Likya Yolu 4. gün

Musa Dağı'nda yaptığımız konaklamanın ardından sabah erkenden yola koyulduk. Yolda denk geldiğimiz şu suyun rengine bakar mısınız? Fotoğraftan bile güzel ki bir de gerçeğini görseniz. Yazın da böyle sular olsa insan girse. 

İnişli parkur bizi Adrasan sahiline götürdü. Adrasan'a daha önce gitmiştik kamp yapmıştık. Görmeyenlere tavsiyemdir suyu çok güzel. Sabah erken saatlerde biz bu kez yüzmedik ama. Sahilde çıkınımızı açıp kahvaltımızı yaptık. Bu arada tekne turlarına gelen bir bayan gelip sohbet etti bizimle biraz. Londra'da yaşayan bir İran vatandaşıymış. Gelini ve oğlu ile tatildeymiş. 


Adrasan sahili

Yeniden tepelere tırmanış. İstikamet Gelidonya Feneri. Bu parkurda en merak ettiğim yerlerden biri. Ama epey uzak. Adrasan'la arası 16 km. Ve parkur heyelanların da etkisiyle biraz zorluydu. Bu yıl yağışların yürüyüş açısından kötü tarafı fazla heyelan oldu sanırım. Şu noktaya bir bank koymuşlar. Ne kadar güzel bir düşünce. Başka yerde de vardı ve insanlar burada dinlenip fotoğraf çekebiliyorlar.

Gelidonya Feneri. Malesef elimdeki tek kare. Çünkü neden bilmem makinanın kartı sorun çıkarttı, bundan sonrasını gitmiş. Hoş Devrim baba kurtulabilir belki dedi ama haftalardır bakmadı:((( Neyse çıkmayan candan ümit kesilmezmiş.

Gelidonya Feneri'nden sonra Karaöz'e kadar yürüyüp bir araç bulup otagara gitme niyetimiz vardı. Tahtalı Dağı etabından vazgeçtiğimiz için bizim yürüyüş bitiyor çünkü. Karaöz-Finike (bizim geçen yıl bitirdiğimiz nokta) arası da var ama çok da yürümenin tavsiye edilmediği bir parkur. Çünkü hep kara yolundan şehirden geçiliyor. Tüm parkuru yürümek isteyenler burayı da adımlıyor ama biz hiç niyetlenmedik. Asfalttan yürümek durumunda kaldığımız zamanlar da oldu. İşkence. Hele güneş altında. Yanınızdan araçlar geçiyor, sıcak, zemin kötü.

Neyse Fener'de biraz dinlenip fotoğraf çekerken bir beyle tanıştık. Bizim çift olarak yürümemiz çok hoşuna gitmiş. Sohbet ederken bizi Kumluca'ya bırakabileceğini söyledi. Aracı varmış. Bir niyet Korsan koyunda denize girmekti ama acaba Karaöz'de geç saatte araç bulur muyuz? sorusu yüzünden teklifi kabul ettik. 3km daha yürüyüp araçla otogara gitmiş olduk. Planımızdan bir 5 km yürümedik sadece. 
Yürüyüş yaptığımız dönemde turizm sezonu açılmadığı için bize en geç 6 da dolmuş olduğu söylenmişti. Onu kaçırırsak ya orada konaklayacağız ya da fahiş fiyattan taksi ile gideceğiz.

Şimdi Tahtalı dağı tırmanışı ve inişi kaldı bakalım. Tahmini 60 km bir parkur. Bu yıl kaldı sanırım sonbaharda olmazsa. Ormanlara giriş yasakları da başladı, sıkıntı olur kamp. Turizm sezonunda sahillerde çadır da sıkıntılı oluyor.  

 

Otogarın orada beklerken. 

Adrasan

Yorumlar