.:

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kaç zil kaldı örtmenim...

Diyarbakır Silvan'a tayini çıkar stajyer bayan bir öğretmenin 1 yıllık hikayesi anlatılıyor kitapta.

"Gülümsedi. Gencecik gülümsedi. Silvan'daki kadınların çoğu gibi onun da yaşı gülümseyişinde saklıydı......"

"Bilmediğim bir dilde konuşulması kendimi dışlanmış hissettiriyordu. Kaldı ki her günü huzursuz geçirmeme neden olan terörün diliydi o. Korkumun, huzursuzluğumun sorumlusu... Muhatabın karşında yoksa, gördüğünü suçluyordun. Bir dil sırf bu yüzden suçlanır mı? Utanç duysam şimdiden başlayıp ölene kadar, neye yarar? Ama böyleydi. O gün adını koyamasam da Kürtçe konuşulmasına duyduğum tepkinin altında yatan buydu. Bütün Kürtleri PKK'lı zanneden anlayışın payıma düşeni......."

"....Silvan-Diyarbakır arası rutin kimlik kontrolleri yapıldı. İkinci kontrolde yanıma yaklaşan askere kimliğimi uzattım, inceledi, ne iş yaptığımı sordu. Sonra da kibarca geri verip 'buyurun Hoca'm' dedi. Benden sonra Aynur'un kimliğine baktı. Evirip çevirdi, doğum yeri hanesinde Diyarbakır-Silvan kelimelerini sesli okuduktan sonra kimliği Aynur'un kucağına fırlattı......"

Aygündüz hiyakeyi kendi yaşantısından yola çıkarak yazmış....