.:

27 Temmuz 2017 Perşembe

Amos Antik Kenti


Amos Antik Kenti'nden Kumlubükü tarafının görüntüsü. 3 kareyi birleştirdim bu fotoğrafta....


Amos'a gidişimiz biraz doğaçlama oldu aslında. Geçen yıl 2 günlüğüne Marmaris'e gittiğimizde teknenin girdiği koylardan birine hayran kalmıştım ben. Bu yıl tekne o koya girmedi, bende tam bir hayal kırıklığı. Teknedeki görevliye orayı tarif ederek "neresi" diye sordum. Amos imiş ve kara yoluyla gidiliyormuş:))))

Pazartesi gideceğimiz yer belli oldu böylece. Marmaris'e çok yakın üstelik. Ama virajlı bir yoldan gidiliyor. Turunç-Amos-Kumlubükü üçlemesini tek günde görebilirsiniz....

Biz turunç'a tekneyle gittiğimiz ve pek sevmediğimiz için orayı es geçtik. Alışveriş odaklı yerleri ailecek sevmiyoruz. Bize doğa olsun, deniz olsun yeter. Turunç'tan birkaç kilometre sonra denize gireceğimiz koy olan Profesörler Sitesi'ni bulduk. Site içinden geçiliyor ama bir siteye özel bir de restorana bağlı 2 koy var. Bizim şezlongla işimiz olmadığından ücret ödemedik. direk denize girdik. Nasıl güzel balık sürüleri var. Adeta dans ediyorlar etrafınızda.

Bizim elimizdeki makinayla bu kadar oluyor ama balık sürüsü gayet net görülüyor sanırım. Epey bir zaman bunları kovalayıp, çekim yapıp durduk:)))


Yüzüp yorulduktan sonra yola devam ve birkaç dakika sonra Amos Antik Kenti tabelası görünüyor zaten. Şu aşağıda gördüğünüz manzarada öğle yemeğimizi yedik mesela. Bizim tatil anlayışımızda bol gezme-keşfetme ama restorana minumum para yatırma vardı. Marketten aldığımız nevalemizle gayet güzel doyururuz karnımızı....

 Kent küçük bir buruna kurulmuş. Bir tarafında Amos Koyu diğer tarafında Kumlubükü var. Nedense ben hep Amos' u erkek diye düşünüp adam işi biliyormuş dedim.
Rodos birliğinin önemli kentlerinden Amos, Helen dilinde ”Ana Tanrıça Tapınağı” anlamına geliyor. Helenistlik dönemde Samnaios adıyla bilinen Apollon, bu kentin baş tanrısı sayılıyor.

Burası 1978 yılında 1. ve 3. derece sit alanı olarak ilan edilmiş. Okuduğum kadarıyla pek kazı çalışması yapılmamış. Anfitiyatrogayet iyi durumda. Manzarasına bakar mısınız? 

1950’li yıllarda İngiliz arkeolog George E. Bean belli araştırmalar yapmış sadece ve Amos’luların gelişmiş bir toprak ve tarım reformu olarak tanımlanabilecek düzenlemeler uyguladıkları tespit edilmiş. Amos’lulardan günümüze kalan tarla kira sözleşmeleri, tarihin bilinen en eski kira sözleşmeleri imiş.
Deniz tabanında ve hemen hemen her inşaatın temel kazısında bulunan amfora parçaları, Amos’luların yoğun olarak bağcılık yaptıkları ve şarap ürettiklerini gösteren günümüzdeki kanıtlardır.

 Kentin kurulu olduğu burnu tamamen yürüyerek dolaştık, dönüşte kaybolmayı becerdik ama minik bir yer ya bir şekilde sık çalıların arasından çıkmayı başardık.