.:

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Döndük bakalım....

 Kahvaltı manzaramız. Nasıl süper ama değil mi....


 Bu yıl maç meraklısı ya benimkiler her akşam halı sahada oynandı...

 Erkekler halı sahada ter atarken ben de bisikletimle dolanıp fotolar çektim...

 Uzak koylara gidişte ise bana ise Devrim ve çocuklar aldı bisikleti...(ben mayo üstüne elbise giymeyi tercih ettiğimden bisikletle gitmek işime gelmiyordu doğrusu)


 Son günümüzden....

 Maymunluk yapmadan poz veremiyor küçük bey...


Bu yıl 6 gün olarak planladığımız Didim tatilimizi yapıp döndük nihayet. Dün akşam geldik aslında. Ama evi şöyle temizle (ne toz olmuş pencere önleri, balkon. Hala kamyon çilem bitmedi de...) Nihayet bilgisayarıma da kavuştum. Didim'de laptoptan girdim ama Q klavye olduğundan çok zorlanıyorum onunla.

Bu yıl çok fotoğraf çekmedim aslında. Yeni makinem olmasına karşın Devrim'le ikimiz kendimizi yüzmeye verdik resmen. Çocuklarda büyüdü ya kıyıda kolaylıkla bırakabiliyoruz, ortam da oldukça uygun... Günde 2 bin kulaç hedefi koydum kendie. 2 gün dışında da fazlasıyla yerine getirdim. Sabahları kalk yarım saat bisiklete bin,  günde 2 kez yüzme, Devrim arada çocuklarla halı saha...Nasıl desem geberdik yorgunluktan:))

Hele dün. Koyun birinde uca kadar yüzüp bir de dönüşte akıntı bizi zorlayınca...Dursan akıntı geri götürüyor. Mecburen yüzüyorsun sürekli. Ivır zıvır yeme işlerinde de neredeyse sıfır olmasına karşın bu çaba yol-su elektrik olarak döndü mü peki bize...Nerde ikimizde de gram eksilme olmadı:(((

Tatilin kötüsü olmazmış ama bu tatil sanki diğerlerinden daha bir güzel, daha bir keyifliydi. Darısı herkesin başına:))))