.:

30 Kasım 2010 Salı

Dondurmalı buluşma







İzmirli blogcular olarak sevgili Aylin'in davetiyle Carte D'or'un firmasının tanıtım toplantısında buluştuk. Pazar günü tarihi Asansör'deki buluşma gerçekten de çok güzeldi. Bir kere mekan seçimine bayıldım. Güzel bir kahvaltının ardından Carte D'Or marka müdürü Nihan hanım bize ürünleri hakkında bilgiler verdi, ayrıca doğum günü bu yakınlarda olan arkadaşlarımız için minik bir süprizleri vardı.
Etkinlikte bloglarını zevkle takip ettiğimiz pek çok arkadaşla tanışma fırsatı da bulduk elbette. Günün bir süprizi de örgü çantam ve çeyizsandığı'ndan geldi. Birlikte hazırladıkları minik örgü terlik süslerle sevindirdiler bizi. 

Dondurmalar hakkından daha çok bilgim olsun, farklı tarifler öğreneyim derseniz Dondurmalı Blog'da gezinti yapabilirsiniz.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Onur'un pastası



Sevgili Bi yaşıma daha girdim'in bloğundan çok aşinasınızdır bu pstaya. Onda gördüğümden beri hep aklımda ama bebek olmadan da yapılmaz ki bu pasta. Neyse kardeşim yetişti imdadıma. Cuma günü dünyaya merhaba diyen Onur için yaptım. Pek bir acemi işi oldu ama olsun Serap görünce çok sevindi. Dün akşam eve gittik teslim ettim.
Asıl ustasının nasıl yaptığını bilmiyorum ama ben kendiminkini anlatayım kısaca. Alta ne koymalı derken bu mavi sert strofor aklıma geldi. Bebek bezlerini rulo halde tutmak için de lastik kullandım. Oyuncakları iğne ile tutturdum, en ortasına da sabit kalsın diye bakır bir tel geçirdim.

28 Kasım 2010 Pazar

yeni yıl çekilişi

Bir yastıkta'nın çok güzel hediyeleri var yeni yıl için. Bunlardan biri de yukarıdaki faydalı set. Bu seti kazanabilmek için yukarıdaki linki ziyaret etmeniz gerekiyor.
Ya da 
Bu güzel takı setini düşünebilirsiniz.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Onur bebek ve kpss


Karşınızda Onur bebek. Biz onu haftaya bekliyorduk. Doğumu planlı olmasına karşın o bize süpriz yaptı ve dün akşam aniden geliverdi. Kızkardeşimin oğlu Onur. Tüm gece birlikteydik. Kendilerine ve annelerine refakat ettim. Eve gelir gelmez de tanıştırmak istedim Onur'u...
Peki kpss'nin ne ilgisi var dimi bu küçük şeyle. Serap yarın sınava girecekti. Ama şimdiki durumda imkansız gibi bir şey. Doktorların onu yarın sabah erkenden taburcu etme durumu görünmüyor. Bu arada Onur'un abisi Arif de beklenenden bir gün önce doğmuştu ve o gün abimin oğullarının sünnet düğünü vardı. Artık iki tarih de şansızlık mı bilemiyorum....Neyşe hoşgeldin Onur bebek

26 Kasım 2010 Cuma

araba organizeri



Evdekileri değerlendirerek yaptığım araba organizeri. Çocukların o kadar ok arabası var ki çekmecelerine sığmıyor. Küçükleri koymaları için yaptım bunu da. Ada'nın eskiyen yastık kılıfını kullandım. O yüzden renkler biraz karışık durdu. Yeni bir kumaşla üzerine araba desenleri falan aplike edilerek çok şık olabilir.

25 Kasım 2010 Perşembe

mumla eskitme çerçeve



Bayramdan beri çok tembelim. Resmen cepten yiyorum bu günlerde. Bunlar hep bayram öncesi yaptığım işler. Tembelliğim geçene kadar yeter sanırım. (Bir ara çoşup bir dünyü şey yapmıştım)
Lolipu'nun güzel çalışmalarından esinlenerek yaptığım ikinci çerçeve de bu. Yine altını koyu kahverengi ile boyadım ama üstü bu kez beyaz oldu. Ayna da almıştım ondan önce hem beyaz hem krem renginin sonuçlarını görmek istedim. Açıkcası beyaz çok daha hoş oldu. İçin de kendi fotoğrafımızı yerleştirdim.

24 Kasım 2010 Çarşamba

öğretmenler günü ama....


Her ne kadar kodrosuzlaştırmak, sözleşmeli adı altında haketmediğiniz şartlarda çalışmak zorunda kalsanız da, birileri (ne yaptıkları belli olmadan ) paraya para demeseler ama siz çocuklarımızı-canlarımızı emanet ettiklerimiz zor şartlarda yaşasanız da.....Bu gün Öğretmenler Günü kutlamalısınız aslında ama sizler içinde bulunduğunuz şartları bir kez bir kez daha anlatmaya çalışsanızda...Gününüz kutlu olsun. Sevgiler hepinize....

(Yukarıdakiler Ada ve Deniz'in öğretmenlerine hediyeleri. Bu yıl onlar yapsın istedim. Ben yapıp verince hiçbir şey anlamıyorlar. Kendileri çaba gösterirse bu günü belki daha iyi anlarlar gibi geldi)

23 Kasım 2010 Salı

beyazın şıklığı



Bu fularım beyaz. Yerine göre çok şık bir renk beyaz. Yine organzeyi yakarak yaptım, ortalarına boncuk diktim. Pasaja ekledim bunu.

22 Kasım 2010 Pazartesi

MİM

Mimler güzel aslında. Bir blogcu arkadaşınız tarafından hatırlandığınızı gösteriyor bir yerde. Bir de zor biraz kimleri seçeceksiniz ki mimlemek için. http://denizkayra.blogspot.com/ mimlemiş beni. Ben vereyim yanıtlarımı isteyen herkese gitsin yine....

En sevdiğiniz kelime; Duruma göre değişir sanki....
Nefret ettiğiniz kelime; yapış yapış olduğu belli  hitaplar
Ne sizi heyecanlandırır; yeni yerler görmek, oğullarımın karne alması, 23 nisanlar.....
Heyecanınızı ne öldürür; Yanımdakilerin aynı heyecanı hissetmemesi 
En sevdiğiniz ses; Denizin sesi
Nefret ettiğiniz ses; metalin çıkarttığı ses
Hangi mesleği yapmak istemezsiniz; Arkeolog ya da gezi fotoğrafçılığı
Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz; Karşımdakinin aklından geçeni okumak fikri kulağa hoş geliyor..
Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz; Kimse. Ben olmak güzel
Nerede yaşamak isterdiniz; Foça olabilir
En önemli kusurunuz; Asosyalim
Size en fazla keyif veren kötü huyunuz; Yok böyle bir huyum
Kahramanınız kim; Kimse
En çok kullandığınız kötü kelime; Aklıma gelmedi böyle sorunca. Ama vardır...
Şu anki ruh haliniz; Sinirli, çaresiz...Büyüme sancıları çeken Ada'ya ulaşamamanın verdiği bir çaresizlik.Biraz önce önündeki çantayı tekmeyelerek ders çalışırken içindeki sütü patlatmış (ben çantada süt olduğunu bilmiyordum) Kilim artı defter-kitaplar berbat durumda.
Hayat felsefenizi hangi slogan özetler; Gülümse, gülümset
Mutluluk rüyanız; Mutlu çocuklar...
Sizce mutsuzluğun tanımı; Oğullarımın gözlerindeki parıltı, bana duydukları güveni hissetmek...
Nasıl ölmek isterdiniz, Bilmem ki belki önceden bilsem aklımda kalanları tamalardım.
Öldüğün zaman cennete giderseniz Allah’ın size ne söylemesini istersiniz; Arkamda kalanların ne söylediği daha önemli...

yakma gülden fular




Elimde bir dünya hazırladığım yakma güllerden yaptım bunu da. Bence çok şık bir fular oldu. Güllerin ortasına boncuk dikip sabitledim.

21 Kasım 2010 Pazar

son gün bahçede geçti




Hoplatma diyoruz biz buna. Olabildiğince küçük patatesleri kabuklarını iyice yıkayıp tavada 1 kaşık yağda pişiriyoruz. Bence acayip lezzetli bir şey.




Hava güzel olunca tatilin son gününü bahçede değerlendirdik. Yapacak o kadar çok işi var ki bahçenin. Toprak çok ıslak olduğundan çapa olmuyor ama ben yabani otları temizledim biraz. Çocuklarda daldılar bahçeye bir güzel oynadılar.

20 Kasım 2010 Cumartesi

bayramlık kareler-2




Bunlar da Ada'nın yeni vazgeçilmezi Yedigöllerden fotolar. Ada bahçeye bile 7 tane çukur kazdı, bozmamıza da izin vermiyor. Bahçenin bir kısmı köstebek dadanmış gibi. Sürekli gitse hayır demeyecek oraya. Dün de hava güzel olunca yürüyüş yapalım dedik. Çocuklar bol bol koştular.


Perşembe günü de Sasalı'ya gitik demiştim ya. Fotoğraf makinasını arabada unuttuğum için hiç foto yoktu. Bunlar da telefondan sonuçlar kötü çıktı. Nasıl bir şanstır ki bütün hayvanlar yakındaydılar, hatta aslanlar öyle bir oynadı ki kahrolduk makinayı unuttuğumuza.

19 Kasım 2010 Cuma

bayramlık kareler



Bunlar Sasalı dönüşü Bayraklı sahilinde çekildi.


Sahilde oturduk, bu muhteşem manzara eşliğinde termostaki çaylarımızı içtik.


Bayramda Urla



Annem en küçük numaramız Eren'le (abimin oğlu)

Bayramda her zaman olduğu gibi saban annemlerde kahvaltı ettik. Oradan da Urla'ya. Bayram uzun olduğundan Urla'da da daha çok kaldık bu kez.  Üçüncü gün Sasalı'ya gidelim dedik. Ama hava öyle bir bozdu ki "yok gidilmez" derken çocuklar mızıklayınca yola çıktık. Hava bir yağdı bir dindi bize Sasalı'da müsade etti. Bu havada bu kalabalığa ise inanamadık. İnanılmaz kalabalıktı Sasalı. Dönüşte de Bayraklı sahilde çayımızı içtik.

15 Kasım 2010 Pazartesi

mutlu bayramlar

      

                        HAŞHAŞLI  REVANİ


Klasik revani malzemelerine tane haşhaş ekleyerek yaptım tatlımı. Hem değişik hem de lezzetli bir tatlı oldu.  Bayram tatlısı düşünenlere bir seçenek olsun.
Malzemeleri;
1.5 sb un, 1.5 sb irmik, 4 yumurta, 1 sb süt, yarım sb sıvı yağ, 3 kaşık şeker, vanilya, kabartma tozu, haşhaşı ölçüsüz ekledim. Önceden hazırladığım şerbeti sıcakken ekledim tatlıma.

Kurban bayramında sevdiklerinizle mutlu, huzurlu, taptatlı bir bayram dilerim :))

12 Kasım 2010 Cuma

Yakma güllerden taç




Hani vardı ya şu yaptığım yakma güller. Onların bir kısmından taç yaptım. 12 taneler. Birini yeğenime verdim. Gerisi de sahipleri olacak küçük hanımları bekliyorlar. Bayramda kapıya gelecek küçük kızlara vermeyi planlıyorum.