.:

27 Şubat 2015 Cuma

Portakallı çikolatalı kek....


Portakallı çikolatalı kek. Duruşu bile pek güzel oldu, tadı da öyle...Ki ben kek pek yemem, olmasa hiç aramam bundan tırtıkladım azıcık...


3 yumurta, 50 gr bitter çikolata, 1 su bardağı şeker,  yarım su bardağı fındık yağı, yarım su bardağı portakal suyu, rendelenmiş portakal kabukları, 3 yemek kaşığı kakao, kabartma tozu, 1.5 su bardağı un



Şeker ve yumurtayı iyice çırpın. Zeytinyağı ve portakal suyunu ekleyin çırpın. Benmari usulü eritilmiş çikolata, portakal kabuğu rendesi, un, kabartma tozu, kakaoyu ekleyin. Spatula ile karıştırın....

25 Şubat 2015 Çarşamba

Fincanları giydirdim, üşümesinler......


Pinterestte dolanırken en sevdiğim elişlerinden biri de bu fincan fistanları. Rengarenk desen desen ne hoş şeyler var. Elimde artık yünler vardı ne zamandır elime de doğru dürüst tığ almamıştım. El attım en sonunda...


Hatice önermişti dün bu fotoğrafı ekliyorum......



Fincanlar eşantiyon, üzerlerinde firma isimleri vardı. Onlar da kapanmış oldu.

Sık iğne ya da trabzan olarak ördüm.Çeşitli modellerde süsledim. 


Arkadan görüntüleri de  böyle. Kaymasın diye düğmeleri üstten yaptım.


23 Şubat 2015 Pazartesi

Bol kakaolu kurabiye


Haftaya tatlı bir başlangıç olsun dedim, şöyle bol kakaolu kurabiyelerimi paylaşayım. Hafta sonu Deniz'in satranç turnuvası nedeniyle biryerlere gitmedik. Ben de soğuklardan epeydir ihmal ettiğim bir olaya el atayım bari dedim....Turnuva Yedigöller'de idi. Orada piknik yaparız diye tasarlamıştım ama olmadı....


Bu arada kek standı da benim ürünüm. Sevdiğim odunlarımdan biridir kendisi....

 Neyse benim epey bir saat mutfakta mahsur kalmama neden olan hamurişlerinden (3 çeşik kurabiye, poğoça, kek, revani) bu kurabiyenin görüntüsünü pek sevdim paylaşayım dedim.Şeklini dondurma kaşığı ile verdim.
Yarım paket margarin, yarım çay bardağı zeytinyağı, 4 kaçık pudra şekeri, 3 kaşık kakao, kabartma tozu, 4 kaşık nişasta, 1 yumurta, aldığı kadar  un.
Malzemeleri iyice yoğurduktan sonra dondurma kaşığı ile alıp tepsiye dizdim. 170 derecede pişirdim. Fırınınıza göre 15-20 dakikada pişiyor kurabiyeler.


22 Şubat 2015 Pazar

Deniz'in satrançta ilk madalyaları....


Deniz bu yıl satranca merak sarmış durumda. Abimiz geçmiş yıllarda oynuyordu o zaman Deniz'i razı edememiştik oynamaya. Şimdi Ada bıraktı, Deniz başladı.
Kendi isteği ile ilk kez geçen ay turnuvaya katılmıştı. 6'da 3 maç kazanmasına karşın sevdi bu işi denk gelince bu hafta sonuda turnuvaya girdi.
10 yaş grubunda katılımcı sayısının az olması biraz kötüydü. Ama Deniz 5. aldu pek keyifli. Hele bir de 2 madalya alınca değmenin beyimizin keyfine:)))



Yedigöller Cafe'nin düzenlediği turnuvada hem ilk 10'a madalya hem de UKD'si olmayan ilk 5'e madalya verildi. Hatta ilk beşe giren kızlara ayrıca verildi. Çocukların tümü pek keyifliydi anlayacağınız....


21 Şubat 2015 Cumartesi

Okuma Şenliği Kış-ikinci ay



 Okuma Şenliği'nde bir ayı daha devirdik. Şimdi sıra raporları vermeye geldi...



1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap. 
Gece Gündüz/ Necati Göksel/ 302 sayfa/ Altın Kitaplar

3. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Zaman Temsilcisi/ Peter Ward/ 345 sayfa/ altın bilek yayınları

5. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
İlyada/ Homeros/ 572 sayfa/ Panama

8. Kategori (10 puan): İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların karda kışta geçtiği bir kitap.
Kış Evi/ Judith Lennox/ 575 sayfa/ Altın kitaplar

11. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.
Babaya Mektup/ Franz Kafka/104 sayfa/ Can Yayınları

12. Kategori (10 puan): İlkokulu bitirdiğiniz yıl ilk baskısını yapmış bir kitap.
 Beyaz Kale/ Orhan Pamuk/ 193 sayfa/ İletişim Yayınları

14. Kategori (10 puan): 20. yüzyılda Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Gençlik Güzel Şey/ Hermann Hesse/278 sayfa/ Can Yayınları

15. Kategori (10 puan):Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gerekn 1001 Kitap" listesinden bir kitap.
Küçük Kadınlar/ Louisa May Alcott/ 292 sayfa/ İş Bankası Yayınları

16. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Denizden Gelen Mektup/ Nicholas Sparks/ 320 sayfa/ Altın Kitaplar

 17. Kategori (10 puan): Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri/ Amin Maalouf/ 356 sayfa/ telos

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan)Bir Türk, bir yabancı yazardan birer öykü kitabı.
Gece Vardiyası/ Fakir Baykurt/ 214 sayfa/ Remzi Kitabevi
Söğütlükte Rüzgar/ Kenneth Grahame/ 208 sayfa/ İş Bankası

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Kızıla Boyalı Saçlar/ Kostas Mourselas/ 476 sayfa/ Om yayınları
Gibi/ Ali Smith/ 308 sayfa/ Everest
Yitikler Denizi/ Nehir Yılmaz/ 151 sayfa/ yitik ülke yayınları
Gece Kelebeği Perperık-a Söe/ Haydar Karataş/ 255 sayfa/ İletişim Yayınları

 20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplam 70 puan): Pulitzer veya Man Booker veya Goncourt veya Nebula veya Hugo ödülü kazanmış veya bu ödüller için finalist olmuş üç kitap. 
Sirte Kıyısı/ Julien Gracq/ 296 sayfa/ YKY Yayınları (1951 Goncourt ödülü)
Kızılağaçlar Kralı/ Michael Tounier/ 379 sayfa/ Ayrıntı yayınları ( 1970 Goncourt Akademi Edebiyat Ödülü)
Küçük Şeylerin Tanrısı/ Arundhati Roy/ 362 sayfa/ Can Yayınları (1997 Man Booker ödülü)

 21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Dünya edebiyatından dört kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Afrika, biri Asya ve biri Avrupa edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Yeşil Yıllar/ Archibal Joseph Cronin/ 392 sayfa
Kızgın Toprak/ Jorge Amado/ 330 sayfa/ Can Yayınları (Latin Amerika)
Ayartma/ Nadine Gordimer276 sayfa/ Can Yayınları  (Afrika)
Tanios Kayası/ Amin Maalouf/ 216 sayfa/ YKY Yayınları (Asya)

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): Türk bir yazardan bir üçleme veya aynı seriye ait üç kitap.
Dağın Öteki Yüzü üçlemesi / Yaşar Kemal
Ortadirek/Toros Yayınları/ 388 sayfa
Yer Demir Gök Bakır/ Cem Yayınevi/ 452 sayfa
Ölmez Otu/ 337 sayfa/ Adam Yayınları

-----------------------------------------------------------------
26 kitap, 8377 sayfa bitmiş oldu....
260+ 160+ 83 eşittir 503 


Satranç turnuvamız var...


Deniz bu yıl satranca iyi takıldı. İkinci turnuvasına katılıyor bu hafta sonu. Bakalım sonuç bu kez nasıl olacak. Turnuva yeri eve yakın olduğundan maç aralarında eve gelip gittik. Şimdi onlar son maça gittiler babasıyla ben de evde izin yapıyorum....

20 Şubat 2015 Cuma

Martılar.....


Gündem bombok bu aralar. Özgecan için tepkimizi gösterirken her gün yeni bir olay haber oluyor...Bitmiyor bir türlü şiddetin sonu. Siyasiler ağlıyor, yapacağız, edeceğiz deyip muhalefete tokmağı indiriyorlar...Çocuklar çizgi film izler gibi ekranda birbirini yumruklayanları seyrediyorlar. Ne biçim bir ülke olduk. Bu kadar az mı duyarlı insanların sayısı artık? Bir kadını 53 parçaya bölmek, kar oynayarların üstüne bıçakla saldırmak, 12 yaşındaki çocuğu jiletleyip tecavüz etmeye çalışmak.....Bu muyuz yani!!!!!


Hava da berbat. İzmir'de bu kadar soğuk...Yok hiç bana göre değil. Bu aralar kitap okuyorum, nette dolanıyorum. Günlük işlerimi bitiriyorum. Hobiler ağır ağır yapılıyor. Yaptıklarımı da fotoğraflamak şu sıralar hiç içimden gelmiyor.

Hem ben bu martılara baktıkça huzur buluyorum.......Belki size de iyi gelir.





18 Şubat 2015 Çarşamba

Kütükten sehpaya yolculuk


Odunlara olan aşkım malum. Eldeki ve evdeki malzemelerle mümkün olduğunca odun isteklerimi yerine getirmeye çalışıyorum bu yüzden. Eldeki imkanlarla diyorum çünkü odunu şekillendirmek, zımparalamak bazen farklı aletleri gerektirebiliyor ki tümü bizde yok maalesef...

Altıncı Cadde diye bir alışveriş sitesi var. Ben hayran hayrandolanırım bazen oradaki tasarımları. Hatta bazen Devrim'e atarım linkleri "bak bana böyle birşey yapsana" diye. Cidden pahalı oradaki ürünler. Düz kütük sehpa vardı bir kez (yani ayakları yok blok kütük) 250 liraydı mesela...


 Uzun zamandır istediğim bir şeydi bu odun dilimi sehpa. Devrim sanırım 2 yıl kadar önce rektörlükte budanmış büyük kütükleri eve yakmak için getirince kafama yer etmişti. Önce iyice kuruması gerekli kütüklerin. Yaşken işlem yapınca neresi çatlayacak belli olmuyor sonra. Kütükleri epeydir bahçede tabure ya da saksı sehpası niyetine kullanıyordum ben zaten. Ama evin içine girememişti bir türlü.
Bir de benim yiyeceğim bir nane değil bu iş. Şu yukarıdaki dilimi çıkartmak Devrim'i bile çok zorladı. Ağaç sağlanmış elektrikli testere ile bile epey uzun sürdü. Biraz da yamuk olmuş ya o kadar kusur kadı kızında da olur....


Bir gayrat bizim odun dilimi sehpa oluverdi. Dilimi birkaç kat vernikledim. Böceklenmesin dimi...Ayaklarını yaptı Devrim, onlar da verniklendi. Bir yıldan fazladır salonumda keyifle kullanıyorum.

Not; Yaklaşık 1 yıl önce paylaşmıştım bunu ben. Ama oluşturduğumuz yeni blog dostluğu için sevdiğim çalışmaların bazılarını ara ara yeniden vermek istedim. Bu da çok sevdiğim bir şey....

17 Şubat 2015 Salı

Ayartma

Okuduğum en ilginç kitaplardan biri Ayartma...Çok kabaca zengin kız fakir oğlan hikayesi deyip geçebilirik öykü için. Ama konunun işlenişi öylesine farklı ki su gibi okuyuveriyorsunuz kitabı...
Zengin, başına buyruk, babasının servetinden pek de faydalanmayan, gününü yaşayan bir kadın Julie. Abdu ise bir şekilde İngiltere'ye kapağı atmış ama 1 yıldır kaçak olarak yaşayan siyahi bir erkek. Tamircide yolları kesişip başlayan ilişki çok farklı ilerliyor. Bu kadar rahat şartlarda büyüyen ve geniş bir çevresi olan kadının erkeğin ülkesindeki dar çerçeveye uyumu....
Okunası kitaplardan diyebilirim.....


Kitap arkası;

1991 Nobel Edebiyat Ödülü Başka Dünyalar, Evdeki Silâh, Yanımda Kimse Yok adlı kitaplarını yayınladığımız Nobel Ödülü,lü Nadine Gordimer, bu kitabında yine Afrika odağından bakıp bütün bir Afrikanın çalkantılarını irdeliyor. İki insanın dünyalarını ve dünya görüşlerini değiştiren büyük bir aşk öyküsünün ekseninde gelişen romanın özgün adı: The Pickup. Gelip geçici bir ilişki adına tavlanan kişi anlamına gelen bu argo sözcüğün Türkçede tam bir karşılığı yok. Manita, aftos, zamazingo gibi anlama oldukça yakınlaşan sözcükler varsa da, bunların hepsi kadın için kullanılan tanımlar. Oysa kitaptaki The Pickup, bir erkek. Bu nedenle romanın özüne uygun geleceğini düşünerek Ayartma adını yeğledik. Irklar arası, sınıflar arası, kişiler arası çelişkiler Nadine Gordimerin insan sevgisiyle örülmüş usta anlatımıyla önümüze seriliyor.

Kızgın Toprak




Daha önce kakao işçilerinin yaşantısı anlatan başka bir kitap daha okumuştum. Carol Off'un yazdığı Acı Çikolata...O kitap daha çok araştırmaya dayanıyordu. Jorgez Amado'nun Kızgın Toprak'ı ise roman tadında veriyor kakao işçilerinin acı yaşantısını...

hepsi birbirinden hırslı toprakağalarının hüküm sürdüğü kakao plantasyonlarında yaşananların - See more at: http://mail.miksan.com.tr/kizgin_toprak_urunu.html#sthash.XPHm17Sq.dpuf
hepsi birbirinden hırslı toprakağalarının hüküm sürdüğü kakao plantasyonlarında yaşananların - See more at: http://mail.miksan.com.tr/kizgin_toprak_urunu.html#sthash.XPHm17Sq.dpuf
Zaten kakao ticaretini elinde bulunduran 2 ailenin yağmur ormanlarını katlederek tarım alanlarını arttırmalarının hikayesini anlatıyor kitap. Zenginler daha zenginleşirken, yerli halk onlar için savaşıp ölüyor.....Hepimizin severek tükettiği çikolatanın tadını bilmeyenlerin hikayesi biraz da bu kitaplar.  Tatlı krizlerimizin büyük kurtarıcısının gerisindeki acı yaşantılar...


Kitap arkası;
Kızgın Toprak, 1940lar Brezilyasında, hepsi birbirinden hırslı toprak ağalarının hüküm sürdüğü kakao plantasyonlarında yaşananların öyküsünü anlatıyor. Servet avcısı serüvenciler, zengin erkeklerin peşindeki güzel kadınlar, kumarbazlar, karınlarını doyurmaktan başka bir düşüncesi olmayan göçmenler, kiralık katiller, keskin nişancılar, kakao plantasyonlarında acımasızca sömürülen işçiler... Yeni ekim alanları açabilmek için gaddarca yok edilen ormanlar, gözü dönük toprakağaları arasındaki kan davaları... Sözün kısası, bu çılgın dünyayı hepsi de farklı açılardan yaşayan insanların öyküsü...Mucizeler Dükkânı, Tarçın Kokulu Kız, Tereza Batista, Gecenin Çobanları ve Ölü Deniz adlı romanlarını da yayınladığımız Jorge Amado, sert bir gerçekçiliğin ürünü olan Kızgın Toprak tan söz ederken, En sevdiğim kitabım, diyor, benim köklerimin, yoğrulduğum kanın öyküsü.Latin Amerika edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından Amado, bir zamanlar Brezilyanın Bahia bölgesinde yaşanan kakaoya hücumun çarpıcı romanını sunuyor okurlarına.

16 Şubat 2015 Pazartesi

İnciraltı...



Keyifsiz gündem, keyifsiz günler....Fotoğraflarımla uğraştım biraz bugün.. Bir kaç tenisini de sizinle paylaşmak istedim...






15 Şubat 2015 Pazar

.....................







Özgecan olayından yola çıkarak herkes idam idam diyor ama...Unutmayınki en başta bu ülkenin son dönem iktidarı koruyor tecavüzcüleri. "kadının rızası var" diye beraat ettirmiyor mu onları??? Şimdi gidip de idam mı edecekler sanıyorsunuz. İdamı getirirler yine kendilerine karşı olanlara kullanırlar. Türkiye ayaklandı diye çıkıp ortalığa konuştular bu kez. Özgecan ilk değil malesef bu hükümetle-bu anlayışla son da olmaz bu ülkede. Şimdiye kadar kaç kadını savundular da ciddi bir yaptırım getirdiler!!!!
 Açıkcası ben idam değil de 3-5 tanesininkini kökünden keserlerse sorunun epey azalacağına inanılyorum....

13 Şubat 2015 Cuma

Sevgililer günü için....


Sevgililer gününde sadece sevgili/eş mi hatırlanmalı? Anne-kardeş....onlara da küçük süprizler yapılabilir belki. Kendi elimizle yapacağımız küçük hediyeler gülümsetecektir sevdiklerimizi bence....

Yukarıdaki benim parçalarını kıl testere ile tek tek keserek yaptığım kuş kafesi. İnce çubukları çöpşişten. İçinin kuşu keçeden..Birazda kurdele ve yakma güllerle süslendi mi tamam....


Bu da bizim evdeki sevgi notluğu. Hoş ben evde 3 erkekle yaşıyorum. 2 küçük fazlasıyla babalarını örnek alıp bu notluğu pek kullanmıyorlar ama kullanacaklara güzel fikir bence...

Çocukların küçülmüş bir kemerini kullandım bunu yaparken. Mandalları akrilik boya ile boyadım üzerlerini süsledim. Dileyen notunu evin girişindeki notluğumuza iliştirebilir...



Odunlarla yaptığım ilk çalışmalardan biri bu da. Dilim odunu zımparaladıktan sonra matkapla istediğim yazı şeklinde deldim. Ve yün ile çarpı işi yapmaya çalıştım. Kimi yerde iki deliği yanyana açamayınca çarpı işi kenarlarda kalmıştı...


12 Şubat 2015 Perşembe

Aşk kokan çarpı işleri




Sevgililer Günü yaklaşıyor ya haftaya uygun şeyler paylaşayım dedim...Çeşitli zamanlarda yaptığım çarpı işleri var bugün sayfamda. Kimi evmin duvarlarını süslüyor, kimi hediye edildi kimi de çerçevesi bile olmadan öylece bekliyor kutularda...






11 Şubat 2015 Çarşamba

Bisikletli kitap tutucu...


İnsan bazen birşeye takılır ya ben de bu aralar kitap  tutuculara takıldım. (Doğru adı bu mu bilmiyorum ama sonuçta görevi kitapları tutmak) Yeni tutucumuz bisiklet şeklinde. Horozludan sonraki yeni favorim bu oldu....Diğer yaptıklarım da burada....


Devrim bir iş için paletlerden parçalar kesmişti. Yukarıdaki gibi tahta parçaları kalmıştı o işten. Bunlardan güzel şeyler olur deyip 4 tanesini zıpmparalatmıştım...İkisi değerlendirildi:)))


Malzemelerim; 2 tahta, daha önce yapılmış maketlerden artan yuvarlak parçalar, kalın tel, yapma çiçekler ve yapıştırıcı...En zor bulduğum malzeme yapma çiçek oldu desem. Hiç sevmem yapma çiçekleri. Fii tarihinde nerden geldiyse var azıcık onları ara ara kullanmışlığım var. Biraz alayım bari gerekti işte...

 Bisikletin tekerlerinin tellerini ince kabloları soyarak yaptım. Tek tek yapıştırdım, kurusun diye epey beklediler...Daha sonra kalın tellerle (ki yaparken bilmiyordum ne zor kestim küçük pensemle. Meğerse çelikmiş o yeşil tellerin içi:))) bisikletin gövdesini yaptım. Ungun ölçüleri bulup, kesip, yapıştırdım. Oturma yeri, pedal yine ahşap. Bisikleti tahta zemin üzerine sıcak silikonla yapıştırdım. Pek süssüz geldi bu hali. Kalem tıraşın şeffaf kutusu ile öne bir sepet, içine çiçekler....Yol üzeri de biraz çiçeklense fena olmazdı....


Ada'nın 1. sınıftaki hali...Koca adam oldu şimdi güzelliğim......