.:

31 Aralık 2018 Pazartesi

Güzelliklerle gelsin 2019


Zaman ne kadar hızlı geçiyor. Bir yıl daha bitti bile. Yaşadığımız, nefes aldığımız her anı dolu dolu sevgiyle geçirmeliyiz aslında. O kadar hızlandı ki her şey.

Bugün sarılalım sevdiklerimize, bugün diyelim güzel dilekleri. Mümkün olduğunca bugün gerçekleştirelim isteklerimizi.

Hep diyoruz ya gelen yıl gidenden güzel olsun diye. Şimdi daha bir önemli bu dilek. Giden yıl hatta son yıllar biraz umutsuzluk dolu. 2019 güzelliklerle, hakkaniyetle gelsin.



(fotoğraflar bana ait. Önceki yıllarda çekmiştim)

28 Aralık 2018 Cuma

Suuçtu, bu kez Devrim'in objektifinden


Bir Suuçtu Şelalesi'ne gittik kaç kez paylaşım olmasın ya. Oralar o kadar güzeldi biz de o kadar çok çekmişiz ki..

Bu kez fotoğraflar Devrim'den. Benim eski makinam 550d'yi kullandı Devrim. Aslında günün başında Devrim sonunda Deniz. Deniz epey hevesliydi. Bir sonraki de ondan olur artık...

İkisi toplamda benden çok çekim yapmışlar. Onlar çekip bıraktı karelerin düzenlemesi bana kaldı. Hala hepsi elden geçmedi. Ara ara ele alıyorum.


Bu ağaç detayını çok sevdim.



Bende tripot vardı. Devrim elle çektiğinden zaman zaman böyle zemine koymuş ve hoş kareler çıkmış ortaya.


24 Aralık 2018 Pazartesi

Sazak Köyü


Karaburun'da tamamen terkedilmiş bir köy sazak. 1923 yılında Türkiye ve Yunanistan arasındaki mübadele anlaşmasıyla köyün sakinleri burayı terkedip Sakız'a yerleşmiş. Zaman içinde evde kalan eşyalar, tahta çerçeveler hep  talan edilmiş ve bugünkü görüntü kalmış geriye.

Aslında hem balıkçılık yapılan hem de bağları ile oldukça verimli bir köymüş Sazak. Netten baktığım kadarıyla şimdi buranın tarihi bir  değir olarak korunması için girişimler var. Ne de güzel olur aslında.
 Yukarıdaki karede köyü en geniş haliyle almaya çalıştım. Oldukça büyük bir köy. Sanırım en büyük Rum köylerinden biriymiş.


 Manzara ise böyle. Şimdi buralar rüzgar tribünleri ile dolmuş.





Evler aslında iki katlı imiş. Alt katlar hayvanlara üst kat ise barınma amaçlı. Aradaki tahtalar gidince üst katlar çökmüş.


18 Aralık 2018 Salı

Balıklıova


Fotoğrafçılık kursuna gidiyorum ama saha çalışmalarına pek katılamıyorum. Hem tüm pazar günümü harcamam gerekiyor ki evin erkeklerine karşı kendimi suçlu hissediyorum. Hem de biraz masraflı oluyor.

Bu hafta hava yağmurlu bizim planlarımız yoktu. Karaburun ve Sarpıncık Feneri taraflarına bir gezi vardı. Hadi dedim katıldım bu kez. Gezinin ilk durağı Balıklıova.

Balıklıova Urla'nın biraz ilerisinde bir sahil mahallesi. Aslında bu tarafları bilen çok kimsenin bildiği, belki de durup çay içtiği bir yer.  Ama biz Balıklıova'nın eski yerleşimine gittik. Hiç bilmiyordum buraları. Biraz daha tepelerde bir yerleşim.

Eski adı Polikhne imiş. Netten okuduğuma göre ismi tarihte komşuları Klazomenai'nin MÖ 413'teki istila girişiminde geçiyormuş. Osmanlı zamanında da bu isimle anılmış bir Rum köyü. Cumhuriyet sonrası nüfus mübadelesi dolayısıyla Rumların göç etmesiyle köy boşalmış, köyün eski yerleşim yeri terk edilmiş. 



Yağmurlu havada (hatta burada elimde şemsiye çekim yaptım) yaptık çekimlerimizi. Onlardan bir kaçı bunlar. Yolunuz bu taraflara düşerse görmenizi tavsiye ederim...



14 Aralık 2018 Cuma

Buz gibi havaya inat


Hava resmen soğuk ya da bu yıl ben çok üşüyorum. Ciddi ciddi yazı özledim. Ki daha kışa yeni girdik. Nasıl geçecek önümüzdeki aylar bilmem. Neyse belki benim gibi üşüyenlerin içini ısıtır diyorum ve biraz su altı fotoları gelsin bugün....





11 Aralık 2018 Salı

Pekin'de Sonbahar


Pekin'de Sonbahar benim için ilginç bir okuma deneyimi oldu. Biten Güz Okuma Şenliği listemdeydi aslında. Ama okuyamamıştım bu kitabı henüz. Tam şenlik bittikten sonra getirdi Devrim ben de buna dahil ettim. Kitap hakkında çok da bilgim olmadan seçmiştim sadece başlığında 'sonbahar' kelimesi var diye. Geçen hafta başladım okumaya, az ilerleyince " Bu adam ne anlatıyor ya da ne saçmalıyor" moduna girdim. Hatta netten kitabın konusuna falan baktım ben ne okuyorum diye:)))

Yani bu kitabı elinize almışsanız bol bol saçmalığa hazır olun. Ama bir o kadar da elinizden bırakamamaya. Yazar kitabını 26 yaşında yazmış. Kitapta ne Pekin ne de sonbahar var. Amadis dudu ile tanışıyoruz ilk önce. İşe gitmek için bir türlü binemediği otobüs ve en sonunda bu otobüsle gittiği çöl. Çölde anlamsız bir tren hattının kurulması konusu başlıyor ardın. Birbiriyle ilgisiz pek çok kişi Egzopotamya'da toplanıyor. Kimi mühendis kimi doktor kimi asistan. Amaç bu çölde başı sonu belli olmayan bir tren hattı yapmak.

Kitapta kelimelerin kullanılışı çok değişik. Bildiğiniz anlamlarında kullanmış hatta aynı anda pek çok anlamda. Absürd, eğlenceli, akıcı bir hikaye. Bu ne saçmalıyor derken bir sonraki sayfanın size ne getireceğini de merak ediyorsunuz bir taraftan.

Ve kitabın sonunda "yeniden okunması" tavsiye ediliyor. Hem de hemen.
................................................

"Kocaman, köpüklü dalgalar peşpeşe geliyor, gemi de bütün bunlara karşın az çok yol alıyordu. Ama ileriye değil geriye doğru. Durum böyle olunca da, onu hızlandırmak söz konusu olamazdı. İyot ve firavunsıçanı kokusuyla yüklü serin bir rüzgar dümencinin kulaklarına doluyordu. Re diyezden şakıyan tatlı bir çulluğun sesini andırıyordu rüzgarın ıslığı."


"Arthur Eddington çöldeki aslanları toplamanın kolay bir yolu olduğunu söyler; bu iş için kumu elemek yeterlidir, böylece aslanlar eleğin üstünde kalacaktır. Bu işlemin aşamalarından biri -belki de en ilginci- eleği sallama aşamasıdır. Sonuçta bütün aslanların eleğin üstünde biriktirdiği görülür. Ama Eddington bir şeyi unutmuştur; kumun elenmesi sırasında yalnızca aslanlar değil, çakıl taşları da eleğe takılır."


 "Ve işinize zamanında gelin," diye bağırdı amiri. "Dün altı dakika geç kaldınız." " Ama nasıl olur, dokuz dakika erken geldim," diye itiraz edecek oldu Claude. "Evet , tamam da, her zaman on beş dakika erken gelirsiniz," dedi Saknussem(amiri). "Azıcık gayret edin, gözünüzü seveyim."


"Ulusal Demiryolu İdaresi tasarruf olsun diye ıslak, artık barutları kullanıyordu ve tabancaların zamanında patlamasını sağlamak için tetiğe yarım saat önceden basılıyordu."


9 Aralık 2018 Pazar

Okuma Şenliği Kış

Kitaplar kitaplar. Geçen gün Kitapçı Dükkanı filmini seyrettim. Orada da diyordu, "İnsan bir kitapçıda kendini asla yalnız hissatmez" Kitap okuyan, kitapları seven insanlar için geçerli bu bence. Her kitap ayrı bir dünya. Ve yeni okuma maratonu da başladı. Sevgili Nilgün tarafından organize edilen şenliğin Kış maratonu. Bitirmek şart değil yeterki okuyalım. Katılmak isteyenler Nilgün'ün sayfasından listeyi alabilir. Benim  listem aşağıda.  Bazen bulamadıklarım oluyor o zaman değişikliğe gidiyorum.

Kitaplarımı kütüphaneden aldığım için yayınevleri ve sayfa sayılarını edindikçe ekliyorum.


1.Kategori (10 puan): İsminde KIŞ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların KIŞ mevsiminde geçtiği bir kitap.
Kar Kokusu/ Ahmet Ümit/

2.Kategori (10 puan): Adında DİLEK kelimesi geçen bir kitap.
Dilek Kuyusu/ David Baldacci/Altın Kitaplar/285 sayfa

3.Kategori (10 puan): Necati Cumali veya Ahmet Hamdi Tanpınar'dan bir kitap.
Tütün Zamanı/ Necati Cumalı

4.Kategori (10 puan): Ömer Hayyam'ın hayatı yada onun yazdığı yada konusunda geçtiği bir kitap.
Büyük Matematikçi Ömer Hayyam/Hamit Dilgan/

5.Kategori (10 puan): Polisiye / Gerilim türünde bir kitap.
16.50 Treni/Agatha Christie/ Altın Kitaplar/288 sayfa

6.Kategori (10 puan): Türk / Dünya Klasiklerinden bir kitap.

7.Kategori (10 puan): En az 600 sayfa olan bir kitap.
Kar Kurdu/ Glenn Meade/ Doğan Kitap/661 sayfa

8.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.

9.Kategori (10 puan): İzlediğiniz bir Film'de yada Dizi'de gördüğünüz bir kitap.
Lolita/ Vladimir Vladimirovich Nabokov/

10.Kategori (10 puan): Psikoloji / Felsefe türünde bir kitap.
Sokratesin Savunması/ Platon/

11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Yaşadığınız Şehrin adının birinci ve son harfleri ile başlayan iki kitap.
İzmir Efsaneleri/ Yaşar Ürük
Zehir Yüklü Bulutlar/ Erbil Tuşalp/

12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kapağındaki baskın rengi SİYAH / KIRMIZI / YEŞİL / BEYAZ olan dört kitap.
Zamanın Kızı/ Josephine Tey/ April/ 204 sayfa (beyaz)
Prag Mezarlığı/ Umberto Eco/ Doğan Kitap/493 sayfa (yeşil)

Kırlangıç Çığlığı/ Ahmet Ümit/ Everest/ 398 sayfa (kırmızı)



13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Baş harfleri Alfabeye göre sıralanan 4 kitap.
Sır/Nermin Bezmen/
Şen Bilim/ Friedrich Wilhelm Nietzsche/
Tepe/Jean Giono/Remzi Kitabevi/ 151 sayfa
Umut Sokağındaki Ev/ Menna Van Praag/ Sayfa6/310 sayfa

14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap
Geçen şenlikte belirleyip de okuyamadığım kitaplar olsun...

Pekin'de Sonbahar/Boris Vian/Can Yayınları/ 318 sayfa
Ateş Hırsızı'nın Kaçışı/ Tery Deary/ Tedum/208 sayfa

7 Aralık 2018 Cuma

Günün fotoğrafları pembe olsun...



 2 haftadır cuma günü fotolarımı yayınlamamışım. Bu aralar bloğu biraz ihmal ettim. Geçen hafta hem işlerim vardı hem yağmur kapalı hava. Hiç benim modum değil böyle havalar. İçim kararıyor resmen. Bir de buz gibi oldu İzmir. Nemden belki oldukça donduruyordu dün. Neyse ki bugün güneş yüzünü gösterdi. O zaman şöyle pembe bir sayfa bırakıp gideyim ben...



5 Aralık 2018 Çarşamba

Okuma Şenliği Güz final

Hep diyorum ya şu aralar en iyi yaptığım şey kitap okumak. Hoş fotoğrafçılık işine de sarıldım son günlerde. Stok fotoğraf olayını öğrenip belki minik kazançlar sağlayabilirim diye düşündüm. Onunla cebelleşiyorum ya bakalım....

Evet bir şenlik daha bitti. Ben tüm listemi bitiremedim yine ama memnunum kendimden. Mümkün olduğunca kitaplarımı bırakmıyorum elimden . Şenlik için emekleri nedeniyle Nilgün'e kocaman bir teşekkür. İşlerine karşın bu keyifli etkinliği sürdürüyor.

1.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): "İsminde GÜZ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların Güz'de geçtiği dört kitap."
Sonbahar/Burak Kulaberoğlu/ Sokak Kitapları/127 sayfa
Düşen Yapraklar Geçen Yıllar/ Atilla Dorsay/Remzi Kitabevi/279 sayfa
Ormandan Yapraklar/ Kerime Nadir/ İnkilap ve Aka Kitabevleri/304 sayfa

2.Kategori (10 puan): Adında bir Semt adı olan bir kitap.
Lağımlararası ya da Beyoğlu/ Bilge Karasu/ Metis Edebiyat/228 sayfa                                    

3.Kategori (10 puan): Kapağında Saat olan ya da adında Saat kelimesi olan bir kitap.
Bir Yaz Akşamı Saat Onbuçuk/ Marguerite Duras/ Can Yayınları/ 128 sayfa

4.Kategori (10 puan): MARTI Yayınlarından bir kitap.
Aklın Şüphesi Suçun Gerçeği/ Arthur Conan Doyle/ Martı/ 360 sayfa

6.Kategori (10 puan): Adında AŞK kelimesi geçen bir kitap.
Aşıklar ve Zorbalar/ Francine du Piessix Gray/ İmge/ 301 sayfa

7.Kategori (10 puan): En az 500 sayfa olan bir kitap.
Kemik Torbası/Stephan King/Altın/ 592 sayfa

9.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Adında yada konusunda Öğretmenlik olan yada yazarı bir Öğretmen olan iki kitap.
Sınırdaki Ölü/ Fakir Baykurt/Remzi Kitabevi/303 sayfa
Buick 8 /Stephen King/Altın Kitaplar/463 sayfa

10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Adında KİTAP / DEFTER kelimesi geçen iki kitap.
Kitap İçin/ Selçuk Altun/ Sel Yayıncılık/301 sayfa
Çizgili Sarı Defter/ Gürsel Korat/ İletişim/119 sayfa

11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kendi Ad-Soyadınızın baş harfleri ile başlayan iki kitap.
Saadet Güneşi/ Muazzez Tahsin Berkand/İnkilap/198 sayfa
Uyku İstasyonu/ Nazlı Eray/ Can yayınları/182 sayfa

12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kapağındaki baskın rengi SARI / TURUNCU / YEŞİL / KAHVERENGİ olan dört kitap. 
Tatar Çölü/ Dino Buzzati/ Varlık Yayınları/247 sayfa (kahverengi)
Babamın Kitabı/ Urs Wıdmer/ Ayrıntı/159 sayfa (yeşil)
Kabil/ Jose Saramago/ Kırmızı Kedi/ 138 sayfa (sarı)
Ateş Hırsızı/Terry Deary/ Tudem/ 224 sayfa (turuncu)

13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Şimdiye kadar HİÇ kitabını okumadığınız dört KADIN yazardan birer kitap.
Yok Adam/ Nilüfer Kuyaş/ Can Öykü/217 sayfa
Madam Sousatzka/Bernice Rubens/Can yayınları/ 236 sayfa
Sevgili Mıchele/ Natalia Ginzburg/ Can Yayınları/156 sayfa
Ye, Dua et, Sev/ Elizabeth Gilbert/ Pegasus/ 383 sayfa

14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap.
Okumak isteyip de bir yerlere sokamadığım kitaplar olsun
Kamelyalı Kadın/ Alexandre Dumas Fils/ Bilge Yayıncılık/270 sayfa
Matador/ Erje Ayden/- Piramid Yayıncılık/367 sayfa
Deniz Küstü/ Yaşar Kemal/ Adam yayınları/394 sayfa