıp çiftlik kurma hikayesini anlatıyor. Jacob, yaptığı işte iyi olmasına karşın kazandığı paraları vakti zamanında daha çok ailesine yedirmiş benim anladığım. Yeni ir başlangıç yapmaya karar verince büyük bir arazi alıyor ve çiftlik kurmaya karar eriyor. Ama bu işe karısı karşı. Bir de kalp sıkıntısı yaşayan oğulları var ve şehre uzak olmak istemiyor bu yüzden. Her ikisi de çalıştığı için büyükanne çocuklara bakmaya geliyor.

Film ailenin kamyon kasasından bozma evde yaşadığı sıkıntıları, kavgalarını, hayat mücadelelerini anlatıyor. Naif, bilindik bir yaşam mücadelesi aslında. Ben filmde en çok anneanne Soonja'yı sevdim. Bizim bildiğimiz nenelerden çok farklı.

Filmin ismi Minari Kore'ye özgü bir bitkiden geliyor. Anneannenin getirdiği tohumlar dere kenarında büyüyorlar. Yeni kurmaya çalıştıkları hayatta kendi ülkelerine özgü bir bitkinin büyümesi, manevi güç oluyor bir yerde. 

 


 

26 Mart 2021 Cuma

Aigai Antik Kenti

Kıyıya uzak, dağın tepesinde kurulmuş ir artik kent Aigai.  Manisa Yunt Dağı, Köseler Mahallesi yakınlarındaki kent bir helen kenti. Aigai MÖ. 2.binin sonlarında Yunanistan'dan Anadolu'ya göçmüş Aioller tarafından kurulmuş. Aigai adı köken olarak keçi anlamına geliyormuş. Eh bu dağlarda olabilecek bir faaliyet sanırım.

Ben buraya daha önce fotoğraf gezisi için gitmiştim. İzmir'i cumartesi saldıkları ilk hafta da Deniz'in isteği ile gittik. O coğrafya dersinde Yunt Dağı'nı görmüş, merak etti. Aigai'den başlayalım gezeriz dedik ya öyle trekkin yapacak yer pek yokmuş. Ama antik kentin bulunduğu alan oldukça büyük. Kapladığı alan düşünüldüğünde toprak altında çok yapı vardır diye düşünüyorum.

Tiyatro alanı


 

Taş tahtlar diye düşündük biz. Herhangi bir açıklama ya da oturulmasına engel yoktu. Girilmemesi gereken yerleri çevirmişler, girişte de uyarıyorlar.





 Agora


 Bu fotoğraf antik kenti tepeden gösteriyor. Buradan aldım. Bir üstteki duvar dikkatli bakınca görülebiliyor. Bu arada giriş ücretsiz. Tripot yasak, büyük çanta yasak. Ben fotoğraf makinası sırt çantamı sokamadım. Daha önce mozaik çalanlar olmuş.