.:

30 Eylül 2010 Perşembe

kumaş çanta diktim bu kez

çantanın bitmiş hali



 Bu kareli kumaşı bana Devrim'in ablası vermişti, birşeyler yaparsan diye. Epeydir duruyordu, oldukça büyük bir parça bir türlü karar verememiştim. Sonra çantaya hoş olur gibi geldi. Geçen gün beğendiğim bu çanta modelini baz alarak yaptım.
Çantayı iki değişik kumaşla yaptım. Verdiğim linkte zaten anlatılıyor sapı bağlanan bir model. Ama ben büyük bir akıllılık örneği ile ilk önce sapını bütün yapmaya kalkıştım.


Tabiki dikme işlemi bittikten sonra ters çevirme aşamasında hatamı anladım. Ve ortadan kestim. Bağlanacak kadar pay bırakmadığım için de cırt cırlardan diktim uçlarına. Yine de güzel bir çanta oldu.
Bu arada bu kareli kumaştan çok var daha epey bir göreceksiniz gibi geliyor bana...

29 Eylül 2010 Çarşamba

bunlar kızlara


Geçen yıl Didim ganimetlerimin bir kısmıyla Ada ve Deniz için çerçeve yapmıştım. Taa o zaman yeğenlerime de yapacağım diye söz vermiştim ama tembellik işte...
Geçen gün benimkiler bahçede oynarken oturdum ben de yapmaya başladım çerçeveleri. Bunlar kızlar için. (aslında bir tek Doğa var ama ben halalarımıza da yaptım) İçlerine bende kayıtlı fotoğraflardan da yaptırdım, bir kısmı ulaştı yerine...

28 Eylül 2010 Salı

kitabımız geldi

Geçen hafta istediğim "Çocuğunuzun Yeteneğini Keşfedin" kitabı elime ulaştı. Sadece kargo ücreti ödeyerek sahip olabileceğiniz kitabı edinmediyseniz buradan başvurabilirsiniz. Sizin küçük çocuğunuz yoksa bile yakınınıda kampanyayı bilmeyen birine güzel bir hediye olacaktır.

27 Eylül 2010 Pazartesi

geri dönüşüm beslenme çantası




Deniz'in geri dönüşüm beslenme çantası. En üstteki fotoğraftan da anlaşılacağı gibi okulda kullanılamayacak bir çantaydı kendisi. Ama formu itibariyle beslenme çantasına da çok uygundu. Deniz ana sınıfında ve o gün götürülecekleri genelde cam saklama kaplarında koyuyorum ben. Klasik  çantalar pek işimi görmüyordu.
Çantanın etrafını önce kot parçasıyla dikkim. Alt tarafını makinaya sokamadım elde diktim. Sonra orjinal bir şeyler olsun diye kapafına da D harfi kesip diktim. Oğluşum severek kullanıyor.

26 Eylül 2010 Pazar

güya oyun oynuyorlar


Çocukların odasının hali. Güya oyun oynuyorlar. Sabahları güzelce yataklarını düzeltiyorum, temizliyorum odalarını onlar girince ne var ne yok ortaya dökülüyor. Bunlar Sadece Deniz'in oynadıkları. Ada o sırada ders çalışıyordu. Onunkilerde eklenince odanın halini gözünüzün önüne getirin bir...Dün odalırının önünden geçerken dur çekeyim şu görüntüyü dedim.

24 Eylül 2010 Cuma

dumanı üstünde poğoçalar


Bu poğoçaların dumanı üstünde henüz. Fırından biraz önce çıktılar. Aceleyle yaptığımdan biraz ağızlarını açmışlar ama neyse artık.
Deniz'in her cuma pasta-börek günü oluyor okulda. Her hafta bir veli yapıyor. Bugün benim günüm değildi ama Deniz okulda yiyecek Ada mahsun kalmasın dedim poğoça,kek,kurabiye yaptım. Oğluşuma öğlen yeğeme gelince süprizz olsun, bayılır hamurişlerine. (bir düşündüm en son Ada'nın doğumgününde yapmışım hamurişi, iki ay önce.Kötü anne) 

23 Eylül 2010 Perşembe

yastık ev

Bu da benim yaptığım yastık ev. Küçük bir prensesiçin yapıldılar. Sahibine (Nehir) çoktaannn ulaştı bile. Neyseki sevmiş yastığını elinden de bırakmamış.

22 Eylül 2010 Çarşamba

etkinliğe davet var

Yetenek-sizin ve  Ojeli parmaklar arkadaşlarımızın birlikte düzenlediği bir etkinlik duyurusu. Aynen yayınlıyorum:::

 Hayal Gücü Etkinliği 2'ye Katılmak İsteyenler

Etkinliğimizin isminden dolayı başlığımızda uzayıp gidiyor. Artık etkinliğimizi bilmeyen yoktur diyorum, yinede ola ki bilmeyen çıkarsa buradan buyursun.

Etkinliğimiz için malzemeleri katılımcılar tamamlandıktan sonra vereceğiz, biraz daha heyecan katıyoruz :P

Sözün özü, etkinliğe katılmak isteyen blogger dostlarımızın 3 Ekim tarihine kadar isimlerini bize yazdırmalarını önemle rica ediyoruz. 


Etkinlik için katılacağını bana bildiren arkadaşlarımın ayrıca OjeliParmaklara bildirmesine gerek yok, ona bildirenlerinde bana...


Bir de unutmadan etkinlikten sağa sola haber verirseniz, hem kalabalık oluruz hemde daha çok eğleniriz. O yüzden bloglarınızda küçük bir post yayınlayamasanız bile dostlarınıza katılım tarihini mutlaka bildirin.

21 Eylül 2010 Salı

park çantaları


Bunları da park çantası niyetine yapmıştım. Dışı kot içi de kareli bir kumaş. Bir tanesine dış çep olarak eczane çantasından kestiğim cebi diktim. 
Diğerinin dışı ise Deni'in çok sevdiği ama eskiyen tişörtünün ön yüzü.

20 Eylül 2010 Pazartesi

yaz bitmeden


Bu kocaman kırmızı elbiseyi yıllar önce hangi düşünceyle aldım bilmem. Bir kez bile giymedim. Annemdeymiş hatta geçenlerde verdi al ne yapacaksan diye. Üstteki elbiseyi yaptım. Biraz zorlandım ama. Önce bol oldu daraltayım dedim bu kez kol oyuntularını fazla almışım. Sonra etek ucundeki süslerden diktim oralara da. Biraz da pens desteği ile toparladı elbise. Yazın giydim geçer not aldı.

19 Eylül 2010 Pazar

gölette bir akşamüstü

Yanımızda bisküvi vardı kaplumbağalara,ördekleri onları verdik.




Devrim Ada'nın bisikletine binerken,

Geçen gün yeğenlerimi ve annemi de aldık Gölet'e gittik. Yapay bir gölet ama hoş yer. Balon oyuncak parkı da var çocuklar çok seviyor burayı. İster piknik yap, ister gölet etrafında yürüyüş....

17 Eylül 2010 Cuma

buzdolabı cepleri


Bu buzdolabı cepleriyle ilk kez bir yaşıma daha girdim ile olmuştu. Hatta yaptığı güzelliklerden biri de benim olmuştu. Ben de elimdeki dört tane kot cebimi elemden geldiğince süsledim, dağıttım. Eh işte oldular

16 Eylül 2010 Perşembe

fırfırlı çanta


Yine epey bir önce diktiğim keten çanta. Nette görmüştüm bu modeli. Çok hoşuma gitmişti. Ama ben ayran gönüllüyümdür beğenirim de kullanmam. Bu da neredeyse 3 ay oldu yapalı hiç kullanmadım. Bakalım bir gün sırası gelir...
Çantanın önü kapaklı içinde cebi var. Kapağı da fırfırlı.
Daha önce Doğa'ya etek yaptığım kumaştan kalanla kapladım içini cıvıl cıvıl olsun diye.

15 Eylül 2010 Çarşamba

Sasalı Doğal Yaşam Parkı

Can ve Deniz



Bunca zamandır sasalı'ya gidiyoruz iskelet müzesini bilmiyorduk. Bu kez onu da gezdik. Çocuklar çok ilgilendiler.



 Bu sıra hep geziyor gibi göründük sanırım. Epeydir el işlerinden eklemedim ama bitiyor artık, havalar serinledi. İstanbul'dan tatile gelen arkadaşlarımız dün bizdeydiler. Çocukların en tercih ettiği yer olan Sasalı'ya gittik. Can ilk kez gördü orayı. Epey eğlendiler. Deniz akşam babasına "sen iskeletleri görmedin yarın yine gidelim" diye tutturdu hatta.