.:

24 Nisan 2017 Pazartesi

Bir 23 Nisan daha...

 Biraz daha mı umutluyduk bu 23 Nisan öncesinde? Daha coşkulu kutlamaya hazırlanıyorduk belki de. Malesef evdeki hesap çarşıya uymadı. Aslında uyacaktı da uydurmadılar. Neyse.

Çocuk olmak güzel, çocuk kalabilmek daha güzel. Malesef ben çocuk kalamayanlardanım. Mesela eşim 48 yaşında hala kaydıraktan kaymaya çekinmez, salıncakta sallanır. Ada da pek çocuk olamadı-olmadı. Çok çabuk büyüdü, bazen kardeşine bile kızar çocukta davranıyor diye. Çocukla çocuk olabilmek, çocukca sevinebilmek. Dünyayı çocuklar kurtaracak kesinlikle. Güzel çocuklar, zihinleri açık, okuyan, düşünen çocuklar. "çocuk işte" diye aşağılamadan değer vererek büyüteceğimiz çocuklar...

Bizim evin de asla büyümeyecek (babamız dışında) bir çocuğu var. Deniz. 6. sınıfta bu yıl. Koroya girmişti ve çok güzel 3 parça söylediler. Şu kaçak minik ise sosyal öğretmenimizin oğlu, dönüp bakmadı ki öyle de çekeyim...


 Deniz iki ödül aldı ayrıca. Biri İzmir Koleji'nin düzenlediği Kraliçeyi Kurtarmak kitap yarışmasında 5. olduğu için Türkçe öğretmeninden, diğeri de okul satranç birinciliği. Okul içinde de olsa ilk birinciliği ya ağzı kulaklarındaydı. Ne kadar kolay çocukları mutlu etmek. Biz büyükler pırlantalar, pahalı telefonlar, arabalarla bile mutlu olamazken bir madalya ve kitap şu çocukların gözlerinin içini nasıl da güldürüyor...Nasıl güzel bakabiliyorlar dünyaya:)))


Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler
Nazım Hikmet