.:

26 Ocak 2017 Perşembe

Dönüş Yolu

görseli burdan aldım....


Erich Maria Remarque'nin Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok kitabının devamı olduğunu bilmiyordum açıkcası. Benim eksikliğim bu tabiki. İlk kitabı yıllar önce okumuştum, geçenlerde yeniden kütüphaneden alırken eşim devamı olan Dönüş Yolu'na denk gelmiş. İkisini de almış.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, 1 Dünya Savaşı'nı, savaşın korkunçluğunu ve anlamsızlığını ele alan bir roman. Dönüş Yolu ise savaşta hayatta kalmayı başarmış, barış sonrası evlerine dönen gençleri anlatıyor. 4 yıl boyunca kan, ateş, pislik, sefalet ve açlıkla mücadele eden gençlerin dönüş yolu umutlarla dolu. Ama döndükleri zaman savaşa katılmamış insanların hatta ailelerinin tavırları onlara o kadar yabancı ki.


Lise sıralarından kopartılıp öldürmeyi öğrenen gençlerden döndüklerinde nazik, kibar, topluma uyumlu olmaları bekleniyor. Ama o gençlerin içinde bulundukları psikoloji yok sayılıyor.
Türkiye'de yaşadı aynı durumu Kurtuluş Savaşı'nda. Ama bizde hep o gençlerden "kahraman" olarak bahsediliyor. Oysa ölmeleri, sakat kalmaları, sağlam dönseler bile yaşadıklar acılardan hiç bahsedilmiyor. Dönüş Yolu ise tamamen olanı anlatmış. İçinde kahramanlar yok...

Kitapta birkaç alıntı;


"Savaş koskoca bir buhar silindiri gibi üstümüzden geçip gitti."

"Orada bıraktıklarımız kaybolmuş yıllar, toprak altında yatanlar bizim arkadaşlarımız ve bütün bunlar şu yeryüzünü kaplayan sefaletin ta kendisi."

"Sabah oldu. Dersteyiz. Çocuklar kollarını kavuşturmuş oturuyorlar. Gözlerinde çocukluk yıllarının şaşkınlığı okunuyor. Bana bakışlarında öyle bir güven, öyle bir inanç var ... Birden yüreğim burkuluyor. . Kim bu karşınızdaki adam? Savaşın bütün inançlarını çökertip, gücünü kuvvetini elinden aldığı yüzbinlerce insandan biri işte. Önünüzde duruyorum burada. Siz benden çok daha canlı, çok daha hayatın dokusu içindesiniz. Karşınıza geçmişim, size öğretmenlik etmek, yol göstermek zorundayım. Ne öğreteyim size? Yirmi yıla varmadan içiniz geçip ruhen sakatlanacağınızı, bütün serbest içgüdülerinizin birbirinin aynı kalıplara sokulacağını, birbirinin eşi adamlar olup çıkacağınızı mı söyleyeyim? İnsanlar gazla, patlayıcı maddelerle, demir ve ateşle birbirini öldürdüğü sürece bütün bilginin, -bütün kültürün, bütün bilimin korkunç bir numara olduğunu mu söyleyeyim? Bu korkunç yıllar boyunca tek bozulmayan, kirlenmeyen yaratıklarsınız karşımda."