.:

12 Mart 2014 Çarşamba

Yangın var!


Sahaflarda tesadüfen bulduğum bir kitap var elimde. Aydın Boysan'ın Yangın Var kitabı. Dha önce yayınlanmış hikayelerinin olduğu bir kitap. Neyse kitap çok çok güzel bitirince paylaşacaktım zaten. Ama şu içinde bulunduğumuz gündem, pek sevgili politikacılarımız....Sabah okuduğum bir kısmı paylaşmadan edemedim...

Şenliğe beş kala isimli yazıdan alıntı....
"Meşrutiyet Zamparası diye bir deyim kullanıyoruz. Boşuna değil. Bizim de Britanya'ya benzer bir zamanımız olmuş. Hani o İstanbullu'ların askere alınmadığı, İstanbul'a Dersaadet dendiği zamanlar. İmparatorluk servetinin dökürtüleriyle yirminci yüzyıl başları zamparalığı bu!
O zaman bu monbeylerin ünü ülkeye yayılan bir çizmecisi var. Yaptığı çizmeler öyle zarif öyle güzel ki, tüm meşrutiyet zamparaları sırada.. Bir sevgili ağabeyimin arkadaşıda keskin zampara ya, kendini tutamamış, o da bir çift çizme ısmarlamış. Giymiş ama üç gün sonra da çizme patlamış. Almış, şikayet için ustaya götürmüş. Usta inceledikten sonra diyor ki:
    İyi ama, sen bununla yürümüşsün!
İlk uyduğumda ben de 'hoppalaaaa!' demiştim ama, usta haklı. Zampara çizmesi bu! Yürünür mü hiç? Olsa olsa oturulur. O kadar ince ki, isteyen yatağa girerken çıkarmasa da olur.
İşte sevgili dostlar! Biz bu çizmeler gibi hükümetler gördük. Muhalefette iken bir ince bir güzel ki, gönül vermeden edemedik. Ama iktidar olup yürüyüşe geçince, üç günde patladılar. Bizim de ayağımız suya erdi.
Ondan sonra da ayağımız öyle bir şişti ki, çıkarıp atamadık. Ayağımıza giydiğimiz şey başımıza bela oldu. Üzüntüden, sıkıntıdan bayıldık. Gözümüzü silahların gölgesinde açtık....."