.:

30 Eylül 2014 Salı

Rıfat Ilgaz....


Okuma Şenliği'nin bir maddesi de aynı yazardan 3 kitap okumak idi. Benim tercihim Rıfat Ilgaz oldu. Bu aralar ikinci el kitap satan yerleri dolaştıkça bazı yazarların bulabildiğim kitaplarını alıyorum. Rıfat Ilgaz, Aziz Nesin, Fakir Baykurt en baştakiler...Elimde de Ilgaz'ın okumadığım kitapları olunca...

Ben şenlik için Ilgaz'ın Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi), Nerde O Eski Usturalar ve Donkişot İstanbul'da kitaplarını okudum. Keyifli, düşündürücü, bazen sesli gülmenize neden olan bir dünya öykü var içlerinde.....

29 Eylül 2014 Pazartesi

Sandalyeler yenilendi






Karlada bulduğum 3 ahşap sandalye temizlendi, yenilendi, kullanıma açıldı....

Sandalyeler yukarıdaki gibiydi. Üzerleri kuş pisliği doluydu. Önce oturma yerlerini çıkardım. Bu kısımları eve getirip iyice temizledim. Dış kumaşlarını evde olanlarla yaptım.


Mesela yukarıda çiçekli olan kumaş eski bir divam örtüsünden kalan. Epey kalın-tok bir kumaş. Sarı olansa kot etekti bir zamanlar:)) Üzerindeki ek yerlerinin nedeni bu.
Fotoğrafını çekmemişim nedense üçüncüsünün süngeri de bitik olduğundan daha geç bitmişti. Oda mor çeçikli bir kumaş.


Ahşap kısımlarını ise tarlada hallettim. Önce ahşap koruyucu ile boyadım. Sonra da sprey boya ile. Sprey boya iz bırakmıyor, daha pratik geldi bana. Kimine tül koyarak desen de verdim. Aslında yeni değiller, yaz boyu kullandık bu sandalyeleri. Hoş bize döndüncüsü de gerekli ya. Bulursam bir yerlerden takımı tamamlayacağım...

28 Eylül 2014 Pazar

Küçük Arı


Sarsıcı, şaşırtıcı, düşündüren bir kitap Küçük Arı. Bir süredir okuduğum kitaplar içinde en iyisiydi diyebilirim.
Küçük Arı'nın içindeki karakterler hayali. Ancak anlattıkları gerçek. Nijerya'dan İngiltere'ye bir geminin ambarında kaçan Küçük Arı'nın hikayesi. Kaçtığı şey ölüm. Köyü petrol şirketleri tarafından basılan, yakılan, insanlarının öldürüldüğünü gören küçük bir kızın yaşama tutunma mücadelesi....

"Köyün kıyısında, yardım olsundiye, elektriği olmayan okulumuza yolladığınız eski bilgisayarlardan oluşan dağın tepesinde oynuyorlar. Ülkemin geleceğini aldınız ve kendi geçmişinizin aletlerini yolladınız."

" Köyümüzdeki tek incilin, Matta yirmi yedinci bölüm, kırkaltıncı ayetten sonraki sayfaları kayıptı; yani bizim dinimiz, hepimizin bildiği kadarıyla 'Tanrım, tanrım neden beni terk ettin?' diye bitiyordu"

Kitap arkası....
Dokuz parmaklı bir kadın, kostümünü hiç terk etmeyen bir süper kahraman, kimlik buhranında aklını yitiren bir adam ve Nijeryalı bir göçmen; Küçük Arı.
Yaşamları acımasız bir şaka gibi kesişen karakterlerin size sunduğu sadece bir gülümseyiş; ama buruk bir gülümseyiş... Derken coşkulu bir kahkaha ve hemen ardından kalıcı bir sızı... Ve sonra daha büyük bir kahkaha.
Kitap, içinden hızla geçip gidilen bir duygu tüneli.

26 Eylül 2014 Cuma

Okuma Şenliği Güz başladı....




 Pinuccia'nın kitaplarının düzenlediği Okuma Şenliği'nin altıncısı da başladı. Ben bu kez katılmayacağım diye kesin karar vermiştim. Ama şöyle bir kitaplara baktım, elimdekilerin çoğu listeyle uyumlu olunca....İşte yine buradayım.....


1. Kategori (10 puan): İsminde sonbahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap. 
Eylül/ Mehmet Rauf/ Bordo Siyah Türk Klasikleri/ 376 sayfa

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Angela'nın Külleri 2 Umuda Doğru/ Frank McCourt/ epsilon/ 392 sayfa

3. Kategori (10 puan): Bir deneme veya inceleme veya gezi kitabı.
Çivisi Çıkmış Dünya/ Amın Maalouf/ YKY Yayınları/ 215 sayfa

4. Kategori (10 puan): Adında bir meslek geçen bir kitap.
Kütüphaneci/Bettie Page/ Artemis/325 sayfa

5. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.
Denemeler/ Albert Camus
6. Kategori (10 puan): İngiliz edebiyatından bir kitap.
Boş Koltuk/J.K. Rowling/ Doğan Kitap/ 591 sayfa

7. Kategori (10 puan): Türk bir yazardan bir öykü kitabı.
Yitikler Denizi/ Nehir Yılmaz/ yitik ülke yayınları/ 151 sayfa

8. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Savaşçı Kediler/ Erin Hunter/Artemis/ 314 sayfa

9. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Alice Harikalar Diyarında/ Lawis Carrol/158 sayfa/Parıltı Yayıncılık

10. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Al Yazmalım Selvi Boylum/ Cengiz Aytmatov

11. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir kitap.
Veda/ Zülfü Livaneli/ Remzi Kitabevi/ 87 sayfa

 12. Kategori (10 puan): 12. Hayatının herhangi bir döneminde öğretmenlik yapmış bir yazardan bir kitap.
Keklik/ Fakir Baykur/ Remzi Kitabevi/ 357 sayfa

13. Kategori (10 puan): Türkiye'de herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap. 
Salkım Hanımın Taneleri/ Yılmaz Karakoyunlu/ Doğan Kitap/ 159 sayfa

Bu benim biraz uzak olduğum bir alandı. Yani hangi yazar hangi ödülü almıştır....Biraz çalıştım ve iyi de oldu sanarım. İlgilenenlere bir kaç link tavsiye edebilirim.
Yunus Nadi Ödülleri
Sait Faik Ödülleri
Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü
Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
Orhan Kemal Roman Armağanı ve dada fazlası için buraya....

14. Kategori (10 puan): 700 sayfadan uzun bir kitap.
22/11/63/ Stephen King/ Altın Kitaplar/ 815 sayfa

15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap.
Çarın Çizmeleri/ Mihail Zoşçenko/341 sayfa/ engin yayıncılık

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Baskervılle'lerin Köpeği/ Arthur Conan Doyle/ İş Bankası Yayınları/ 164 sayfa

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Rzgar Gibi Geçti/ M. Mitchell/ Morpa Kültür Yayınları/ 451 sayfa


18. Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
Sağırlar/ Rodrigo Rey Rosa/ Sey yayıncılık/223 sayfa

19. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): İsminde bir şehir/ülke adı geçen bir kitap ve buna ek olarak o şehrin yer aldığı ülke edebiyatından bir kitap. 
Afrika'nın Yeşil Tepeleri/ Ernest Hemingway/ Varlık Yayınları/ 95 sayfa
Kuru Beyaz Bir Mevsim/ Andre Brink/ Can Yayınları/350 sayfa
(Andre Brink Güney Afrika'lı bir yazar)

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Aynı yazardan 3 kitap ama dikkat! Aynı seriye ait kitaplar kapsam dışı. Aynı yazarın üç farklı serisinden birer kitap olur tabii.  
Yazarım Rıfat Ilgaz..
Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi/ 175 sayfa/ çınar yayınları
Nerde o Eski Usturalar/ 136 sayfa/ çınar yayınları
Donkişot İstanbul'da/ 142 sayfa/ çınar yayınları

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Küçük Arı/ Chris Cleave/ Pegasus/ 341 sayfa
Masalını Yitiren Dev/ Adnan Binyazar/

Nar Ağacı/Nazan Bekiroğlu/ Timaş Yayınları
Demiryolu Çocukları/ Edith Nesbit/ 204 sayfa/ İş Bankası  yayınları

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap.
Ramon Mercader'in İkinci Ölümü/ Jorge Semprun/ 416 sayfa/ can yayınları
Ölü Ozanlar Derneği/ N.H. Kleinbaum/160 sayfa/ Nokta Kitap
Ölümsüz Aile/ Natalie Babbıtt/ 107 sayfa/ İş Banbakı Yayınları

24 Eylül 2014 Çarşamba

Tarlada son durum...


Tarlada son durumumuz fotoğraflarda görüldüğü gibi. Daha önceki sahipleri çatıyı yaptırmışlar ve izalasyon kaplamışlar ama. Rüzgarla açılmalar yapmıştı o izalasyon maddesi. Bir ara yağmurla ıslanmıştı alttaki tahta. Bizde yağmurlar gelmeden çatı kiremetlerini bitirdik. Kiremit öyle uzun iş değil ama arabamızın aldığı kadar malzeme götürdüğümüzden zaman alıyor. Bir de sadece hafta sonları. Malesef mesafe bizi maddi-manevi yoruyor azıcık...
Dış sıvamızda bitti. Geçen hafta sonu kireçle boyayacaktım ama arı sağ kolumu sokunca ağrıdan yapamadım malesef...
Alttaki karede geniş olarak bizim tarla evimiz:))) En sağda oda, yanında mutfak sonra depo...Şu tek tabanca beyaz şeyde tuvaletimiz...Seneye kadar işler bitip de şu yayıntılarda bir kalksa size daha estetik kareler sunacağım....


Mutfak da bitti gibi. Derzini yaptık, lavabonun oturacağı duvarlar örüldü. Mermer de hazır aslında. Devrim'in babası bulmuş bir mermer, evyeye göre kesti Devrim onu. Ama arabaya sığmadı geçen hafta..

23 Eylül 2014 Salı

İskelet ödevimiz....



Dördü sınıfın klasikleşmiş ödevi sanırım. Ada da yapmıştı. Ya da Devrim Ada için de yapmıştı:))))
Deniz telden iskelet yapıp üzerini oyun hamuru ile kaplayacakmış. Tel kısmı yukarıda, babamız tarafından yapıldı. Oyun hamurlarıyla da kaplamıştık ama döküldü. Hoş bizim hamurlar kasada benzememişti. Urla'da yapmıştık ödevi, halamış telde asılı etlere benzetmişti:)))

22 Eylül 2014 Pazartesi

Yine arılar....


Burdan bakınca pek masum, pek fotojenikler dimi. Ama yine beni soktuar....
Arada paylaşıyordum ya tarladaki sarıcalı arı sorunumuzu. İstemesek te çare bulamayınca 2 hafta üst üste yuvalarına ilaç sıkmıştık. Sonra da sıvadık. Geçen hafta tek tüklerdi. Ama bu hafta sonu maşallah bir dünya....Sanırım yeni bir yuva edindiler yakınlarda kendilerine. Neyse ben onlardan uzak durdum hep. Ama öğle yemeği yerken masada kolumdan sokuverdiler. Sanırım biri üstüme konmuş, görmedim. Kolumu aşağı sarkıtmamla yanmam bir oldu. Cumartesiden beri sağ kolum balon gibi...
 

21 Eylül 2014 Pazar

Okuma Şenliği-Yaz bitti....





Bir Okuma şenliği'nin daha sonuna geldik. Bu kez 40 kitapla rekora gittik sanırım ama sayfa kısıtlaması olmaması bizi kurtardı yine de...İtiraf ediyorum ben şenlikleri ödev gibi görüyorum, bitene kadar başka kitaba ya da işe bakamıyoruz. Güz şenliği içinde listeye göre karar vereceğim bu yüzden.

1. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap. 
Deniz Feneri/ Virginia Woolf/ Kırmızıkedi/ 228 sayfa
(Ramsay ailesinin yaz tatili sırasında yaşantılarını anlatıyor)

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Toprak Ana/Cengiz Aymatov/ Ötüken/ 138 sayfa

3. Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.
Bütün Şiirleri/ Orhan Veli/ Adam yayınları/ 212 sayfa


4. Kategori (10 puan): Adında bir sayı geçen bir kitap.
Bir Dostluk Öyküsü/ Henri Troyat/ Yalçın Yayınları/ 176 sayfa


5. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.
Normal Değilim Normal'den Daha İyiyim/ Dr. Dale Archer/ Altın kitaplar/ 215 sayfa



6. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.
Ateş ve Kılıç/ Henryk Sienkiewicz/ Cem Yayınevi/331 sayfa


7. Kategori (10 puan): Fransız edebiyatından bir kitap.
Notre Dame'ın Kamburu/ Vıctor Hugo/ Akvaryum Yayınevi/454 sayfa

8. Kategori (10 puan): Bir savaş kitabı.
Çanakkale/ John North/ Nokta Kitap/ 459 sayfa


9. Kategori (10 puan): Yabancı bir yazardan bir öykü kitabı.
Shakespeari'den Hikayeler/ Charles Lamb-Mary Lamb/ 286 sayfa/ İş Bankası Yayınları

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Genç Linius'un Öfkesi/ Anne-Laure Bondoux/Can yayınları/ 158 sayfa


11. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Gazap Üzümleri/ John Steinback/ cem yayınevi/ 476 sayfa

 12. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Patch Adam/Patch Adams-Maureen Mylander/ Kuraldışı/228 sayfa


13. Kategori (10 puan): Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.
Golyan Devrimi/Tahsin Yücel/ Can Yayınları/ 272 sayfa


14. Kategori (10 puan): Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan ödünç aldığınız veya sahaftan aldığınız bir kitap.
 İnce Memed 3/Yaşar Kemal/ YKY/629 sayfa

15. Kategori (10 puan):Bir masal kitabı.
Masallar/ Nazım Hikmet/ Adam yayınları/175 sayfa

16. Kategori (10 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap.
Kaybın Türküsü/ Kiran Desai/ Man Booker's ödülü 2006 yılı/ Can Yayınları/438 sayfa


17. Kategori (10 puan): Bir biyografi/otobiyografi kitabı.
Romantizmin Işığı Klara/ Aydın Büke/ Can Yayınları/586 sayfa

18. Kategori (10 puan): Bir tiyatro oyunu.
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım/ Haldun Taner/ Bilgi Yayınevi/124 sayfa


19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap.
Mutluluk/ Zülfü Livaneli/ Remzi Kitabevi/ 447 sayfa (cep boy)

20. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Sherlock Holmes/ Zümrüt Taç/ Conan Doyle/ Kalipso Yayınları/ 317 sayfa


21. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
Aşk/ Elif Şafak/ Doğan Kitap/ 415 sayfa
(Bu şenlik sırasında ilk kez bir Elif Şafak kitabı okudum;Şemspare. Daha sonra Kitap Okumak İster misin bana Aşk kitabını gönderince okuyup bunu da listeme ekledim...)

22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.
Diktatörlerin Kadınları/ Diane Ducret/ Destek Yayınev/ 426 sayfa


 23. Kategori (10 puan): Mektuplardan veya anılardan oluşan bir kitap.
Angela'nın Külleri/ Frank McCourt/ epsilon/458 sayfa


24. Kategori (10 puan): Daha önce okuyup da tekrar okurum dediğiniz bir kitap.
Sarı Yazma/ Rıfat Ilgaz/ çınar/ 399 sayfa

 25. Kategori (10 puan): Yabancı dilde bir kitap.
Pal Sokağı Çocukları/Ferenc Molnar/ birleşik tomurcuk/158 sayfa

 26. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 15 puan, toplamda 45 puan): 3 kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.
Açlık Oyunları/Suzanne Collins/ Pegasus/384 sayfa
Ateşi Yakalamak/ Suzanne Collins/ Pegasus/407 sayfa
Alaycı Kuş/Suzanne Collins/Pegasus/ 416 sayfa


 27. Kategori (Her bir kitap 10 puan, iki kitap da okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 50 puan): İsminde zıt anlamlı kelimeler olan iki kitap.
Doğmuş Olmanın Sakıncası/ Emil Michel Cıoran/ Opus/218 sayfa
Sözde Ölüm/ Eva Demski/ Can Yayınları/ 349 sayfa

28. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 60 puan): Goodreads’in “Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap” listesinden 3 kitap.
Yüzyıllık Yalnızlık/ Gabriel Garcia Maroquez/ Can yayınları/ 356 sayfa
New York Üçlemesi/Paul Auster/Metis yayınları/ 344 Sayfa
Monte Kristo Kontu/ Alexandre Dumas/ İskele yayınları/ 592 sayfa

29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Şemspare/ Elif Şafak/Doğan Kitap/ 248 sayfa
Bir Burjuvanın İtirafları/ Sandor Marai/ 390 sayfa/ Can Yayınları
Arkadaş Islıkları/ Orhan Kemal/ uğural yayınevi/303 sayfa
İmza Toplayan Adam/ Zaide Smith/ Everest/ 395 sayfa

 30. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 50 puan, toplamda 80 puan): 17., 18. ve 19. yüzyılda yazılmış birer kitap.
17.yy-- Toplu Öyküler/ William Shakespeare/ Mitra/ 200 sayfa
18.yy--Robinson Crusoe/ Daniel Defoe/ Amfora/ 503 sayfa
19.yy--Üç Silahşörler/ Alexandre Dumas/ Gendaş/ 128 sayfa

13438 sayfa.....
555+134 eşittir 689 puan

19 Eylül 2014 Cuma

Mumlara peçete transferi



Arşivde aralarda kalmış bir çalışma. Epey zaman önce yapılmıştı. Evdeki büyük mumları peçete ile süslemiştim. Uzay temalısı çocuk odası için olmuştu. Malum odaları uzay temalı. Meyvelisi mutfakta, güllüsü ise aynı peçete ile kaplanmış sehpanın üstünde....

18 Eylül 2014 Perşembe

Irazca'nın Dirliği


Yılanların Öcü kitabının devamı Irazca'nın Dirliği. Açıkcası ben bilmiyordum Yılanların Öcü'nün devamının olduğunu. Geçenlerde yaptığım bir sahaf ziyaretinde denk geldim ve aldım kitabı. Hemen okudum tabiki.

Burdur’un Erle çukuru bölgesindeki Karataş Köyü'nde geçiyor hikaye. Kara Bayram'ın oğlu Ahmet'e yapılan cinsel taciz ve beraberinde gelişen olaylar var romanda. Yılanların Öcü'nü okuduysanız oradan anımsarsınız Kara Bayram'ı ve anası Irazca'yı....Fakir Baykurt'u seviyorum ben. Ve yavaş yavaş tüm kitaplarını kitaplığıma ekliyorum:)))

Bu arada yeni dönemde Yılanların Öcü dizi olmuş. Geçenlerde denk geldim şöyle bir 5-10 dakika kadar baktım diziye. Daha yeni okumama karşın kitabı mı anımsamıyorum oldum...Romanla dizinin uzaktan yakından alakası yok. Romanda anlatılan evler yok dizide, hatta çelik çaydanlık gördüm!!! Bir de kadınların özellikle genç kızların makyajı...Kadınlar tarlada uğraşmaktan günlerce banyo yapmaya vakit bulamıyor değilki bu şekilde boyansınlar....Yazık etmişler böyle bir hikayeye bence...

Güzel kokulu kitaplar


Kitaplarım ve Ben çok güzel 2 kitap hediye ediyor. İlgilenenler buraya bir tık lütfen....

17 Eylül 2014 Çarşamba

Ateş ve Kılıç


Ateş ve Kılıç, 17'nci yüzyıldaKırım Tatarları ile Zaporojya Kazaklarının Polonyalılarla giriştiği savaşı anlatıyor. Kitabın ilk yayınlanış tarihi 1883. Bizden uzak bir coğrafya da ve eski zamandaki bir kitabın sıkıcı olması beklenir. Oysa Ateş ve Kılıç'ın çok akıcı bir dili var. 

Kitap arkası:
Doğu Avrupadaki Polonya - Litvanya hakimiyeti 1947ye kadar devam etti; fakat o yıl her şey değişti. Ukraynada Bogdan Smielnicki ile komşuları arasındaki anlaşmazlık barut fıçısının fitilini tutuşturdu ve tüm Kazakların soylulara karşı ayaklandıkları bir yangına dönüştü. Doğudan gelen Tatar birliklerinin de kendilerine katılmasıyla Ukrayna bir kan gölüne döndü. Uzun süre bastırılmış Kazak köylülerinin kini; yağmalarla, katliamlarla, tecavüzlerle gün yüzüne çıkıyordu.Dük Yaremanın ordusunun hafif süvari birliğinde görevli bir subay olan Jan Kretuski Prenses Helene aşık olur. Fakat kız Kazaklar tarafından kaçırılır. Kretuski ve arkadaşları bundan sonra yalnızca Polonya için değil, aynı zamanda onun kaybolmuşluğunun, aşağılanmışlığının simgesi güzel Prensesi bulmak için de savaşacaklardır.Yenilmez kahramanlar, harikulade düellolar, bitmeyen dostluklar ve yiğitçe ölümlerle bezenmiş bir başyapıt...


İzlanda Balıkçısı


Gaziemir'de keşfettiğim ikinci el kitaplar satan Park Kitabevi'nde görünce almıştım bunu da. Daha önce Pierre Loti kitabı okumamıştım hiç. Türk dostu olarak tanınan Loti, İstanbul'da kaldığı zamanlarda Eyüp'de yaşamış. Orada bulunan tepe Pierre Loti Tepesi olarak anılmakta hatta...

Roman, Bretagne bölgesindeki Paimpol kasabasında yaşayan insanların her yaz yaptıkları İzlanda balık avını anlatıyor. Bölge insanının balıkla mücadelesinin yanı sıra balıkçı Yann ve Gaud'un aşkı da var kitapta. Ben biraz sıkıldım açıkcası. Çok tekrar vardı, aşıklar bir türlü kavuşamıyordu. Klasik romanlardaki insanlar arası iletişimsizlik burada da had safhadaydı diyebilirim....

İnsan Sürümü: 0.4






Sevgili Pınar'ın düzenlediği Yaz Okuma Şenliği'nin ilk ay hediyesiydi bu kitap. Altın Kitap'ın desteği ile Mike Lancaster İnsan Sürümü: 0.4 kitabı imzalı olarak gelmişti.Okuma Şenliği'nin diğer kitapları sırada olduğu için daha yeni okudum. Bilim kurgu sevenler için çok kolay okunabilecek bir kitap. Hatta benim bilim kurgu ile aram yoktur, 2 gün durmadı elimde.
Günümüzden daha ileri bir zaman diliminde geçen kitap, Kyle Straker adlı karakterin eski kasetlere anlattığı insan sürümü hikayesini anlatıyor...

Gazap Üzümleri


Taaa lise zamanlarımda okuduğum kitabı bir kez daha aldım elime. Ben gençlikteki bakış açısıyla şimdinin farklı olduğuna inanıyorum. Sonuçta üzüldük, sevindik, yıkıldık, yeniden ayaklandık...Bir dünya duyguyla yılları devirdik. O yüzden konusunu anımsasam da yeni yeni tatlarla okudum Gazap Üzümleri'ni.
Genç  yaşlı, çocuk demeden binlerce insanın daha iyi bir yaşam-daha verimli topraklar için göç etmesini anlatıyor kitap. Hala okumayan varsa şiddetle tavsiye ederim....

15 Eylül 2014 Pazartesi

Zil çaldı.....


Bir okul dönemi aha başladı bakalım. Benim fıstıklarım da gitti bugün okula. Deniz 4'e gidecek. Okulu değil ama öğretmeni değişti malesef. Bir yıl daha kalsaydı iyi olacaktı. Eğitimdeki son dakika değişiklikleri vurdu bizi...Ada güzel ise bu yıl 7. sınıfta. Zor zamanlarımız başlıyor. Çok çalışmalıyız çookkkk....

Tüm çocuklara başarılar:)))

12 Eylül 2014 Cuma

Kış hazırlıkları; Tarhana, salça, turşu



Bu yıl kış hazırlıklarında pek hamaratım. Ne gerekiyorsa neredeyse bitirdim. Gözümü en çok korkutan tarhanaydı o da bu sabah itibariyle bitti resmen...
Tarhananın hamurunu annem hazırladı. Bu yıl başında bekledim nasılmış öğrendim. Hamurunda 2 kilo kese yoğurdu, 2 kilo kırmızı biber, 2 kilo domates, 2 kilo soğan ve aldığı kadar un var.
Domates, kırmızı biber, soğan doğranıp iyice pişiriliyor sonra şu ayaklı rondoları tencereye daldırıp bir güzel hallediliyor. Bu harç biraz soğuyunca içine yoğurt, az tuz, aldığı kadar un ekleniyor. Biraz cıvık bir hamur kıvamına geliyor. (ilk kare)
8-10 gün kadar kovada mayalandırdık bu harcı. Her gün karıştırıldı tabiki. Daha sonra bir çarşaf üzerine un serpip üzerine kaşıkla tarhanayı (2. kare) öbek öbek koyun. Üstü kuruyunca alt üst yapın. Zamanla 3. karedeki hale geliyor. Arada mıncıklaya mıncıklaya, rondaya girer hale getirin. Ben tam taş gibi kurutmadan rondodan geçirdim. Salı sabahı sermiştim dün rondo aşamasına geldi.
 

Tarhanamı süt eleği ile eledim. Kimi yukarıdaki gibi un halini aldı. Hepsini öyle yapamadım malesef. Rondo anca bu kadar küçülttü. Hoş irileri de çok iri değil...
5-6 pişirimlik de dondurucuya taze olarak attım. Ekşimsi bir tadı oluyor taze tarhananın biz seviyoruz...

5 yıldır falan hazır takılıyordum bu yıl salçamı da kendim yaptım. Biraz az gibi ya şişe domateslerim bol bol nasıl olsa. Salçayı da eski usul yapıyorum ben. Kovalara doğrayıp az tuzlayıp çürütüyorum. Sonra süzgüden elle geçirerek posasını çıkartıyorum. Tespilere döküp güneşte kurutuyorum.

Bir de ilk kez salatalık turşusu olayına girdim ki nasıl olacak bilmiyorum. Fi tarihinde denemiş becerememiştim. Nasıl olsa Devrim'den başkası yemiyor diye de bir daha yapmamıştım:)))  Netten bakarak yaptım. 3 kilo salatalığım vardı. Yıkayıp uçları acızık kestim. En alta dilim limon, aralara sarımsak yerleştirerek salatalıkları kaba sıkı sıkı yerleştirdim. 3 su bardağı sirke, az tuz ve limon tuzu ekledim. Üzerini de sıcak su ile tamamladım. Sonuç bilemiyorum...

10 Eylül 2014 Çarşamba

Arıların incir ziyafeti...




Yine tarlada çekilmiş birkaç kare. Arılar sofradaki kuru incir tabağına dadanmıştı. Bir tanesi bana güzellik yaptı, bir kaç kare çekene kadar sabretti.....

9 Eylül 2014 Salı

9 Eylül törenlerinden havai fişek görüntüleri...




Gece gece benimkiler hayalet olmasa olmazdı:))


Karıncaların çekirge mücadelesi....



Tarlada yemek yerken bir baktık birkaç iri karınca ölü çekirgeyi çekiştirip duruyorlar. Biri başka tarafa çektiğinden ilerlemeleri yavaştı. Hemen makine ayarlandı tabiki...Çok haraketli olduklarından makro çekimde zorlansam da fena görüntüler çıkmadı yani.

Deniz'in dediğine göre çekirgeyi arılara yem yapmak için o öldürmüş. Hala arılarımız bizi rahatsız ediyor da. Özellikle yemek sırasında zorluyorlar çocukları...



8 Eylül 2014 Pazartesi

Tarla günlüğü...


Bu hafta sonu yine tarladaydık, geceledik hatta. Önce arılarımızdan haber vereyim. Ne kadar istemesek de geçen hafta arıların yuvasına sinek ilacı sıkmıştık, baktık ki gene yerlerine yerleşmişler. Bu hafta yine sıkıp bu kez yuva olan yeri sıvadık. Tehlikeli olmasa okunmayacaktık ama...

Onun dışında oldukça verilmi bir hafta sonu oldu. Yorulduk ta epey...Hoş bizim oralara yağmasa da yağmurlar başladı ya kış hazırlıklarına başladık. Çatı tamiri sırasında kiremitler çıkartılıp yığılmış bir kenara. İzalasyon malzemesi açıkta duruyordu. Olan kiremitleri döşedik. Anca yarısına yetti malesef, tamamlayacağız haftaya geri kalanı. Ben aşağıdan kiremitleri taşıyıp o ucu görünen merdiveni tırmanıp verdim, Devrim dizdi. Ada da babısan yardım etti...Mutfak kısmının fayansları bitti ama derzini yetiştiremedik. Bu hafta yapıp haftaya temizleyelim desek fazla kururdu. Tek kat kireç badanasını yaptım ben. Evin dış sıvası yapıldı. Sulama yapıldı illa ki. Hava hala çok sıcak ve bizim ağaçlarımız minicik daha:))

Balıklı askımı da astım odaya. Yavaş ama güzel ilerliyor tarlamızda işler:)))

7 Eylül 2014 Pazar

Aşk...


Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini.. Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradanın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.Mesneviyi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin b harfiyle başladığına dikkat çeker. İlk kelimesi Bişrev!dir. Yani Dinle! Tesadüf mü dersin ismi Suskun olan bir şairin en kıymetli yapıtına Dinle! diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. Neden? diye sorma, ne olur. Cevabını sen bul. Ve kendine sakla.Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda, anlatırken bile sır kalmalı.
A. Z. Zahara - Amsterdam, 2007

Okumayan kalmamıştır sanırım bu kitabı. Kaldıysa onlardan biri de benim. Elif Şafak'ın okuduğum ikinci kitabı. İlke Şemsperi idi. O zaman da yazmıştım sanırım, nedense Şafak'a karşı ön yargılıydım ve hiç kitabını okumamıştım. Ne çok şey kaybetmişim oysa....


5 Eylül 2014 Cuma

Küçük bir iş-hatıralar...



Bu halı abimin yıllar önce okulda yaptığı bir ödev. Tabiki annemin desteği ile. Annem 6 yaşında oturmuş halı tezgahına. Evlelenene kadar da yani 10 yıl dokumuş. Geçenlerde evin terasında gördüm bunu. Baktım kimsenin istediği yok aldım, yıkadım. Şimdilik 2 tahta arasında duvara astım. Birşeyler yapmalı ya bundan bakalım....

2 Eylül 2014 Salı

Balıklı askı- Tarla için






 Tarla için yaptığım askı ile karşınızdayım. Pek sevdim ben kendilerini. Fikir bana ait değil. Peşin peşin kaynağımı paylaşayım önce....Küçük değişiklikler var tabiki....



Bu askıyı yapınca aklıma gelen foto. Deniz yüzmeyi bilmesine karşın sürekli babasının tepesindedir:)))



Benim kullandığım tahta yukarıda görüldüğü gibi eskiden inşaatta kullanılmış bir kalıp parçası. Büyük bir ihtimalle bizim evin inşaat işlerinden kalmıştı. Böyle bir şey yapmak için Devrim'den uygun parça isteyince keserken parçalanmaz deyip bunu verdi. Kullandığım yüzünü de zımparaladı güzelce...

Zaten geri dönüşüm olduğundan kalıptaki çivi deliklerini tamire gerek görmedim. Doğal olsun. Orjinal askı tek parçaymış ben önce bunu anlamamıştım, büyük balığı kesmiştim. Sonradan kuyruk olamayacağından küçük balığı ayrı kestim. Büyük parça kalın askı olacak sağlam olmalı. Onu dekupaj testeresi ile kestik. Küçük balık ise kıl testere ile....Balıkları ayrı ayrı boyadıktan sonra yapıştırdım. İyice kuruyunca da vernikledim. Bu arada arkasına da hazır askılardan çaktım. Tek tek vidadan daha kullanışlı geliyor bana böylesi. Daha önce de yapmıştım...Burada