.:

9 Ağustos 2018 Perşembe

Keçi boynuzu pekmezi yaptık bu kez


Şu doğal beslenme işleri ne zahmetli. Valla ülkede sağlıklı gıda olsa da keşke biraz rahat etsem diyorum zaman zaman. Pekmez, pesti, salça, tarhana, reçel...derken tüm yaz mutfak işleriyle geçiyor resmen. Bu yılki pis sıcaklardan mı bilmem isyanlardayım....

Bir de benim meşhur toz kabusum geri döndü. Yeni değil aslında haftalardır var da sıcaklarla cinnet geçirme noktasına gelmiş bulunuyorum. İnşaat yapacak ye kalmayınca evde dalga geçiyorduk "belediye artık ne yapabilir" diye. Evin az yukarısında ağaçlık alan vardı. Oraya otopark ve pazar yapmaya karar verdiler. Zaten bizim sokakta da en büyük sorun otoparktı.....haftalardır taş kırılıyor ve doğal olarak toz. 4 gün Urla'da kaldık ev kapalı. Mobilyalar resmen toz içinde. O derece yani...Buca'da evini yakan birinin haberini okursanız benimdir kesin.

Yeni konumuz keçi boynuzu pekmezi. İtiraf ediyorum bana kalsa hiç bu işe bulaşmazdım. Zaten çok da sevmem ama Devrim illa denemek istedi. Bahçe dışına 2 tane ağaç dikmişti, bu yıl epey meyvesi olunca pekmez fikri düştü aklına. Ne gerek var desek de yaptık.


Netten tariflere baktık. Önce keçi boynuzunu iyice yıkayıp kırdık ve bidonlara doldurduk. 2 gün su içinde beklediler. Balını salıyormuş sanırım. Sonra bahçede odun ateşinde kaynattık. Az bir kaynatmadan sonra meyvenin tadına baktık, şekeri kalmadığı noktada meyveler içinen çıkartılıyor. Meyesiz de epey bir zaman kaynadı pekmez. İşin ateş kısmına ben hiç dahil olmuyorum.


 Sonuç bu şekilde. Bizim meyveler çok iri değil, yani ballı değil sanırım. Pekmez tatlı olmadı. Ama satın alınların havası var kesinikle. Hoş içinde şeker yok deseler de insan emin olamıyor artık.



Yorumları Göster: