.:

31 Temmuz 2015 Cuma

Kitap anahtarlıklar


Yaz başından beri doğru dürüst hiç iş yaptığım yok. Akılda tonla yapılacak, hatta bir kısmının malzemesi de alındı ama kolumu kaldırsam terliyorum. Evin günlük rutini ve ara ara yaptığım yürüyüşler dışında iş yapmıyorum açıkcası...


Haliyle bu anahtarlıklarda yeni değil. Hatta kitaplarını yapalı epey oldu. Buradalar....

Bir tanede kendime kolye yapmıştım hatta...

Bunlar bekliyordu öyle. Devrim'in kuzeni görüp beğendi elimde anahtarlık aparatı vardı ona hemen bir tane yapmıştık. Aparatlardan  bolca alıp gerisini de boncuklarla falan süsleyip tamamladım. Gerektiği zaman ya da eve gelip de beğenenlere hediye edilsinler diye...Hoş bu ara benim palet bardak altlıkları daha bir revaçta ya....


Bugün buralara takıldım bir dolu iş bekliyor beni bu arada. Oğluşun geçen hafta olan doğum gününü bugün yapacağız. Çocuklara güzellik olsun diye piknik şeklinde yapmaya karar verdim. Fırınlık tonla iş beni bekliyor. Ne yalan söyleyeyim bu sıcakta nasıl bitecek onlar ben de bilmiyorum.....

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Çiçek poğoça


Klasik mayalı hamuru çocukların seveceği biçimde yaptım bu kez. Sosis bizim eve senede 1 anca girer. Salam hiç alınmaz. Geçen gün almıştım sosis poğoça yaparken kullandım. Çiçek poğoçanın ortasını lorlu-domatesli, yapraklarını ise sosisli yaptım. Benim sıpalar pek görmüyorlar ya pek sevindirik oldular... 


Hamur klasik tarif. 1 paket kuru mayayı  1 kaşık şekerle birlikte 10 dakika kadar ılık suda beklettim.  Daha sonra 1 su bardağı zeytinyağı, tuz, 1 su bardağı ılık süt ve aldığı kadar un ile yoğurdum. İstediğiniz iç harcı kullanarak nefis poğoçalar hazırlanabilir artık...

28 Temmuz 2015 Salı

Dragonfly ya da yusufçuk


2 haftadır tarlada bu yusufçuklarla karşılaşıyorum. Ara ara da fotoğraflamaya çalıştım. Gayet hızlı uçan bir böcü kendisi. Bir an önümdeyken ve ben netlerken pırr gidivermiş...

Ama epey fotoğraf çektim, yerlerde süründüm, kolumu dikenli tel çizdi yılmadım...






Bir ara epey yaklaşınca ve kaçmayınca bir taraftan " kanki olduk dimi" diye sohbet edip bir  taraftan da objektifimi değiştirdim. Çok net değil belki ama oldukça iyi birkaç makro çekmeyi başardım...


27 Temmuz 2015 Pazartesi

Vişne Reçeli


Geçen gün annemdeyken manav geçti ve oldukça uygun fiyata vişne satıyordu. Annem 6, ben 4 kilo aldık. Oturduk sekiz kilosunun çekirdeklerini tek tek ayıkladık...
Benim erkekler reçelsever olduğundan akıbetleri belliydi en baştan:))
Vişneleri annemde ayıklayıp şekere bastım. Gece eve dönünce de pişirdim hemen. Zaten kendi suyunu iyice vermişti. 4 kilo vişneye göz kararı şeker ekledim. Ben reçellere biraz az şeker ekliyorum hep. Hem şeker fazla zararlı hem de meyvenin tadı alınmıyor öbür türlü. Bu yüzden kıvamı çok koyu olmaz  reçellerimin. Aşağıdaki kadar çıktı. Büyük kavanozdan yenmeye başlandı bile...



26 Temmuz 2015 Pazar

Yine yeniden tarla...


Bu hafta tarlada çocuklarla geceledik.  Yukarıdaki ve aşağıdaki kareler bu sabah gün doğumundan. Ada ile birlikte uyanıp kendimizi dışarı attık. Çiğ yağmış yerler ıslak, hava üstüne birşeyler almayı gerektirecek kadar serin....Mis gibiydi yani. Hoş 1 saat sonra sıcak fena bastırdı ya neyse...



 Devrim kulenin tepesinde cepten haberleri okuyor. Anca orada net çekti:))


Bugün dönerken  tarlaya 5 km uzaklıktaki koya da da gittik. Mis gibi bir deniz. Geçen yıl keşfetmiştik burayı tek bir aile vardı, balıkçıymış bilinmez burası demişti. Bugün resmen araba kalabalığı karşıladı bizi. Yolu kötü duş tuvalet gibi şeyleri yok. Bakir bir koy yani ama millet dolmuş..


24 Temmuz 2015 Cuma

Ada'mız 14 yaşına girdi.....

 Bgün bizim ilk gözağrımızın Ada'nın doğum günü. 14 yaşına giriyor. Bu çocuklar ne zaman büyüyorlar hiç anlamıyorum. Bazen Devrim'le bakıyoruz koca adama da o minicik halleri geliyor hemen aklımıza...Yüzü hep güler umarım, iyi insanlarla karşılaşır, güzel insanlarla.....

Yeterli çoğunluğu toplayamadığımız için doğum gününü haftaya yapacağız. Malum tatil zamanı her kes bir yerlerde. 


21 Temmuz 2015 Salı

Gencecik insanlara kıydılar yine......


Dün öğleden sonra internete girdiğimde Suruç'ta patlama haberini okudum. Şöyle neymiş diye bakarken Kobani'deki çocuklara oyuncak götürmeye giden gencecik çocukların ketledikdiklerini anladım. Hele o basın açıklamasından kısa süre öncesini gösteren bir masada oturan görüntüleri....Daha birkaç dakika önce capcanlı şakalaşan, ihtiyaç sahibi çocuklar için yapacaklarını konuşan fidanlar bir anda yok oluyorlar....Ya o video görüntüsü.....Bu çocukların anne-babaları da izlemiştir o görüntüyü. Sonuçta kameralar açık. Açıklama yapılırken bir anta oluyor patlama...

Kütüphane, kreş yapacaklarmış. Oyuncak toplamışlar çocuklar için. Günlerce uğraşmışlar. 24 tanesi üniversite öğrencisi. Hele kimi salaklar Kürt mü Türk mü ölenler diye sormuyor mu? İnsan olabilmek bu kadar zor mu bu memlekette artık. Bir insanı sevmek zorunda değilsin, görüşlerini de beğenmeyebilirsin. Ne zamandan beri bu ölümün gerekçesi oldu.

Sonuçta yaşanan politik bir hamle. Öldüren belli. Neden belli. Zaten defalarca açıklanmış. Kadıköy'den yola çıkmışlar, MİT hep peşlerinde mümkün mü bunların arasına canlı bomba girmesi birileri izin vermese.......



20 Temmuz 2015 Pazartesi

Bayramda tarlada çalıştık biraz...


Araya tatil girdiğinden tarlayı azıcık ihmal etmiştik. Bu bayram gidip sulama ve bakımıyla ilgilendik. Cumarte öğlen Devrim'le birlikte gittik. Akşam geç ve sabahın serin saatlerini değerlendirmek için tarlada yattık. Çocukları Urla'da  bıraktık bu kez sıcak diye. Ama özledik sonra da:)))
Bu yıl minik ağaçların epey zeytini var. Geçen yıl 250 gr kadardı. Bu yıl iri güzel taneli olacak gibiler..

Ara dinlenmelerde yukarıdaki böceklerden çektim. Pek bir değişik suratı var bunların...


Akşam 9Dan sonra seaverde çayımızı demleyip karnımızı doyurduk. Sonrada hasırın üstünde yıldızları seyrettik. Ne keyif anlatamam. Yemek yerken Devrim bir arkadaşıyla konuşuyordu. Arkadaşı Devrim'i teknolojik olamadı diye eleştirdi. Şu yıldızların altında yatarken "ne teknolojisi şu keyif kaç akıllı tele değişilir" diye düşünmeden edemedim...



 Dün öğlen kapıdan çıkarken şöyle bir kade daha çekiverdim...

17 Temmuz 2015 Cuma

Bir bayram günü....


Bayramın ilk günü hep yaptığımız gibi annemde kahvaltı yaptı. Kocaman güzel bir sofra oluyor bizimkisi....Öğlen Urla'ya dedemize geçtik. İstanbul'dan da halamız gelmiş. Dede, halalar bayramlaştık. Bir ağaç devrilmek üzereymiş onu kestik, dilimledik, taşıdık. Yorulduk denize gidelim dedik. Rotamız Altınköy oldu. Su o kadar soğuktu ki. Ama bir o kadar da berrak...

Günü Deniz ve halası baklava yaparak tamamladı. Çocuklar uyudu baklava yapımı devam ediyor....






Güzel bayramlar.......

 Herkese ailesiyle güzel, keyifli ve huzurlu bir bayram dilerim...


16 Temmuz 2015 Perşembe

Pancarlı pembe kekimiz....


Dünkü sıcakta yeni yazı yazmak bile zor gelirken kalktım hamurişi yaptım. Şu kadınları anlamak cidden zor!!!

Genelde fırını açtım mı birkaç çeşit hamurişi yapıp dondurucuya koyarım. Çocukların canı istedi mi  çıkar-ısıt oh pek kolay oluyor. Tatil dönüşünden beri  dolap tam tıkırdı. Evdeler canları birşey isitiyor hazır bisküvilere vurmuştuk kendimizi. Dün tembelliğime son verip mutfağa girdim en sonunda.

Kek bizim erkeklerin vazgeçilmezi çok severler. Ama son 3 yaptığım kek nedense kabarıp fırının içinde söndü. Erken açmama kuralına da tam uyduğum halde (ki yıllardır kek yapıyorum. Böylesi  ilk kez başıma geldi) böyle olması epey canımı sıkıyordu. Dün bir tepside bir de mufin kalıplarında yaptım. Mufin kalıplarındakiler tamam ama kekin ortası yine çökmüş biraz:((
Bulucam hatamı...

Kekimiz pancarlı oldu bu kez. Dondurucuda yoğun kıvamlı pancar suyum vardı onu kullandım.
3 yumurta, 1 su bardağı şeker, 1 çay bardağından az pancar suyu, kabartma tozu, 2 yamak kaşığı kakao, vanilya, yarım su bardağı zeytin yağı, 1 su bardağı süt, 3 su bardağı un...

Yumurta ve şekeri iyici çırptıktan sonra sıvıları ekledim. Daha sonra harcımı ikiye bölüp bir kısmına 2 kaşık kakao ve vanilya,  diğer kısmına 2 kaşık un ve vanilya ekledim. Pancar kokusu olmasın diye 2 vanilya kullandım ben. Zebra kekte olduğu gibi bir kaşık birinden 1 kaşık diğerinden ekleyerek keki tamamladım. Fırını ilk ısıtışta 200 derece sonra 160 indiriyorum. Hep soğuk fırına koymuşumdur keki dediğim gibi bu zamana kadar sorun yaşamamıştım. Hatta çöken keklerimden birini ısıtılmış fırına sürdüm gene olmamıştı...

Kekin hamur halindeki pembelik kalmadı. Hatta içi epey açıldı ama üstünde pembe hoş bir katman kaldı...Pancar kokusu ise hiç yok...

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Hakkımdaki 11 şey...

 
Bu aralar keyifli bir etkinlik var bloglarda. Hakkımızdaki 11 şeyi yazıyoruz. Beni de Aile Albümü bloğunun sahibi arkadaşımık etiketlemiş. Yazdım bakalım birşeyler...
 
1.En sevmediğin özelliğin / özelliklerin? 
Çok planlıyımdır. Planlı yaşamak çoğunlukla işlerimi kolaylaştırır, zamandan kazandırır bana ama kafamdaki bozulduğunda bazen agresifleşebilirim.
 

2.Hayalindeki meslek ve nedeni? 
Atlas Dergisi'nde çalışmak isterdim eskiden. Hoş 10 yıl gazetecilik yaptım ama o dergide çalışıp dünyayı dolaşmak hiç fena olmazdı...
 
3-Neden blog yazmaya başladın? 
Deniz'in doğumu ile evde oturmaya başlayınca epey boş vaktim olmuştu. Nette dolanırken blogları keşfettim. Paylaşmanın güzelliği cezbetti beni....
 
4-Sana şans getirdiğini düşündüğün bir şeyin var mı?(obje,hareket ,kişi vs.her şey olabilir.) 
Yok

5-Diyelim ki piyangodan yüklü bir para çıktı. Yapacağın şey(ler) ne olurdu?
Bir kısmını kendi çocuklarıma (gelecekleri-eğitimleri için) ayırıp kalanını ihtiyacı olan diğer çocuklara harcardım. 

6-Moralin bozukken kendini şenlendirmek için yaptığın bir şey var mı ? 
Temizlik yaparım:)) Beni acayip sakenleştirir. Bir de banyo....
 
7- En çok görmek istediğiniz şehir ülke?
 Mısır, çocukluk hayalim. Mardin, Diyarbakır, Trabzon buralarda dolaşıp fotoğraf çekmek isterim...

8- Issız bir adada yanınıza almak isteyeceğiniz 3 şey?
İllaki ailem. Ve kaçak olarak bir kaç kitap, fotoğraf makinesi:))))


9-Ölmeden önce yapılacaklar listesindeki 3 madde?
Yapmadım böyle bir şey. Planlarım suya düşünce moralim bozulur benim.Ama gezebildiğim kadar çok yeri gezmek, imkanlarım ölçüsünde çocuklar için birşeyler yapmak her daim aklımdakiler...

10- Bir dalga olsaydınız nereye vurma isterdiniz?
Ben bir denizsever olarak koy koy dolaşmak isterdim sanırım.Rüzgar taşısın dursun beni...

11- Bir uçurumun kenarındasınız tam atlayacaksınız, o an aklınıza ne gelir? 
Ben de yükseklik korkusu var. Öyle uçurumdan atlamayı aklıma getireceğimi sanmam. Ama es kaza o noktaya kadar gitmişsen büyük ihtimalle manzaranın güzelliğine kapılıp fotoğraf makineme koşarım...
 
Yapmak isterlerse....................
 

14 Temmuz 2015 Salı

Dondurma çubuklarından yeni bardak altlıkları....


Dondurma çubuklarından yaptığım yeni bardak altlıklarım. Bunları canlı renklere boyadım. Fazlasıyla canlı oldular hatta...

Geçenlerde eşimin kuzeni gelişti. Ona gösterdim daha önce yaptıklarımı. Çok beğendi aldı birkaç tanesini. Şimdi bana dondurma çubuğu topluyorlar:)) Denizli'deki arkadaşları da beğenmiş. Eh yapıp gönderirim onunla. Yeterki malzeme olsun..Böyle pratik minik işleri seviyorum bu aralar. Bu sıcakta hiç işime gelmiyor uzun uzadıya uğraşmak...



İlk yaptıklarım burada....


13 Temmuz 2015 Pazartesi

Çınar Ağacım'ın yaz çekilişi

Çınar Ağacım bloğunun çok güzel bir yaz hediyesi var. Yazın bol bol yaptığımız meyve sularını bu şık bardaklarda sunmaya ne dersiniz? Çekiliş detyları için tık tık....

Gölet'in akşam hali...

Ortadaki kuşların barındığı adacık...

İzmir'de yaşayanlar Gölet'i bilirler mutlaka. Yapay bir gölet burası. Etrafı yeşil alanlarla dolu, hem piknik yapılabilen hem de içinde restoran ve kafe olan bir alan..Oldukça büyük olduğu için kır düğünlerinin yapıldığı alanı, hobi bahçeleri, yeni açılan tay parkı bile var.

Didim'de tatilde eşimin ailesi ile birlikte olduğumuzu söylemiştim. Tatil dönüşü Urla'ya geçmişlerdi. Dün de bize geldiler yemeğe. Gölet'i görmemişler dün akşam Gölet keyfi yaptık. Biz 2 erkek çocuğu ile buraya genelde top oynamaya gidiyoruz yani gündüz. Daha önce yine arkadaşları gezdirmeki çin akşam saati gelmiştik. İyi oluyor ben de çekim yapıyorum:)))



 Tekne gezilerinin yapıldığı alan...



 Mini bir gezintide yapılıyor Gölet'te....
Eşimin teyzesi, kuzeni, ablası, çocuklar ve Devrim....Tatil zamanı yüzünü dinlendirecek diye iyi bir sakallandı:)))

12 Temmuz 2015 Pazar

Tatilden gece görüntüleri.....


Tatilde fotoğraf makinemi elime pek sık almadım. Aldığımda da genelde gece kareleri çektim....Yukarıdaki gemi mesela. Tam hakkını vererek olmadı ama ilk denememe için fena değil..



Mavi saatler denen gün batımı hep güzeldir....

 Ay ve yansımasını tam hakkını vererek olmadı. Yenileri için çalışılacak ve daha güzeli çekilecek...


Artık ay küçülmeye başlamıştı biz oralardayken. Bu hali bile güzel ama...