.:

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Harnuplu mufin



Yazma konusunda çok tembelim bu aralar. İlla evde birşeyler yapılıyor, iş güç bitmiyor ama iş bloğa yazmaya gelince neden bilmem bir isteksizlik var ben de şu günlerde. Ortam, gündem, duyarsızlıklar, insanlardaki kirlenme...Bilmiyorum işte. Ama az da olsa yazmak lazım ben bloğumu hep sevdim. Kaç kez tepkisel olarak bloglara yazmaya ara verildi hatta eskisi kadar blog kalmadı bile. Olsun blog dostluğu güzel. Buraya lazmak paylaşmak-dertleşmek güzel...


 Neysem gelelim sarı sarı paylaşımıma. Malum okullar bitiyor ve nerdeyse her dersin bir veda partisi oluyor. Çocuklar bu ara "anne veda partisi var birşeyler yapman lazım" talepleriyle geliyorlar. Çok da severim ya...Geçen yine mufin yaptım ikramlık sarı kabı kulanırken esti bol bol fotoğraf çektim.

Kakao yerine harnup tozu kullandım mufinde. Benimkilerin damak tadı alıştı severek tüketiyorlar. Özellikle alerjisi olanlar ya da bir tık daha sağlıklı kek yapayım diyenlere tavsiye ederim...
2 yumurta, yarım su bardağı şeker, 2 kaşık harnup tozu, yarım su bardağı süt, yarım su bardağından az sıvı yağ, kabartma tozu, aldığı kadar un.....


21 Mayıs 2017 Pazar

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.

Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz.

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Üzümlü kesme tahtası



 Ahşap yakma kesme tahtalarından epey bir yapmayı planlıyorum. Kesme tahtasına çok yakıştırdığım üzüm desenini çalıştım bir tanesine. Aslında bir kaç tane yaptım paylaşacağım yavaş yavaş. Havalardan mı bilmem üstümde bir rehavet var. Hiç yazı yazasım yok kaç gündür....


 Olay basit aslında. Hoşuma giden deseni çıkış alıp, kopya kağıdı ile tahtaya geçiriyorum. Sonra havya ile yakıyorum. Bu deseni çalışmak kolay oldu. Fazla ayrıntı yok ve çizgiler rahattı....


15 Mayıs 2017 Pazartesi

Çınarın Yaprakları

 Bugün paylaşacağım kitabı henüz okuyamadım malesef. Eve geldiği gibi (görülen bir kaç kareyi çektim) gitti kitap.

Ada'nın okuduğu İzmir Atatürk Lisesi'nin öğrencilerinin hazırladı bir kitap Çınarın Yaprakları. Ada'nın da bir hikayesi var. Sene başından beri edebiyat kursuna gidiyordu. Bir kaç hafta önce böyle bir kitabın hazırlandığını ve Ada'nın bir öyküsünün de kitapta olacağını öğrenmiştim. Ama geçen cuma günü Ada ben pazar günü için (7 mayıs) okulun pilav günü olduğunu ve orada görevli olduğunu söyledi. Ne olacağını tam bilmiyormuş vatandaş. Meğer stand kurulmuş hazırladıkları kitabın satışını yapıp imzalamışlar...Ve ben unu kaçırdım:(((

Neyse o günden beri kitabı ve  pazar günü çekilen fotolardan örnekler isteyip duruyorum. Yani insan kendi telefonuyla bir kare bile çekilmez mi? Fotolardan umut yok ama bir kitap getirdi. Getirdiği gibi annem el koydu. Yeniden al dedim bakalım ne zaman gelecek.


 Kitaplar güzeldir, okumak önemlidir. Hele ki oğlum hikaye yazmış pek kıymetli benim için. Hoş eskiden de yazardı ama işte bu teog, ağır dersler hep engel oldu birkaç yıldır. Umarım yeniden başlamasına vesile olacak bu edebiyat kursu...



13 Mayıs 2017 Cumartesi

Şık bir çekiliş


Kızımın Cicileri bloğundan Emine hanım kendi el emeği bu şık takılardan birini herdiye ediyor. Gerçekten çok çok güzeller:))) İlginizi çekiyorsa ayrıntılar için buraya bakabilirsiniz....

12 Mayıs 2017 Cuma

Yeşil yeşil sezon açılışı...

 Her ne kadar suyun altı da olsa  günün rengi yeşil oldu sanki. Burası Kalemlik Orman Kampı. Bizim yüzme olarak en sevdiğimiz yerlerden biri. Ancak bu gidişimizde fazla ve sevmediğimiz değişiklikler olduğunu gördük. Bir kere koca koca hoparlörler koymuşlar davullu zurnalı gürültülü eğlencemsi birşeyler oldu. Ki burası adı üstünde orman kampı....
Bir de piknik yapılan yerlere satış yeri gib ibirşeyler yapılmaya başlanmış bir de orda da müzik yayını olursa tam olur artık....


 Koca kış su altı kamerasını kullanmayı unutmuşum yeniden alışacağım artık.
 Kıyılarda dolanırkan bu deniz yıldızını gördük. Makinayı yanımıza almadan grmişiz denize. Neyse uzak olmayan eşyalara doğru yüzerken zınk diye durdum. Dikkatli baktım ve altımda resmen kocaman simsiyah bir vatoz...Korktum yani....Eşime dönüp çabuk gel dedim ve kenardan kenardan kıyıya yüzdüm:))) Ben göremedim ama gariban vatoz da haliyle bizden ürkmüş kanat çırparak çekip gitmiş. Eh fotoğraflayamadık haliyle...Bir daha makinesiz denize girmemeye karar verdik...


10 Mayıs 2017 Çarşamba

Tropikal iklimimiz

 Valla ben yaptım diye demiyorum iklim modelim güzel oldu. Zaten gören tüm öğretmenler de pek beğenmiş. Hatta proje ödevini veren sosyal öğretmeni sakla seneye konuyu işlerken bunun üzerinden çalışırız demiş.

Neysem. Orta okul öğrencisi olan bilir. Tam projelerin teslim terihleri bu aralar. Biz Deniz bey de sanki yapacakmış gibi 3 dersten birden almış. Genelde grupla yapılıyor bu tür ödevler ama grup bir türlü toplanamıyor. Deniz yap boz yapacaktı, yaptı aslında. Baştan beri yap boz zordur başka konu yok muydu desem de hırlaşacak ya benimle. Öğretmeni beğenmemiş en fazla 60 veririm demiş. Geldi mutsuz mutsuz eve yeni yapboz yapacağım diye.

Razı ettim iklimlerden birini yapmaya. Ödevi teslim için 3 günümüz var ve benim yatılı misafirim gelecek. Neyse krapon kağıtları ve tellerle kesik kesik yapraklı ağaçları yaptım.  Elişi kağıtları ile de muzumsu ağaçları Deniz'le yaptık. Bir tane de hazır yaprak aldık (bol yeşillik olmalı ya yetiştiremeyecektik)

 Evimiz direkler üstünde, bir de kağıt kayık yaptık ki öğretmen bir tek onu gerçekçi bulmamış. Ceviz kabuğu aklıma geldi de o bu derken kaynadı arada.

 Hayvan sıkıntımız yoktu zaten apıştırdık bol bol.

En sevmediğim şeylerdendir kağıtla kes-yapıştır yakmak. Eh serde mutsuz velet olunca insan yapıyormuş....


5 Mayıs 2017 Cuma

Mavinin zamanı geldi sanki

 Havalar iyice ısınmaya başlamışsa, mavinin zamanı gelmiştir bence. Hoş benim kriterlerime göre denize girmek için geç bile kaldık ya....

Bir son dakika notu ekleyeyim yazıma. Dış mihraklar bu yıl benim denize girmemi istemiyor....Şaka bir tarafa bu pazar kesin denizle buluşmamızı gerçekleştireceğiz dedik. Fırtına çıksa bile ben denize gireceğim diye inat ettim, Ada okuldan geldi ve pazar günü işi olduğunu söyledi. O gün okulun pilav günü varmış, bunlar da bir öykü kitabı hazırlamışlardı. Ada'nın da yazdığı öykü var kitapta. Dolayısıyla vatandaş görevli. Şimdi nasıl çocuğu bırakıp gidersin denize...





3 Mayıs 2017 Çarşamba

İten adam telefon standı

 Şu aralar her yerde olan telefon standı olayına ben de girmesem olmazdı sanırım. Pinterestte sıkça rastladığım iten adam modelini bu nedenle gözüme kestirmiştim zaten. İlk denememi şöyle kalınca bir parçada yaptım. Dolap parçası gibi sağlam, arkası önü beyaz kaplama birşeydi.
Şekli çizip dekupaj testeresi ile kestim. Sonuç aşağıda....

Dekupaj testeresi kaba olduğundan ince detaylarda oldukça zorlandım. Dönüşlerde adamın kafası düzleşti mesela:))) Tam düz kesmiyor ya da doğrusu ben düz tutamadığım için sonradan ayakların bastığı yeri epey bir zımparalamak durumunda kaldım. Şekil tamam ama beklediğim kadar güzel olmadı. Kıl testeresi ile aynı adamdan birkaç tane kesip yapıştırarak deneyeceğim bir tane de. Aslında hafta sonu yapacaktım onu da kesim yapacak materyalim kalmamış.




Dekupaj testeresi yukarıdaki gibi birşey. Bizimkinin markasına dikkat etmedim ama Devrim çok kaliteli olmadığı için zor kestiğini söylemişti.