28 Temmuz 2015 Salı

Dragonfly ya da yusufçuk


2 haftadır tarlada bu yusufçuklarla karşılaşıyorum. Ara ara da fotoğraflamaya çalıştım. Gayet hızlı uçan bir böcü kendisi. Bir an önümdeyken ve ben netlerken pırr gidivermiş...

Ama epey fotoğraf çektim, yerlerde süründüm, kolumu dikenli tel çizdi yılmadım...






Bir ara epey yaklaşınca ve kaçmayınca bir taraftan " kanki olduk dimi" diye sohbet edip bir  taraftan da objektifimi değiştirdim. Çok net değil belki ama oldukça iyi birkaç makro çekmeyi başardım...


27 Temmuz 2015 Pazartesi

Vişne Reçeli


Geçen gün annemdeyken manav geçti ve oldukça uygun fiyata vişne satıyordu. Annem 6, ben 4 kilo aldık. Oturduk sekiz kilosunun çekirdeklerini tek tek ayıkladık...
Benim erkekler reçelsever olduğundan akıbetleri belliydi en baştan:))
Vişneleri annemde ayıklayıp şekere bastım. Gece eve dönünce de pişirdim hemen. Zaten kendi suyunu iyice vermişti. 4 kilo vişneye göz kararı şeker ekledim. Ben reçellere biraz az şeker ekliyorum hep. Hem şeker fazla zararlı hem de meyvenin tadı alınmıyor öbür türlü. Bu yüzden kıvamı çok koyu olmaz  reçellerimin. Aşağıdaki kadar çıktı. Büyük kavanozdan yenmeye başlandı bile...



26 Temmuz 2015 Pazar

Yine yeniden tarla...


Bu hafta tarlada çocuklarla geceledik.  Yukarıdaki ve aşağıdaki kareler bu sabah gün doğumundan. Ada ile birlikte uyanıp kendimizi dışarı attık. Çiğ yağmış yerler ıslak, hava üstüne birşeyler almayı gerektirecek kadar serin....Mis gibiydi yani. Hoş 1 saat sonra sıcak fena bastırdı ya neyse...



 Devrim kulenin tepesinde cepten haberleri okuyor. Anca orada net çekti:))


Bugün dönerken  tarlaya 5 km uzaklıktaki koya da da gittik. Mis gibi bir deniz. Geçen yıl keşfetmiştik burayı tek bir aile vardı, balıkçıymış bilinmez burası demişti. Bugün resmen araba kalabalığı karşıladı bizi. Yolu kötü duş tuvalet gibi şeyleri yok. Bakir bir koy yani ama millet dolmuş..


24 Temmuz 2015 Cuma

Ada'mız 14 yaşına girdi.....

 Bgün bizim ilk gözağrımızın Ada'nın doğum günü. 14 yaşına giriyor. Bu çocuklar ne zaman büyüyorlar hiç anlamıyorum. Bazen Devrim'le bakıyoruz koca adama da o minicik halleri geliyor hemen aklımıza...Yüzü hep güler umarım, iyi insanlarla karşılaşır, güzel insanlarla.....

Yeterli çoğunluğu toplayamadığımız için doğum gününü haftaya yapacağız. Malum tatil zamanı her kes bir yerlerde. 


21 Temmuz 2015 Salı

Gencecik insanlara kıydılar yine......


Dün öğleden sonra internete girdiğimde Suruç'ta patlama haberini okudum. Şöyle neymiş diye bakarken Kobani'deki çocuklara oyuncak götürmeye giden gencecik çocukların ketledikdiklerini anladım. Hele o basın açıklamasından kısa süre öncesini gösteren bir masada oturan görüntüleri....Daha birkaç dakika önce capcanlı şakalaşan, ihtiyaç sahibi çocuklar için yapacaklarını konuşan fidanlar bir anda yok oluyorlar....Ya o video görüntüsü.....Bu çocukların anne-babaları da izlemiştir o görüntüyü. Sonuçta kameralar açık. Açıklama yapılırken bir anta oluyor patlama...

Kütüphane, kreş yapacaklarmış. Oyuncak toplamışlar çocuklar için. Günlerce uğraşmışlar. 24 tanesi üniversite öğrencisi. Hele kimi salaklar Kürt mü Türk mü ölenler diye sormuyor mu? İnsan olabilmek bu kadar zor mu bu memlekette artık. Bir insanı sevmek zorunda değilsin, görüşlerini de beğenmeyebilirsin. Ne zamandan beri bu ölümün gerekçesi oldu.

Sonuçta yaşanan politik bir hamle. Öldüren belli. Neden belli. Zaten defalarca açıklanmış. Kadıköy'den yola çıkmışlar, MİT hep peşlerinde mümkün mü bunların arasına canlı bomba girmesi birileri izin vermese.......