.:

8 Nisan 2015 Çarşamba

Onuncu Köy


Sanırım ben tam bir Fakir Baykurt hayranıyım. Okuduğu her kitabından ayrı bir tat alıyorum. Ama en çok sevdiğim Keklik olmuştu. Oradaki dede karakterine hayran kalmıştım. Neyse en son okuduğum kitabı ise Onuncu Köy...

Kendisi de Köy Enstitülü bir öğretmen olan Fakir Baykurt, Onuncu Köy'de bir öğretmeni anlatıyor. İsmi yok öğretmenin. Öğretmen o, sonra demirci ustası oluyor. Amacı kendilerini sömürenlere karşı halkı uyarmak, kızların okutulmasını sağlamak....Tabiki sevilmiyor birileri tarafından. Sürülüyor köyünden. Gitmiyor sürüldüğü yere demirci ustası oluyor. Bu kez bu kimliği ile insanları uyandırmayı sürdürüyor...



Kitap arkası;
"Türkiyenin binlerce köyünden biridir Damalı. Tıpkı diğerleri gibi, bu köyün muhtarı, bekçisi, eğitmeni, arlısı arsızı, her bir şeyi vardır. Tabii, bir de öğretmeni... O eğitim ordusunun neferlerinden biridir. Yemede içmede, gezmede tozmada değildir gözü. Dünyaya doymadan, güzel evler, temiz sular, bakımlı çocuklar, çocukları uysallaştırmayan okullar görmeden ölürüm diye korkmaktadır. Köylere aydınlığı götürme savaşında yenilmekten bir de... Gel gör ki, bu uğurdaki mücadelesi çetin geçer Öğretmenin. Verdiği savaşta köylüyü yanına alıp, haksızlığın, yolsuzluğun karşısında durdukça, doğruları söyledikçe yerinden edilir. Dahası, çok sevdiği mesleğinden. Ama Öğretmen yılmaz. Işığını saça saça o köy senin, bu köy benim dolanır. Böyle böyle, yolu Onuncu Köye düşer. Burada da onu benzer bir mücadele beklemektedir... Fakir Baykurt bu romanında, bir köy öğretmeninin yobazlığa, yolsuzluğu, bağnazlığa karşı devrimci direnişinin ışığında eğitim sorunlarına ve bürokrasinin o kayırmacı yaklaşımına değiniyor."