.:

31 Aralık 2014 Çarşamba

2015 güzel bir yıl olsun......


Kendi çektiğim fotoğraflarla veda edeyim bu yıla. Olabilirse bugün de çekmek istiyorum. Bakalım....



2014 kötü bir yıl oldu. Bir sürü canlar gitti, gençler öldü-sakatlandı. Ağaçlar alabildiğine katledildi. Umarım 2015 insanların uyandığı, algılarının açıldığı bir yıl olur...

30 Aralık 2014 Salı

tatsızız bu aralar.....


Bir süre önce dedemizin (Devrim'in babası) karnında bir şişlik oluşmaya başlamıştı.  Aralık ayı boyunca birkaç tahlil oldu ve malesef lenfoma teşhisi kondu. Pek çok kanser türüne göre tedavisi nispeten kolay ama yine de işte....Dün yattı hastaneye bugün ilk ilaç dozu verilecek. Devrim annesini de kanserden kaybetmişti. Bu tatsızlığı katlıyor. Yani birkaç haftadır sıkıntılı bekleyiş iyice sıkıntıya döndü malesef. Tez zamanda iyileşsin dedemiz.....


26 Aralık 2014 Cuma

Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri




İtiraf ediyorum; kitabı kütüphaneden istettiğimde tarih kitabı olduğun bilmiyordum. Amin Maalouf yazmış ya ben okurum....Kitabı okumaya başladıktan sonra da biraz zorlandım haliyle. Yoğun bir tarih var. Ama dili o denli akıcı ki anlıyorsunuz ve sıkılmıyorsunuz....

Kitap, 1096-1291 yılları arasındaki Anadolu-Suriye-Mısır bölgesini, haçlı seferlerini Arapların gözüyle anlatıyor. Sadece savaşlar değil, bölgenin durumu da anlatılıyor. Haçlı seferlerindeki başarısızlık asıl olarak müslümanların kendi içlerindeki çekişmelerden kaynaklanmış aslında. Şam, Halep, Mısır gibi sultanlıklar sürekli olarak kendi içlerinde savaşmışlar olmadı Frenklerden yardım talep ederek içlerine daha iyi yerleşmesini sağlamışlar.
Kitabın sonsözünde yazar Araplar'ı biraz eleştiriyor. Batılıların Doğu'dan çok şey aldıklarını ve geliştirdikleri oysa Doğu'nun içine kapahdığını belirtiyor. Haçlı seferleri sırasında Frenklerin önemli bir kısmı Arapçayı öğrenmiş mesela. Araplarsa buna hiç yeltenmemişler...


""XII.yüzyıl Arapları açısından adalet ciddi birşeydir. Kadılar çok saygı gören kişilerdir; bunlar kararlarını vermeden önce Kur'an tarafından saptanmış iyice belli bir usule uymak zorundadırlar. İddia, savunma, tanıklıklar.Batılıların sık sık başvurdukları tanrı yargısı onlara ölümcül bir şaka olarak gözükmektedir.""

Kudüs'ü Frenklerden geri alan, bölgede ciddi bir barışı sağlayan Selahaddin'in ölümü sonrası bir anlatı:
"Bu dayanılmaz sahneler öğle namazı sonrasına kadar sürdü. Sonra sultanı yıkadılar ve kefene sardılar; bu iş için gereken her şey borca alındı, çünkü sultanın kendine ait hiç malı yoktu...."

25 Aralık 2014 Perşembe

Minyatür gitar denemesi


Her ne kadar bu aralar (cidden anlamadığım bir biçimde) yorumlar ve bloğuma ziyaretler ciddi ciddi düşmüşse de üretmeye ve paylaşmaya devam....

Son zamanlardaki yeni keyfim minyatür. Epey bir zorlanıyorum yaparken yine de denemelerim devam edecek gibi. Sevdim bu işi, rahatlatıyor insanı. Tarlamızın minyatüründen sonra (bitti gibi) minlatür kütüphane yapma işine giriştim şimdi de. Rafları, koltuğu bitti. Kitapları gözümü korkutuyor:)))

İçine bir de gitar ekledim ben. Bizim evde bol bol müzik aleti varya minik kütüphanemizde de olun dedim..


24 Aralık 2014 Çarşamba

Okuma Şenliği Kış....






Pınar'ın düzenlediği Okuma Şenliği'nin kış maratonu başladı. Ben kitaplarımı okumaya başladım ama listemi anca yayınlayabiliyorum. Çok fazla eksikğim var. Kaç gündür araştırıp duruyorum ne bulabilirim diye. Eksiklerimi kütüphaneden tamamlayacağım. Devrim Dokuz Eylül'de çalışıyor, artık bana biraz kitap taşıyacak:))) Bazen istediklerimi bulamadığım için alternatifli liste hazırladım. Zaman aldı.




1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap. 
Gece Gündüz/ Necati Göksel/ 302 sayfa/ Altın Kitaplar

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.
Tommiks??? Çocukların seri halinde kitapları var. Ben hiç sevmem çizgi roman. Artık biri okunacak. Sona kalır kesin....

3. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Zaman Temsilcisi/ Peter Ward/ 345 sayfa/ altın bilek yayınları

4. Kategori (10 puan): Adında bir akrabalık ilişkisi geçen bir kitap.
Baba ve Piç/ Elif Şafak/ 376 sayfa/ metis yayınları

5. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
İlyada/ Homeros/ 572 sayfa/ Panama

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Oğlak Dönencesi/ Henry Miller/ 368 sayfa/ Can Yayınları
( ABD Adalet Bakanlığı’nca müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklanmış, ülke sınırları içine sokulması engellenmiş. Yasak 1961’e kadar sürmüş. İkinci yasaklandığı ülke ise Türkiye)

7. Kategori (10 puan): Tarihi kurgu türünde bir roman.
Alamut/ Wlademir Bartol/


8. Kategori (10 puan): İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların karda kışta geçtiği bir kitap.
Kış Evi

9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap. (Yaratıcı önerisi için Neslihan'a çok teşekkürler)
Dede Korkut/Adnan Binyazar/ 256 sayfa/ YKY Yayınları
Yaşar Kemal tavsiyesi. Buradan faydandım...

10. Kategori (10 puan): Yayınlanmış tek bir romanı olan bir yazarın "o" romanı.
Doktor Jivago/ Boris Pasternak/

11. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.
Babaya Mektup/ Franz Kafka/104 sayfa/ Can Yayınları

12. Kategori (10 puan): İlkokulu bitirdiğiniz yıl ilk baskısını yapmış bir kitap.
Beyaz Kale/Orhan Pamuk/193 sayfa/ İletişim

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Sadist/ Stephen King/ 399 sayfa/ Altın Kitaplar

14. Kategori (10 puan): 20. yüzyılda Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Gençlik Güzel Şey/ Hermann Hesse

15. Kategori (10 puan):Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gerekn 1001 Kitap" listesinden bir kitap.
Küçük Kadınlar/ Louisa May Alcott/ 292 sayfa/ İş Bankası Yayınları

16. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Denizden Gelen Mektup/ Nicholas Sparks/ 320 sayfa/ Altın Kitaplar

17. Kategori (10 puan): Size veya aynı evde yaşadığınız kişilere ait olmayan bir kitap.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri/ Amin Maalouf/ 356 sayfa/ telos

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan)Bir Türk, bir yabancı yazardan birer öykü kitabı.
Gece Vardiyası/ Fakir Baykurt/ 214 sayfa/ Remzi Kitabevi
Üç Ölüm/ Tolstoy

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Kızıla Boyalı Saçlar/ Kostas Mourselas/ 476 sayfa/ Om yayınları
Gibi/ Ali Smith/ 308 sayfa/ Everest
Kayıp Medeniyetler ve Geçmişin Sırları/ Elif Kıral/ 175 sayfa
Gece Kelebeği Perperık-a Söe/ Haydar Karataş/ 255 sayfa/ İletişim Yayınları



20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplam 60 puan): Pulitzer veya Man Booker veya Goncourt veya Nebula veya Hugo ödülü kazanmış veya bu ödüller için finalist olmuş üç kitap.  
Kızılağaçlar Kralı/ Michael Tounier/ 379 sayfa/ Ayrıntı yayınları ( 1970 Goncourt Akademi Edebiyat Ödülü)
Küçük Şeylerin Tanrısı/ Arundhati Roy/ 362 sayfa/ Can Yayınları (1997 Man Booker ödülü)
Sirte Kıyısı/ Julien Gracq/ 296 sayfa/ YKY Yayınları (Goncourt ödülü)


21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Dünya edebiyatından dört kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Afrika, biri Asya ve biri Avrupa edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı.
Mozart ve Naziler/ Erik Levi/ 302 sayfa/ Kırmızı kedi yayınları (Avrupa edebiyatı)
Kızgın Toprak/ Jorge Amado/ 330 sayfa/ Can Yayınları (Latin Amerika)
Ayartma/ Nadine Gordimer  (Afrika)
Tanios Kayası/ Amin Maalouf/ YKY yayınları (Asya)                

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): Türk bir yazardan bir üçleme veya aynı seriye ait üç kitap.
Dağın Öteki Yüzü üçlemesi / Yaşar Kemal
Ortadirek/Toros Yayınları/ 388 sayfa
Yer Demir Gök Bakır/ Cem Yayınevi/ 452 sayfa
Ölmez Otu

..................................................
NOT: Sayfa sayısı ve yayınevi olmayan kitaplar kütüphaneden almayı planladıklarım. Ne geleceğini bilmediğimden okudukça ekleyeceğim onları.....

23 Aralık 2014 Salı

Noel baba kitap tutucu....


Kadın tam bir odunsever olunca adam da bulduğu odunları eve taşıyor illa ki:)))

Bu parça hastanedeki inşaat artıkları içinde Devrim'in dikkatini çekmiş, atmış çantaya getirdi. Bir güzel de zımparaladı....


Aslında odunun bana gelişi belki de yılı bulmuştur. Ama ne yapacağıma bir türlü karar verememiştim. Yani rengarenk boyamak ya da ağaç formu vermek....Hiçbiri içimden gelmemişti. Ham haliyle kitaplıkta duruyordu...


Geçenlerde pinterestte gördüğüm bir noel baba çalışması ilham oldu bana. Kağıttan bu şekil verilmiş birşeydi. Ben odunumu kırmızıya boyadım. Kıl testere ile kestiğim parçaları beyaza boyayıp yapıştırdım. Bir de şapkaya süs. Pek güzel oldu. Kitaplıkta hem biblo hem kitap tutucu....


21 Aralık 2014 Pazar

Haftasonu Gölet keyfi....


Cumartesi annem gelmişti. Hadi dedik birlikte Gölet'e gidelim. Yukarıdaki şemsiyeler yeni yapılmış. pek güzeldiler...


Gölette çekim denemeleri...





Bunlarda yeni gelmişler, ışık yetersizdi, geç gitmiştik. Bir daha gidip bu sevimli şeyleri bol bol çekeceğim...


19 Aralık 2014 Cuma

Güz Okuma Şenliği final...



 Bugün itibariyle Güz Okuma Şenliği'miz de bitti. Kaçıncı oldu anımsamıyorum ama yeni kitapları ve yazarları tanıma, netten araştırma yapma anlamında benim için çok faydalı oluyor bu şenlik. Hani bodoslama okumuyoruz. Öğreniyoruz da hangi kitap niye yasaklanmış, hangi kitabın filmi çekilmiş...

Ben ay başında bitirmiştim kitaplarımı sayfa sayısı arttırmaya gitmediğim için kategorileri hazırlamıştım zaten. Bu aralar gözlerim numara çıkarttığı için kalın kitaptan ziyade okumayı planladıklarıma yöneldim. Bir sonraki şenlikte ilk kez iddiasız olarak okuyacağım sanırım. Çünkü yeniden gözlüklenmek istemiyorum....


1. Kategori (10 puan): İsminde sonbahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap. 
Eylül/ Mehmet Rauf/ Bordo Siyah Türk Klasikleri/ 376 sayfa

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Angela'nın Külleri 2 Umuda Doğru/ Frank McCourt/392 sayfa
  
3. Kategori (10 puan): Bir deneme veya inceleme veya gezi kitabı.
İsim Şehir Bitki/ Yılmaz Özdil/ Doğan Kitap/ 435 sayfa


4. Kategori (10 puan): Adında bir meslek geçen bir kitap.
Kütüphaneci/Bettie Page/ Artemis/325 sayfa

5. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.

Denemeler/ Albert Camus/ say yayınları/ 132 sayfa

6. Kategori (10 puan): İngiliz edebiyatından bir kitap.
Boş Koltuk/J.K. Rowling/ Doğan Kitap/ 591 sayfa

7. Kategori (10 puan): Türk bir yazardan bir öykü kitabı.
 Anadolu Garajı/ Fakir Baykurt- Remzi Kitabevi/ 222 sayfa

 8. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Savaşçı Kediler/ Erin Hunter/Artemis/ 314 sayfa


9. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
 Çavdar Tarlasında Çocuklar/ Jerome David Salinger/ Yapı Kredi Yayınları/ 198 sayfa

10. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Guguk Kuşu/ Ken Kesey/ Arıon/ 312 sayfa

 11. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir kitap.
Veda/ Zülfü Livaneli/ Remzi Kitabevi/ 87 sayfa

 12. Kategori (10 puan): 12. Hayatının herhangi bir döneminde öğretmenlik yapmış bir yazardan bir kitap.
Köygöçüren/ Fakir Baykurt/ Adam Yayınları/523 sayfa

13. Kategori (10 puan): Türkiye'de herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap. 
Donumdaki Para/ Muzaffer İzgü/ Bilgi Yayınevi/ 188 sayfa
(1978 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü'nü almış kitap)

14. Kategori (10 puan): 700 sayfadan uzun bir kitap.
22/11/63/ Stephen King/ Altın Kitaplar/ 815 sayfa

15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap.
Çarın Çizmeleri/ Mihail Zoşçenko/ engin yayıncılık/ 341 sayfa

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Baskervılle'lerin Köpeği/ Arthur Conan Doyle/ İş Bankası Yayınları/ 164 sayfa

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Rüzgar Gibi Geçti/ M. Mitchell/ Morpa Kültür Yayınları/ 2 cilt 451+448 sayfa


18. Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
Sağırlar/ Rodrigo Rey Rosa/ Sey yayıncılık/223 sayfa

19. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): İsminde bir şehir/ülke adı geçen bir kitap ve buna ek olarak o şehrin yer aldığı ülke edebiyatından bir kitap. 
Afrika'nın Yeşil Tepeleri/ Ernest Hemingway/ Varlık Yayınları/ 95 sayfa
Kuru Beyaz Bir Mevsim/ Andre Brink/ Can Yayınları/350 sayfa
(Andre Brink Güney Afrika'lı bir yazar)

 20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Aynı yazardan 3 kitap ama dikkat! Aynı seriye ait kitaplar kapsam dışı. Aynı yazarın üç farklı serisinden birer kitap olur tabii.  
Yazarım Rıfat Ilgaz..
Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi/ 175 sayfa/ çınar yayınları
Nerde o Eski Usturalar/ 136 sayfa/ çınar yayınları
Donkişot İstanbul'da/ 142 sayfa/ çınar yayınları


 21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Küçük Arı/ Chris Cleave/ Pegasus/ 344 sayfa
Demiryolu Çocukları/ Edith Nesbit/ 204 sayfa/ İş Bankası  yayınları
Masalını Yitiren Dev/ Adnan Binyazar/ 339 sayfa/ Can yayınları
Nar Ağacı/Nazan Bekiroğlu/ Timaş Yayınları/ 533 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap.
Ölü Ozanlar Derneği/ N.H. Kleinbaum/160 sayfa/ Nokta Kitap
Ramon Mercader'in İkinci Ölümü/ Jorge Semprun/ 416 sayfa/ Can Yayınları
Ölümsüz Aile/ Natalie Babbıtt/ 107 sayfa/ İş Bankası Yayınları

 30 kitap 9224 sayfa bitti bu şenlikte.
 300+100+92 eşittir 492

18 Aralık 2014 Perşembe

Minik el arabalarım...


Tarla minyatürüm için ilk yaptığım parça el arabasıydı. Büyük olan. Ama tarla şekillendikçe bizim el arabasının büyüklüğü ardiye ile eşit oldu. Biraz daha miniğini yaptım ben de..

Çocuklar pek iyi takip ediyorlar benim bu minyatür maceramı. Deniz acımasızca eleştiriyor hatta..El arabalarınında tekerleği dönmüyormuşmuş...Durun daha yeni girdim bu yollara dimi ama. Oda başka bahara olur inşallah...

17 Aralık 2014 Çarşamba

Kitaplarla dolu bir çekiliş


Kitaplarla dolu bir çekiliş:)) Kitaplar güzeldir herkes okumalı dimi. İlknur'un da güzel bir çekilişi var. Merak ediyorsanız ayrıntılar burada...

Bir kedi, Bir Adam, Bir Ölüm


Yazarlık vasıflarını geç farkettiğim birisi Zülfü Livaneli. Eskiden hiç bir kitabını okumamıştım şimdi ise çoğundan büyük keyif aldım okuduklarımın. Bu aralar Dokuz Eylül'ün kütüphanesi takıldık Devrim'le. Epey bir kitap alıp okudum oradan. Çerezlik dediğim kitaplar bulunmuyor ama özellikle klasikler, değerli yazarların kitapları mutlaka oluyor. Bir seferde 5 kitap birden alabiliyor Devrim iyi oluyor yani...

Yalnız şu günlerde gözlerim numara çıkartmaya başladığı için biraz azalttım okumalarımı. Ben gözlerimi geçmişte 2 kez çizdirdim. 5.25'ti numarası, operasyonlardan sonra sıfırlanmıştı. Birkaç aydır bir flulaşma başlamıştı sanki attı azıcık:(( Yeniden gözlüklenmek kabusum benim. Napcam bakalım. Okumayı bırakmak da istemiyorum şimdilik azaltma yoluna gitttim...

Kitaba gelince. Değişik bir yazımı var romanın. Hem yazar anlatmış kahramanı, yaşadıklarını hem de olayın kahramanı yazarı düzelterek kendini anlatmış. Türkiye'deki baskı ve işkencelerden kaçan Sami'nin, mülteci olarak yaşantısını öğrenirken gel gitlerle ülkedeki baskının şiddetini de yaşıyoruz.

 
Kitap arkası;

Sıcak ülkelerinden, Stockholmun kar altındaki caddelerine ve buz tutmuş göllerine savrulan siyasi mülteciler. Yaşamı paramparça olmuş Saminin, bir Kuzey hastanesinde önüne çıkan yaşlı bakan. Bir cinayet planı ve Saminin yaşamını etkileyen bir kedi. Çevresindekileri kendisine aşık eden Şilili bir genç kız; yakıcı öfke nöbetlerine kapılan güzel Clara. Bir uzay istasyonu kadar garip ve uzak buldukları iklimde kıvranan, acı çeken, kıskanan, cinsellikle avunmaya çalışan ve öç alma hayalleri kuran insanların romanı. Sami, Clara, Juan Perez, Rıza, Garcia, Adil ve Yorikonun hikâyesi, uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir derinlik ve elinizden bırakmayı olanaksız kılacak, soluk kesen bir kurguyla anlatılıyor.

16 Aralık 2014 Salı

Fakir Baykurt


Ben tam bir Fakir Baykurt hayranıyım sanırım. Hani öyle illa şu yazarı okuyayım bunu okumam gibi takıntılarım yoktur ama Fakir Baykurt'un hangi kitabını okuduysam inanılmaz bir tat aldım..Son zamanlarda da 3 kitabını bitirdim. Nasıl güzel yazıyor adam, dünü değil bugünü anlatıyor sanki..


Ankara'nın Dökülcek Köyü'nden Yaşar'ın hikayesini okuyoruz bu kitapta. Yaşar'ın kendi tuttuğu ve yetiştirdiği bir kekliği var. Öyleki keklik kedi köpek gibi alışmış Yaşar'a. Malum bir Amerikancılık hastalığımız var ya. O dönemde de Amerikalıların yeni yeni keşfetmeye başladığı günler ülkemizi. Köylerde avlanıyorlar. Bir yabancıda keklik avını seviyor. Keklik avı içinse iyi öten keklik gerekirmiş...
Eee ben anlatmayayım bütün hikayeyi okuyun okumadıysanız henüz. Ama bir dede varki yok böyle biri..



İçinde güzel hikayelerin olduğu bir kitap...



Susuzluktan kavrulan Kantarma Köyü ve yine bilinçsizlik yine cahillik....Bir gün, köy muhtarı Musa ile dostu Hıdır, cahil cesaretiyle Büyük Başkan'ın karşısına çıkarlar ve onun köylerini ziyaret etmesini sağlarlar. Hıdır kuyu ister köye, su gelsinki eksinler doğa yeşersin. Köy imamı kuran kursu açılmasını ister. Kurs hemen açılır. Kuyu için giderler gelirler sürekli şehre. Sonunda bir mühendis gelir ama işte...Kuyu da açılır nihayet suyu acıdır....Bir de üstüne bir ot kaplar ki köyü birer birer herkes gitmeye başlar.

Zamanında kuyu açılsın diye Hıdır ve muhtarı destekleyenlerde iyilik olsun diye tarlalarını alırlar yok pahasına. Zaten işe yaramıyordur. İyiliktir amaçları...Sonra devletin tüm imkanları devreye girer tatlı su çıkan kuyular açılır, yabani otlar temizlenir, uzun vadelerde krediler açılır....


15 Aralık 2014 Pazartesi

Kıl testere ile kızak


Biraz çocuklara oyuncak olsun biraz da eve yeniyıl ruhunu getirsindiye kızak yaptım. Henüz Noel Baba'sı yok. Evde hiç yokmuş, yapacağız onuda...


Parçaları tek tek kıl testere ile kesip yapıştırdım. Kuruduktan sonra boyadım. Deniz'in zevkine göre incik boncukla süsledik kızağımızı...


Evde milyon tane oyuncak arasında sanırım geyik sadece peluştanmış. Onu da taktık kızağımızın önüne.
Sabah Deniz elinde uçuruyordu bunu:)))


13 Aralık 2014 Cumartesi

Minyatür tarlama devam....


Minyatür tarlamla oynamaya dün de devam ettim. Nasıl keyifli bir iş anlatamam. Tam bir terapi. Birde çoluğa çocuğa yemek yapma derdi olması:)))))

Şaka maka bir yana yaptıkça eksiklerim ortaya çıkıyor. Bazı alet edevata ihtiyacım var ciddi ciddi uğraşacaksam. Mesela minik minik bunları tutup yapıştırması, şekil vermesi zor oluyor. Ucu sivri bir cımbız ve nette gördüğü adını bilmediğim bir alet...Polimer kil de almayı planlıyorum..

Yukarıda semaverimiz görünüyor bu arada. Ben pek sevdim bunu. Semaverden çok çaydanlığa benzedi ya olsun...Biz yakıp çayımızı demleriz bununla...Şimdi farkettim malzemenin fotosunu çekmemişim. Çekerim. Bilgisayardan çıkan karttan koparttığım parçaları kullandım. Devrim'e adınıda sormalı o şeylerin...Üst kısmını delip tel geçirdim.


Daha önce yaptığım el arabası modele fazla büyük geldi yenisini yaptım. Bu kez mukavvadan yaptım. Parlak kağıt ve kürdan kullanarak kürek, tırmık v.s. yaptım..


Ağaç altındaki masamız. Sandalyeler zor geldi:((( Tabure oluverdi napalım. Öyle çok özenmedim masaya falan çünkü tarladaki de eski paletten geri dönüşüm ya. Daha gerçekçi olsun diye...Tabaklar silikondan, tercere yine o bilgisayar şeysinden. Üstünü kırmızıya boyadım ki yemek gibi dursun kulplarını da telden yaptım yine...

Bu da şöyle bir genel görüntü gibi. Zeytin ağaçları ve üzerlerinde boncuk zeytinler....Daha bitmedi. Su depoları için malzeme düşünüyorum, bulamadım henüz. Birkaç ayrıntı daha eksik..

11 Aralık 2014 Perşembe

Tarlanın minyatürünü yapmaca


Balkondaki masayı işgal ettim bugünlerde. Gidip gelip tarlanın minyatürü için bir parçayı tamamlıyorum. Balkonun üstü kapalı olduğundan yağmurda değmiyor malzemelerime. İyice bir yayıldım bakalım...Gerekirse taşınabilsin diye o siyah kasa içine yapıyorum tarlamızı...Evi, ardiyeyi, tuvaleti yapmıştım. Dün de kulemizi hallettim. Bugün masa sandalye işine gireyim dedim. Ne zormuş...

9 Aralık 2014 Salı

Kıl testere ile kesim--Dekoratif kuş kafesi


Kıl testere ile kesimlerimde yapmak istediğim bir proje bitti. Hani küçük küçük kusurlarıma karşım pek sevdim kendisini...



Görüldüğü gibi parçaları tek tek kestim önce, sonra da yapıştırdım..


Şu aradaki uzun çubuklar mangal şeysi...Marketten almıştım bir poşet işe yaradı..


Parçaları birbirine yapıştırdıktan sonra mangal çubuklarını alttan ve üstten strafor parçaya batırdım. En zor kısmı nedense bu oldu. Karşılıklı tam olsunlar diye sök çıkar sinir harbi yaşadık azıcık bunlarla...
O straforlar alt ve üst parçaların altında kaldı.


Sonra beyaza boyadım kafesimi. Üzerini de yakma çiçeklerle, kurdelelerle süsledim.


Pinterestte gördüğüm bir çalışmaydı. Orjinalinde kuş yok, ben içine keçeden bir kuş da ekledim..



8 Aralık 2014 Pazartesi

Ev yapımı döner....


Ben ne kadar otçulsam benim evin erkekleri o denli etçil. Her gün ete hiç hayır demezler. Döner de pek sevdiklerindendir.


Geçen gün öğle yemeğine ne yapayım karar veremedim çocuklara hadi dedim döner deneyeyim. Bütün haldeki eti dondurucudan çıkarttım. 1 saat kadar bekledikten sonra yapabildiğim kadar ince dilimledim. Teflon tavada az yağda pişirdim.


Sonuç çocuklar mutlu mesut tükettiler...Ama ya yağsız olduğundan ya da yeterince ince dilimleyemediğimden biraz sert olmuştu. Tabiki ateşe yeterince yüksek tutmamışda olabilirim...Yine de yeni denemeler yaparak evde arar ara çocuklara yapılabilecek bir yemek. Katkısız ve pis bir el değdi mi korkusu olmadan...