.:

28 Eylül 2014 Pazar

Küçük Arı


Sarsıcı, şaşırtıcı, düşündüren bir kitap Küçük Arı. Bir süredir okuduğum kitaplar içinde en iyisiydi diyebilirim.
Küçük Arı'nın içindeki karakterler hayali. Ancak anlattıkları gerçek. Nijerya'dan İngiltere'ye bir geminin ambarında kaçan Küçük Arı'nın hikayesi. Kaçtığı şey ölüm. Köyü petrol şirketleri tarafından basılan, yakılan, insanlarının öldürüldüğünü gören küçük bir kızın yaşama tutunma mücadelesi....

"Köyün kıyısında, yardım olsundiye, elektriği olmayan okulumuza yolladığınız eski bilgisayarlardan oluşan dağın tepesinde oynuyorlar. Ülkemin geleceğini aldınız ve kendi geçmişinizin aletlerini yolladınız."

" Köyümüzdeki tek incilin, Matta yirmi yedinci bölüm, kırkaltıncı ayetten sonraki sayfaları kayıptı; yani bizim dinimiz, hepimizin bildiği kadarıyla 'Tanrım, tanrım neden beni terk ettin?' diye bitiyordu"

Kitap arkası....
Dokuz parmaklı bir kadın, kostümünü hiç terk etmeyen bir süper kahraman, kimlik buhranında aklını yitiren bir adam ve Nijeryalı bir göçmen; Küçük Arı.
Yaşamları acımasız bir şaka gibi kesişen karakterlerin size sunduğu sadece bir gülümseyiş; ama buruk bir gülümseyiş... Derken coşkulu bir kahkaha ve hemen ardından kalıcı bir sızı... Ve sonra daha büyük bir kahkaha.
Kitap, içinden hızla geçip gidilen bir duygu tüneli.