.:

19 Şubat 2018 Pazartesi

Altın Küre Çelinc-7-

THE FLORİDA PROJECT

Konusu;
6 yaşındaki Moone ve ekibi, yetişkinlerin zorlu dünyasından tamamen uzak kendilerine ait bir dünya yaratmışlardır. Okulların tatil olmasıyla birlikte bu afacan grubun tek dertleri, istedikleri gibi koşup oynayabilmek, kimseyi umursamadan eğlenebilmek ve istedikleri zaman sınırsız dondurma yiyebilmektedir. Oysa yetişkinler için durum çok farklıdır. Moone'la birlikte düşük ücretli bir otelde yaşayan asi annesi Halley ile otel müdürü için hayat hiç de günlük güneşlik değildir. Artık çocuk olma lüksleri kalmamış yetişkinler için Florida yazı, zorluk, acı ve gözyaşı demektir...


Konunun temelini çocukların oluşturduğu sıcacık bir film aslında. Ama bir o kadar da hüzün dolu. 6 yaşındaki Moone ve arkadaşları için yaz bedava dondurma, alabildiğine oyun ve biraz da büyükleri kızdırmak. Hani vardır ya Amarikan rüyası; 2 katlı evler, harika pazar kahvaltıları, mutlu çocuklar, işi olan anne-babalar. Bu film, bu rüyanın öte tarafını gösteriyor belki de bize. Kendisi de çocuk olan Halley, geçici işlerle kızının ve kendinin geçimini sağlamaya çalışıyor. O da bir yere kadar. Bir noktada kapıya çocuk esirgeme dayanıyor....

Film gibi değil de daha bir gerçekti. Çocuk oyuncular hiç rol yapıyor gibi değildi. Sanki sokağa kamera koymuşlar, biz öyle seyrediyoruz. Ayrıca filmde, Willem Dafoe müthişti bence. Yaşanan ortamda çocukları böyle kollayan bir otel müdürü....sevdim ben güzeldi kesinlikle.

  LOVELESS/Sevgisiz

Anne- babaların en büyük hatalarının başında çocukların yanında kavga etmeleri geliyor sanırım. Belki kısa süre sonra barış sağlanıyor ama bu kavgaların çocuklar üzerindeki etkisini hiç düşünüyor muyuz???

Şu film maratonunda sanırım beni en etkileyen film Loveless oldu. Tabiri caizse tuvalet molası bile vermeden gözüm ekrana kilitli izledim filmi. 





Boşanma aşamasında anne-baba, oturulan eve yeni alıcılar geliyor. İki ebeveyn çocuğun uyuduğunu düşünüp kavga ediyorlar, her ikisi de çocuğu istemiyor. Toplumsal tepkilerden çekinmeseler o an yetimhaneye verecekler. Ve kapı arkasından bunları sessiz çığlıklarla dinleyen küçücük bir beden...

Alyoşha'nın eve gelmediği, okula gitmediğini ancak 2 gün sonra anlıyorlar. Annenin de babanın da başka hayatları var çünkü. Nasıl olsa çocuk eve gelip sabah da okuluna gitmeye alışmış. 

Çocuğun aranma sahnelerinde orada olup her ağacın arkasına bakmayı nasıl istedim. Ya da asansörden çıksın diye bakındım. Hatta gece yatınca bile "nereye gider bu çocuk" diye düşünmekten kendimi alamadım. Artık nasıl etkilendiysem. Çok vurucu, yaralayıcı ama bir o kadar da ders alınası bir filmdi bence.   
Yorumları Göster: