.:

3 Ağustos 2009 Pazartesi

kitaplığımız

Kitaplığımız. Tamamen bizim eserimiz. Yani Devrim ve ben birlikte yaptık. Epey zamanımızı aldı. Hani şu yabancı sitelerdeki natural dekorasyonlara benzedi. Buyrun öyküsüne;
Kitaplar yerlerini aldı

Ada ve Deniz'in rafları. Güzel dursun diye ıvır zıvır kutularını kaplamıştım



Yıllardır kolilerde bekleyen kitaplar nihayet dışarıdalar


Ara rafların verniksiz hali




Direkler verniklendi kurumaya bırakıldı.






Kitaplığın bize maliyeti fazla olmadı sayılır. Tiner, vernik, zımpara. Kitaplığımızın üç ana iskeleti var. Yukarıda zımparalanırken görüldüğü gibi. Bunların bir kısmını annemin değiştirdiği pencere doğramalarından, bir kısmını Urla'da mutfak değiştirmişlerdi oradan çıkan çıkma tahtalarla yaptık. Bir kaç tane de çıkma tahta aldık. Aralardaki raflar ise rabıta. Annem salonundaki eski rabıtaları söktürdü (yıllar önce babam yapmıştı ve pek düzgün olmamıştı) ve parke döşetti. Ondan çıkan tahtalardan ara rafları yaptık. Önce kestik, canavarla zımparaladık. (ben elektrikli aletlerden çok korkarım. İş çabuk bitsin diye ben bile elimde o aletle zımpara yaptım) sonra vernikledik. Rafları doğal renginde bıraktım ama araları renkli vernik istedim. Boşken baktığımda ilk hissettiğim hayal kırıklığı oldu. Çok kaba geldi bana. Ama kitapları yerleştirmeye başladıkça ısındım kitaplığımıza. Evet belki çok narin bir mobilya görünümünde değil ama doğal ve sağlam oluşu hoş. Sonuçta yıllardır kolilerde bekleyen kitaplarımız gün yüzü gördü.