.:

19 Şubat 2014 Çarşamba

Demirciler Çarşısı Cinayeti



Akçasazın Ağaları üçlemesinin ilk kitabı Demirciler Çarşısı Cinayeti. Aralarında nedeni belirsiz bir kan davası süren iki beyin hikayesi. Bir onlardan bir onlardan sürekli ölüm var. Taki kimse kalmayıncaya kadar....Romanda sırası gelen Derviş Bey ve Mustafa Bey arasındaki köşe kapmaca anlatılırken diğer karakterler ve çevre betimlemeleri de oldukça yoğun anlatılmış. Hatta ben zaman zaman konudan koptum bile diyebilirim....
Derviş ve Mustafa öyle karakterler ki insan onlara kızmıyor güttükleri kan davası için. Acıyor bile...Mutlaka biri ölecek yok başka yolu...Sanki kan davası kitabın konusu ama alttan alta işlenmiş para için-toprak için yapılanlar.....Güzeldi okuyun derim ben...

Serinin ikinci kitabının ismi ise Yusufçuk Yusuf bakalım bir ara onu da okumalı. Bir kaynaktan da okuduğuma göre serinin üçüncü kitabı henüz tamamlanmamış ama...

Kitap arkası;
"Akçasazın Ağaları tarihte, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanıbaşında yeni bir tarih yazılır, değişim kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.

Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini, olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini kullanan iki derebeyinin ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır.

"Yaşar Kemal sadece Mitterrand'ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil. Yaşar Kemal edebiyatın bir devi."
- Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)

"Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi üzerine dev lanet okumayı konu ediyor."
- Alain Bosquet, (Fransa)

'Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.'
- Bulletin Critique du Livre Français"