.:

26 Aralık 2014 Cuma

Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri




İtiraf ediyorum; kitabı kütüphaneden istettiğimde tarih kitabı olduğun bilmiyordum. Amin Maalouf yazmış ya ben okurum....Kitabı okumaya başladıktan sonra da biraz zorlandım haliyle. Yoğun bir tarih var. Ama dili o denli akıcı ki anlıyorsunuz ve sıkılmıyorsunuz....

Kitap, 1096-1291 yılları arasındaki Anadolu-Suriye-Mısır bölgesini, haçlı seferlerini Arapların gözüyle anlatıyor. Sadece savaşlar değil, bölgenin durumu da anlatılıyor. Haçlı seferlerindeki başarısızlık asıl olarak müslümanların kendi içlerindeki çekişmelerden kaynaklanmış aslında. Şam, Halep, Mısır gibi sultanlıklar sürekli olarak kendi içlerinde savaşmışlar olmadı Frenklerden yardım talep ederek içlerine daha iyi yerleşmesini sağlamışlar.
Kitabın sonsözünde yazar Araplar'ı biraz eleştiriyor. Batılıların Doğu'dan çok şey aldıklarını ve geliştirdikleri oysa Doğu'nun içine kapahdığını belirtiyor. Haçlı seferleri sırasında Frenklerin önemli bir kısmı Arapçayı öğrenmiş mesela. Araplarsa buna hiç yeltenmemişler...


""XII.yüzyıl Arapları açısından adalet ciddi birşeydir. Kadılar çok saygı gören kişilerdir; bunlar kararlarını vermeden önce Kur'an tarafından saptanmış iyice belli bir usule uymak zorundadırlar. İddia, savunma, tanıklıklar.Batılıların sık sık başvurdukları tanrı yargısı onlara ölümcül bir şaka olarak gözükmektedir.""

Kudüs'ü Frenklerden geri alan, bölgede ciddi bir barışı sağlayan Selahaddin'in ölümü sonrası bir anlatı:
"Bu dayanılmaz sahneler öğle namazı sonrasına kadar sürdü. Sonra sultanı yıkadılar ve kefene sardılar; bu iş için gereken her şey borca alındı, çünkü sultanın kendine ait hiç malı yoktu...."