Likya Yolu'ndan

Likya Yolu'ndan birkaç kare daha. Fotoğraflarla ilgilenebildikçe hoşuma gidenlerden paylaşmaya çalışacağım. 

Şu yukarıdaki manzara neredenye 5 gün boyunca hep bizimleydi. Tamam kıyıya ulaşmak çok zor, çoğu yerde inilmiyor ama yol boyu hep deniz tüm görkemiyle sizinle. Yukarıdaki Kabak Koyu'ndan Alınca'ya giderken...


Alınca taraflarından bir manzara...


Yürüyüşümüzün dördüncü gününde Karadere'den çıkış. Buraya daha önce çocuklarla gelmiştik. Kumluk çok sığ bir denizi var. Dere denize dökülüyor. Zaten bu sahilin devamı da Patara. Yürüyerek geçmek mümkün değil ama. Bir noktada yine akan bir dereden tekne ile geçilmesi gerekiyor. Biz Karadere'de çaır kurduğumuz yerden o ikinci dereye kadar sahilden yürüdük. Bize köprü var demişti orada yaşayan biri. Yokmuş!!! Sorarken bir bey "sizi araçla letoon'a kadar götüreyim" dedi. Değilse fazladan bir 7 km daha yürümemiz gerekecekti. 

Köprü var diyen kadın trekking yapanlardan pek hazetmediğini söylemişti aslında. Ama güzel güzel sohbet ettik ne diye yanlış yönlendirdi anlamadık. Neyse..

Karadere, Seydikemer'e bağlı bir ilçe. İlçenin neredeyse tamamında seralar var. Küçük bir kamp alanı var. Ücretsiz. Tuvalet var ama pis. Tek bir marketi var. O da biraz kötü. Çünkü kamp alanı ve market ilçenin farklı uçlarında ve biz yükle epey yürümek durumunda kaldık. 





Karadere sahilinden kareler. Kaplumbağa bonus oldu:)))



 

Sadece Karadere'de ateş yakıp çay yaptık. Orada ortam uygundu. Bir tencere götürmüştük yanımızda hem yumurta haşlarız hem çay demleriz diye. Az ağırlık gerekli malum.


Yol sorduğumuz bir amcanın ikramı..


Tek bir kez kamp alanına kurduk çadırı. Orada yer göremedik. Biraz daha yürüsek varmış aslında. Neyse duş aldık, telefonların şarzını doldurduk iyi oldu..




Yorumlar

  1. Maceralı bir gezinti olmuş ama deniz gerçekten çok güzel görünüyor.

    YanıtlaSil
  2. üstten ikincide yüzmek ne güzel olur :)

    YanıtlaSil
  3. Karadere'de köprü var :)) Youtube'da bir arkadaşımız var oralarda yaşıyor video yayınlıyor. Likya Yolu, Karadere çekimleri var oradan biliyorum. Ama o köprü hangi köprü bilemiyorum tabi :) Seraları da görmüştüm. Yazını okurken hafızam da bir yandan canlanıveriyor. Dördüncü fotoğraftaki ağacın adını hatırlamak için hafızamı zorladım ve nihayet adı aklıma geldi. Mimoza değil mi o? İstanbul'da Adalar'da görmüşlüğüm var. Bulsam da bende çekebilsem keşke. Kaplumbağa hakikaten bonus olmuş. Ve fotoğrafların devamı da gelecek. Buna sevindim.
    Önce yazılarında bir diziden bahsetmiştin, Kore dizisiydi sanırım. Bana göre değil dediğin aklımda kalmış. Adını bulabilmek için eski yazılarına bakayım dedim. Bulamadım. Blog içi aramadan da ulaşamadım. Bir yere kadar geçmiş yazılara bakılabiliyor...

    YanıtlaSil
  4. Harika bu yolu bende umarım bir gün yürürüm🙏😍

    YanıtlaSil

Yorum Gönder