.:

24 Şubat 2017 Cuma

Yaz; şunun şurasında ne kaldı


İzmir'de birkaç gündür  güneşli tam bir bahar havası hakim. Güneş beni o kadar mutlu eder ki haftalardır İzsu'yun açıp da kapatmadığı ve beni toz ev haline getiren kazı bile gözüme görünmez oldu nerdeyse....
Hoş bugün gri bir havaya açtık gözlerimizi ya olsun artık yaz kapıda. Sanırım şöyle bir ciddi soğuk daha yaşarız sonra bahar aylarının o renkli cıvıl cıvıl havasını solumaya başlarız.

Yaza bu kadar az kalmışsa gelişi hızlansın diye çağıralım o zaman.....






21 Şubat 2017 Salı

Lizbon'un Son Kabalacısı

Lizbon'un Son Kabalacısı, okuduğum en ilginç polisiye romanlardan biri. Aslında kitabı kütüphaneden alırken "kabalacı" kelimesine bakarak polisiye beklememiştim. Önce eşim okudu. Sıkıcıdır diye düşünüyordum kitap ama polisiye deyince şaşırdım.

Lizbon'da yaşayan Yahdilerden biri olan Berekiah'ın dayısının katilini arayışını anlatıyor kitap. Ortaçağ Avrupası'nda geçen kitapta, asıl hikaye cinayet olsa da Yahudiler'in saldırıya uğramaları, yakılmaları, yeni hıristiyan olarak din değiştirmeye zorlanmaları var arka fonda.

Bir tarih kitabı olarak seçmiştim Lizbon'un Son Kabalacısı'nı ama  modern polisiye kitaplarını aratmayan anlatımını çok sevdim. Yahudilerin büyük kayıplar verdiği (meydanlarda toplanarak yakılmışlar, sokaklarda öldürülmüşler, tecavüze uğramışlar) bir dönemi çok akıcı bir şekilde anlatmış Richard Zimler bence.

Kabalacılık;  değişmeyen, ebedi ve gizemli Ein Sof (Ebedî, her şeyden önce olan-Tanrı ) ile ölümlü ve sonlu evren (ve onun yaratılışı) arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlayan ezoterik Yahudi öğretileridir. (kaynak vikipedi)


20 Şubat 2017 Pazartesi

Okuma Şenliği ara rapor....

Kış dönemini Nilgün ve motifseverlerin birlikte düzenlediği Okuma Şenliği ara dönem raporunu verme zamanı gelmiş bile. Benim bu dönem fena geçmedi. Hem Deniz'in satranç turnuvasında beklediğim için hem de havalar kötü gittiğinden epey okudum...



1.Kategori(10 puan): İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği bir kitap.

Kış Leylekleri/ Günhan Kuşkanat/ Doğan Kitap/ 126 sayfa

3.Kategori(10 puan)İsminde bir şehir adı olan bir kitap.

 Lizbonun Son Kabalacısı/ Richard Zimler/ İletişim Yayınları/ 404 sayfa


7.Kategori(10 puan)İsminde bir hayvan ismi olan bir kitap.
 Ustadır Arı/ Yaşar Kemal/ Adam yayınları/ 274 sayfa

10.Kategori(10 puan): Kategorilerden bağımsız canınızın istediği bir kitap.

Otizme Çözüm Var/ Prof. Dr. Ahmet Aydın- Dr. Cem Kınacı/ hayykitp/ 235 sayfa
 12.Kategori(10 puan)Korku/Gerilim türünde bir kitap.
 Mahşer/ Stephen King/ Altın kitaplar/ 1216 sayfa
 17.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 40 puan)Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. [Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı]
Beyoğlunda Balıkların Ayak Sesleri/ Demir Toros/ Doğan Kitap/ 333 sayfa
Kar Manastırı/  Matthieu Ricard/ Doğan Kitap/ 121 sayfa
18.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 40 puan)Baş harfleri alfabeye göre sıralanan 4 kitap.

Can Dostumun Yolculuğu/ W. Bruce Cameron/ Yabancı Yayınları/ 389 sayfa

Dokuz Öykü/ J. D. Salinger/YKY Yayınları/168 sayfa

19.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 40 puan)Aşağıdaki ülkelerde doğmuş yazarlardan birer kitap. [Çin, Amerika, Japonya, Almanya.]
Dönüş Yolu/ Erich Maria Remarque/   Sander Yayınları/ 287 sayfa  (Almanya)
Dalgaların Sesi/ Yukio Mishima/ Varlık Yayınları/ 159 sayfa (Japonya)

20.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 30 puan)Türk yazardan bir üçleme veya aynı seriye ait üç kitap.
Yeni Yalan Zamanlar/ İnci Aral/ Can yayınları/339 sayfa 
12 kitap 4051 sayfa
120+40+ eşittir 160 puan

Bisikletli kutu


Ahşap yakma hevesim son sürat devam ediyor. Bu aralar ortalık sakinledi mi ya pinterestte yeni desenler araştırıyorum ya da yeni işler yapıyorum. Aldığım kutular bitmek üzere yeni şeyler almalı yakmalık....
Epey şey yaptım ama iş fotoğraflamaya geldi mi zor geliyor bana ki ben fotoğraf çeken biriyim. Birikenleri yavaş yavaş paylaşayım en iyisi dedim bugün...


Bisikletli temaları seviyorum ben. Hoş bisiklete binmeyi de seviyorum ama malum bu ülkede araba endeksli  kentlerde ne kadar binilebilirse...
Deseni havya ile yakıp biraz da renklendirme yaptım bu kutuda. Permanent kalemler kullandım renklendirmelerde yine...

Kutunun ön yüzündeki kalplerde ise başka bir kalem kullanmıştım ince uçlu diye. Malesef o kalem verniği görünce dağıldı biraz.
Amma velakin kutum yine pek sevimli oldu......


kullandığım havya yukarıdaki alet....

19 Şubat 2017 Pazar

Yine satranç turnuvasındaydık


Bu hafta sonu Kent Koleji'nin düzenlediği satranç turnuvasına katıldı Deniz. Neyseki satrançla olan soğukluğu geçti gibi. Her ne kadar sabah erken kalkmak zor gelse de hevesliydi bu kez.


Bu kez 8. oldu. İlk gün yaptığı hatlarla işini zora sokunca son maça çok heyecanlı girdi. Kazansa 3. olup kupa alacaktı, kaybetti maçı. Hiç kupası yok pek bozumuz ya neyse.... Bu arada maç tam 2 saat sürdü. Bu kadar uzun süren motivasyon.....cidden zor şey satranç bence.




17 Şubat 2017 Cuma

Mısır unlu kek

Bugüne kadar mısır unu ile hiçbirşey yapmamıştım ben. Hatta balık kızartırken kullanılır biz onu da pek sevmemiştik. Geçenlerde gluten hassasiyeti olan bir arkadaşım geleceğini söyleyince netten ne yapabilirim diye araştırma yaptım biraz. Mısır unu kullanabiliyorlarmış.

Mısır unu ile yapılmış kekler hep tuzluydu. Ben tatlı birşeyler yapmak istediğimden kendime göre takıldım biraz.
2 yumurta, yarım su bardağı süt, yarım su bardağı zeytinyağı, yarım su bardağından az şeker, yarım çay bardağı pekmez, aldığı kadar mısır unu.....Hem glutensiz hem normal ikramlıklar hazırlarken kabartma tozu eklemeyi unuttumuşum bu keke:)))
Çocuklar tadını sevdiler. Malesef o gün arkadaşımın acil hastası çıktığı için gelemedi ama. neyse geleceği zaman yeniden yaparız artık....



15 Şubat 2017 Çarşamba

Silüet bardak altlıkları

 Elimde kalan son dondurma çubukları da bardak altlığı oldular. Zaman zaman eve gelip de beğenenlere minik hediyelik oluyor bunlardan. Hatta geçenlerde eşimin kuzeni gelmişti, paletlerden yaptığım bardak altlıklarından 4 tanesini götürdü...


Bu kez siyah silüet görüntüsü için aldığım çıkışları yapıştırdım.  Bisikletli olan, araları kesmek için kullandığım ince uçlu bıçağımın ucu kırılmış biraz bekleyecek. Bu seri de fena olmadı bence.


14 Şubat 2017 Salı

Aşk.....

 Geldik yılın en önemli gününe....14 Şubat Sevgililer Günü. Teknik olarak böyle bir günde hediye çılgınlığı yaşanmasına karşıyım ben. Bir anda ihtiyaç olsun olmasın takılar, çiçekler, giyim vs alınıyor. Ki daha sonradan yapılan haberlerle de görüyoruz ya ciddi bir tüketim yaşanıyor bu hafta içinde...

Ama insanların birbirine hoşluklar yaşatması için bir bahane olabilir. Ben elişlerinde sevgiyi yazan-anlatan şeyler yapmayı seviyorum. Hoş benim odun koca bundan anlıyor mu cık...Olsun ben yapayım da yine....

 Geçmiş yıllarda yaptığım bir sevgi notluğu yukarıdaki. Girişe asmıştım hemen. Tüm ev halkına anlatmıştım. İşte buna notlar asacağız okuyacağız falan. Bir iki şikayet notundan sonra fatura tutturma yeri oldu kendisi:(((

 Yine salonumda odun dalları ile yaptığım resimlik. Hala duruyor ve güzelliklerime bakıyorum ben ondan...


 Etamin de en sevdiğim elişlerinden biri. Epey bir böyle panolar işledim. Birkaç örnek sevenlerine...

Kelebek misalidir aşk; Anlamayana ömrü günlük, Anlayana bir ömürlük! 
Nazım Hikmet Ran

Aşk, benim için de, benim gibileɾ için de, biɾaz fazla. Fazla güzel biɾ şey. Ne uçmak geliyoɾ elimden, ne de ötmek. Heɾ şeyden önce yiyip içmeye ihtiyacım vaɾ; halbuki, aşık oluɾsam yiyip içemem.
Orhan Veli

10 Şubat 2017 Cuma

Günün rengi gri olsun


Geçen hafta sonu Gölet'te çektiğim fotoğraflardan paylaşayım bugün dedim. Hava griydi o gün. Günün rengi de gri oldu doğal olarak.
Genelde  böyle kasvetli havaları pek sevmem ben. Şöyle maviler olmalı, bembeyaz bulutlar...Ama fena kareler çıkmadı o gün. Gölet'teki martılar sağolsun:)))




Ah bu kare net olaymış.....

8 Şubat 2017 Çarşamba

Zencefilli-zerdeçallı kurabiye


Ben genel olarak baharatları seven biriyim. Hatta kendim yaşarken (üniversite-çalışma hayatı) baharatsız yemeğim olmazdı hiç. Ama eşimin başta acıyla arası iyi değil diğerlerini de pek sevmez. Çocuklarla birlikte baharat kullanımım epey azaldı yani.
Son yıllarda sağlıklı yaşam adına bazılarını sıkça kullanmaya başladım yine. Ben ara ara yoğurtla çöret otu karıştırıp yerim ya da diğer baharatları. Ama çocuklar da tüketsin istiyorum. Onların sevdikleri gıdala ekliyorum bu yüzden bazı baharatları. Bir kaç yıldır zencefili kurabiyelerde kullanıyorum mesela. Şimdi zerdeçal da girdi potaya. Geçen gün biraz yaramaz ama nispeten sağlıklı bir kurabiye yaptım:)))

1 yumurta, yarım su bardağı zeytinyağı, 1 çay kaşığı zencefil, 1 çay kaşığı zerdeçal, 1 çay kaşığı tarçın, biraz susam, yarım çay bardağı toz şeker, yarım çay bardağı pekmez, aldığı kadar un...Yani içeriği hiç fena sayılmaz. Kolay şekilleri seven ben, hamuru yoğurup elimle sıkıverdim. Ağızda dağılan hoş lezzetli bir kurabiye oldu. Çocuklar da pek sevdiler....
 

5 Şubat 2017 Pazar

Satranç turnuvasındaydık biz


 İki gündür Deniz'le birlikte satranç turnuvasındaydım ben. Deniz bir ara çok keyif alarak gidiyordu. Ama bir yıl önce Buca belediyesinin düzenlediği bir turnuvada 3. olmasına karşın madalya töreni yapılmayınca (sonrasında da verilmedi) soğudu malesef. Arada kaç kez turnuva kaydı yaptırdım gitmedi. Bu kez razı ettim. Bence güzel bir strateji oyunu. Yeteneği de var. Keyif almasa gitsin istemem tabiki. Ama soğukluğu atması gerekiyordu. Bu kez 15. oldu. Altın ödülü vardı turnuvanın katılım çoktu o yüzden. Okullarda geliştirilmesi gereken bir spor. Kim bilir ne yetenekli çocuklar vardır.
Gölet'teydi turnuva. Orası güzel bir yer ama yağmur ve soğuk fenaydı bu haftasonu. Dıdı dıdı modunda kitap okudum Deniz'i beklerken.


3 Şubat 2017 Cuma

40'lı yaşlar

 Bir yaşa devirdim  dün. 43 oldum bakalım. 30'larımda bu yaş olayı biraz can sıkıcıydı. Artık cilt eskiyor, çocuklarla birlikte vücutta deformeler başlıyor. Ama 40'larımda çok rahatım ben. Bir iki küçük şey düzelse iyi olur ya yine de kendimi seviyorum. Beyazlar, kırışıklıklar doğal bir süreç bence. Sadece yüzümde (annemde de var) aşağı sarkma var ki onu düzeltebilsem mutlu olurdum. Devrim "amuda kalkacaksın" diyor bunun çözümü için.))) 

Eh kendime hediye kırmızılar paylaşayım bugün o zaman...Dün Ada ve Deniz'de bana pasta yaptılar. Misafirim gelecekti hazırlık yaparken onların kekini de pişirdim ben. Kırmızı kalpli kabımda:))) İkisi hırlaşa hırlaşa "sadece ellerimizi çek, biz görünmeyelim" diyerek yaptılar pastayı...







1 Şubat 2017 Çarşamba

Nihayet....


Daha önce paylaşmıştım bir kiracı sorunumuz vardı bizim. Önce minik yalanlarla kendini gösteren sorunlar kira vermeme ve devamında daha ciddi bir sürece kadar gitmişti malesef. Yaptıklarından rahatsız olup tee geçen şubat ayında çıkmasını tlep etmiştik kendisinden. O da bize tamam deyip  mart ayında ev tuttuğu söylemiş ve mayısta evi boşaltacağını belirtmişti. Bu arada nişanlısının yeğeni kız kaçırdı evde sakladı hadi çıkacak dedik. yalanmış.
Ciddi bir yasal süreç sonunda pazartesi kurtulduk. Bu arada semtimizin karakolunun yerini belledik ki bir kaçağı sakladı evde ve tabiki bu kez polise gittik ama neredeyse biz suçlanacağız. Sakladığı kişi küçük yaşta bir kızla birlikte olmuş, güya evlenmiş ama resmi değil. Sanırım hhala polisle sıkıntısı var ki kaçıyor polisten.
Arabanın lastiğine bıçak saplamalar, sürekli küfürler. Tehdit....Sıkıntılı bir süreçti malesef. Tabiki herşeyi polise kanıtlayamıyorsunuz. Bir polis bana açıkça 'yok mu eşinin tanıdığı dövdürsenize bir temiz" dedi mesela. Anahtarı verirken de avukat aracılığıyla tehditlerini sürdürmüş tabiki.
Valla insan tanımak ne zormuş. Yani minicik bir özet geçtim şurada artık insanlardan korkar oldum ben. Yazamadım bir sürü pis laftan, hakaretten sonra pişkin pişkin bize çattığını söylemesi adamın.....