.:

2 Ekim 2015 Cuma

Pekmez de kaynattık.....

Üzüm suyunun ilk sıkıldığındaki hali böyle...

 Bu yıl kış hazırlıklarının dibini görmüş durumdayız. Ben artık Devrim'le pazara gitmeye korkar oldum. Adam yeni birşeyle çıkıyor karşıma. Yani pekmez kaynatacağımız hiç aklıma gelmezdi bir anda yaptık onu da...

Denizli'de dolaşırken herkes üzümlerin olmadığını, bu yıl pekmezin çok pahalı olacağını söyledi. Yer yer kaynatanları da gördük hatta evlerin önlerinde. Neyse Devrim'e esti biz kendimiz yaparız oldu. Pekmez toprağını da netten alırım dedi. Nette toprak satılmıyormuş!!!! Denizli'deki kuzeninden istedik 4-5 güne toprak elimizde olacaktı.
Arefe günü pazardan 11 kilo tane üzüm aldık. Sıkıp suyu dolaba koyun toprak gelince kaynatırız dedik. Netten bir okuduk ki şıra beklemezmiş, şarap olurmuş???
O kadar üzüm de yenmez. Bir yandan üzümlerin sularını sıkıp bir yandan netten okudu Devrim. Karbonatla da olurmuş bu iş. Amaç üzüm suyunun asitliğini almak...

Ama o üzümlerin yıkanması, sıkılması, mutfağın dağınıklığı........Benim hal ve sinir durumumu düşünebilirsiniz...Üzümleri yıkadıktan sonra önce robotla parçaladım, sonra makarna süzgüsünden geçirdim. Yine posa kaldığı için üçüncü olarak süt eleğinden geçirdim. Epey zahmetli ve dağınık bir işlemdi yani.....

Sularını sıktık, kaynattık, içine karbonat attık. Miktar vermiyorum çünkü suyuna göre. Bizim 11 kilodan çıkan suya 3 tatlı kaşığı anca koymuşuzdur. Ertesi güne kadar bekledi. Dinlenmesi gerekirmiş. Öğlen yeniden başçede 3 saat kaynattık bu kez. Yukarıda ilk çıkan su, aşağıda da kaynama sonrası ne kadar kaldığı görülüyor. Tattırdık herkese olmuş dediler. Rengi farklı o da beyaz üzümden yaptığımız içinmiş.


Pekmez toprağı geldikten sonra dün yeniden yaptık. Onunda rengi aynen böyle oldu. Yine beyaz üzümden yaptık çünkü. Sanırım seneye daha erken yeni denemeler yapacağız. Olur mu olmaz mı derken bir dünya pekmez kaynatmış olduk biz.....