.:

12 Haziran 2019 Çarşamba

Okuma Şenliği Bahar finali...

Bir Okuma Şenliği dönemi daha bitti. Aslında mayıs sonunda bitti ben o yayını yapmayan tembellerdenim. Nilgün hadi diyene kadar bekledim. Neyse benim liste ve okuduklarım şöyle;

1.Kategori (10 puan): İsminde BAHAR mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların Bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.
Gül ve Porsuk Ağacı/ Agatha Criste/ Altın Kitaplar/302 sayfa

2.Kategori (10 puan): Kapağında yada adında Kadın olan yada Kadınlarla ilgili bir kitap.
Kendine Ait Bir Oda/ Virginia Woolf/ İletişi/ 127 sayfa

3.Kategori (10 puan): Sabahattin Ali veya Kemal Tahir'den bir kitap.

Çakıcının İlk Kurşunu/Sabahattin Ali/ YKY/140 sayfa

4.Kategori (10 puan): Adı yada konusu Çocuklarla ilgili olan bir kitap.

Gerçekten Beni Duyuyor musun?/Leyla Navaro/ Remzi Kitabevi/ 198 sayfa

5.Kategori (10 puan): Bilim Kurgu türünde bir kitap.

İmparatorluk/İsaac Asimov/Altın Kitaplar/315 sayfa

6.Kategori (10 puan): Türk / Dünya Klasiklerinden bir kitap.

Kibar Fahişeler-1. cilt/Balzac/ Bilge Yayıncılık/480 sayfa

7.Kategori (10 puan): En az 500 sayfa olan bir kitap.

Uykusuzluk/ Stephen King/ Remzi Kitabevi/ 645 sayfa

8.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.

(aslında vaktim olmasına karşın bir türlü kütüphaneye gidip uygun kitap alamadım)

9.Kategori (10 puan): Virginia Wolf yada Selma Lagerlöf'den bir kitap.

Morbacka/ Selma Lagerlöf/Milli Eğitim Basımevi/303 sayfa

10.Kategori (10 puan): Fantastik türünde bir kitap.

Gölgelerin Efendisi1/Gorlan Harabeleri/John Flanagan/Beyaz balina/
267 sayfa

11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Meslek adınızın birinci ve son harfleri ile başlayan iki kitap.
(Ev hanımı mı emekli gazeteci mi desem kendime dedim. Emekli olayım bari e ve i oldu yani)

Ev Sahibesi/Dostoyevsky/Kumsaati/96 sayfa
İçimde Çiçekler Açınca/Muzaffer İzgü/ Bilgi yayınları/183 sayfa


12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kapağındaki baskın rengi Pembe / Sarı / Yeşil / Mavi olan dört kitap.

Dünya Ağrısı/ Ayfer Tunç/ Can Yayınları/331 sayfa(mavi)
Lolita/Nabokov/ Can yayınları/ 432 sayfa (pembe)
Armance/ Stendal/ Bilge yayıncılık/ 274 sayfa (sarı)
Petey/ Ben Mikaelsen/ Beyaz Balina/ 269 sayfa (yeşil)
 
13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Baş harfleri Alfabeye göre sıralanan 4 kitap.

Üç Büyük Usta/ Stefan Zweig/Türkiye İş bankası Yayınları/243 sayfa
Venedik Taciri/ William Shakespeare/ Türkiye İş Bankası yayınları/ 115 sayfa
Yaban/Yakup Kadri Karaosmanoğlu/İletişim/ 201 sayfa
Ziyan/Hakan Günday/ Doğan Kitap/350 sayfa

14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap.
Deniz'in okuyup sevdiği kitaplara takıldım bu kez.

Sonsuzluğun Sonu/ Isaac Asimov/ Cep Kitapları/231 sayfa
Altın Galaksi/ Isaac Asimov/ Altın Kitaplar/ 312 sayfa
Harry Potter ve Lanetli Çocuk/ J.K. Rowling/ YKY yayınları/345 sayfa
Gölgelerin Efendisi/Yanan Köprü/ John Flanagan/ Beyaz Balina/276 sayfa

23 kitap,  6435

230+40+40+40+20+64 eşittir 434 puan

11 Haziran 2019 Salı

Tazı Kanyonu

Bu bayramtatilini tee bir ay önceden duyurduklarında benim aklıma direk çadır tatili geldi. Evde dillendirdim olur molur öyle kaldı. Malum Deniz'in sınavı da aynı tatilin içinde. bir de bizim kiracının çıkma durumu var. Çokarken evde olalım istiyoruz.

Neyse tam ucagelene kadar netleşmedi bizim tatil. Ama çok isteyen ben, iyice havaya giren devrim hadi dedik...cumartesi sınav, pazar tarlada çalışma, pazartesi arabanın temizliği hazırlık, salı günü annemle, abimlerle bayramlaştık çıktık yola. İlk durak Tazı kanyonu. Bir reklama da konu olmuş ama ben onu sonradan öğrendim. Nette Antalya'da görülecek yerlere bakarken denk gelmiştim.


Tabiki aklımda burada bol bol fotoğraflar çekmek var. Netten baktığıma göre 4-5 km yürümekgerekiyor ulaşmak için. Çıktığımız saat düşünülünce, aramak da gerekli biz akşam vardık buraya. İlk olarak yolu açmışlar. 200m yürüyerek gözlem yapılan lere varıyorsunuz. Bu güzel tabiki. Ama resmen Gümüldür Orman Kampı'na dönmüş ki fotoğraf çekmek için sıra bekliyorsunuz.  Hele bir delikanlı vardı. Afedersiniz çektirmediği bir noktası kaldı sanırım. Çocuk geçti uca böyle de çek böyle de diye diye  ben geride kurdeşen döktüm.

Haliyle ışık gitti. İstediğim netlikte kareler yakalayamadım. Bu arada gitmeden yüksek olayından ürktüğümden çocuklara "aman dikkat" uyarısını birkaç kez yaptığımdan Deniz beyin küseceği tuttu. Hiç fotoğraf çektirmedi. Hatta arabanın yanına çekti gitti.

Bir taraftan fotoğraf sırası, bir tarftan Deniz nerede diye sürekli etrafa bakınma derken işte...kesinlikle bir daha gidilecek. Ama bayramda ve akşam saati değil.


 Bu ablam da kocasını epey bir fotomuhabir modunda kullandı. Net olmamış ama sevdim bu kareyi.


Ve gecesi. Sineklerden yenmeyen bir tarafınız kalırsa muhteşem. O dağın başında su falan yok o nasıl bir sinek ordusudur. Daha kaç kare çekeceksin? oldu mu? diyen erkeklerle ve öncesindeki sıkıntıyla olmadı malesef. Çünkü gündüz tripotu koymam netleyip çekim yapmam, aynı noktadan yeniden gece çekmem gerekirdi. Unuttum o kargaşada:(((

Ve konunu özeti; Tazı Kanyonu çok çok güzel bir yer. Gidin görün. O yükseklikten uzaklara bakın. Sinek kovucu olsun yanınızda (bizde yoktu) gece yıldızların altında varsa çayınızı yudumlayın.


Bu da kanyonun en başında otopark gibi bir yerde kurduğumuz çadırımız. Gecenin o vakti çadır kuracak yer aramak zor.

10 Haziran 2019 Pazartesi

Uzun bir aradan sonra yeniden....


Epey bir ara verdim bu kez. Deniz'in sınavı, ev halleri, bloğun başına geçip geçip yazamama...kafa doluydu azıcık. Ne kadar takmamaya çalışsak da çocuklardan daha stresliyiz sanırım bu dönemlerde.
Neyse atlattık bitti gitti. Şimdi 24 haziranda sonuçların açıklanmasını bekliyoruz.

Ama Deniz çok rahatladı. O höthötlükleri epey gitti en azından.)) Valla ömrünümü tüketiyordu. Hoş seneye de Ada'nın üniversite telaşı başlayacak. Başladı bile. Okul kapanınca babamız tuşlu telefona geçeceğini beyan etti epey bir zaman önce minik minik krizleri başladı bu durumun. Biraz fazla sosyal medyaya takılır oldu çünkü. Sancılı ve kavgal bir dönem bekliyor bizi...

Bu arada ev halkını razı edip çok istediğim çadır tatiline de çıkabildik. Sadece 5 gün ama bol duraklı, yorgunluğun tavan yaptığı bana göre muhteşem bir tatil. Eve geldik ve mutsuz ben. Bir gece daha çadırda kalabilirdik evin erkekleri istemedi. Dün onlara "bugün canınızı okuyayım iş yaptırarak çadırı özleyin" diyen ben:)))

Fotoğrafları düzenleyeyim parça parça paylaşırım. Hoş instagram ve facede yol boyu paylaşımlar yaptım....


24 Mayıs 2019 Cuma

Kelebekler....


Fotoğraf anlamında son aylarda çok fenayım. Hiç bir yere gidemedik. En son ara tatilde su uçan (Türkmen )şelalesine gitmiştik. Çocukların okul durumları, tarladaki işlerin yoğunluğu derken denk gelmedi. Biz hala denize adım atamadık düşünün yani...


Arada tarlada çektiğim kelebeklerden bir kaç kare olsun dedim. En üstteki Balçova'da çekilmişti. Tarlada bile kelebek kovalayamadım bu yıl. Daha geniş alana domates dikmeye karar vermemiz ama bellemeyi kendimiz yapıyor  oluşumuz nedeniyle işler daha bir çok. Umarım domatesler iyi olur.

Bu yıl da böyle olsun bakalım. Şu lgsmizi de atlatalım da bir. Sonra özgürüz. 1 haziran malum orta sonlar için lgs günü. Deniz de giriyor.



21 Mayıs 2019 Salı

Atatürk Lisesi'nde zeybek gösterisi ve Ada

 (gözlüklü olan Ada)

İzmir Atatürk Lisesi bu yıl zeybek gösterisini 19 Mayıs'ın 100. yılı nedeniyle bayramda yaptı. Bildiğim kadarıyla 29 Ekim'de vals gösterisinin ardından gerçekleştiriliyordu gösteri. Benim asosyal Ada'm lisede bir açıldı pir açıldı. Son zamanlarda sürekli bir programı var. Arada takılıyoruz bu hafta sonu şunu yapacağız müsait misin diye:)))


Pazar günü sabahtan Ada ile birlikte okula gittim. Malesef bu pazar bölündük biz. Deniz'lerin sınıfı da okul futbol turnuvasında birinci oldu, madalya aldılar. Devrim Deniz'le birlikteydi. Kötü koca makinanın ayarında bir hata yapmış hep flu çekmiş oğluşumu. Neyse çeken birilerinden bulacağım artık.
Ada biraz gergindi ama. Hatalı yapma korkusu vardı. Yüzüne de yansıdı gerginliği. Gösteriden bir kaç kare paylaşayım bugün. 



Tek olduğum için hem fotoğraf hem video zor olacaktı. Oradaki bir öğrenciden rica ettim cep telefonumdan video çekti. Gösterinin videosunu da Deniz'in youtube kanalından paylaşayım.
Seyretmek isterseniz gösteri görüntüleri burada.

17 Mayıs 2019 Cuma

Bahar kırmızısı


Kırmızı her daim güzeldir. En azından benim iin. Yeri başka bir renk. Hani derler ya kırmızı olsun da....

Bunlar da bahar kırmızıları. Bu yıl tarla civarında ne çok vardı gelincikler. Hatta gelincik şerbeti bile denedim. Hoş gelincikleri toplarken sivrileri epey doyurduğum da ayrı bir mesele...




14 Mayıs 2019 Salı

Morbacka


Morbacka, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk kadın yazar Selma Lagerlöf'ün bir kitabı. Okuma Şenliği kapsamında yazardan bir kitap okumam gerekiyordu. Kütüphanede aranırken okumadığım bu kitabına denk geldim. Netten aradım epey aradım kitap hakkında hiç bilgi bulamadım. Konusu ne? Ne anlatır? Yoktu. Yabancı sitelerde vardır belki ama benim dil o kadar yok malesef...

Yazarın okuduğum kitaplarını sevdiğim için yine de aldım ve pişman olmadım. Morbacka bir evin adı aslında. Selma Lagerlöf'ün doğduğu, büyüdüğü çiftlik. Kitap, ailenin buradaki günlerini hatta daha geçmişte yaşananları anlatıyor. Yazar çocukken anımsadıklarının yanı sıra büyüklerinden dinlediği hikayelere de yer vermiş kitapta.

Klasik bir biyografi olmanın ötesinde sıcacık bir hikaye. Lagerlöf'ün çok keyifli bir çocukluğu olmuş. Yazar 1858 yılında doğmuş. O kadar eski bir dönemi düşününce; ev içi haller, babanın çocuklarına davranışları, oyunları...gerçekten te çok keyifli bir çocuklukmuş.




Zaman içinde çiftlik satılmak zorunda kalmış ve yazar yıllar sonra burayı yeniden satın almış. Yine aynı çiftlikte yaşamını yitirmiş.  Nobel ödülü alan ilk kadın olmasına karşın Selma Lagerlöf hakkında bilgi o kadar az ki. Mesela Türkiye'de de çizgi film olarak uzun yıllar sayrattiğimiz Uçan Kaz Morton ve Nills Selma Lagerlöf"ün eserlerinden biri.

 Netten bulduğuma göre Morbacka bu. Tabi ki yenilenmiş halidir. Sanırım hala yazarın eşyaları içindeymiş ve gezilebiliyormuş.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Yine de Her şey Çok Güzel Olacak


Bu aralar yine ara verdim bloğu. Okuduğum kitaplar, seyrettiğim filmler, yaptığım elişleri var. Ama araya giren işler hep bir engel çıkartıyor işte. Bugün açtım haberleri okudm önce içim karardı.
13 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismar sırasnda suçüstü yakalanan kişi serbest bırakılmış, İstanbul'da bazı seçmenlerinkaydı siliniyormuş. Her şey çok güzel olacak diyen sanatçıların verilecek denilen ödülleri iptal ediliyor. Yine insanlar ayrıştırılıyor. Siyaset zaten alabildiğine kirli ve çirkin.

Ama yine de Her Şey Çok Güzel Olacak.....
......................................................................

5 Mayıs 2019 Pazar

Hıdırellez için dilek gülleri...

 
Hıdırellez gelmiş madem dilekler dilensin o zaman. Kimi suya atarmış dileğini, kimi gül dalına bağlar. Kimi minik taşlardan ev yapar kimi çizer de öyle asarmış. Artık hangisini tercih ederseniz.


Öyle hayatta çok çok istediğim bir şey yok sanırım. Ya da günlük kargaşada çok unutkan oldum artık. Her yıl güle dilek asacağım deyip unutanlardanım ben.  Bu yıl şöyle bir tele lens mi dilesem acaba:)))




3 Mayıs 2019 Cuma

Lens topu ile...


Lens topu ile birkaç çekim olsun bugün. Bu ara o kadar yoğunluk var ki istediğim gibi blogla ilgilenemiyorum. Okulun son zamanları, etkinlik ya da banka işleri oluyor. Hatta bugün kermesimiz vardı. Ben milföy külahları hazırladım. Çekmeyi unutmuşum. Hatta ilk kez yaptım ve metal külahlar kullandım pişirirken. Acemilikle 2 parmağı epey bir doğradım:)))

Bu ara blog film ve fotoğraf bloğuna döndü ya aslında boş oturduğum yok. Neyse biryerlerden toparlarız artık. 




23 nisan'da tören sonrası Balçova tepelerine yürüdük. Deniz, Devrim ve ben. Ada bu aralar çok yoğun takılmıyor bize. Orada havaya atıp çekeyim diye uğraştım ya olmadı. Netliği tutturamadım. Ama istediğim bir çekim bir ara yeniden deneyeceğim.

Ve baharın vazgeçilmezi papatyalar. Her yerde papatya vardı. Hatta ben bile fotoğraf çekildim. Yorulduk ya değdi mis gibi hava ve manzara.