.:

30 Mart 2016 Çarşamba

Kalburabastı

 Şu an olduğu gibi eskiden de bizim evin erkekleri baklava tutkunuydu. Babam ve abilerim annemin yaptığı baklavanın resmen hastası olmuşlardır. Hatta üniversitede okurken tatillerde eve geldim mi "kızının canı baklava istemiştir" diye anneme talepte bulunurlardı:)))

Ki ben hiç bir zaman baklavasever biri olmadım. Koca tepsiden 1-2 tane tadımlık anca...Ama çocukken bir komşumuzda yediğim kalburabastı tatlısına resmen hayran kalmıştım. O zamanlar annemin birkaç kez yapmışlığı vardır ama ben ilk kez geçenlerde denedim. Hiç de fena olmadı. Deneme nedenim ise Deniz görmüş fırında evde baklava var diye babamız almamış kavgalı geldiler. İyi ben yaparım dedim...


 Malzemeler; 2 çay bardağı zeytin yağı, 1 çay bardağı süt, 3 yemek kaşığı sirke, vanilya, yarım paket kabartma tozu, aldığı kadar un...
İçi için ceviz ve şerbeti içinse 3 su bardağı şeker, 3,5 su bardağı su...
Hamuru yoğurduktan sonra ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp içine ceviz koyuyoruz. Kapatıp kevgir ya da rende ne varsa onun üstünde şekil veriyoruz. Kurabiye gibi çabuk pişiyor fırına koyunca dikkatli olmak lazım. Fırından çıktıktan sonra soğumuş şerbet ile buluşturalım.
Benimkiler beğendi, kolay bir tatlı arada yaparım artık...


Bunlar da yeni faaliyetlerim. Havyayı çıkarttım biraz ahşap yakma yaptım. Vernikle de buluşanlar oldu ya fotoğraflamak işin en sıkıcı tarafı:)))

29 Mart 2016 Salı

İkinci mini bahçe denemesi

 Birincisinin ardından minik bahçe denemelerine devam. Bu kez ev değil kameriye tarzı birşey yapmaya çalıştım.
Yine geri dönüşüm oldu. Kutusu hazır pandispanya kutusuydu. Minik olacağı için ev büyük gelir gibime geldi. Dondurma çubukları ve bir nevi kürdan olan bir şeyle çardak yaptım. (Şu çardağın tepesindeki düzensiz çubukları kürdan olarak kullanıyorlarmış. Abim vermişti koca bir kutu birşeyler yaparsın diye.)
Masa için yuvarlak parçanın altına galvaniz teli kıvırdım. Saldalyenin iskeletini de galvaniz tel ile yaptım. Üstü yine kürdan....Menekşe ve kaktüs diktim bu kez. 15 gündür sağlamlar. Anneme gitti bu düzenleme.


 Masa da kitabımız da var.


28 Mart 2016 Pazartesi

Haftasonu biz.....


Yine yeni bir haftaya başlıyoruz. Zaman ne kadar hızlı akıyor. Resmen koca kışı devirdik. ...
Bu hafta sonu evciydik biz. Hava güzeldi ama malum teogzedeyiz!!! Ada son 1 ay kala iyice gerildi artık. Sürekli test çözdüğü halde yoruldu, yapamama korkusu yaşıyor. Yorulduğu için daha az soru çözüyor bu kez kendine kızıyor. Devrim de ben de ne desek fayda etmiyor. Sonuçta normal sınavlarına girip iyi not alan bir çocuk. Neden teog farklı olsun ki...Ama işte çocukları yarış atına döndürdüler resmen. Sadece sistem değil, öğretmenler de. Öğretmenlerimiz çok iyi, çok memnunuz ama iyi öğrenciler daha da iyi olsun, fen lisesine girsin diye fazla motive ediyorlar. Benimki gibi etkilenenler de kasıyor.

Dün Deniz istedi diye 1 saat halı sahaya gidip oynadılar. Geldi. Bana kızıyor, kendine kızıyor. Neden gittim de test çözmedim diye. Anlamıyor ki. Hiç hava almadan zaten çalıştığını anlayamayacak. Gözü dışarıda olacak...

 Babamız tarla istese de evde kaldık bahçeyle ilgilendik. Omlet ve annesini de geçenlerde atmıştık dışarı. Anne birkaz kez olmadık yerlere kakasını yaptı çünkü. Aşağıda tuvalet var oraya da yapıyormuş. Vatandaş koca bahçe toprağa şeyetmiyor...

 Evdeyiz ya ben de dellendim. Sobayı kaldırttırdım, halı-koltuk sildim. Perdeleri yıkadım. Yaz geliyor denize gideceğiz diye kısa kollularla dolandım durdum. Sonuç; bu sabah müthiş bir sırt tutulmasıyla uyandım:(((

24 Mart 2016 Perşembe

Okuma Şenliği Bahar başladı....


Yenilenen doğa ile birlikte biz de okuyacağımız kitapların listelerini yenilemeye başladık. Sevgili Pınar'ın düzenlediği Okuma Şenliği Bahar dönemi start aldı bile. Ben 3 gündür liste hazırlamaya çalışıyorum ama çoğu kitabımı kütüphaneden edindiğim için listem tam olamadı malesef. Bazen netten bakınca katalogda rafta görünen kitap bulunamayabiliyor. Bezen de burada okumam gereken kitabı hiç bulamıyorum. Neyse. Zaman içinde tamamlanacak listem aşağıdaki gibi olacak...



1. Kategori (10 puan): Olayların bahar mevsiminde geçtiği veya baharı, çiçekleri, börtü böceği çağrıştıran bir kitap.
Bahar Çiçeği/ Muazzez Tahsin Berkand/İnkilap Kitabevi/152 sayfa

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya manga veya foto roman.
Teksas/Esse Gesse

3. Kategori (10 puan): Yaşanmış bir savaşı anlatan bir tarih kitabı veya olayların yaşanmış bir savaş döneminde geçtiği kurgusal bir roman.
Sevdalinka/Ayşe Kulin/ Remzi Kitabevi/309 sayfa

 
4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına buradan veya buradan ulaşabilirsiniz)
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde/ Robert L. Stevenson/ Cumhuriyet Dünya Klasikleri/ 112 sayfa

5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.
Sadık ve Safdil/ Voltaire/ Yason/176 sayfa

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Bizim Köy/Mahmut Makal/ Literatür/ 166 sayfa

7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
 Şarap Kadın/ Ulviye Alpay/ Hera yayınları/ 525 sayfa

8. Kategori (10 puan): İşlenen suçun cinayet olmadığı polisiye/gerilim türünde bir kitap.
 
Cingözün Esrarı/ Peyami Safa/ Damla Yayınevi/ 256 sayfa

9. Kategori (10 puan): Gilmore Girls listesinden bir kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz) Muhteşem Gatsby/ Scott Fitzgerald/ Ağaoğlu Yayınevi/ 200 sayfa

10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
 

11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.
 De Profundis/ Oscar Wilde/ Can Yayınları/ 160 sayfa

12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Sevgili Arsız Ölüm/Latife Tekin/ (Modern zamanların seçimi)

13. Kategori (10 puan): Basılı tek bir kitabı olan bir yazardan bir kitap.
 

İstanbul Kırmızısı/Ferzan Özpetek/ Can yayınları/ 137 sayfa

14. Kategori (10 puan): Hayvanların ana karakterlerden biri olduğu bir kitap.
Bir Köpeğin Araştırmaları/ Kafka/ Alter Yayıncılık/ 62 sayfa sayfa

15. Kategori (10 puan): Genç yetişkin türünde bir kitap.
  Aşk Mutfakta Pişer/ Maeve Binchy/ Doğan Kitap/ 517 sayfa

16. Kategori (10 puan): Olayların Güney Yarımkürede geçtiği bir kitap.
Artık Çok Geç/ Alan Paton/ Bilgi Yayınevi/ 196 sayfa

 17. Kategori (10 puan): Kendi ülkesinde yaşamayan / yaşamamış bir yazardan bir kitap.
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan)Olayların geçtiği yerin kitabın isminde yer aldığı üç kitap.
Demiryolu Serserileri/ Jack London/ Alter Yayıncılık/159 sayfa
Sicilya'da Bir Ev/ Daphne Phelps/ Galata Yayınları/ 241 sayfa

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Kırmızı- Stajyer/ Saıra Rao/ Altın Kitaplar/352 sayfa
Mavi- Ecce Homo Kişi Nasıl Kendisi Olur/ Felsefe Klasikleri/ 130 sayfa
Yeşil-  Ekmek Arası/ Charles Bukowski/ Metis Edebiyat/ 223 sayfa

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Çikolata/ Joanne Harris/ Altın Kitaplar/ 319 sayfa
Fotoğraftaki Kadın/ Hakan Yaman/ Doğan Kitap/ 234 sayfa
Yaşam Bir Korku Filmidir/ Farah Yurdözü/ Altın Kitaplar/ 207 sayfa
Göçebe/ Jamil Ahmad/ Sonsuz Yayınevi/ 256 sayfa

 
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap Listesinden dört kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
Sineklerin Tanrısı/ William Golding/ İş Bankassı Yayınları/ 261 sayfa
Dorian Grey'in Portresi/ Oscar Wilde/ Varlık Yayınları/ 231 sayfa
Damızlık Kızın Öyküsü/ Margaret Atwood/ Afa Yayınları/352 sayfa
Kalpazanlar/ Andre Gide/ Can Yayınları/ 396 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Fack Amerika/ Edgar Hilsenrath/ YKY/ 219 sayfa 
Dadı Günlükleri/ Emma McLaughlin- Nicola Kraus/ İnkilap Yayınevi/ 399 sayfa
En Mavi Göz- Toni Morrison/ Can yayınları/ 192 sayfa
Çilli-Karın Ağrısı-Cüce/ Fakir Baykurt/ Remzi Kitabevi/ 400 sayfa


23 Mart 2016 Çarşamba

Tarladan bahar görüntüleri


Yaklaşık 3 hafta önceki tarla çalışmamızın ganimetleri bunlar. Yazıyorum ya hep biraz çapa biraz fotoğraf....Sürekli elde makineyle dolaşınca böcüleri göremiyorum nedense. Ama çapa ya da ot yolma gibi birşey yaparken (yakından baktığımdan sanırım) önme geliveriyorlar. Bu yüzden çok pis bir iş yapmıyorsam makinemi boynuma geçirip sırtıma koyuyorum öyle çalışıyorum. Uygun bir model çıktı mı biraz çekim yapıyorum:)))




Epey uğur böceği vardı tarlada. demmek ki mevsimi gelmiş... Tırtılın bu cinsine ise ilk kez denk geldim. Komik şey makro çekim yapmak. Eskiden ıyyy dediim şeyleri şimdi daha yakından çekmek için cebelleşiyorum...



21 Mart 2016 Pazartesi

Ağla Sevgili Yurdum




Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu Ağla Sevgili Yurdum. Aslında bildik bir hikayesi var. Siyah-beyaz çatışması, siyahi insanlara yapılan kötü muamele....Ama her güzel konunun anlatımı o kadar güzel olmuyor işte. Bütün yaşamı Güney Afrika'da geçen Alan Paton, çok güzel anlatmış bu çatışmaları....

Hani hikaye bizim ülkemizle ilgili değil ama kitabın adı Türkiye'nin şu günlerine ne kadar uygun....

Ağla Sevgili Yurdum, ilk kez 1948 yılında ABD'de ve Ingiltere'de yayımlanmış. Güney Afrika'da beyaz yönetimin siyahlara uyguladığı ırk ayrımının sonuçlannı ilk kez etkili bir biçimde dünyaya duyuran kitap, dünyada 15 milyon satarken, Güney Afrika'da da İncil'den sonra en çok satan kitap olmuş.

Ağla Sevgili Yurdum, sonradan sahne müzikaline ve beyazperdeye de uyarlanmış. Romanı sahneye,  Maxwell Anderson uyarlamış, besteyi ise Bcrtolt Brecht'ın birçok oyununun bestecisi Kurt Ueill gerçekleştirmiş.

"Artık doktora gerek kalmadı. Ne beyazı ne karası işe yaramaz artık. Ey benim isteğimin meyvesi yavrucuğum. Yumuşacık yanaklarını okşamak ne kadar hoştu. Minnacık ağzının süt emerken verdiği haz ne tatlıydı. Kadının yazgısı böyledir işte. Böyledir kadınların yazgısı. Taşımak, doğurmak, büyütmek ve yitirmek."

"Nasıl oluryordu da bir insan başka bir insanı öldürebiliyordu? İnsanın içinde ne gibi bir değişiklik oluyordu da bıçağını canlı ete saplıyor, baltasını canlı bir kafanın ortasına indirebiliyor, çarpan bir yüreğe ölüm dolduracak kadar tabancayı ateşleyebiliyordu?"

20 Mart 2016 Pazar

Okuma Şenliği kış....




Bir şenliğin daha sonuna geldik ve ben ilk kez şenlik kitaplarımı bitiremedim. Genel olarak okuma durumumdan memnunum aslında ama olmadı bu kez. Neyse diyelim gelelim karnemize...



2- İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kitap,
Kış Güneşi/ Jennifer L. Armentrout/ DEX yayınları/ 316 sayfa

3- Liseye başladığınız yıl ödül almış bir kitap yada ödül almış bir yazardan bir kitap,
Düşleri Gerçekleşen Adam/ Jullian Symons/ Remzi Kitabevi/ 238 sayfa
(Polisiye Yazarlar Birliği Elmas Hançer Ödülü 1990)

5- Herhangi bir edebiyat ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap,
Yaşlı Adamın Savaşı/ John Scalzi/İthaki/ 301 sayfa

7- Kitap Ağacı'nın aylık okumalarından birine katılma, 
Dublinliler/ James Joyce/ İletişim Yayınları/ 232 sayfa

8- Başkasının sizin için seçtiği bir kitap,
 Lilliput/ Sam Gayton/ İthaki/ 274 sayfa (Deniz çok istedi bu kitabı okumamı)

9- 2015 yılında çıkmış bir kitap,
Avcının Soğuk Nefesi/ Irıs Johansen/ Martı Yayınları/ 416 sayfa

10- Yazarından imzalı ya da imzalı olmasını gönlümüzden geçirdiğimiz bir kitap,
Kalbim Neden Olmazlarda/ Ümit Otan/ Etikus yayınları/ 94 sayfa

11- Bilim kurgu, fantastik kurgu türünde bir kitap, 
Ejderhaların Dansı 1-2/ George R. Mantin/   608- 618 sayfa

12- Siz doğmadan en az 250 yıl önce yazılmış bir kitap,
Candide ve Micromegas/ Voltaire/ İthaki Yayınları/ 174 sayfa


13- Hem beyaz perdeye aktarılmış hem de tiyatro-müzikal olmuş bir kitap,
Ağla Sevgili Yurdum/ Alan Paton/ Bilgi Yayınevi/ 294 sayfa

14- Türk kadın bir yazardan öykü kitabı,
Kırlangıçsız Geçti Yaz/ Feyza Hepçilingirler/ Remzi Kitabevi/ 142 sayfa

15- Romantik türde bir kitap,
Sevginin Son Dileği/ Debbie Macomber/Martı Yayınları/461 sayfa

16- Karakterlerden biri kitabın isminde geçmeli,
Kumari/ Amanda Lees/ Artemis/ 323 sayfa

17- Size hediye gelen bir kitap,
Mucizeler Dükkanına Dönüş/ Debbie Macomber/ Martı yayınları/ 526 sayfa (kararsız kaldığım alanlardan biriydi çünkü ben kitaplarımı hep kütüpheneden alırım. Kendim seçerim pek hideye gelmez. Neyse bir arkadaştan bu geldi iyi oldu:)))

18- 150 sayfadan kısa 4 kitap, (toplam 40 puan)
Venedikte Ölüm/ Thomas Mann/Milli Eğitim Basımevi/ 123 sayfa
Tütün Yorgunu/ Talip Apaydın/ Literatür/142 sayfa
Çıngıraklı Deve/ Samed Behrengi/ Kırmızı Kedi/ 67 sayfa
Oza/ Andrey Voznesenski/ Opus yayınları/ 94 sayfa

19- İsminde aynı kelimenin geçtiği 3 kitap (toplam 60 puan) 
Bir Kara Kedi İçin Blues/ Boris Vian/ İmge yayınları/ 135 sayfa
Kedi ve Fare/ James Patterson/ İnkilap/ 408 sayfa
Güvercinler Arasında Bir Kedi/ Agatha Christie/ Altın Kitaplar/ 301 sayfa

20- Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız 4 yazardan birer kitap (toplam 60 puan)
Sırça Köşk/ Sylvia Plath/ Can Yayınları/ 272 sayfa
Panama Terzisi/ John le Carre /İnkilap Yayınları/ 476 sayfa
Efrasiyab'ın Hikayeleri/ İhsan Oktay Anar/ İletişim/ 242 sayfa
Çifte Kapıların Ötesi/ Gülayşe Koçak/ YKY/ 180 sayfa

21- Kitaplarının isminin 1, ikincisinin 2, üçüncüsünün 3, dördüncüsü 4, beşincisi 5 kelimeden oluşacak (toplam 90 puan)
Toprak/ Buket Uzuner/ Everest Yayınları/ 555 sayfa
Sardalye Sokağı/ John Steinbeck/ Remzi Kitabevi/ 184 sayfa
Ayçöreği ve denizyıldızı/ Sunay Akın/ Çınar Yayınları/ 215 sayfa
Bir Delinin Hatıra Defteri/ Gogol/ Alter Yayıncılık/ 95 sayfa
Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca/ Selçik Altun/ Sel Yayıncılık/175 sayfa


22- Kendi temanı kendin yarat, 4 kitap okunacak (80 puan)

George R.R. Martin'in okumaya başladığım serisine devam edeceğim bu kategoride. 2 seride 4 kitap okuyacağım...

Kılıçların Fırtınası 1/ George R.R. Martin/ Epsilon Yayınları/ 600 sayfa
Kılıçların Fırtınası 2/ George R. R. Martin/ Epsilon Yayınları/  603 sayfa
Kargaların Ziyafeti 1/ George R. R. Martin/ Epsilon Yayınları/504 sayfa
Kargaların Ziyafeti 2/ George R.R. Martin/ Epsilon Yayınları/ 429 sayfa

   34  kitap 10817 sayfa
340+108+150 eşittir 598 puan

19 Mart 2016 Cumartesi

Kötü günler





Bloğuma yaptığım işlerden hangisini koysam diye fotolara bakarken bir şey dürttü sanki. Başka sekmede açık olan Facebook'a baktım ve malesef yine patlama olmuş. Bu kez Taksim:((((

17 Mart 2016 Perşembe

Kalbim Neden Olmazlarda


Ankara patlamasının olduğu günün ertesi tesadüfen bu kitap vardı elimde. O gün okuyup bitirdim, kısa bir kitap zaten. 2004 baskı yılı kitabın. Yani bu günden epey bir zaman önce yazılmış ama o kadar bugün ki kitap aynı zamanda....

""Oysa Hitler'in maceralarını ilk okuduğum o küçümen yıllarımda, "bu adam bunca şeyi yaparken dünya nasıl olmuş da izleyip hiçbir şey yapmamış" diye sorardım kendi kendime. Fena halde sinirlenirdim.
Yemek yiyorum
Bağdat ateşler içinde.
Sigaramı tellendiriyorum.
Analar gözyaşlarına boğulmuş yaralı evlatları kucaklarında.
Kahvemi yudumluyorum.
Yerle bir olmuş binalardan çocuklar çıkarılıyor.
Televizyona bakıyorum. Bakamıyorum.
Utanıyorum.""


Ya da başka bir hikayde bahsedilen olay....Sokaktaki kedi ve köpekler bazı kişiler tarafından zehirlenmiş. Duyarlı kişilerse kurtarabildiklerini kurtarıyorlar.. Bir adam 2 kediyi çöpe atıyor. Kedi daha ölmemiş. Çocuk bunu görüyor ve kedileri kurtarıyorlar. Sonra babasına o kişi ile bir daha konuşmamasını söylüyor. Yani daha ölmemiş kedileri çöpe atarak görmekten kurtuluyor birisi. Bugün de öyle değil mi. 45 çocuğa tecavüzü yayın yasağı ile ortadan kaldırıveriyoruz...

Elinize geçerse okuyun derim bu kitabı....

15 Mart 2016 Salı

Güzel yaşların olsun oğlum...


Daha güzel bir dünya bırakabilmeliyiz aslında size. Şu anki durum fena halde boktan malesef. Türkiye diyoruz, bütünüz diyoruz Doğu'muzda ölen çocukları görmezden geliyoruz. Savaştan kaçıp gelen çocuklar dileniyorlar-satılıyorlar. Bombalar patlıyor, çocuklar sakat kalıyor...Ciddi hasta bir çocuğun iyileşebilmesi için ancak sosyal medya kampanyalarına kalmış durumda. Aldığınız eğitimin kalitesi tartışmalı....Dayak yiyorsunuz, tecavüze uğruyorsunuz....Size eziyet edenleri cezalandırmıyoruz üstelik. Ağaçları kesiyoruz ama merak etmeyin yerine yenilerini de dikiyoruz!!! Neresinden tutsan elinde kalıyor.....
Sen ve arkadaşların büyüdüğünde umarım bunları yaşamazsınız sadece kitaplardan okursunuz. Doğum günün kutlu olsun güzellik.....

14 Mart 2016 Pazartesi

Artık son olsa diyesim geliyor ama.....





Birileri çıkmış "bir süre teröre alışmanız gerekiyor" diyor. Bir başkası "Merak etmeyin her şey yolunda....." Kimi lanetliyor terörü kimi kınıyor. Ama bu 6 ay içinde Ankara'da 3 canlı bomba vakasını ve yüzlerce ölüyü açıklamıyor. Bir de yaralılar var sayıyla belirtilen. Ama dikkatinizi çekti mi hiç. Belki ben görmedim. Bu yaralıların kaçının kolunu ya da bacağını kaybettiğini hiç açıklamıyorlar. Ölüm berbat, sevdiğini kaybetmek berbat. Ya bu ülkede bi uzvunu kaybederek yaşamak....

Kimse merak etmesinmiş. Her şey düzelecekmiş. Bunu şu gençlerin anne-babasına nasıl anlatabilirsiniz ki....İkisi de farklı bombalama olaylarında yaşamını yitirmiş gencecik 2 fidan....

Bir başka fotoğraf vardı facede. Destina sabah fotoğraf paylaşmış. Sanırım aynı kıyafet bu kez yerde cansız bedeni. Anne nasıl dayanacak buna...

Peşinde yüzlerce korumayla gezip hiç otobüs duraklarında beklemezken, pazardan alışveriş yapmazken, çocuğunu halk okullarına göndermezken ne bileceksin sen vatandaşın korkusunu....

Belki 1 hafta sonra bu bombalamayı da unutacağız belki korkusu içimizde bir yerlerde yer edecek. Ne olursa olsun tüm sevdiklerimiz gece yataklarına yattığı için şükreder hale geldik.

11 Mart 2016 Cuma

Efrasiyab'ın Hikayeleri


Efrasiyab'ın Hikayeleri, hikaye içinde hikayelerle dolu bir kitap. Ben İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası kitabını ne zamandır okumak istiyorum. Ama geçenlerde gittiğimde kütüphanede bu kitabına rastlayınca aldım. Masal gibi birşey bu kitap....

Ölüm Cezzar Dede'yi almaya gelir. Bu arada bir başka ölümlüyle oyun oynarken dede onun partneri olur ve ödül olarak da hikayeler anlatarak biraz daha yaşama şansı kazanır. Ama Cezzar Dede, Ölüm'ü resmen ters köşeye yatırır hikayeleri ile....

"İnsan ancak bilmediği şeyden korkar. Korkusunu yenmek için bilmek ister. Fakat bilmesi için araması gerekir. İşte, din de bu arayış değil midir? Bununla birlikte, eğer insan bir şeyi arayorsa, onu bulmuş ve ona kavuşmuş da değildir....."

"Ama surat asmayı huy edinmiş birinin cenneti görebileceğine aklım yatmıyor. Çocuklar böyle değiller. Onlar için her şey oyun"

10 Mart 2016 Perşembe

Balkona yaptığımız minik bahçemiz

Yaz geliyor, bahçe-balkon mevsimi açılır artık. Biz genelde bahçede olduğumuzdan ben balkonu hep ihmal etmişimdir. Bu yıl şöyle biraz renklendirelim dedik. Ada'ya aldığımız kamkat ağacını koyduk. Dün pazardan çiçek fideleri aldım. (Diktim aslında bu kareleri cumartesi çekmiştim) bir de minik bir bahçe yaptık hızlı tarafından.....

 Büyükçe bir köfte tabağı vardı. Cumartesi boşalınca gözüme battı yıkadım hemen. Ada'ya hadi minik bahçe yapalım buna dedim. Hızlıca dondurma çubuklarından bir kulube yaptık. Minik çöplerden bir bank, sehpa....İçine bahçeden kapırdığımız kaktüslerden koyduk. Minik havuz için bir pet şişenin tabanını kesip dekoratif kum doldurduk.

 Arkadaki aleoveramız. Çocuklar biraz fazlaca sulamışlar hayatı kaymış gibi görünüyor o yüzden. Kurtaramazsak anneannemiz yenisini verecek...Şimdilik buraya aktardık bakalım...


Dediğim gibi bunu cumartesi günü hızlıca hazırladık. Şimdi minik aksesuarlar hazırlayıp minik kaktüs alıp yenisini yapacağım ben...


9 Mart 2016 Çarşamba

Tarlada çalışma

 Bahar geldi toprak işleri de iyice başladı artık. Benim koca biraz toprağa fazla meraklı olunca bizim işler daha bir çok oluyor. Açıkcası ben bu kadarını sevmiyorum....
Pazar günü gittik tarlaya. Ödevleri olduğu için bu kez çocuklar gelmedi. Ben yapabildiğim kadar zeytinlerin dibinin otlarını temizledim çapaladım. Devrim asma dikti, nohut dikti. Aslında mercimek de dikecekti ama o işin öyle kolay olmadığını gördü:)))
Geçen yılki kötü sürülme vakasından sonra tarlayı sürdürmeyeceğim diye inat ettiğinden elde çapalama ile dikildi nohutlar. Hamlık var sonuçta ne kadar sevsek de tüm gün çapa işi cidden zor...


Nohut alanı bakalım ne kadar ürün olacak. 1 kilo dikti. Geçen yıl az birşey dikmiştik çıkmıştı...

Hava rüzgarlıydı o gün. Kulaklarım dondu, poşu ile çalıştım.

Bu da Devrim'in 8 mart hediyesi. Aslında benim kocanın bu taraklarda bezi yoktur ya. Ben " sen Devrimci adamsın tamam diğer günler saçma ama bu gün şöyle güzel birşey istiyorum" diye cırlayınca akşam begonvilim geldi. Daha önce dikmiştim tutturamamıştım...

8 Mart 2016 Salı

Dünya Kadınlar Günü'nüz kutlu olsun

 Dünya Kadınlar Günü'nde tüm arkadaşlarıma benden gelsin bu çiçekler...
Aslında Türkiye'de yaşayıp da bu gün için, kadınlara yapılanlar için çoookkkkk şey yazılır da. Bugün olumsuz bir şeyler yazmak gelmiyor içimden. Sadece güzellikler olsun istedim.






7 Mart 2016 Pazartesi

Omlet pastırmasız kaldı

 (Pastırma soldaki daha açık renkli olan)

Geçenlerde paylaşmıştım. Bir anne kedi 2 yavrusunu getirmişti bizim alt kata. O zamndır da biz onları alt katta barındırıyoruz, annenin karnını doyuruyoruz. Malesef bu sabah Devrim bir tatsız durumla karşılaşmış. Kedilerden birini boğulmuş olarak bulmuş. Diğeri de yokmuş.
Dün akşam tarladan gelince bakmıştı alt kata yabancı kediler girmiş. Devrim'i görünce kaçmışlar.Anne rahat girip çıksın diye pencere aralık duruyordu hep.  Her yer kedi tüyü...Galiba erkek kediler yavruları boğarmış:((
Sonradan omleti bulduk, merdiven altında titriyordu. Yine içeri aldık bakalım. Ama anne kedi de ortalarda yok....Bu kareleri daha cumartesi günü çekmiştim. Şu uyuyuşlarına baksanıza. İnsan cidden üzülüyor. Minicik bir can.



5 Mart 2016 Cumartesi

Panama Terzisi


Okuma Şenliği için kütüphanenin raflarında dolanırken seçtiğim bir kitap Panama Terzisi. Hkkında daha önce hiçbir şey duymamıştım. İsmini sevdim aldım....

John le Carre'nin kitabı olan Panama Terzisi bir casusluk hikayesi. Panama'da terzilik yapan Harry Pendel, biraz fazlaca borçlanmıştır. Bu arada tanıştığı İngiliz casus Andy Osnard'ın casusluk teklifini kabul eder. Çok ünlü bir terzi olan Penden başkana dahi kıyafet diktiği için bilgi kaynaklarına oldukça yakındır çünkü. Ama bilgi alamayan terzi, yalan yanlış uydurma raporlar vermeye başlar Osnard'a. Verilen bilgiler neredeyse savaş çıkartma noktasına getirecektir işi...

"Düşmanlarımızı incitemediğimiz zaman dostlarımızı incitiriz...."

Biraz komik bir hikaye aslında. Kitabı okuduktan sonra baktım da filmi de çekilmiş.2001 ABD-İrlanda ortak yapımı film, Türkiye'de de oynamış. Bir ara izlemeli....

4 Mart 2016 Cuma

Kuru meyveli kek


Evde çocuk olunca fırın sık sık açılıyor haliyle. Bizim erkeklerin en sevdiği kek ise her açılışta mutlaka yapılır. Her seferinde farklı bir kek yapmaya çalışırım ki böylesi hoşlarına gidiyor. Ada ve Deniz öğle yemeklerine eve geliyorlar. Zaman kısa olduğundan her gün sulu yemek yapmıyorum. Arada böyle atıştırmalıklar hazırlamak iyi oluyor....

Geçen hafta kuru meyveli kek yapayım dedim. Meyveleri unlayıp konması gerektiğini bildiğim halde tembelliğim tuttu öylece ekledim karışıma gördüğünüz gibi hepsi aşağıda gezinmekteler:)))

Neyse....kek için 4 yumurta ve 1 su bardağı şekeri iyice karıştırıyorum önce. Yarım su bardağı süt ve yarım su bardağı sıvı yağı ekliyorum. (Ben yağ olarak ya zeytin yağı ya da fındık yağı kullanıyorum. çiçek yağlarında çok oynama yapılıyormuş son yıllarda güvenemiyorum. )
Sıvı malzemelerden sonra 1 paket kabatma tozu, 1 vanilya, aldığı kadar unu da ekledim. Bu aşamada kuru meyveleri bir bardak içinde 1 kaşık kadar unla karıştırarak eklediniz mi meyveler benimkinde görüldüğü gibi dibe çökmüyorlar. Ben kayısı, çekirdeksiz beyaz ve kara üzüm kullandım. Ve portakal kabuğu...