.:

22 Mayıs 2012 Salı

Ve karşınızda annemin dikiş makinası....

 Ne yorulmuş makina aslında. Bana ilk geldiğinde farketmemiştim bu denli yorgun-yıpranmış olduğunu. Her parçesını yerine koydukça içim acıdı. Annem ne güzel şeyler dikmişti bununla hepimize...

 İğnesi bile üstündeymiş. Hatta şu alttaki masura kısmında ipi bile duruyor. Öylece kaldırılmış...

 Öndeki o tamamen kalkmış kısmı neyle tamir edebilirim bilmiyorum. Bir ara araştırıp eski makinacıları bulmam, danışmam lazım. Kalmış mıdır ki İzmir'de böyle eski makinalarla uğraşanlar???

 Dikiş makinasının şu anki yeri burası. Baktıkça yeni bir yer belirlerim belki. Çünkü kafamda tam oturtamadım yerini...

Paylaşmıştım ya hani annemin 40 yıl önce aldı, yıllarca kullandığı eski dikiş makinasını yeniden ayağa kaldırıyorum diye. İşte sonuç bu oldu. Yerini tam beğenmedim aslında. Çok sıkışık kaldı. Ama malesef salonum ince uzun. Koltuk takımı, masa-sandalye, bir de tv ünitesi. Aslında gereksiz tek bir parça bile yok ama....Bakalım zaman içinde bulacak yerini bu güzellik:))

 


 Makina bana geldiğinde parçalanmış haldeydi. Annem yıllar önce başka bir makina alıp kullanınca bu bir dönem abimlerde kalmıştı. Kullanmadıkları zaman çatıya kaldırmışlar. Bazı parçalar da kaybolmuş. Alttaki foto da görülüyor ya o ayakla yukarısı arasındaki parça yok. Bir şey uyduramadık evden. Bakacağız...Başka eskilerde vardı uydurmaya çalıştım hep.






Önce ahşap kısmı Devrim bir güzel zımparaladı. Adını bilmiyorum parlak sert madde yer yer kalkmıştı zaten. Resimde de görülüyor ya kimi yer çok hasarlıymış epey oyuk kaldı. Yapabildiğimiz kadar alt kısmını da tamir ettik. Ben koyu kahverengi yağlı boya ile boyadım o kısmı. Döküm ayakları da koyu kahve ve gri renklerini karıştırarak boyadım. Tatlı bir renk çıktı ortaya. Sonra da birleştirdik.


Üstünü 4 kat beyaza boyadım. Çok çiğ olmasın diye hardal sarısı fırça darbeleri attım. Aslında ilk niyetim Peçetemin kesip tek tek yerleştirmekti çiçekleri-yaprakları. Ama peçetenin o maviliğini öyle sevmiştim ki alırken. Acaba yapabilir miyim diye tüm gün gittim geldim baktım malzemelerime. Battı balık deyip giriştim. Meral hanımın sitesinde gördüğüm yöntemle peçetelerimi yapıştırdım.


Alta peçete tutkalımı hızla sürüp peçeteyi yerleştirdim. Üzerine bir laylon koyup ıslak mendille üserinden iyice geçtim.

 1Gül sormuş da eski halini. Bu iki fotoyu buldum. Üstteki biraz flu ama durumunu anlatıyor sanırım. Altta da döküm aksamın eski ve yeni hali yan yana...



Ne uzun bir post oldu...