29 Mayıs 2015 Cuma

Cidden fırından yeni çıktı....

 



 
Dün akşam Denizli'den eşimin kuzeni geldi. Bugün birlikte bir güzel Kemeraltını gezdik. Onun alacak hediyeleri vardı, bende karne günü geliyor yeğenlere, benikilere birşeyler aldım. Özgül noterler toplantısı için kaldı Alsancak'ta. Ben tüm alınanlarla eve girdikten sonra esti hadi akşama birşeyler yapayım diye kalkındım. İlk niyet revaniydi. Dur yanına kek de yapayım her zaman yenir, eee tuzlu ne olacak deyip poğoçaya çevirdim yönümü. Kurabiye.....1.5 saatten kısa sürede hepsini bitirip pişirmiş oldu. Valla kendimi aştım bugün. Üstüne patlıcan yamağum da hazırlandı pişiyor şimdi.

Kahvemi aldım netle büyük buluşmamı gerçekleştiriyorum. Ben bunları tepsiden çıkartıp koydum, Ada "anne yiyebilir miyim/" deyince bugünkü blog yazım da  sıcacık patatesli poğoçalar olsun dedim....

1 paket kuru maya, 1.5 sb ılık su, kabartma tozu (annemin bir komşusunda yemiştim. Maya ve kabartma tozu ile yapılan poğoça puf puf oluyor.) tuz, 1 kaşık şeker, yarım su bardağı zeytinyağı, 3 kaşık yoğurt, yumurtanın akı (sarısı üzerine) aldığı kadar un

Ilık su ile mayayı 5 dakika kadar birlikte beklettikten sonra önce sıvı, sonra toz malzemeleri karıştırarak hamurumu yoğurdum. Vaktim olmadığı için ancak 20dk kadar mayalanma süreci sürmüştür. Hamurdan parçalar koparıp haşlayıp tuz ve karabiberle birlikte ezdiğim patatesleri içine koydum. Benim küçük soğan sevmediğinden patateslilere pek koymuyorum. Aslında soğan çok yakışıyor patatese....Bu kadar kısa sürede özensizce yaptığım poğoçalar geçen özene bezene yaptıklarımdan kat kat güzel oldu. Şans:))))

Bu arada asıl niyetlendiğim revaniye aceleden kabartma tozu koymayı unuttum. Daha fırına vermeden aklıma gelince ekleyip kaşıkla karıştırım. Pek kabarmadı, tadı iyidir umarım:(((

28 Mayıs 2015 Perşembe

Alerji sınavımız....


Malesef çocuklarımın ikisi de alerjik bünyeli. Deniz küçüklüğünde bronşiyolit geçiriyordu sürekli. En sonunda kakalak alerjisi tespit edilmişti. Ada'da ise otlar, ağaçlar, kedi, köpek....Günlük yaşamın vazgeçilmezi olanlara karşı çıkmıştı. 5-6 yıl önce alerjileri tespit edilince deli gibi temizlik yapmaya başlamıştım evde. Araştırdığıma göre testlerde çıkmasa da alerjisi olanların yüzde 70'inin toza da duyarlılığı olurmuş çünkü. Ev çiçeklerimi attım dışarı, halıların çoğu kalkmıştı, duvarlar dahil sürekli toz alıyordum. Bir kaç yıl içinde biz kurtulduk alerjiden. Öyle sanmışız....

Bu yıl Ada şubat ayından itibaren öksürmeye tıkanmaya başladı. Üşütme dedik ona göre çözüm aradık, baktık iyileşmiyor alerji dendi yine. Üst sınırı 165 olan ige değeri (kanda alerjiyi gösteriyor) 1420 çıktı. Pazartesi günü olduğumuz deri testindede otlar, erken açan ağaçlar, kedi-köpek derken 7 kaleme alerjisi çıktı malesef. Temmuza kadar da şikayetleri geçmezmiş. Neredeyse yılın yarısını alerjinin sıkıntılarıyla geçirmesi ne kötü. Hele bizim gibi bahçeli bir evde yaşarken, dedesi Urla'da otururken....Ada annesinden gizli kedileri severken....

Deniz'in de arı vukuatını anlatmıştım geçende. Onda da yaban arısı alerjisi çıktı. Daha önce olmadığı halde otlara da alerji geliştirmiş bünye. Nedendir bilmiyorum:((( Şimdi rapor yazıldı, yurdışından ilaç gelecek. Arı sokması durumunda acil kullanım için. Bakalım umarım gerekmez....

Unuttum sandığım alerji ile yeniden böyle daha kapsamlı buluşmak pek keyifsiz oldu açıkcası. Dün Deniz "yatağın altına böcek gitti" dedi. Hadiii ben ranzayı falan çekip böcek arayıp oraları temizleyen bir tip:))))

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Ada ve arkadaşları matematik olimpiyatlarında 3. oldular....

Buca Belediyesi'nin bu yıl ikincisini düzenlediği Matematik Olimpiyatları'nda Ada ve arkadaşları 3. oldular. Olimpiyata Buca'daki 30 orta okul katılmıştı. 5, 6, 7 ve 8. sınıflar için ayrı ayrı 2 basamaklı bir olimpiyat. Bizimkiler7. sınıflarda 3 oldular. Hoş kesin birinciyiz diyorlardı bu yüzden epey bozuldular ama aslında ne başarııl olduklarının farkında değiller....





Sınav sonrası sonuçları beklerken....

26 Mayıs 2015 Salı

Tarla günlüğü


Cumartesi tarlamıza gittik yine. Yeni dikilenleri suladık, eksik çapaları tamamladık. Fazla sıcak ve rüzgarlıydı havab Azıcık hoşafımız çıktı o yüzden. Yukarıdaki fotoğraf başka bir tarladan....

Geçenlerde paylaşmıştım. Tarla bizden habersiz kötü biçimde sürülmüş diye. Bazı ağaçlar malesef kurumuş:(((


Tarlada otlarına rasında bulduk bu yılan derisini. İki parçaya bölünmüştü ama ne kadar güzel kalmış....

22 Mayıs 2015 Cuma

Çocukların malzemeleri için ıvır zıvır kutusu...


Evde 2 okullu çocuk olunca kırtasiye malzemeleri de bolca yayıntı kaynağı oluyor. Herşeyin yedeğini alıyoruz çünkü. Bolca kurşun kalem, kırmızı kalem, silgi...Boya kalemleri, yapıştırıcılar, bantlar, diğer teknik malzemeler....Yığınla evde.

Yukarıdaki fotoğrafta görülüyor. Bizim kitaplığın altında boşluğu geniş bırakmıştık. Oraya da kutularla birşeyler konabilsin diye. Çocukların yedek malzemeleri de orada karton kutu içindeydi. Sene başından beri o kutu öyle haşat bir hale geldi ki.  Gördükçe şuna birşeyler düşünmeli diye geçiştiryordum. Geçen hafta indim bahçeye, paletlerden çıkan tahtalardan yukarıdaki gibi bir kutu yaptım. Hoş yapım aşamasında biraz yamukluklar oldu Devrim baba düzeltti ya ben yaptım sayılır:)))

İlk kez zımpara işini de kendim yaptım. O siyahlıklar benim hatalarımdan kaynaklandı...Altı tekerlekli kutumun ki çektikçe zemin zedelenmesin diye. Bir güzel de vernikledim. Oldu gibi....Aslında kapaklıydı kafamaki ya o kadarını beceremedim. Şimdilik...

Bir de boyunu ölçmüştüm konacağı alana göre, enini ölçmek aklıma gelmemiş. Tek ölçü kolayıma geldi kare yapmıştım. Biraz daha dar olmalıymış kitaplıktan taştı. Artık ikincisini denemek şart oldu....