.:

4 Ağustos 2016 Perşembe

Kamelyalı Kadın


Okuma Şenliği kapsamında kütüphaneden aldığım bir kitap Kamelyalı Kadın. Epeydir klasik okumuyordum. Vardır ya insan bazen bir şeye takılır uzun süre bırakamaz. Ben de bir dönem arka arkaya epey bir klasik okumuş ve birazcık sıkılmıştım...

Kamelyalı Kadın, biraz Türk filmi tadında bir kitap bence. Yazarı bildiğimiz Alexander Dumas değil. Onun gayri meşru çocuğu. Oğul Dumas, kitabında bir nevi kendini anlatmış. Kitabın kahramanı Armand Duval gibi gerçek hayatta da sevdiği kadın ölmüş ve aşkları yarım kalmış...Hatta Dumas Fils'in aşık olduğu Marie Duplessis’in mezarı bugün bile ziyaretçilerin uğrak yerlerinden biriymiş ve sadece kamelya götürülüyormuş....

Kitap genelde "en güzel aşk romanlarından biri" olarak yorumlanıyor. Ben pek aşk romanı okumayı sevmiyorum. Bugün dizilerde bile hala gördüğümüz diyalogları saçma bulduğumdan çok keyifle okumadım açıkcası.

...........................................................

Bu aralar pek hobilerimi paylaşmıyorum. Pek birşeyler yapmak içimden gelmiyor. Yapılmış ama fotoğraflamadıklarım da var. Daha önce paylaşmıştım. Bizim bir kiracı sorunumuz var. Taa mart ayında ev tuttum çıkıyorum diyen adam hala tepemizde. İnanılmaz arsız çıktı. Benim ev tutmam sizi ilgilendirmez diyor. Kira, elektrik su gibi faturalar hep gecikmeli ödeniyor. Ya da ödemiyor. Ciddi bir güvensizlik ortamı oluştu. Benim mülayim kocayı bile delirtti en sonunda. Yasal sürece başlattık. Adamın belli bir adresi bile yokmuş. İhbanrame gidemedi. Elden verdik. Bizden açıkca üç kira para istedi çıkmak için. Rakam belirle dedik. Adam Devrim'e "sen git bana ev tut" dedi bir de. Akıllı ya evli çocuklu adamı kendine kefil edecek.
Hafta başında adamın elektrik ve suyunu kesti Devrim. Bundan biz de olumsuz etkileniyoruz. Elektrik ayrı ama su bizim de kesiliyor akşamları. Arada annemlere falan takılıyoruz. Kavga olur da çocuklar olumsuz etkilenir diye. Yazdığım yazmadığım bir sürü sıkıntı işte....İçimden birşeyler yapmak gelmiyor o yüzden. Bir kurtulsak...