.:

24 Mayıs 2018 Perşembe

Temple Grandin


Temple Grandin Amerikalı hayvan bilim uzmanı, Colorado devlet Üniversitesi'nde profesör, yazar bir otistik. Çocukken konuşamayacağı söylenirken önce annesinin çabaları ile okula gitmiş, sonra da kendi çabalarıyla tüm ön yargıları yıkıp yoluna devam etmiş bir kadın.

2010 yapımı filmi ben yeni seyrettim. Benim gibi hala seyretmeyenler varsa şiddetle öneririm. Temple'nin kolej sonrası psikoloji eğitimi aldığı yılları ve hayvanlara ilgi duymaya başlamasını çok etkileyici bir şekilde anlatıyor.

Yine otistik çocukları sakinleştirmek için icat etttiği "sarsılma kutusu"nun hikayesi de filmde. Otizm sayesinde hayvanları daha iyi anlayabiliyor. ABD'deki sığır işleme tesislerinde daha insancıl sistemler geliştirmiş. 2010 yılında, Time 100 listesinde "Kahramanlar" kategorisinde dünyanın en etkili 100 kişisi arasında yer almış. 

İlk ve orta okul yıllarında "asosyal, komik çocuk" olarak aly konusu olan birinin üniversite profesörlüğüne uzanan yolu tabiki kolay olmamış. Sanırım Grandin'in aldığı eğitim, destekleyen ailesi en büyük şansı. Ülkemizi düşünüyorum da malesef bu çocukların iyi bir eğitim şansı yok gibi bir şey. Ancak paranız varsa özel eğitim verdirebiliyorsunuz.


22 Mayıs 2018 Salı

Tarlada zaman...


Genel olarak tembel gibi görünsem de aslında çok yoğun geçiyor bizim hayatımız şu aralar. Tarla hafta sonları da olsa canımızı okuyor resmen. Bu cumartesi çocuklar da dahil olmak üzere tüm gün çalıştık.

Yukarıda asmalarımız bu arada pek güzeller bakalım...
Zeytinimiz de iyi durumda. Geçen yaz Deniz'le birlikte zeytin kırlangıç böceği yumurtası temizlemiştik. Emeklerimiz karşılık buldu gibi:)))


Tarla için şöyle yerden yüksek oturma yeri istiyordum kaç yıldır. Bu yaz başladık. Eşim tahtaları alıp evde zımparaladı. Tarlada da yerine monte edip verniklemesi var. Bu hafta ayaklar oturtuldu. İyice donsun biz yokken bir dahaki gidişe üste başlayacağız. Temizlenmesi gereken o kadar çok ot var ki. Devrim sulama ve ağaç dibi otlarını temizlediğinden o iş bana. Artık bu hafta otlara nasıl bütünleştiysem her tarafım kızarmıştı.  Odayı ve mutfağı temizledim. Haliyle kış boyu insansız alan birazcık örümceklere gün doğuyor:)))

Hatta bu hafta kitap okuyup güneşleneceğim modunda gitmiştim. Ne mümkün. Kitap sayfası bile açamadım. Olsun iş yürüsün de...





18 Mayıs 2018 Cuma

Basmane sokakları


 Benim için en zor fotoğraf alanı sokaklar. Müthiş tedirgin olurum, makinayı çıkartıp çekemem. Geçen pazar kursun Agora ve Eskiizmir'de çekim etkinliği olunca bu yüzden büyük bir istekle katıldım.  Epey malzeme vardı. Hep bu tür etkinliklerde yani herkesin bir çocuğu çektiği bir ortamda "nasıl olur ki" merakım da gitmiş oldu. Herkesin bakış açısı farklı, çekim yeteneği de. Bir de başkalarının karelerini görüp hatalarımı ya da eksiklerimi daha rahat tespit edebildim.

 Her ne kadar epey kare çekmiş olsam da beni rahatsız eden bazı şeyleri de es geçtim.



 Basmane'nin arka sokakları, Kale'nin etekleri...Hem alabildiğine güzel binalar hem de dibine kadar yoksulluk...


16 Mayıs 2018 Çarşamba

Kermes ve dondurma külahında kekler...


 Deniz'lerin okulunda ilk kez kermes düzenlendi. Çok öncesini bilmiyorm ama ada da o okulda okudu. En az 10 yıldır böyle bir olay olmadı orası kesin. Aslında okul aile birliğinde değilim bu yıl ama hep ortalıkta olduğumuzdan mı ne hem fotoğrafladım hem çalıştım dün.
Velilerin ilgisi beklediğimizin çok üstündeydi. Harika şeyler hazırlanmış. Ev baklavası mesela ki ben görmedim. Görsem evin erkeklerine alırdım azıcık.
İlk olduğundan çocuklar da ilgiliydi. Karışık, organizasyon bozuklukları ile dolu, yorucu ama çok tatmin edici bir etkinlik oldu sonuçta:)))





Ben de netten baktım ne ilgi çeker diye sonuçta bu dondurma külahında kekler de karar kıldım. Müthiş yoğun bir zamanıma denk geldi malesef. Pazartesi akşam kursa gidip gece 23.30'da eve döndüm. O saatten sonra hazırladım. Keşke daha çok yapabilseydim kapış kapış gitti bunlar...

Vakit sıkıntımdan truf şeklinde hazırladım ben.
3 paket hazır kek (toplar küçük göründü gözüme sonradan 1 paket de petibör bisküvi ekledim)
3 paket bitter çikolata
1.5 sb süt kaymağı
çikolata sos

Çikolata ganaj hazırlamak için süt kaymağı ısıttım önce. Kaynatmıyoruz ama. Ocağı kapatıp kırdığım çikolataları içine ekleyip hızlı hızlı karıştırdım. Biraz soğuduktan sonra külahların dibine tatlı kaşığı ile biraz biraz bu karışımdan döktüm. Kalan karışımı da (o saatte ölçü hak getire hep göz kararı oldu işim) kek ve bisküvilerle karıştırdım iyice yoğurdum. Ele yapışmayan ama rahat top yapılabilen bir kıvam oluyor.

Arada hazırladığım çikolata sos var bir de. Soğuttum ki külahlarımı haşat etmesin. Külahları önce sosa batırdım ki toplar yapışsın. Sonra da topları sosa bulayıp süsledim.
Hazırladığım standların deliklerini biraz daha ayrık yapsam daha iyi olacakmış. 


8 Mayıs 2018 Salı

Tübitak Bilim Fuarı

 Denizler'in okulunda Tübitak Bilim Fuarı vardı bugün. Çok eğlenceli çalışmalar hazırlamışlar. Gittim, gezdim, fotoğrafladım.

 Resim öğretmenlerinin eşliğinde mozaikten hazırlanmış Atatürk resmi...

 Bilim deneyleri epey boldu. Onlardan biri. Dediler ya içindeki maddeleri unutan ben:((( Alttaki gibi kocaman bir görsellikti sonuç.


 Güneş enerjisi ile çalışan araba...

 Bu da süperdi. Ellerini önce suya sonra detarjan karışımı bir şeye sokuyorlar köpük yanıyor. Bencesaret edemedim..

Deniz'i çağırdım gel fotoğrafını çekeyim diye o başka standda görevli olduğundan olayı bilmiyordu. İrkildi çocuk eli yanınca:)))

Deniz ve arkadaşları ise Türkçe öğretmenleri ile "Düzgün türkçe" konulu bir oyun hazırlamışlar. Çarkı çevirip çıkan numaradaki kutudaki kelimelerin doğru yazılışı ile ilgili bir oyun. Bu ve ateş standında uzun kuyruklar oluştu resmen.


7 Mayıs 2018 Pazartesi

Tenekeli Sokak'ta Hıdırellez


Hıdırellez; bugüne kadar ateşten atlama, güzel dilekler dileme, güle dileklerini bağlama gibi anlamlarla bilgidiğim güzel bahar geleneği. Cumartesi akşamı işin Tenekeli sokak boyutunu da öğrenmiş oldum...
Çocukluğum İzmir'de geçti. 10 yıllık bir İstanbul arasından sonra yine İzmir'e döndüm. Burayı hiç duymadım...


Cumartesi günü Devrim'le tarladaydık. Arada nette dolanırken gittiğim kursun gece Hıdırellez için Tenekeli Sokak'a fotoğraf çekimine gidileceği notunu görünce dahil oldum tabiki. Devrim'de benimle geldi. O da hiç bilmiyormuş. Aslında o gece için planım Goran Bregoviç konseriydi ama başka bahara...


Nasıl bir kalabalık anlatamam. Bir ara yürüyemedik, tıkandı yol resmen. Dakikalarca arada sıkışıp kalıyorsunuz. Arkadan itiyorlar falan. O sıkışıklıkta fotoğraf çekmeye çalıştık. Sadece bizim kurstan değil çok sayıda fotoğrafçı vardı. Her yer masalar, yeme-içme olayı. Eğlence, davul-zurna. Gidip görmek şöyle bir yaşamak lazım o geceyi.


 Beni en çok rahatsız edense küçücük kız çocuklarının aşırı makyaj ve kıyafetlerle geceye katılması oldu. Şöyle nette dolanınca da en çok beğenilen fotoğrafların bu çocuklara ait olduğunu gördüm malesef. İlk ve ortaokul çocuklarından bahsediyorum. Aşırı dekolte, aşırı makyaj, aşırı saç-baş....


 Bu minik delikanlı ise Devril'le benim yolumu çıktı, fotoğrafını çekmemizi istedi. Çektim, gösterdim. 2 kare çekmiştim. "Başka yok mu?" dedi. Yok deyince de yeniden çekmemi istedi. Adını sordum ama o kadar hızlı gitti ki yanımdan gürültüde anlayamadım..

 Sadece küçücük bir kısım. Up uzun yol boyunca durum böyle...



4 Mayıs 2018 Cuma

Doğanın şöleni


Bu ara blog yazma aralıklarım hiç olmadığı kadar arttı. Aslında günlük rutimlerim tüm hızıyla sürüyor. Biraz hobileri boşladım ama onun dışında oldukça yoğunum. Fotoğrafçılık kursuna başladım. Daha bir eleştirel bakıyorum çektiklerime artık...

İnsanlar bloglardan epey koptular sanki. Bakanlar oluyor ama yorum yazan çok çok az. Kim bilir neden? Bu da ben de bir isteksizlik yaptı sanırım. Yine de cuma fotoğraflarını es geçmek olmaz. Hele ki şu aralar doğa tam bir şölen içindeyse, tarla bana çok cömertse:)))


Tarlada iş arası makinamı alıp ot ot dolaşan bir ben var. Bu hafta sonu annem de vardı. Bir kaç yerde kelebek çiftleşmesine denk geldim. Annem en sonunda "rahat bıraksana hayvanları" diye şarladı:))) Yani ilmi bir iş yapıyoruz...


 Bu tarlada bizim dikmediğimiz ama büyük ihtimalle de yağlık bir gül. Nefis kokuyor. 2 yıldır bakımını yapıyorum epey coştu.



30 Nisan 2018 Pazartesi

Deniz anası....


 Geçen hafta Urla'da deniz sezonunu açmıştık. Kısa bir giriş olmuştu. deniz soğuk olduğu kadar şu deniz anası ile karşılaşmak beni rahatsız etti açıkcası. Zararlı mı değil mi bilemiyorum. Ama bu kadar uzun saçakları ve püskülü olana daha önce denk gelmemiştik. Bizden daha uzağa yüzen biri epey deniz anası olduğu söyledi. Umarım zararlı değildirler de denizlerimiz kirlenmiyordur...


27 Nisan 2018 Cuma

Morlu pembeli bir paylaşım olsun


 Bu cumanın fotoğrafları yine doğadan. Bahar tüm güzel renkleri ile görsel bir şölen düzenliyor bu aralar. Tarla da morlu pembeli yabani çiçeklerle dolu. Bir kaç haftaya iyice sıcaklar başlayınca hepsi kurur gider. Hatta İzmir şimdiden bile yanmaya başladı.