.:

22 Eylül 2017 Cuma

Gün doğuyor ve batıyor.....

 Dili çözülüyor gecelerin..
Gölgeler kaçışıyor derine
Alıp sihrini bilmecelerin:
Gün doğuyor şehrin üzerine.

Korkarak saklanıyor bacalar,
Gün doğuyor şehrin üzerine;
Dalıyorlar günün gözlerine
Gözleri uykulu atmacalar.

Sallıyarak dallarını kavak
Yükseliyor her günkü yerine,
Gün doğuyor şehrin üzerine
Mavi bir ışıkla ağararak.

Gün doğuyor şehrin üzerine,
Renk renk hacimle doluyor her yer.
Bakıyor dağınık yüzlü evler
Hala yanan sokak fenerine.

Toprak kımıldıyor yavaş yavaş,
Gün doğuyor şehrin üzerine,
Bembeyaz gece çiçeklerine
Sabahla düşüyor bir damla yaş.

Ve bir deniz hücumu halinde
Gün doğuyor şehrin üzerine.
Orhan Veli Kanık

Zaman ne çabuk akıyor. Daha yeni okul heyacanı yaşarken birinci haftayı bitirdik bile. Yaşamadan günü doğurup batırıyoruz sanki!

Günlük telaşlar; geçim derdi, yemek-temizlik işleri, trafikte geçirilen süre, onu bunu öderken beklenen sıralar, sürekli beslenmek ve temizlemek üzerine kurulu bir düzen....unutuyoruz çok zaman yaşamayı. Kızarım bazen ev halkına bazı zamanları harcadıkları için. Ne olacağımız belli mi. Güneşin doğuşunu, batışını sonra da yıldızları seyretmeye üşenir benimkiler. Tarlada tüm gün çalışıp yorulup erkenden yatma mantığı.  

Geçen bir çocuğun konuşmaları paylaşılmıştı sosyal medyada. "hayat böyle olsun anne" diyordu çocuk. Abi, baba işe gitmesin, anne ablasına kızmasın, insanlar istediklerini yapsın. Ah be çocuk keşke hayat böyle olsa....