.:

30 Nisan 2016 Cumartesi

Kelebek....


Doğada en sevdiğim canlılardan biridir kelebekler. O kadar güzel görüntü veriyorlar ki... Ama kelebekleri her zaman böyle dala konmuş bulmak pek mümkün olmuyor. Okuduğum kadarıyla sabah erken saatlerde çekim yapmak gerekiyormuş. Eh bu da her zaman  olmuyor. 

Geçenlerde tarlada bu güzellik bana poz verdi ama:))) Ah ne mutlu oldum bilemezsiniz. Epeydir kelebek çekmemiştim. Hoş birkaç dakika kalıp kaçtı ama olsun. Bana yetti.....

 Tam uçarken......


Kozmetik Psikolojisi çekilişi....


Kozmetik Psikolojisi bloğunun güzel bir çekilişi var. 1. yaşını kutluyor bloğunun. Katılmak isterseniz buraya bakabilirsiniz....

27 Nisan 2016 Çarşamba

Bugün ve yarın TEOG günü


Türkiye'de yaklaşık bir buçuk milyon öğrenci ve onların ailesi çok heyecanlı bu sabah. Bugün ve yarın TEOG sınavlarının ikincisi var. Çocuklarımız 6 sınava girip 4 yıl okuyacakları liseleri belirleyecekler. Yaşayacakları stres, sıkıntı, gereksiz gürültü.....Bir sürü şey bu sınavlardaki başarılarını etkiliyor malesef. Türkiye'deki eğitim sisteminin neresinden tutsan elinde kalıyor. Ya neyse bugün tartışmayalım bunları....

Ada ve sınava giren tüm öğrencilere başarılar. 7 aydır hatta geçen yıldan bu yana çalıştınız, yoruldunuz....Umarım hepiniz hakettiğiniz eğitimleri alabilirsiniz....


GÜNCELLEME.....Ada güzeli bir kaydırma falan yapmadıysa toplamda 3 yanlışla sınavlarını bitirdi bakalım. İlkinde de 5 yanlışı vardı. Şimdi resmi sonuçları bekleyip tercihimizi yapacağız....

25 Nisan 2016 Pazartesi

Deniz mevsimini açtık

Yukarıdaki kare dün tarladan. Cumartesi deniz, pazar tarlada çapa...

Nihayet deniz mevsimini açabildim:))) O buz gibi sulara girmek inanılmaz rahatlatıyor beni. Şubatla birlikte deniz krizim başlar, kokusu gelir adeta burnuma. Bu yıl hava güzelken bizim durumumuz müsait olmadı  ya da ahava bozdu derken giremedik daha önce. Aslında çok yerde giriliyor epeydir...

 Ada gelmedi bizimle. Yarından sonra teog var o tam krize girdi. Hem ders çalışacağım eksiklerim var diyor, hem canı istemiyor...Zırlayıp duruyor resmen. Ne desek fayda etmedi. Uyku düzeni sefil durumda. Bilgi eksiği yok, kesin eminiz. Ama hata yaparsa bu stresten yapacak. Bir de uykusuzluktan...

 Ada gelmeyince eve yakın sahile gidip bir kez girip çıktık. Biraz top oynadı baba-oğul sahilde. Ben de fotoğraflar çektim falan..


22 Nisan 2016 Cuma

Güzel bahar....


Bu hafta koptum bloğumdan biraz. Aslında genel olarak nete az girdim. Ara ara cepten baktım ama oradan yorum yazamıyorum...
Bu sıralar hem okulda işlerimiz var. 8'leri mezun ediyoruz malum okul aile birliği olarak yer ayarlama, ayrıntılar....Gezimiz de olacak Matematik Köyü'ne falan. Onlarla uğraştık biraz.

Ayrıca yan taraftaki tak tak gürültüsü de beni bezdirdi. Geçen haftaki kavgalarımdan sonra bu hafta hem akşam 7'de işi bitirdiler. Ben o saatten sonra camları açıp evi silip süpürüyorum. Balkon felaket, ev toz kaplandı resmen. Üstüne rüzgar da eklenince ohh....
Şimdi öğle arasındalar. Camımı da açtım, kuş cıvıltıları eşliğinde bahar kareleri paylaşayım dedim....



Tostoparlak arı gibi renkleri var ama aı değil sanırım. Dalmış çiçeğin içine....

18 Nisan 2016 Pazartesi

Tavuk yumurtalığım


Bu hafta hep şu yandaki tak tak olayları yüzünden yaptıklarımı pek paylaşmamıştım. Geçenlerde  Pinterestte gördüğün bir şeyi tıklayıp sayfalarda dolanırken denk geldim bu sevimli şeyi. Googla görsellerde arattım ama

Önce ekrandan şekli kağıda geçirdim. Sadece tavuğun ön ve arka parçaları ile civcivi. Kıl testere ile kestim bu parçaları. Orta yuvarlakları da tahmini bir ölçü kullanarak kestim. Şu yumurtaların konduğu delikleri keserken ölçüyü kaçırmışım yine. Yaptırmasınlar bana böyle ölçme işleri olmuyor işte:((((
Alt yuvarlak biraz daha büyük. O parçayı peçete ile kapladım. Diğer parçaları da boyadıktan sonra yapıştırdım.
Acayip sevdim bu şeyi. Bir ara yeniden kesip anneme de yapacağım aynısından. Bu kez yuvarlaklar biraz daha büyük açılabilir. Ölçü işi Devrim'e yaptırılır....Adam mühendis tin tin düzgün yapıyor bu işleri:))
Havalar sıcak şimdilik boş duruyor mutfakta ama kışın kullanılabilir sanırım. Ya da uygun strafor bulursam çocuklara boyatıp o şekilde kullanabilirim...




16 Nisan 2016 Cumartesi

Bizdeki durum budur

 Şu altta görünen yeşil ev bizimki. Bizdeki durum budur. Zemin inanılmaz kayalık. Hatta bugün mimar bir arkadaş geldi baktı "bu iş kolayla bitmez" dedi....Oradaki ağaçların bir kısmı gitti. Bir kısmı şimdilik kurtuldu ama durumları belli değil. Bugün 2 kırıcı getirmişler, biri kırıyor biri yüklüyor toz ve gürültü eş zamanlı yani.
Dün geç saatte çalışmaya kalkınca okkalı bir kavga ettim. Tam deli karı modundayım ama gün içindeki çalışmaları için malesef yapacak birşey yok. Çekecekmişim:(((


14 Nisan 2016 Perşembe

Bu yaz fazla sıcak geçecek.....

 Malesef evimize bitişik bir inşaat çalışması başladı pazartesi günü. Öyle böyle değil ekskavatörle taş kırılıyor saatlerce:((( Dün de harfiyatın ilk çıkan kısmı kamyonlara yüklendi nasıl bir toz. Saat 10'a gelirken hala çalışmayı bırakmayınca kavgaya gittim ben tabiki. Çocuklar okula gidecek gürültüden uyuyamıyorlar. İnsanları anlamıyorum onca ev var kimse çıkıp sesini çıkartmıyor. Ki yasaya göre 7'den sonra çalışamazlar. Tamam inlanların arazisi değerlendirecekler ama uygun şartların sağlanması lazım. Devrim bile "napayım nasıl olsa yapılacak" diyor. Ben "deli karı" profili çizerek önüne gelenle mücadele etmeye çalışıyorum...  Bugün de epey bir yere şikayet ettim bakalım ne olacak. Ne toza ne gürültüye karşı hiçbir önlem almadan öylesine çalışıyorlar.....

Neyse dün Devrim bir günlük izin aldı ikimiz tarlaya çalışmaya gittik. Çocuklar günün çoğunu okulda geçirdiğinden içimiz rahattı tabiki. Nasıl sıcak hava sanki temmuz ayı. Bir de toprak çatlamış, iyice kurumuş. Bu yıl tarım yapanların işi cidden zor. Ne doğru dürüst kar yağdı ne de nisan yağmurları henüz yüzünü göstermedi. Tabiki biz tüketicilerin işi de zor. Her şey ateş pahası olacak orası kesin. Alan var alamayan var. İşte her yer bina olursa, ağaçlar sürekli kesilirse olacağı bu....

Yukarıdaki kareyi de salı günü çekmiştim. Evin yanlarındaki ve kaldırımlara da ağaçlar dikmiştik biz bu evi alınca. Dut, keçi boynuzu, demir çamı, mazı, defne... İnşaatın olduğu alındaki ağaçlarım malesef söküldü. Ki büyük ihtimalle inşaat bitişik nizam değil. Adam bilip bilmeden sökmüş. Söktükten sonra biz uyarınca "sorayım bilmiyorum" dedi....İşte zihniyet bu. Önüne ne gelirse yık...

 Dün çok çalıştık tarlada. Bunlarda dünden 2 kare. Aslında çok çekim yapabilirdim ya öncelik zeytinlerin dibinin çapası olunca.....Hala ellerim ağrıyor ya bir kere daha gittik mi bitecek inşallah tüm çapa işi...


11 Nisan 2016 Pazartesi

Sineklerin Tanrısı


Ne zamandır okumak istediğim ama bir türlü denk gelmeyen bir kitap Sineklerin Tanrısı. Kitabı bir heves elime aldım ama o da ne tam bir çocuk kitabı. Devrim sordu "kitap nasıl" diye. Ben de çocuk kitabı olduğunu söyledim ona:))) Nasıl sıkılarak okudum ilk gün anlatamam. Yine de kolay okunduğundan hızlı gidiyor. Neyse işler daha sonra değişti. Konu ilerlerikçe pek de çocuk kitabı olmadığını anlayıp merakla sarıldım kitaba:)))

Savaş sırasında güvenli bir yere götürülmekte olan çocukların uçağı bir ada üzerinde saldırıya uğrar ve düşürülür. Başta bir çocuk kitabı havasında lider seçilir, görevlendirmeler yapılır. Günler ilerledikçe çocukların içindeki vahşilik açığa çıkmaya başlar. Sadece bir akran zorbalığı değil tabiki bu vahşilik. Çocuk bile olsalar içlerindeki öldürme, saldırma gibi ilkel dürtüler açığa çıkmaya başlamıştır. "çocuklar melektir" tezini gayet iyi çürütüyor kitap bu noktada. Hatta Jack karakteri tam bir diktatör portresi çiziyor....

Yani kısacası okunmalı bu kitap. 


Bahçemin en güzel mevsimi

 Mart sonu ve nisan ayları bahçemin en güzel mevsimi. Güller dolu dolu açıyor, papatyalar, adlarını bilmediğim rengarenk çiçekler, nergis, arılar, kelebekler....Bu mevsimde bahçede oturmaya bayılıyorum aynı zamanda hart hart kaşınıyorum:)))
Ada garibim de hapşırıp duruyor tabiki...

 Evdeyiz ya bu aralar hafta sonu dün de bahçedeydik. Çay içtik, yemeğimizi yedik mis gibi kokular arasında. Biraz da fotoğraflayayım dedim çiçeklerimi.
Bu pembiş çiçeğin adını bilmiyorum ama çok seviyorum. Bizim evin konumu düz değil meyilli bir arazi burası. O yüzden kayalarla destekleyip basamak gibi yaptık bahçenin kimi yerini.


Ada bahçede test çözüyor...Ben de deniz kıyısından topladığım şeyleri yaymıştım birşeyler yaparım diye. Yayıntım da girdi kareye....

 Cumartesi günü Omlet'in bacağında tel farkettik, çokartalım dedik çıldırdı. Meğer tel değil olta ucuymuş. Çentikli olur o. Halamızı aradık (İstanbul'da veteriner) bir arkadaşını önerdi. Karşıyaka'ya gidip oltayı çıkarttık. Bizde kediler böyle koli içinde seyahat ediyor. Şansa pek sakindi...

Yabani papatyalar ve nerdeyse Devrim boyunda uzayan iri papatyalar. İriler aşağıda pek belli olmamış. Çok azgın olduğundan bahçede pek barındırmıyorum bunları. Diğer bitkileri boğuyor. Aklıma gelmemiş çekmemişim fotoğraf....Balkonun yan tarafı tarla gibi ama...

Ben bu yayını yaptıktan bir saat kadar sonra evin yanındaki boş arsada ekskavatör çalışmaya başladı. Öğleden beri tak tak beynime giriyor sanki o alet. Yani güzel baharın içine ettiler desem yalan olmayacak:((( Demiştim ya burası yamaç biraz ve zemin acayip kayalık. Koca arsa kaç hafta sürer bilmem o kayaları kırmak...

8 Nisan 2016 Cuma

7 Nisan 2016 Perşembe

Odun diliminin tepsi uyarlaması





 Odun diliminin bir başka uyarlaması var bugün. Ben dilimlerden nihale, bardak altlığı, kek standı, fotoğraf kübü altlığı gibi çeşitli şeyler yapmıştım zaten. Ne zamandır aklımda olansa tepsi idi. Bekliyordum ki belki karşıma şöyle büyük bir dilim çıkar diye. Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere benim tepsi birazcık küçük:))
Malesef elimizdeki kütükler çok kalın olmadığından dilimler de fazla büyük olamıyor. Yine de içimde kalmasın dedim yaptım. Odun dilimi önce zımparalandı. Havya ile kış teması yaptım bu kez. Bir ağaç ve kar taneleri. Ağaç neydi anımsamıyorum ama yakması çok zor oldu. Ahşap boyası ile zemin karını boyadım. Yat verniği ile vernikledim.


Devrim'den kulp rica etmiştim. Ahşap için en uygun bunları buldum diye aşağıdakileri almış. Çok sevmedim ya daha gönlüme göre olanını bulursam değiştirmek zor değil...Bitince kahve yaptım evin erkeklerine:)))


5 Nisan 2016 Salı

Ahşap kolyem


Bu kez birkaç teknik kullanarak kendime bir kolye yaptım. Çok da takarmış gibi:)))

 Önce nette bulduğum bir kuş fugürünü kıl testere ile kestim. Minik figürleri kesmek azıcık zor oluyor ama keyifli di.. Sonra da kara kalemle çizdiğim yerlerden havya ile yaktım. zincir için delik açıp vernikledim. Yat verniği ile vernikledim. Oldukça sağlam oldu yani:)))

İşin en zor yanı zincir bulma kısmı oldu desem...Yok yaptım ya gerekli aparatları da alsana dimi ama. Eskilerin atıldığı kutuları karıtırarak yukarıdaki zinciri buldum neyse ki. Bir tane daha var kolye ucu ona da bir şeyler ayarlayınca fotoğraflayıp paylaşacağım. O daldaki kuşlar...
Bu da mankenim:))) Daha önce de yapmıştım ben arabalar, kuşlar ve yukarı bak kolyesi

4 Nisan 2016 Pazartesi

Tarlada işler....

 ( Burası yandaki tarlalardan biri. Görüntü hoşuma gitti çektim)

Dün yine tarladaydık biz. Zeytinlerin dibi çapalanacak  ya toprak taş gibi olmuş resmen. Sanırım epeydir yağmur yağmamış Çeşme tarafına. Tamamını bitiremesek de Devrim'le epey çalıştık.

Deniz'i Urla'da bıraktık bu kez Ada bizimle geldi. Çok seviyor toprak işlerini. Ama malesef otlar o kadar büyümüş ki garibim Ada tüm gün hapşırdı durdu:(((

Ben de ondan aşağı kalmamak için çapa yaparken kendimi neye sokturduysam artık dudağımın üstü ve alnım botokslu dolaştım tüm gün. Resmen anestezi olmuş gibi uyuştu suratım.
Devrim "ben tek geleyim buraya en iyisi siz otlar bitince gelin" diyor bize. Onun dışında hepimiz alerjiliyiz:)))
Toprak sert olduğu için yorulduk haliyle, benim avucum falan kabardı. Tabiki bu biraz da çapayı çok sıkmaktan kaynaklanıyor. İşin çoğunu illaki Devrim yapıyor her zaman. Ben her çapa dönemi olduğu gibi "ne gerek var bu kadar büyük tarlaya 1 dönüm neyimize yetmiyor" zırlamalarıyla bitirdim günü...

 Geçen gidişimizde diktiğimiz nohutlar ve soğanlar tutmuş....

Bir de bakla süprizi vardı bize. Geçen yıl tarla sürüldüğü için görmedik sanırım yer yer bakla fideleri vardı, epey topladım....

Bir tane de makro size. Gerisi sonra...