.:

23 Haziran 2017 Cuma

Güneşin rengi....


Oralar nasıl bilmiyorum ama İzmir yanıyor resmen. Bir anda bastırdı sıcaklar. Daha da artacakmış önümüzdeki günlerde. Resmen eve tıkılı kaldık. Dün markete kadar gidip geldim ki birkaç saat beynim kaynamaya devam etti resmen. Dışarıda çalışmak zorunda olanlar, direksiyon başındakiler....hepsine kolaylıklar dilerim. Ekmeklerini alın teriyle kazanıyorlar resmen.

Bu sıcakta günün rengi ancak güneş olur gibime geldi...






20 Haziran 2017 Salı

Biraz da saksılar renklensin...

 Benim saksılar genelde plastik olanlardan. Siyah ya da kanverengi. Hazır beyaz boya hazırlamışken onları da birkaç kaç boyadım. Sonra da akrilik boya ile kafama göre renklendirdim. Hatta Deniz beyi de çağırdım gel yardım et diye ya nerdeee..ne güzel aktivite olurdu aslında.






19 Haziran 2017 Pazartesi

Balkona dokunasım geldi......

Evdeyiz, havalar sıcak, hep kitap oku oku olmuyor. Balkon gözüme gözüme batmaya başladı:))) Bu dolap bize bir yerden gelmişti.  Dışı yıpranmış ama kasa çok sağlam. Eski mobilyalar daha bir sağlam oluyorlar zaten.  hHatta bunun yarısı daha var kesip taşımıştık çok büyüktü çünkü.
Ben ilk geldiğinde dışını yapışkanlı kağıtla kaplamıştım ama baloncuklar oluştu ve pek sevememiştim. Tüm kışı öyle geçirdi.
Daha önce sandığımda denediğim boyayı derzle karıştırıp yapılan tekniği uygulamaya karar verdim. Chalk paint de deniyor. Hazır boyaları var hatta.  100ml boyaya 1 kaşır derz ve gerektiği kadar su karıştırılarak hazırlanıyor boya. Tek gıcık tarafı uzun süre karıştırma istiyor.  Kaç kat boyanacağı mobilyaya göre değişiyormuş. Benimki 3 kat da böyle oldu. Çok daha ince işçilik isteniyorsa zımpara gerekir diye okudum. Ben balkonda kullandığımdan bu durumu es geçtim....


 Görüntü cidden değişti içim açıldı. Plastik saksılara da dokundum onların üstünü de renklendireceğim.
(Fotoğrafa bakınca fayanslar pek kötü göründü gözüme. Toz yiye yiye kararmış gariplerim. Onlara da dokunmalı)


16 Haziran 2017 Cuma

Yine baharı atladık sanki...


İzmir yanıyor. Öyle böyle değil. İnanılmaz boğucu bir hava var. Bahar mevsimi şöyle ce dedi geçti yine. Bir anda yerini sıcaklara bıraktı. Şöyle su altında olsak valla ne iyi olur. Serin serin...

Geçen cumartesi Urla'da az bir girip çıkmıştık. Malesef bu yıl daha doyasıya giremedim şu suya. Dip o kadar iyi değil Urla'da. Görüş sınırlı olsun su olsun da.....



15 Haziran 2017 Perşembe

Bildiğin klasik poğaça....

Geçenlerde Deniz'in okul gezisi vardı ve evden yiyecek hazırlamamız gerekiyormuş. Poğaça, kek  düşündüm doğal olarak. Doyurucu olsun. Bir gün öncesinde de pinterestte bir tarife denk gelmiştim. Şekil çok hoşuma gitmişti. Burada...https://tr.pinterest.com/pin/50384089564194148/.
Klasik mayalı poğaça hamuru hazırladım önce. Ben 1 paket kuru mayayı  1 su bardağı ılık suda, az şekerle  bir 5 dakika kadar mayalandırıyorum. Daha sonra 1 su bardağından az zeytinyağı (süt kaymağım vardı bu kez yarım su bardağı kullandım o yüzden) tuz, 1 subardağı ılık süt ve un ile hamuru yoğurdum. Kapalı olarak mayalandırdıktan sonra şekil verdim. Çoğunu her zamanki gibi yaptım.  9 tanesini de bu kalıplarda. Benimkiler sanki başka bir şeymiş gibi bunu daha çok sevdiklerini söylediler...




12 Haziran 2017 Pazartesi

Tarlada teknoloji devri

 Bu hafta sonu çok yoğun ve yorucu oldu bizim için. Hoş daha işler bitmedi ya. Karneleri aldık tarlaya yollandız biz. Cumartesi çalışmanın dibini gördük. Görüldüğü gibi öncelikle artık bir elektriğimiz var. Benim kötü koca netten panelleri, aküyü, gerekli diğer şeyleri almıştı zaten. Bu hafta bağlantılarını yaptı. Bir de mini buzdolabı aldık. Güneş enerjisiyle hem dolabımız çalışacak, hem su pompası hem de ışık olayı olacak.

Hala pek çok yer serin olsa da ortalığı sel götürse de buralar pek yağmur uğramamış. toprak çatlamış resmen. Neyse ki pompa sayesinde kova kova su taşımadan nispeten daha kolay oldu bu kez sulama.

Çok dağınığız:))) Ben oda ve mutfağı temizleyip, boyadım 2 seferdir. Herşey dışarlarda. Ardiyeyi toplamak ayrı bir mesele oldu:)) Salaş ama şuranın huzuru hiçbir yerde yok. Bugün sabahın yedisinde belediye betop dökme aletlerini dayamış garaja şu saat oldu gürültü bitmedi daha.

 Bu yıl çocukların okulları ve havaların dengesizliğinden tarlaya az gidebildik. Haliyle fazla doğal olmuş... Her yer yulaf, yukarıdaki çiçekler. Ben oda temizliği dışında bunları orakla kesmekle görevliydim. İnsanın belini-elini tüketiyor. Geçimini tarımla sağlayanların işi çok çok zor. Ne yapılan emek ne de masraf; mümkün değil karşığılını almıyor.



8 Haziran 2017 Perşembe

Cinlerle Yolculuk





Karısıyla sorunlar yaşayan, hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen, kökenleri olan Sudan'dan tamamen kopmuş, ailesiyle uzak bir adamın 7 aşındaki oğluyla yaptığı amaçsız bi geziyi anlatıyor kitap. Böyle deyince sıkıcı gibi. İsmi dikkatimi çekmişti raflarda. Sıkılırım sanki bu kitaptan diyerek okumaya başladım ama bir solukta bitti.

Sudan asıllı İngiliz yazar Jamal Mahjoub,kitaptaki karakter gibi Sudanlı bir baba ve İngiliz bir annenin çocuğu. Kitaptakilerin ne kadarı kendini anlatıyor belli değil. Ama Yasin karakteri kendini tamamen kaybetmiş gibi. Eski bir arabayla bilinmeze yaptıkları yolculuk anıları da beraberinde getiriyor. kitap sürekli eskiye dönüyor ama geçişler çok çok iyi.

"Gerçek tıpkı bumarenga benzer, ne kadar kuvvetle fırlatırsan, o kadar kuvvetle döner sana gelir ve mutlaka geri döner."


"İnsanın hayatta ne yapmak istediğine karar vermesi yıllar sürer.
Zaman kimseyi beklemez…"

"İnsan nereye giderse gitsin, dertlerini de yanında götürür. Buna nişse denir, şeytana benzeyen küçük yaratık."

"Genç bir anne baba ilk çocuklarının adını ne koyacakları konusunda anlaşamıyorlarsa, büyük ihtimalle bu (…) gizlenen başka bağdaşmazlıkların işaretidir."

6 Haziran 2017 Salı

Can sıkıntısından eski sandığı boyadım...

 Bu sandığın boyanmasının nedeni tamamen can sıkıntısı. Aslında boyasam mı diye daha önce de düşünmedim değil. Değil de daha araştırılacak, öğrenilecek falan....Ama işte kadın milletine eser ya bazen uzun zamana yayılacak şeyi hemen yapıp geçiverir. İşte öyle bir şey.
Neyse esti bana yine içini boşaltıp (içi de nasıl dolu anlatamam. Malum çeyiz olayları eskiler alırdı hep. Benimkinde de bir koca bohça dantel, hiç kullanmadğım bardak, tabaklar...örgü patikler, yazmalar...) Balkona çıkardım önce kavlamış yerlerini kazıdım. Sonra nette bulduğum bir ölçüye göre boya ve derzi karıştırdım.
3 kahve fincanı boya, 1 kahve fincanı derz, 1 kahve fincanı ılık su
Benim gibi terelelli birine o karıştırma aşaması tam bir işkenceydi. Çünkü iyice karıştırılması gerekiyor ki pütürlükler kalmasın.
İlk kat yukarıdaki gibi oldu

2 kat sonrası

 Burada amaç eski mobilyayı zımparalamadan boyamak. Tebeşir boyası da deniyor. İşin hakkını vererek yapanlar muhteşem sonuçlara imza atıyor. Koca gardrop boyayanlar var... Yeşil akrilik boya karıştırdım daha sonra. Ton koyu geldi aşağıdaki gibi açtım. Çeşitli yerlerini mutfak süngerinin yeşil tarafıyla zımparalayarak eskitme moduna getirdim.

 Öylesine tvnin altına koymuştum ev halkı tv ünitesini geri istedi. Deniz ''anne bu eski görünüyor' dedi. Eeee amaç oydu zaten. Ben rengini sevdim ya ev halkı yeniliklere pek açık değil. Sonuçta denemiş oldum eski birşeyde kendimi.



5 Haziran 2017 Pazartesi

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.

Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz.

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Haziran 2017 Pazar

Çekiliş hediyem


Kozmetik Psikolojisi'nin 2. yaş çekilişinin talihlisi bendim. Aslında bir hobi bloğu olmam nedeniyle kozmetik bloglarını pek tanımıyordum. Blog dayanışması yoluyla pek çoğunu takip eder oldum ve epey faydalandığımı itiraf etmeliyim. Makyajı çok sevmesem de yaşla birlikte bazı ihtiyaçlar olmaya başladı. Almayı düşündüğüm bb krem de çekiliş hediyelerimden biri mesela. Tekrar teşekkür ederim bu güzel hediyeler için:))))

2 Haziran 2017 Cuma

Gökkuşağı

 Gökkuşağını görüp de mutlu olmayan var mıdır acaba? 43 yaşıma geldim ben her gökkuşağı çıkışında çıkarım dışarı mutlaka seyrederim. Bazen fotoğraflarım hatta. Geçen cumartesi tarlada başıma gelense mutluluk ötesiydi. Ağzım kulaklarımda seyrettim şu görüntüyü....

Hava hep karanlıktı zaten tam biz işleri bitireceğiz dönüş yapacağız dağlardan resmen sis  bulutu bize doğru gelmeye başladı. Eşim "Saadet yağmur fena geliyor toplan" derken ben yüzümde kocaman bir gülümseme "ne güzel ıslanacağım" modundaydım.
Çok ilginç birdoğa olayıydı. Dağlardan sis geldi geldi tepemize boşaldı resmen. Mutlu mutlu yağmurda ıslanırken (ki dinmemişti) bu kez şu muhteşem görüntü çıktı ortaya.

Ben en iyi görüntüyü alacağım diye tarlanın içinde tur atan bir tip. Bir taraftan kapak gibi birşeyle makinamı korumaya çalışıyorum.Gökkuşağını tek karede almam mümkün değildi. 2 karenin panaromik görüntüsü bu. Dar zamanda epey bir kare çekmişimdir.

Bu arada benim erkekler ne mi yapıyardu? Üçü de arabanın içinde benim işimin bitip eve dönmeyi bekliyordu. İçi geçmiş hepsinin....

......Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar; Ama rengarenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar. Hz. Mevlâna

......Kadınlar gökkuşağı gibidir.Tek bir rengini yok sayarsan,tüm renkleri birbirine karışır. Nazım Hikmet Ran



31 Mayıs 2017 Çarşamba

Çöl Çiçeği


Aslında bu aralar bol bol kitap okumama karşın pek okuduklarımı paylaşamadım. Ama Çöl Çiçeği'ni es geçmek istemedim. Kitabı da yazarı da çok önceden duymuştum da okumak bugüne kısmetmiş. Geçen gün bir toplantı için Deniz'in okuluna gitmiştim. Müdür yardımcısına selam verdim. Konuşurken "kitap al istersen"  dedi. Odasında bir dolap dolusu kitap vardı. 3 tane seçiverdim:))) Okuyup iade edeceğim tabiki.

Waris Dirie tanınmış bir top model aslında. Top modelliğe gelişi ise çok zahmetli olmuş. Bunları anlatsam kitabı anlatmış gibi olacağım çok ayrıntıya girmek istemiyorum. Ama dikkatimi çeken bir paragraf vardı ki ne kadar doğru. Dirie, günümüzde insanların bir başağrısı yüzünden bile çalışamadıklarını söylüyor. Oysa onlar çöllerde su aramak için günlerce yürümek zorundalarmış. Dirie, 4 yaşında deve ve domuz gütmeye başlamış....

Kitap Somali'deki yaşamı ve Dirie'nin top modelliği yükselişini anlatsa da asıl hedef kadın sünneti sanırım. Genital sakatlık olarak tanımlanan sünnetin bilinen hiçbir faydası yok.

 UNICEF’in en son yayınladığı (2013) kadın sünneti raporuna göre dünyada 125 milyondan fazla kız çocuğu ve kadın sünnet edilmiş durumda. 30 milyon kız çocuğu ise önümüzdeki on yılda sünnet edilme tehlikesiyle karşı karşıya.

 Hatta kadın sünnetinin ABD, İngiltere gibi ülkülerde oduğu da biliyor. Afrika'dan getirtilen sünnetçiler toplu sünnet törenleri ile işlem yapıyorlarmış.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu kesme tahtasını kendime yaptım

 Bu kez kendime yaptığım kesme tahtası bloğumda. (Bunu instagramda paylaşmıştım, karıştırdım artık neyi nerde paylaştığımı. Bu kadar çok paylaşım yerinin olması kötü bir yerde.)

Neyse çok sevdiğim bir desen bu. Pinterestte bulmuştum. Benim bir tahtam vardı arkasında minicik bir desen çalışmıştım. Ahşap yakmaya bu kadar hakim olmadığım zamanlardı. Tahtamın diğer tarafına da yukarıdaki deseni çalıştım. Artık asıl amacıyla kullanılmıyor:)))

Desenin çıkışını alıp kopya kağıdı ile tahtaya geçiriyorum. Sonra da yakıyorum.
 Sevgili havyam:))))
 Bol bol detay çektim. Karışık ve detaylı olduğu için yapımı biraz zaman aldı. Hem bileğim ağrıyor  hem de alet çok ısınıyor. Yapa yapa artık çizgilerim de düzelmeye başladı.






26 Mayıs 2017 Cuma

Günün rengi nar kırmızısı olsun mu?


Nasıl güzel bir çiçektir. Hele rengi......Sanırım meyve çiçekleri içinde benim en sevdiğim. Bir arı nar çiçeklerinin etrafında dolanırken çekmemek olmazdı...



 Bu arada nette bir de bunları buldum ben.

Nar Çiçeği Çayının Faydaları:
* Nar meyvesi gibi nar çiçeği de C vitamini deposudur. Vücut direncini artırır ve grip, soğuk algınlığı için çok yararlıdır.
* Kanı temizleme özelliği vardır.
* Öksürük için nefes açıcı ve rahatlatıcı özelliğe sahiptir.
* Kan şekerini düzenler. Kan şekeri düşüklüğüne iyi gelir.
* Ölü hücreleri yenileme özelliği ile vücuda direnç verir ve güzelliğiniz içinde çok faydalıdır.
* Yüksek tansiyona iyi gelir.
* Böbrek hastalıklarına ve böbrek iltihabına yararlıdır.
* Vücutta oluşan kireçleme için fayda sağlar.
* Sindirim sistemi ve bağırsak hastalıkları için iyidir. Bağırsaklardaki kurtları ve solucanları düşürmede etkilidir.