.:

29 Aralık 2012 Cumartesi

okuduklarımdan....





Arka Kapak;
 Sene 1967. Gerillalar, Bolivya Ordusu'nu pusuya düşürür. CIA, emekliye ayırdığı ajanı Paul Hoyle'u, sol devrimcileri saf dışı etmek üzere hazırlanan operasyona katılması için Bolivya'ya gönderir. Ele geçirilen kanıtlar, ölü olduğuna inanılan Che Guevara'nın aslında hayatta olduğunu ve yeni bir mücadeleyi yönettiğini göstermektedir. Bunun üzerine başlayan yoğun diplomasi trafiğinin kilit noktasındaysa, Hoyle'un ve Che'nin kader anahtarını elinde tutan iki büyüleyici kadın vardır: Devlet Bakanlığı'nda çalışan Maria Agular ve Guevara'nın âşığı Rus Ajanı Heidi Tamara Vünke. ''Amerikan Özel Kuvvetleri'nde çalışmış, aksiyon filmleri senaristi Pfarrer'dan müthiş bir ilk roman. Hem gerçek, hem kurgusal, ayrıntılı karakterleri, bitmeye mahkûm bir aşk ilişkisi, ajanlar, askerler, casusluk taktikleri, pek çok ihanet, güvenilir bir realpolitik, savaşın hissedilir etkileri ve bir Üçüncü Dünya hükümetinin ahlaksızlıklarının etkileyici tasviri...'' American Library Association ''Birinci sınıf bir macera romanı... Özenli kurgusunu yaratan maharet etkileyici… Son derece ateşli.'' Los Angeles Times

Ben sıkılacağımı düşünerek ama yeterince bilmediğim bir dönem olduğu için okumaya başlamıştım. Çok keyif alarak okudum. Che yaptığı hatalar, yanlış kararlar yüzünden hem arkadaşlarının hem de kendinin sonunu getirmiş. İnsan okurken "devrim taam da yolu bu mu olmalı" diyor birazcık. Biraz başka şeyler de dedim de neyse......Che'yi biraz daha yakından tanıyayım diyorsanız okuyun derim.  


Lakshmi, Nepalin bir dağ köyünde, küçük bir kulübede ailesiyle yaşayan on üç yaşında bir kızdır. Ailesi çok fakirdir ama yine de onun yaşamı okuldan en yakın arkadaşıyla seksek oynamak, siyah-beyaz benekli keçisini gütmek ve gaz lambasının ışığında saçının taranması gibi ufak mutluluklarla doludur. Ancak Himalayanın sert muson yağmurları mahsulden kalanları alıp götürünce, üvey babası Lakshmiye evden ayrılmasını ve aileye destek olmak için bir iş bulmasını söyler.Lakshmiyi, zengin bir kadının yanında hizmetçi olarak işe sokacağını söyleyen gösterişli bir yabancıyla tanıştırır. Ailesinin geçinmesine yardımcı olacağına sevinen Lakshmi, Hindistana doğru uzun bir yolculuğa çıkar ve Mutluluk Evine varır. Fakat çok geçmeden korkunç gerçeği öğrenir: kadın tacirlerine satılmıştır.Lakshminin hayatı, bir türlü uyanamadığı bir kâbusa döner. Yine de annesinin sözlerini aklından çıkarmaz – Dayanmak, zafer kazanmaktır – ve zamanla, diğer kızlarla, bu berbat yerden kaçmasını sağlayacak dostluluklar kurar. Ardından karar alma günü gelip çatar – hayatına sahip çıkabilme şansı için her şeyi riske atacak mıdır?Patricia Mc Cormickin, Nepal ve Hindistanda yaptığı araştırmalara dayanarak bir çocuğun dilinden kaleme aldığı bu çarpıcı roman, gerçek olsa da akla hayale sığmayan bir dünyada, yaşam mücadelesinden zaferle çıkan bir kızı okuyucuyla tanıştırıyor. Lakshimi, bize masumiyeti, hüznü, trajediyi, mücadeleyi ve mutluluğu yeniden tarif ediyor.Satılık, Amerikada yüz binden fazla satmış ve Ulusal Kitap Ödülü finalisti olmuştur..

çok güzel bir kitap. Dün başladım, bitirdim kalktım başından.....




En son kitap alışverişinde seçtiğim bir kitaptı. Cep kitap tarzındaymış ama  bilgilerini sevdim ben. Öfke üzerine hoş bir bakış açısı diyebilirim. ....