.:

8 Kasım 2016 Salı

Sezar ve Kleopatra






Yine Okuma Şenliği için gündemime giren bir kitap. Nobel almış bir yazarın Noben öncesi ve sonrası bir kitabını okuammız gerekiyordu.  Bernard Shaw okumak istedim ben. Sezar ve Kleopatra'yı Nobel öncesinde yazmış. Kütüphaneden aldım. Ama sonra sonası kitabını bulamadım. Tiyatro eseri okuması sıkıcı mı olur bıraksam mı derken neredeyse çok keyifli bir kitabı atlıyormuşum...

Kleopatra malum; güzel ve zeki bir kadın. Döneminin adetleri nedeniyle önce kendi kardeşiyle evlenmiş. Kardeşi tarafından sürgüne gönderildikten sonra Sezar'ı kendine aşık etmiş ve tarihin belki de en bilindik kadını olmuş....

Shaw'ın Kleopatrası ise biraz daha farklı. 14 yaşında çok da zeki olmayan, toy  bir çocuk....Öyle diyaloglar var ki biraz da komedi hatta. Sezar ise ayrı bir alem. Hani kestiğ kestik astığı astık bir lider beklemek boşuna burada. Filmi de çekilmiş. 1945 yapımı. Seyretmek lazım.




Bernard Shaw kendisi de ilginç bir karakter aslında. 1925''te Nobel Edebiyat Ödülü'nü hem de 1938'de Pygmalion ile Oskar'ı alan ilk ve tek insan olmuş. Ama Nobel'in para kısmını reddetmiş. Sosyalizm ve kadın hakları savunucusu. Okuduğum kitapta Shaw'ın hayatı anlatılırken yazılan şu cümleler çok ilginç mesela;

" Okulu bir çeşit tutukevi sayıyordu. Orada bir çocuğun kişiliğini yoğurmak gibi aptalca işlere kalkışılıyordu. Bir çocuğun kişiliğini yönlendirmeye kimsenin hakkı yoktu. Bir okul kitabına 'Jan Dark' oyunundan bir bölüm almak isteyenlere şu karşılığı vermişti: ' Kim benim oyunlarımı okullarda zorla okutur, benden de Shakespeare'den nefret edildiği kadar nefret edilmesine neden olursa, allahından bulsun! Benim oyunlarım işkence aracı olmak için yazılmamıştır"