30 Ekim 2014 Perşembe

Kasvet...






Yine kapkara bulutlar tepemizde...Hem gerçek hem mecazi anlamda. Yine 18 canın evine ateş düştü. Neden ortada. Ne öğle yemeğini madende yemek yemek, ne de fıtrat nedeni....İhmal ihmal ihmal....
Tonlarca sudan bahsediliyor. Maden açıyorsun be kardeşim etrafından kaynak suyu var mı yok mu anlamak bu kadar mı zor. Bu kadar mı değersiz insan canı..Bakanlar!!!! kurulmuş yerlerine, aynı terane içindeler. "acımız büyük, devletimiz tüm imkanlarını seferber ediyor" Devletiniz tüm imkanlarını o insanlar tonlarca suyun altında kalmadan seferber edemez miydi???

Ya Diyarbakır'da olanlar. askerler sivil saatlerinde maskeli birileri tarafından öldürülüyor. Maske işin içine girince o vurdu, bu öldürdü demek kolay. Ama biliyoruz ki bu olayın altından hiç de umulmadık kişiler çıkabilir. Oralarda kötü şeyler oluyor malesef. Birileri ortalığı fena karıştırıyor. En kötüsü emin olmadan hedef gösterme...Kötü şeyler oluyor, olması için çabalanıyor...

Bir de çevre katliamları var ki.....Binalar uğruna asırlık ağaçlara kılıyor. Validebağ, zeytinlikler.....Bir avuç insanın savunmasına muhtaç ağaçlar...

28 Ekim 2014 Salı

Minyatür kitap kolyem....


Bir ara çocuklara içi minyatürlü ev yapmaya çalışırken pek sevmiştim bu işi. Ama biraz da zor minik minik...Arada pinterestte bakınıyorum ahal minyatürlere, işe yarayabilecek eşyaları biriktiriyorum hatta:)))

Minyatür kitapları da pinterestte gördüm...Burada dünyü kadar örneği var. Yapmalıyım derken dün akşam üstü oturdum bir tane yapıverdim...


İlk önce sayfalarını hazıradım kitabımın. 4 cm'e 2.5 cm ebatlarında kağıtlar kestim. Yani katlayınca 2 cm kaldı kitabımın sayfası. Onları 5 kısımda diktim. Sonra aşağıdaki gibi deri bir parçaya karton yapıştırdım. Kibabımın kapağı oldu bunlar. Nette farklı bir kıçkaçla tutturuluyordu ama benim elimde mandal vardı:)) Edinmeli bir ara onlardan..





Yapıştırıcı iyice kuruduktan sonra sayfaları ve kabı birbirine ekledim. Kitabın kabında dilek de açtım bu arada kolye halkasını geçirdim. Kiabın 2 sayfasına Ada ve Deniz'in bulabildiğim en minik fotolarından yapıştırdım. Fotoğraflar çok iyi olmadı ama daha sonra daha güzellerini ayarlayıp ekleyebilirim...


Ve sonuç...Güzel oldu kolyem.....

27 Ekim 2014 Pazartesi

22/11/63


Aslında adını daha önce duymadığım bir kitap. Okuma şenliği için 700 sayfadan uzun bir kitap okunması gerekince gündeme geldi oturdu....

Kitap zamanda yolculuğu anlatıyor. Ama bu yolculuğun bir amacı var. 1963'e gidip Kennedy cinayetini engellemek. Kahramanımız Bbr anda 63'e gidemiyor ama. Cinayete kadar 5 yıl geçmişte yaşamak durumunda.....

Kitap arkasında zamanda yolculuk hiç bu kadar ürkütücü olmamıştı dese de ben o duyguyu alamadım kitaptan. Hani başta ve zaman zaman da içinde Jake Epping'in gelecekten geldiğini bilmeseniz, gayet çerezlik bir kitap okuyorsunuz. Pek sevdim diyemeyeceğim...

Kitap arkası;
22 Kasım 1963'te Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı.
Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı?
Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake'ten saplantı haline getirdiği görevi devralmasını, Kennedy suikastını engellemesini istemektedir.
Böylece Jake Epping, George Amberson olarak büyük arabaların ve fiyonklu çorapların dünyasında, herkesin her yerde sigara içtiği bir Amerika'da yeni bir hayata başlar. Boğucu Derry şehrinden, hayatının aşkıyla karşılaştığı sevgi dolu Jodie kasabasına, Lee Harvey Oswald'a ve Dallas'a uzanan bu romanda; geçmiş, geçmiş olmaktan çıkıp gerilim ve heyecan dozu yüksek bir maceraya dönüşüyor.
Zamanda yolculuk hiç bu kadar inandırıcı ve bu kadar ürkütücü olmamıştı!

26 Ekim 2014 Pazar

Pancar reçeli


Yemek blogları içinde severek izledimi nergismevsimi geçenlerde pancar reçeli yapımını paylaşmıştı. Yemeğini çok sevdiğim bir sebzedir pancar. O rengi yok mu....

Neden olmasın diyerek bu hafta pazardan aldığım pancarlardan 2 küçük ayırdım. Ben pancarları direk haşlamadım (çünkü yapmaya başladığımda tam tarifi unutmuştum:)))) Pancarları rendeleyip az suda iyice haşladım. İyice yumuşayınca içine şekeri ekledim. Pancarlarım küçüktü, göz kararı ekledim şekeri. Reçel kıvamına gelince de vanilya ekleyip ocağı kapattım.

Yukarıdaki kase kadardı reçelim. Ada'ya tattırdım önce. Ne olduğu söylemedim tabiki. Beğendi...Devrim baktı akşam o da beğendi. Ama neden yapıldığını öğrendiklerinde geri adım attılar...Hem reçeli yiyip hem de bir daha yapma dediler:)))

Açıkcası bir kez daha yapacağım ben. Rengi bile yeter ki tadında da sorun yoktu.



kitap çekilişi

Birşeyler kazanmak güzel ama kitap en güzeli. Genelde kitap çekilişlerine de dayanamıyorum bu yüzden. Kronik Okur da ilk çekilişini 2 kitapla taçlandırmış. Merak ederseniz buraya bir tık lütfen....