.:

9 Mart 2017 Perşembe

Filiz Hiç Üzülmesin


Bazı kitapları okuduğumda, kendi ihmalkarlığıma çok kızarım. Ben epey bir zaman önce Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı yusuf kitaplarını okumuştum ama hayat hikayesini hiç merak etmemiştim. Ne hoş bir adammış oysa....
Filiz Hiç Üzülmesin yine böyle bir kitap oldu benim için. Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali babasının anısına hazırlamış kitabı. Babasının çektiği  fotoğraflar, mektuplar, Filiz'in anıları var kitapta.

Sabahattin Ali için dünya bir tarafa kızı bir tarafaymış anladığım kadarıyla. "Ruhum Filizim" diye hitap ediyor bir mektubunda mesela.


Yazarın ailesiyle son fotoğrafı.....

1948 yılında öldürülen yazarın bir mezarı bile yok malesef. Devlet ne kemiklerini ne de öldüğünde yanında bulunan eşyalarını vermiş ailesine. Filiz, 1993 yılında yani elli altı yaşındayken, kırk beş yıl önce babasının ölüsünün bulunduğu köye gidiyor. Sabahattin Ali için bir etkinlik düzenlenmiş o zaman. Bir genç kız yanına gelmiş ve babasına ait Kodak marka fotoğraf makinasını kendi babasının polisten satın aldığını söylemiş. Ama Filiz o kızı bulamamış daha sonra.


''babam için uzun yıllar hiç gözyaşı dökmedim, çünkü o ''filiz hiç üzülmesin...'' demişti. ama denizler asıldığında, sinanlar, mahirler öldürüldüğünde çok ağladım, yıllarca gözpınarlarımda babam için biriken gözyaşları durmadan aktı, aktı...''

" Öldürüldüğü çatağın yakınındaki bir düzlüğe, arkasına Istıranca ormanlarını dayamış koskoca bir kayaya üzerinde “Başım dağ/ Saçlarım kardır / Benim meskenim dağlardır” yazan mermer parçasını gömüyor Filiz Ali. Tıpkı 1931'de Dağlar şiirinde söylediği gibi, Sabahattin Ali o çok sevdiği dağlarını mesken tutuyor. “Yerim soran bulunursa / Benim meskenim dağlardır ”