.:

30 Temmuz 2013 Salı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Didim'den





Didim tatili devam. Nete bağlantı burada zor. Ama girebildim dolandım azıcık...

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Ada'ya bir süpriz daha.....

 Ada'nın asıl doğum günü bugün. Ramazan ve Didim'e yarın çıkacak olmamız nedeniyle erkenden yapmıştık kutlamasını. Bugün için de aklımızda baklava vardı. Ada bayılır.....
Tüm gün ses etmedik zaten acayip yoğundum bugün..O da benim doğum günüm falan demedi.
Akşam yemeğinden sonra önüne koyduk mumlu baklavayı. Yüzündeki gülümseme yetti:))))




Tatil....


Didim'e yıllık ziyaretimize yarın başlıyoruz. Geçen gün hesapladım da bu yıl yedinci kez gidiyormuşuz Didim'e. Devrim'in her zaman birlikte olmadığı (Ankara ve Uşak'tan akrabaları da geliyor) ailesiyle birlikte geçirmesi için iyi bir fırsat Didim. Çocuklar da oranın koylarını sevince.....
Ben biraz değişikliği seviyorum bu satırlardan da anlaşılıyor. Neyse sıpalarım biraz daha büyüsünler diyorum. Bazen değişiklik onlarda mızmızlık etkisi yapabiliyor da......

23 Temmuz 2013 Salı

Okuma Şenliğinde bitenler


Pinuccia'nın Kitapları'nın başlattığı Okuma Şenliği'nden bahsetmiştim daha önce. Bu kapsamda okuduğum kitaplardan bahsedeyim azıcık...





İsminde renk olması gereken kitap için seçtiğim. İlk kez Cengiz Aymatov okudum. Güzel bir dili var yazarın. Gülsarı adında bir at ile Tanabay'ın öyküsünü anlatıyor kitap. Güzel bir dostluk diyebilirim....





Hikayesi hiç görmediğimiz bir ülkede geçen kitap kategorisindeydi bu da. Hikaye, İsrail'de geçiyor. Hani şu çerezlik dediğim kitaplardan. Daha önce Ram Oren'in 2 kitabını daha okumuştum, keyif almıştım. Bu da keyifli, kafa yormadan okunan bir kitaptı. Evli bir kadın, aldatma-aldanma üzerine klasik bir konusu var...


Kitap şenliğinin genel bir kuralı var ki kitaplar 200 sayfanın üzerinde olacak. Genel kuralı delen tek maddenin kitabı da Kartal Pençesinde oldu. Okuyunca gördüm ki biraz çocuk kitabıymış. Hatta benden sonra Ada'ya önerdim oda okuyup bitirdi. Keyif aldı hatta....

"Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap" okunması gerekiyordu bir de. Bu madde beni epey bir zorladı. Karakterler diye arattım nette ama umutsuzdum. Yazar ismi olarak da tutmadı. Etkinliğe katılan bazı arkadaşlarımız isimlerinin ingizcesi ile de arama yaptırmışlar ki çak zekice bir fikir....Neyse benim çözümüm Devrim'den geldi. İmparator'da Saadet diye bir karakter anımsadı. Kitap annemde vardı, alıp okudum hemen....

Vehbi Koç'un hayatını anlattığı iddia ediliyor. İddia diyorum çünkü epey bir arama yaptım nette, Vehbi Koç bunu kabul etmemiş. Hatta solcuların benim hakkımda atıp tutması demeye getirmiş. Kitapta Saadet karakteri, Fehmi Çok'un karısı....Gerçekten okunması gereken bir kitap bence. Dönemi çok çok güzel anlatıyor. İşadamlarının nasıl seçimlere yön verdiğini, savaş çığırtkanlığı yaptığını, basını parmaklarında nasıl oynattığını öyle güzel anlatıyor ki......

Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabı okumalıydım bir de. Bu konuda kitap aklıma gelmemişti ki ikinci el kitap alışverişimde Güneşi Uyandıralım'ı alana kadar. Zaten okumalıyım dediğim bir kitaptı...Cuk oturdu yani...
Şeker Portakalı'nın Zeze'si büyümüş, bir başka ailenin yanına evlatlık verilmiş. Tam evlatlık da değil, oğlu olmayan bir aile alıp okutuyor Zeze'yi...Biraz mızmız Zeze bu kitapta, hep yakınıyor.....Hayal dünyası ise alabildiğine coşkulu....Yaramazlık konusunda sınır tanımıyor....Ve aşık oluyor Zeze......

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Böğürtlenli cheesecake



Ada'nın doğum günündeki ikramlıklardan biriydi bu. Tam olarak benim marifetim denemez. Dr Oetker'in hazır paketlelerinden küçük bir yardım aldım:)) Kırmızı metal nostalji kutularında satılıyordu bir ara hazır paket. Kutuya bayılınca alıp denemiştim. Çocukların çok hoşuna gitmişti. Geçen markette aynı kutudan görünce yine aldım.
Cheesecake'in tabanı yulaflı bisküvi ile hazırlanıyor. Kelepçeli bir kaba iyice bastırarak yayılıyor. Beyaz kısmı için süt ve yoğurt ekleniyor çırpılarak hazırlanıyor. İllaki içinde katkı maddesi vardır ama cidden hafif bir tatlı. Bir de bildiğim kadarı ile bu tatlı labne ile yapılıyor. Onların da çok masum olduğuna inanmıyorum ben. Paketli ürünler hep bir soru işareti çünkü....
Böğürtlenli kısmını ise bahçemden topladıklarımla yaptım.
1 su bardağı böğürtleni rondoda çekip, 1 su bardağı su ve 2 silme kaşık nişasta ile pişirdim. Soğuduktan sonda daha önceden hazırlayıp dolapta beklettiğim kekin üstüne yaydım. Biraz da öyle bekledi kelepçe içinde...

21 Temmuz 2013 Pazar

kitap çekilişi





Kızımın Cicileri bloğunun sahibi arkadaşımız ikinci gözağrısı kitaplarımolmadanasla'da güzel bir çekiliş düzenliyor. Yukarıdaki kitaplara sahip olmak istiyorsanız bir tık yapmanız gerekli....

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Dağınıklık......

 Şuraları karıştırsak mı???

 Yok halama yakalandık!!!

 Ama yukarılarda da bir sürü şey var...Niye oynamamıza izin vermiyorlar ki....



Ada'nın doğum gününden birkaç keyifli kare daha. Çocuklar bilgisayar odasına doluşmuşlar. Bir ara müzik yaptılar olmadı, futbol kartları da dağıtıldı. Hediye gelen dart için yer bulundu-oynandı.....İki küçüğün gözleri raflarda epey bir dolandı ama talihsizlik işte halaya yakalandılar:))) İşin en ilgiç tarafı 6 küçük adam bu gece kavga etmeden oynamayı becerdiler....Tek oyun alanları burası değildi tabiki. Sadece oturduğumuz açık balkona oyuncak dökmelerine izin vermedik onun dışında evin içinde koşup durdular....Doğa köyde olduğu için yoktu doğum gününde.

19 Temmuz 2013 Cuma

Ada.....

 Adamızı bir yaş daha büyüttük dün akşam...O minicik kucaktaki bebek artık resmen delikanlı. Boyuyla posuyla, ergenlik sıpalıklarıyla tam yani....Dün akşamki genel kanı artık büyüdüğü ve doğum gününe gerek olmadığıydı. Malesef bu anlamda benim bir hayak kırıklığım oldu. Biz pastayı çocuklar, kardeşim ve annemle kestik azıcık....Yani o kadar özen Ada'ya çaktırmamak için gün boyu çaba (ki bu arada pasta ortaya çıkana kadar anlamadı)
Hiç doğum gününün büyümesi mi olurmuş. Ben bu anlamda ailenin diğer bireylerinden fazlaca kopuyorum sanırım. Benim için doğum günleri çok önemli. Hele ki oluşlarımınki. Kaç yaşında olurlarsa olsunlar......
 Sondakikaya kadar masayı da hazırlamamıştım. Misafirlerimiz gelince hemen hızlıca koyduk masya herşeyi....Sıcakta salonda kimse oturmadığından dikkat de çekmedi...

 Eren duruma hakim dilimini bekliyor:))))



Ada anneannesine yetişti artık. Kadıncağız yakında yanında küçük kalacak....



18 Temmuz 2013 Perşembe

Ada'ya süpriz....






Bugün Ada'ya küçük bir süpriz hazırlıyoruz. (Bloglarla ilgisi yok ya rahatça yazabiliyorum) Aslında doğum günü 24 temmuz. Ama malum ramazan, annem de oruç tutuyor....Bugün hastaneye gideceğini duyunca apar topar hazırlanmaya başladım. Geceden kurabiye ve pastanın kekini hazırladım. Gizli ya...Sabah da çocukları aşağı postalayıp pastayı hallettim....Sıcak sıcak olsun diye poğoça gibi şeyleri günün ilerleyen zamanlarına bıraktım. Daha doğum gününe çok olduğundan şüphelenmez sanırım...

En güzel hediye kitap....


Kitap Kurdu Böjük temmuz ayı kitap çekilişinin startını vermiş. İlgilenenler buraya bir göz atabilir.....

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Pazar gezmesi, kitap alışverişine döndü.....


Geçen hafta Gaziemir'deki cuma pazarına gittim. Nette İzmir'in pazarlarına bakarken denk gelmiştim. Oldukça hoş bir pazarmış. Gıda bölümü yok sadece giyisi-çanta vs.....Aynı gün çocukların yarışları seyretmeye Narlıdere'ye de gideceğim için 1 saatte dolandım pazarı, alışverişimi yaptım. Dönerken yol üstünde 1. el, 2. el kitap alınır satılır tabelasını görünce küçük bir duraklama ve orayı arayıp bulma durumu oldu:))

Pazar-tezgah karıştırma işini 1 saatte halleden ben bir o kadar da kitapların arasında oyalandım resmen....Çok hoş kitaplar vardı. Şimdilik yukarıdakileri aldım. En kısa zamanda oralara bir daha gitmeyi planlıyorum. İzmir'de 2. el kitap satan öyle çok yer yok, o yüzden Park Kitabevini keşfetmek benim için oldukça keyifliydi....

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Okuma Şenliği/Yaz 2013......Ve benim listem




 Pinuccia'nın Kitapları'nın başlattığı Okuma Şenliği başladı. 9 temmuz-9 ekim tarihleri arasında belli kurallar çerçevesinde okuyacağız kitaplarımızı. Ben de katılmak isterim derseniz kurallar burada ayrıntılarıyla var. Birkaç gündür nette yaptığım yoğun mesai sonrası ben de listemi büyük oranda tamamladım. Kimi biraz zorladı ama işin eğlencesi de burada...
İşte benim listem....



5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
 Küçük Ağaç'ın Eğitimi/ Forrest Carter (280 sayfa)

5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.
Kartal Pençesinde/Peyami Safa (104 sayfa)
Okunacaklar kulemdeydi bu...

10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara.
Elveda Gülsarı/Cengiz Aymatov (220 sayfa)
Okudum bitti. İlk kez Aymatov kitabı okudum. Epey keyifli bir kitapmış.

10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.
Güneşi Uyandıralım/ Jose Mauro de Vasconceles (256 sayfa)
Şeker Portakalı'nın devamı olduğu için kurala uyar diye düşündüm. Bir aksilik varsa değiştirebilirim tabiki.

15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Doğu'dan Uzakta/ Amin Maalouf (457 sayfa)
Amin Maalouf'un kitaplarını ilk çıktığından beri okumuşluğum var. Bir dönem (çalışma +çocuk) kitaplara ara verince Maalouf'tanda ayrı düşmüştük:)) Yeniden kitaplarını alıp okuyorum. Doğu'dan Uzakta'yı da alalı epey oldu aslında. Ama sevdiğiniz tatlıyı sona bırakırsınız ya bekletip duruyordum bunu. Bekletmenin yararı bu kısma kitap olmuş oludu elimde...Sanırım çok kişi de okumuştur şimdiye kadar....


15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.

Don Kişot/Cervantes (304 sayfa)
Yasaklı kitaplardan biri olduğunu bilmiyordum açıkcası. Çocukken okumuşluğum var illaki ama o minicik bir kitaptı.
Vikipedi'den aldığım bilgiye göre " 17. yüzyıl'ın başında İspanya’da yazılan satirik roman, İspanyol engizisyonu tarafından “Hayırseverliğin değersiz kılınması” nedeniyle yasaklandı. Daha sonra bazı bölümleri sansürlenerek basılan kitap İspanya’da ancak 19’uncu yüzyılda eksiksiz olarak yayımlanabildi."


20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
Tırpan/ Fakir Baykurt (356 sayfa)
Fakir Baykurt'un asıl mesleği öğretmenlik olduğuna göre bu kısma uyar sanırım..

 20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Karartma Geceleri/Rıfat Ilgaz  (268 sayfa)


20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.

Tuzak/Ram Oren (400 sayfa)
Konu İsrail'de geçiyor.....


25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Martın Eden/Jack Landon (516 sayfa)


 25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap okuyanlara.
İmparator/Erol Toy (388 sayfa)
Vehbi Koç'un yaşam hikayesini anlatan bir kitap. Kitapta Vehbi Koç, Fehmi Çok adıyla hayat buluyor. Karısı ise "Saadet".....İsim konusundaki sıkıntım eşim tarafından çözümlendi aslında.  Önce dalga geçti sonra da bu karakteri anımsadı. Annemlerde vardı kitap, başladım okumaya....


30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara. 
 Yine zorlu konulardan biri. Bir tane buldum. İsim olayını de netleştirince ikisini bir ısmarlayacağım artık netten.

Bu arada isim ve doğum tarihi konusunda Türk yazarlarla ilgili buraya da bakabilirsiniz. 

14 Temmuz 2013 Pazar

fasulyeden madalyalar.....



 Ada takım arkadaşları ile....






Ada ve Deniz'in 2 haftalık yaz okulu maceraları cuma günü bitti. Çoğunlukla eve pestilleri çıkmış olarak dönüp "biz yarın gitmesek olur mu" modundaydılar. Tüm gün olduğundan yorucu birazcık bu yüzden 2 hafta yetti onlara. Ama son gün "seneye yine gidelim"ler de başladı:)))

Geçen yıl yoktu ama bu yıl bir de madalya aldılar. Fasulyeden madalya diyorum ben onlara:))) Küçükler ve büyükler iki ayrı grupta yarıştılar. Her iki gurupta yine ikiye ayrıldı. Yenende yenilen de aldı madalya. Deniz'in takımı yenildi aslında. Ne gözüm korktu anlatamam. Madalya almasa yanına varılmazdı....Alınca da "dünya şampiyonu Deniz" diye diye tüm gün dolaştı:))))