.:

13 Kasım 2017 Pazartesi

Fidel'in Yüzünden

Bu aralar hayatın günlük rutinleri dışında en çok yaptığım kitap okumak ve film izlemek. Akşam çocuklar ders çalışırken ya da tvde başka birşey seyredilirken odama geçip laptoptan filmlere dalıyorum resmen.
Sürekli takıldığım sitede film beyenemeyince dün netten "mutlaka seyredilmesi gereken filmler" diye arattım. Karşıma çıkan listeden Fideli'in Yüzünden filmini seçtim. Sadece afişine bakarak, küçük kızın ifadesi seçtirdi filmi. 2006 yapımı imiş ama ben daha önce duymamıştım. 

Konusu siyasi aslında. 1970 yılında İspanya'dan kaçan bir avukat ve gazeteci eşi 2 çocukları ile biraz burjuva bir hayat yaşıyorlar. Avukatın İspanya'dan gelen aktivist kızkardeşi, bir dönüm noktası oluyor ve 2 ebeveyn hayatlarını tamamen değiştiriyorlar. Önce büyük bahçeli evleri, rahat yaşantıları gidiyor. Anna'nın bu duruma tepkisi, daha 10 yaşında komünizmle tanışması, anne-babası ve farklı düşünen diğerleri arasında kalışları....

Film genel olarak çok güzel ama konusunu düşününce anne ve babanın ani değişimi 2 küçük çocuğun algılayamayacağı kadar keskin. Anna, Katolik okulundaki din derslerinden alınmış, evleri "tuhaf sakallı adamlar" tarafından Salvador Allende'nin Şili'deki rejimini destekleyici uzun siyasi tartışmalar yapmak için kullanmaya başlamıştır. Anna’nın, büyükannesiyle girdiği şu diyalog mesela diyalog;

Anna: Kim bu komünistler?
Büyükanne: Öğrenciler, işçiler, diğerleri gibi insanlar.
Anna: Peki ama ne istiyorlar?
Büyükanne: Her şeyi. Evimizi, üzüm bağlarımızı, paramızı, kıyafetlerimizi, oyuncaklarını.
Anna: Neden?
Büyükanne: Sanırım bizi sevmiyorlar.

Anna karakterini canlandıran Nina Kervel-Bey'in performansı muhteşem. Netten baktığım kadarıyla başka filmde oynamamış.


Filmi daha iyi anlamak için dönemi de iyi bilmek gerekiyor tabiki. Açıkcası ben o konuda eksiğim. Biraz okusam dönemi iyi olacak o yüzden...

Yorumları Göster: