.:

12 Ekim 2017 Perşembe

Yürek Söken


Boris Vian yine tanımadığım yazarlardan biri. Kitap Şenliği için isminde organ geçen bir kitap ararken kütüphaneden öylesine alıp okudum. Hep diyorum ya bu kitap şenliğinin en sevdiğim yanı beni yeni yazarlarla, yeni dünyalarla tanıştırması...

Pek çok şeyin abartıldığı saçma sapan bir kitap aslında Yürek Söken. Ama bir o kadar da etkileyici. Kitabı çok anlatmak istemiyorum aslında. Ben özellikle kitap çok anlatıldığı zaman sonunu biliyorsam heyecan duyamıyorum okurken. Şu kadarı denebilir belki; bir anne ve üç çocuğu, annenin onları aşırı koruma isteği. Hepimiz çocuklarımızı korumak isteriz ama sınır ne olmalı?

“Yalnızca bir anne anlayabilir beni.” dedi Clémentine.
“Ama kuşlar kafeste ölür.” dedi Jacquemort.
“Pekala yaşarlar.” dedi Clémentine. “Üstelik, onlara gereğince bakılabilen tek yerdir kafes.”


Bir de vicdan meselesi var ki kitapta o da çok düşürdürücü. Yaptığımız hatalar sonrası vicdanımızı nasıl rahatlatıyoruz? Dua edip af mı diliyoruz? adak adayıp suçumuz ortadan kalkar diye mi düşünüyoruz?

Boris Vian da çok ilginç biriymiş. Yürek Söken, yazarın son kitabıymış ve 27 yaşında yazmış. Ondan sonra tiyatro  ya da müzik eserleri yazmış. Genelde kafasına göre takılmış. Canı o dönemde ne yapmak istiyorsa onu yapmış. Vian'ın bazı sözleri şöyle;

- Gerektiğinde, gereksiz insanları hayatından çıkaramazsan; hiç gerekmediğinde, sevdiğin insanlarla arana girebilir.

- Seni sevmeyene asla sabır gösterme. Çünkü sabrının adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.
 
- İnsan ancak hiçbir şeye heves duymadığı zaman özgür olur ve tam anlamıyla özgür olan bir yaratık bir şeye heves etmez. Hiçbir şeye heveslenmediğim için özgür olduğuma karar veriyorum.