.:

9 Şubat 2014 Pazar

Kaldırım Serçesi


Merak ettiğim bir hayat hikayesiydi. Aslında televizyonda gösterildiği zaman filmini seyredeyim demiştim ama kaçırmıştım. Sonra bir takasla elime kitabı geçti çok daha iyi oldu. Önce kitap okumak her zaman iyidir...

Fransa'nın en sevilen şarkıcılarından biri olan Edit Piaf'ın üvey kızkardeşinin yazdığı bir kitap. Piaf'la birlikte yıllarca çalışan, oturan pek çok şeyi paylaşan Simone hikayelerini aktarmış kitapta.  Piaf, kendine hiç acımamış aşırı alkol, düzensiz bir yaşantı malesef ciddi hastalıklar geçirmesine ve erken yaştada ölümüne neden olmuş. Genel  olarak beğenerek okudum ama zaman zaman Edit Piaf'ın aşk hayatının tekrara varan derecede anlatılması sıkıcı geldi.

 
Kitap arkası,
"Ablam Edith... Babamız birdi, kötü adam da değildi ama sık sık ve esaslı dayak atardı. Sonra büyüdük, sokaklara çıktık, ara sokaklarda, kaldırımlarda hem sürttük hem şarkı söyledik, Edith daha Edith Piaf değildi, hayatı ve erkekleri bir arada tanıdık, o daha yirmisine gelmeden, Aşk ılındı mı ya ısıtmak gerekir ya da vazgeçmek anlayışını kaptı, ama mesleğinde o kadar havai olmadı, öğrenip ilerlemek için ne gerekiyorsa yaptı, zaten o yüzden, hırsıyla, tutkusuyla Kaldırım Serçesi oldu, ne adamlar geldi geçti hayatından, gece bacağını bir erkeğin beline sarmadan yatmayı hiç beceremedi, neonlardan da hiç inmedi, en çok askerleri sevdi, Savaş sırasında hele, Yves Montanda da kök söktürdü, kafasına basmayınca erkeklere kapıyı göstermekte iki dakka tereddüt etmedi, şarkı söylerkense hep tırmandı, para saymayı bilmedi, Charles Aznavouru keşfetti, anneliği erken tatmıştı, hayata hiç doymadı, öldüğü gece parmakları bir serçe pencesi gibi benimkilerin üzerine kapanmıştı, ertesi sabah alt kattaki çocuk söyledi, inanmak istemiyordum ama, ölmüştü...  "