.:

29 Nisan 2015 Çarşamba

Gliss Million Gloss


FikriMühim'in yeni kampanyası Gliss Million Gloss bugün elime ulaştı. Hanüz denemedim tabiki. Ama ilk izenim kokusunu ve rengin sevdim. Hoş şampuan önemli mesele bunlara bakılarak alınmaz. Bir deneyelim bakalım...


Bugün yine makrolarım olsun sayfamda...


Bu ara  elişi anlamında cepten yiyiyorum resmen. Ev ve  çocuklar dışında ya kitap okuyorum ya makro çekimlerle cebelleşiyorum. Bir de ben okul aile birliğindeyim. Bu yıla kadar hiç çalışmıyorduk, pek rahattık. Müdürümüz değişti, bizi çalıştırıyor....
Okul içi etkinliklerde falan aktif katılımda bulunuyoruz artık, bir de çay düzenledik okula gelir amaçlı onun bilet satışı, hediye bulması....O da epey vaktimi alıyor birkaç aydır.

Yani işin özü bugün makrolarım var yine sayfamda....







27 Nisan 2015 Pazartesi

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz. 

Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor. 

Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.

LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.

LINE indirmek için: http://me2.do/F1mG6dym

LINE ve Pepsi Kampanyası

Siz sevdiklerinizle yaya yaya konuşun diye LINE ve Pepsi birlikte bir kampanya başlattı. Hali hazırda LINE’dan LINE’a ücretsiz konuşabiliyorken, Pepsi kapaklarından çıkan şifreyle LINE'dan yurt ici, yurt disi, sabit veya cep telefonu istedigin numarayi ucretsiz arayabilmeni saglayacak 100 Premium Call kredisi kazaniyorsun.

Şifre Nerede?

Kutu Pepsi’lerin açma halkalarının arkasında veya Pepsi pet şişe altın ve gümüş renk kapaklarının altında şifreye ulaşman mümkün.

Şifre nereden aktif ediliyor?

Peki bu Pepsi şifresini LINE’da nasıl kullanırım diye mi düşünüyorsun? Hemen açıklayalım. İlk önce “diğer” kısmında Pepsi için özel yapılmış kısma giriyorsun.

Daha sonra şifre için ayrılmış bir yer göreceksin. Oraya Pepsi kapaklarının altındaki şifreyi giriyorsun.

Şifreyi girdikten sonra kutucuğun altındaki “Gönder” butonuna basıyorsun. Anında 100 Premium Call Kredin aktif hale geliyor.

LINE, aynı zamanda konuşmanın en ucuz yolu!

Ben bir hesaplama yaptim. Normalde internetli mesajli paketlere 30 lira falan oduyorsun. Bi' Pepsi aldin, ortalama 2 TL desen, 5 tane Pepsi alsan, etti 10 Lira. Elinde ne var? 5 tane Pepsi ve 500 Premium Call Kredisi. Bu da ediyor ki 150 dk. sabit hatlara ( ki sabit hat mi kaldi??) ya da 50 dk. herkesi arayabiliyorsun. ne kadar telefonla konusyorsun ki zaten? Surekli LINE'Dan mesajlasip duruyoruz ucretsiz. Olmayanlara da LINE yukletsen, oradan da bayagi kurtariyorsun. Bildigin 5 Pepsi yanina kar kaliyor.

Üstelik yurt dışını çok daha ucuza arıyorsun ki tek tek bütün ülkelere bakıp ne kadara denk geliyor diye hesaplamadım. Ama örneğin Amerika’yı, 100 Premium Call Kredisiyle yaklaşık 100 dakika konuşabiliyorsun. Çok iyi.

Bundan sonra bu şekilde harcama yapacağım ben. Evde zaten su gibi Pepsi içiliyor. Hatta su yerine Pepsi içiliyor. Adamlar üstüne Premium Call Kredisi veriyor. Ben kendime bi’ kampanya yapsaydım, ancak bu kadar karlı olurdum. Sahiden. 

Evet özetliyorum: Herkese LINE yükletiyoruz, oradan kurtarıyoruz. Pepsi içiyoruz, oradan da kurtarıyoruz. Yurt içini, yurt dışını rahatça arıyoruz. 

Nedir bu LINE Premium Call?

LINE Premium Call, sevdiklerinle konuşman için LINE’ın oluşturduğu bir servis. Aradığın kişi LINE uygulamasını kullanmıyorsa, onu Premium Call sayesinde arayabiliyorsun.

Üstelik yurt dışında da bu uygulama geçerli ve çok uygun fiyatlara bunu gerçekleştirebiliyorsun. Bu şekilde sevdiklerinle yaya yaya konuşabiliyorsun.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Gemili çarpı işi....


Severek işledim ben bunu. Ama uygun bir çerçeve bulamadım henüz. Kendim mi yapsam acaba diye düşünmekteyim....


25 Nisan 2015 Cumartesi

Bahçemiz......


Bugün epeydir ihmal ettiğimiz bahçe işlerini yaptık. Bahçe resmen vahşi ormana dönmüş:)))

Bu arada birazcık fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedim tabiki. Bahçemin tek sarı gülü. Gerisi hep bordo.....



Gelincikleri çok sevirm ben....


Portakal ağacımız. Tek bir tane kalmış şimdi üstü yeni çiçeklerle dolu....




Ihlamur ağacı.....

24 Nisan 2015 Cuma

Kesme tahtama ahşap yakma süsleme yaptım


Aklımdaki bir projeyi daha yaptım bitti nihayet. Kesme tahtamı ahşap yakma ile süslemek istiyordum. Basitinden desenlerle yaptım....


Seçtiğim bir deseni önce kurşun kalemle çizmeye çalıştım. Çizimler fena oldu tabiki. Bir dahaki işime kendime bir kopya kağıdı edineceğim. Onların üstünden havya ile yakarak desenleri belirginleştirdim. Aslında ahşap yakmanın özel aleti var ama oldukça tuzlu bir şey. Ben eşimin havyası ile arada bir şeyler yapmaya çalışıyorum...




23 Nisan 2015 Perşembe

Bugün 23 Nisan.....


En güzel bayram bence 23 Nisa. Çünkü çocukların, çünkü çocuklar daha bir güzelleştiriyor bu günü. Çocuklarım yokken bile  TRT'deki gala gösterilerini seyretmeye bayılırdım. Şimdi de oğluşların okulundaki gösterileri keyifle izliyorum. Hoş bizimkilerin okulu orta okul oldu. Sadece bir tane ana sınıfı var ama yine de keyif veriyor insana.

Bu gün de 23 Nisan gösterimizi izledik, miniklerin hareketleriyle keyif aldık.....Sadece havamız pek kötüydü. Okul biraz tepede kalıyor, müthiş bir rüzgar. Çocukların kimi çıkardı çeketlerini, kimi benimki gibi üstünü çıkarmadan devam etti.



22 Nisan 2015 Çarşamba

Alerji sorunumuz....



Benim oğluşların ikisi de geçmişte alerji sorunları yaşadılar. Küçük bebekliğinden itibaren bronşiyolit ataklarıyla büyüdü, sürekli hastaneye gidip hava alıyorduk. Büyükte daha geç dönemde alerji çıktı. otlara, çam ve zeytin ağacına, kediye-köpeğe. Oldukça da ciddi tıkanma ve öksürük ataklarıyla başlamıştı. Ben o dönem evdeki çiçekleri-halıları kaldırmıştım. Toz olmayacak evde diye parmaklarım parçalanana kadar temizlik falan yapardım. Neyse biz kurtulduk alerjiden. Ya da öyle sandık.

En son 2012 yılındaki kontrolümüzde Deniz'in alerjisi geçmiş, Ada'nınkiler duyarlılık düzeyine inmişti. Öksürük yok, tıkanma yok. Son bir yıldır Ada'nın hayvanları sevmesine izin veriyordum. Son 3 aydın yine bir öksürük olayımız başlamıştı. Üşüttü dedik önce ama baktık geçmiyor baktırdık alerji dendi. Tahliller falan maksimum 165 olması gereken ıge (atopik kişilerde bulunan ve kişinin duyarlı olduğu belirli bir alerjene karşı oluşmuş olan bir cins antikor) değeri Ada'da 1426'ya çıkmış.

İşin kötü tarafı biz hayvanlardan kalnaklandığını düşünüyoruz. Çünkü Urla'ya gidince çocuk resmen nefes alamaz hale geliyor. Orada dedemizin yan komşusunun 30 kadar kedisi ve 4 köpeği var. Ada bunlarla temas etmese bile tıkanıyor. Halamızın da ara ara eve gelen bir kedisi var. Oraya gitmesek olmuyor, gidince çocuk mahvoluyor. Sorun azıcık çözümsüz kaldı malesef.....

21 Nisan 2015 Salı

Mini kütüphanem....


Geçen sonbaharda başlamıştım aslında bnu yapmaya. Genelde balkonda iş yapmayı seviyorum ben, havalar bozunca öylece bırakıvermiştim. Benim gibi ölçme  özürlü biri için fena bir çalışma olmadı. Dikkat ederseniz raflar azıcık yamuk oldular:)))


İlk önce kitapları hazırlamıştım. Netten bulduğum kitap görüntülerini çıkış alıp, yüyüklüklerine göre kalın kartona yapıştırdım.
Kitaplığın kutusu çay kutusuydu.  İçini kapladım. Yaptığım iki rafı yapıştırdım. Bir de okuma koltuğu yapmaya çalıştım. Önüne sehpa...Duvara Devrim'in çocuklarla olan bir resmini de ekledim. Eh ilk deneme için fena olmadı. Şimdi tarlanın minyatürüne başlamıştım onu bitirmek lazım...

 Yamuk da olsa o görülen çekmece açılıp kapanabiliyor....







19 Nisan 2015 Pazar

Turnuvadan madalyayla döndük...


İki gündür satranç turnuvasındaydık biz. Buca Belediyesi'nin düzenlediği bir turnuvaydı. İzmir'i bilenler bilir Gölet'te yapıldı turnuva. 2 tane benimkiler 2 de arkadaşla 4 çocukla iki gündür birlikteydim...

Ada ve diğerleri eli boş döndü ama Deniz 9. oldu  turnuvada. Daha önce girdiği turnuvada 24. olmuştu, epey bir ilerletti derecesini. Madalyasını da alınca off ne keyifliydi anlatamam.




Gölet dün inanılmaz rüzgarlıydı beynim üşüdü, baş ağrısından öldüm. Bugün aksine güneşte piştim gene başağrısı.Keşke bir gün daha tatil olsa...

Gölet'te dün uçurtma şenliği de varmış. Müzik sesini duyup gittik, iki maç arası çocuklarla dolaştık, patlamış mısırımızı aldık.


Satranç turnuvamız....


Dün Buca Belediyesi'nin düzenlediği satranç turnuvasındaydık. Bugün de gideceğiz. Sabahtan akşama kadar 4 maç vardı ün. Sadece otursam da tüm gün beklemekten pestilim çıkmış. Bir de çocukların 2 tane sınıf arkadaşlarını götürdük....İlk gün güzel geçti ama bakalım bugün neler yapacaklar...




17 Nisan 2015 Cuma

Bisküvi tadında kurabiyeler....


 Her zaman yaptığım kurabiyelerde biraz şekil değişikliği olsun dedim bunlar çıktı ortaya. Deniz'in tabiriyle inek desenli kurabiyelerimiz:)))

Yarım paket margarin, 1 çay bardağı sıvı yağ, 2 tatlı kaşığı kakao, 4 yemek kaşığı nişasta, 1 yumurta, 5 kaşık pudra şekeri, yarım kabartma tozu, aldığı kadar un.

Kakao dışında malzemelerimizi iyice yoğuruyoruz. Bir kısmına yeniden kakao koyacağım için unu kontrollü koymak gerek. Hamur fazla sertleşebilir. Hamurdan 1/3 oranında ayarıp bu kısmı kakao ile yeniden yoğurdum. Beyaz hamurdan büyükçe bir parçayı tezgaha yayıp oklava ile incelttim. zerine benek benek kakaolu hamurdan koyup biraz daha incelttim. Ama bu aşamayı üzerine temiz bir naylon koyarak yapın. Değilse hamurlar oklavaya yapışıyor. Daha sonra küçük çay bardağı ile keserek tepsiye dizdim. Kıtır kıtır bisküvi kıvamında hoş kurabiyeler oldu....


15 Nisan 2015 Çarşamba

Sıcağı sıcağına yeni makrolar


Pazar günü tarlada çalışmanın ödülü bana bunlar işte....Doğada rahat rahat makro çalışma imkanı buluyorum. Bizim evde bahçeli ama cadde üstü, gelen geçen çok yerlere kadar yatıp çekim yapmaya bazen çekiniyorum açıkcası. Tarlanın kötü tarafı ise aşırı rüzgarlı olması. Epey bir çekim yapım ama çoğu çöpü boyladı....


Evin oralarda hiç denk gelmemiştim, ilk uğur böceklerimi de çektim bu arada...



Devrim babanın gözü. Açtıramadım tam olarak gözünü adamın. Ben çekecem diye uğraşıyorum o gözüme ışık geliyor diye kızıyor:)))