.:

31 Aralık 2011 Cumartesi

Mutlu yıllar:))))

 Minik ağacımız

 Sabah uyandıklarında süpriz olsun diye hediyelerini minik köşemize koydum akşamdan...



Herkese mutlu, huzurlu bir yıl dilerim. 2011 pek çok insan için hiç de iyi geçmedi. Deprem, deprem sonrası ihmaller, hala devam eden vurdumduymazlık, giderek fakirleşen bir halk, asgari ücrete gelen 42 liralık zamma karşın milletimin vekilinin geçim sıkıntısından kendisine yaptığı milyarlar lira zam. Artık mollalara emanet edeceğimiz dini olaylar, bir hocanın bir ölünün altın dişlerini çalması, adelet inancımızın giderek tükenmesi. Ve hatta operasyon kazaları!!!!!

İnsan hayatının bu denli ucuz, vekil hayatının bu denli değerli olduğu bu ülkede olabildiğiniz kadar mutlu bir yıl dilerim.


Sobada pişen kestane tadında olsun geceniz.......

30 Aralık 2011 Cuma

Yeniyıla az kala.....






2012'ye girmemize ne kaldı şurda. Evler süslendi, ışıklandı, cıvıl cıvıl oldu. Ben o yenii yıl ruhu uğramayanlardanım aslında. Hiç evi süsleyeyim, ağaç alayım huylarım yoktur. Bir kaç yıl önce çocuklar heveslendi diye küçüğünden bir ağaç almıştık. Ada pek heveslenmez ama Deniz pek sever süsü püsü. Bu hafta sınıflarını da süslemişler iyice coştu.

Dün akşam oturduk Deniz beyimizin gönlünü yaptık. Şu kar tanelerinden yapayım dedim. Kağıdın katlama mantığına çocukların etkinlik kitabından baktım. Her zaman demişimdir benim bu "kes-yapıştır"larla aram iyi değildir. Altıgen nasıl yapmışlar çözemedim.

Devrim'in uçak yapmak için getirdiği eski dergileri kullandım ben. Eee kağıtlar boşa gitmesin dimi ama. Bunlar çıktı ortaya ve Deniz bayıldı resmen. Bugün okuldan gelince de kapalı balkonumuzu süsledik. Üzerlerine pullar yapıştırdık. Deniz "anne evimize birkaç kişi çağıralım. Çok güzel oldu" Bir kağıt bile ne mutlu ediyor minik yüreklerini:)))

Tefalden hediyem var





Fikri Mühim üyelerinden biriyim ben. Ama bek aktif olduğum söylenemez. Geçenlerde ActiFry ile ilgili bir anket görence katılmıştım.
Epey bir zaman önce Deniz'in ana sınıfından her hafta yapılması gereken patates kızartması için almıştım ben ActiFry'ı. Tavada patates kızartmak, hemen o ocağı temezlemek, kokuyu arıtmaya çalışmak....Bana kabus gibi gelmiştir nedense. Neyse almıştım ve çok sık olmasa da kullanıyorum.
Bugün bu paket geldi bana. ActiFry ile baharatlı çerez yapmam için. İçinde tarif kartları, çerezi ve baratı ile birlikte. İtiraf ediyorum kutuya bittim ben. Ahşap ve ham halde. Tam boyanmalık yani:)))

ıspanaklı pasta



Deniz pasta sayıklıyordu kaç gündür ıspanaklı olsun dedik. Renginden çok seviyorlar bu seçeneği. Üstümde birkaç gündür bir kırıklık vardı (iyice su yüzüne çıktı dökülüyorum bugün) ondan mı bilmem istediğim kadar güzel yapamadım bu kez.
Kekim yeterince kabarmadı daha doğrusu söndü:(( Neyse kekimin tarifi ise..
3 yumurta, 1 su bardağı şeker, yarım tüp limon aroması, yarım su bardağı fındık yağı, 3 kaşık yoğurt, 6 kaşık un, kabartma tozu...

Keki akşamdan yaptım. Sabah da (çocuklar tercih ettiğinden) arasına çikolatalı puding hazırladım. Muz da ekledim bu kez. Üzerine de yine puding ve krem şanti...
Çok önce ıspnaklı kekten çam ağacı şeklinde pasta yapmıştım. Yılbaşı sofralarına bir fikir olabilir...


29 Aralık 2011 Perşembe

Yeniyıl ruhu



 Kumaşın ham hali...


Hani çocuklara aldığım pazen kumaş vardı ya onların artıklarından çıktı bu pano. Kahverengi geyikli-ağaçlı bir kumaş. Ben severim böyle ağır renkleri. Dikme işi bittikten sonra kalan artık kumaşları nasıl değerlendirsem diye düşünürken çocukların yılbaşı etkinlikleri ilham verdi bu kez.

Şu kırtasiye malzemelerinin yenilerine ben yetişemiyorum. Yapışkanlı sim icat etmişler. Ada için hiç istenmemişti ben de denk gelmemişim. Deniz için alınca kumaşlar a gözümün önünde olunca böyle bir şey çıktı ortaya.

Kumaşın hoşuma giden kısmını sert strafora yapıştırdım önce. Sonra yapışkanlı simlerle kenar çizgilerinden geçtim. Biraz da ağaca süs yaptım. Deniz istedi bir de mavi bulut ekledik....

Hem geri dönüşüm hem hoş bir pno çıktı ortaya. 10 marifetteki yarışmaya gönderdim bir de...

27 Aralık 2011 Salı

Kıl testere ile hepsi,,,,




Bu sıralar pek bir çalışkanım ki sormayın. Sabah sabah çocukları okula bırakmadan yapabildiğim kadar işi bitirip zamanı kendime  ayırmaya çalıyorum.  Zaten erkencidir benimkiler. Kahvaltılarını yaptırıyorum hemencik kalkıp işlerimi hallediyorum. Sabah yürüyüşümü yapıp geliyorum. Biraz nete saygılarımı sunuyorum:)) Yemek vs. derken hobilerimle vakit geçiriyorum sonra.

Bunlar da kıl testere kesimlerim. Ham ham bekliyorlar işte. Kendi kendimi gaza getirdim 4 günde bunları kestim. Aslında büyükleri yapmak çok kolaydı ama küçükler beni oyaladı. Mengene kullanamadım ben bir taraftan objeyi kes bir taraftan diğer elimle sabitle...İki bileğim birden ağrıdı.

Büyükler bittikten sonra elimde kalan küçük parçaları atmaya kıyamadım. "yok ben bunları değerlendirmezsem olmez" deyip son resimdekileri çıkardım ortaya. Bir kaçı boyandı bile aslında. Emeksensin'e ekledim. Büyüklere hiç dokunmadım ama. Ne yapacağım nasıl yapacağım kafamda yok. Sadece içimden kıl testere ile kesmek geldi. Ama çalışırken o testerenin sesiyle nasıl keyif aldım anlatamam:))

odunlarımda sonuç


 Bunlar bardak altlığı en küçükler

 Yukarıdakiler biraz daha büyük

 Bu ise nihale niyetiyle yapıldı

 Beklemekten sanırım parçaların arasında kurt yeniği gibi hasarlar oluşmuş


Bir de çatladı kestiğimiz parçaların çoğu. Çatlamayı önlemek için ne yapılabilir bulamadım...


Dünkü odunlarımız bu hale geldi. Fadiş oyuncak fikrini elirtmişti ama ben nihale ve bardak altlığı için yola çıktım ilk etapta fikrimi değiştirmedim. Elimde kesilmiş zımparalamayı bekleyen çokça yuvarlak parça var oyuncak ya da başka şekilde değerlendirilebilir....

İlk önce peçete transfer yaptım sonre sprey vernik ile vernikledim. 



26 Aralık 2011 Pazartesi

odunsal faaliyetler



Bu yurlak kesilmiş parçalar aylardır duruyordu. Devrim Urla'da kesilen kavak ağacından kesivermişti. Hem bardak altlığı hem nihale boyutlarında istemiştim ben. Önce kurusunlar diye beklemiştim. Bu arada çoğu çatladı. Sonra da zımparalanmadığı için bir türlü de ele alınmamıştı kendileri.

Açıkcası şu zımpara aletinden ürküyorum ve elime almıyorum ben. Kitaplığı yaparken aletin zımparası üzerinden fırlamış Devrim'in koltuk altına çarpmıştı. Allahtan o zaman ciddi bir sorun yaşamamıştık. Bir tek iş bitsin diye o zaman elime almıştım. Devrim kendine o aletten almış geçenlerde zımparalayıverdi bunları.

Parçalar küçük olduğundan ve sabit tutamadığından istediğim gibi dümdüz olmamış. Yine de ben bunları süsleyeceğim. 


Bunlar da taaa Fadiş'lerle buluşmamızdan sonra Devrim'in çekirdeklerini ayıklayıp diktiği domatesler. Hala var dallarda. Biraz kızarınca kopartım güneşte kızarmasını sağlıyorum artık. Bir süre daha doğal domates tüketebileceğiz....

25 Aralık 2011 Pazar

küçük şeyler, büyük mutluluklar


Küçük şeyler bloğunun sahibi Özden beyin yaptıklarını bilmeyen azdır sanırım. Kendisi 2012'nin ilk hediyesini vermeye karar vermiş. Güzel başlangıçlar için...Sizi buraya bekliyor.

Yeni kumaşlarım





Benim pazen olayları malum. Bu son olsun diye yazmıştım geçen gün ama yenilerini göstermeden olmazdı.
Annem kumaş aldığımız dükkanla konuşmuş "değiştiririz" demişler. Ben de cuma günü anneme gittim solanları verdim yukarıdakileri aldım. Aslında her ikisi de ilk gittiğimizdede vardı. Mavili olanı çok sevmeme karşın (burada görülmemiş) sarı büyükçe bir lekesi vardı. Artık nevresimde altta bırakırım o lekeyi. Kahverengi olansa takıma yetmeyecekti.

İlk solma tecrübemizle bu kez her elimize aldığımız kumaşı azıcık suyla denedik. Bu ikisinde karar kıldık. Elimize aldığımız yine kiremit rengi kareli pazen nasıl soldu anlatamam. Bir başkası montuma bile renk vermiş sonradan farkettim.


Yukarıdaki de yine oğluşların odasına. Nihayet dün benimkileri razı ettim İkeaya gidebildik. Bu tarz bir raf istiyordum Devrim'e yaptırtacaktım. Bunu görünce de tamam dedik aldık.  Aslında odaları küçük ama böyle birşeye de ihtiyaçları vardı. Sevdikleri şeyler ellerinin altında olsun istiyorlar. Duvara yapılan raflara Deniz'in ulaşımı zor oluyor. Sık oynadıkarını ve birkaç kitabı koydum buraya.

23 Aralık 2011 Cuma

Van için örüyoruz....


Burada denk geldim bu kampanyaya. Daha öncede örüp göndemiştik yaptıklarımızı ama ulaşım konusu hep aklımızda bir soru işareti olarak kaldı. Ben 8 tane daha bere örmüştüm ilk gönderilerimden sonra ama göndermedim duruyordu öylece.

Bu kampanyada ise gönderiler tek elde toplanıp ihtiyaç sahiplerine direk verilecekmiş. Bu fikir hoşuma gitti. Paylaşmak istedim....

yeni yıl magnetleri




Bunlar da bizim yeni yıl magnetlerimiz. Dondurma çubuklarından yapıldılar...

Aslında bunlar ikinci yaptıklarım ama yılbaşı geliyor ya önce bunları yayına vereyim dedim. Önce dondurma çubukları yapıştırdım, beyaza boyadım. Sonra da karışık peçetelerle süsledim. Arkalarına mıknatıs yapıştırdım oldu...

En alttaki Deniz'inmiş. Yıldızlı olsun dedi. O kırmızı meyvelerle boşlukları doldurttu. Kırmızıya bayılıyor kendileri.

22 Aralık 2011 Perşembe

küçük dokunuşlar-3-


Dünkü yazımdaki sepetim işte burada duruyor. İçinde günlük kullanılan krem-ağrı kesici vs var. Bazen dolap aç-kapa olmasın diye bozulma riski olmayanları kışın açıkta bırakıyorum ben. Özelikle kremler donuyor dolapta...

Resimde görülen o raf üst kat için aldığımız hazır mutfağın evye kısmından çıkmıştı. Kesilen kısım atılmamıştı doğal olarak. Mutfağıma böyle bir raf yaptım, kenarlarına da peçete transferi. Sıradan görüntüsünden kurtuldu...

elişi defterinden hediyeler var...

Elişi defteri yeni yılı 6 güzel kapı çelengi hediye ederek karşılıyor. Bir bakın isterseniz...

21 Aralık 2011 Çarşamba

sepetler...






Elimde yıllardır öylesine duran iki sepeti böyle boyadım işte. Boyandı, peçetelendiler. İlk resimdeki hani el altında duran ilaçlar olur ya onlar için ayrıldı. İkincisi anneye verildi...

süt ile ilgili...


Süt ve uzun süreli raf ömrü olan gıdalarla ilgili ilginç bilgiler. Ve bence çok mantıklılar....Burada


Video nasıl kaydediliyor bilemmiyorum. Umarım linki iyi ekleyebilmişimdir.

yeniyıl hediyeleri


elifindefterinden bloğunun güzel hediyeleri var yeni yıl için. Çok güzel bir mutfak seti....








cicişeylerdükkanı ise bu güzel matruşkayı hediye ediyor bir kişiye....




Hiç bu yılki kadar yeniyıl çekilişlerine katılmamıştım. Ama içimden geldi. bu yıl böyle olsun dedim....

bir kitap da senden olsun....


dreamlan'de denk geldim. Aynen aktarıyrum....
 
 
Öğrencim benden bir öğretmen olarak ricada bulunmuş ve  ben , " birşey yapamam " diyemezdim. Böylede bir güvence verdim kendisine. Açıkcası, sizlere güvendim . Sadece 1 kitap bile olsa , bizim küçücük bir katkımız , onların hayatlarında büyük farklılıklar oluşturacaktır. 

Özelliklede dedik ki ; "BİR, SIFIRDAN İYİDİR." Senin elindeki bir kitap, Erzurum'da yüz kitap olacak. Erzurum'da o yüz kitap yüz kere yüz gencin dünyasını aydınlatacak. Bu aydınlık yine senin yaşamını aydınlatacak. Senden giden "bir", sana yine geri dönecek "yüz kere yüz" katıyla. Bu ülkenin en büyük düşmanı CEHALET !

* Kendi kütüphanemizden sadece bir kitabımızı gönderebiliriz.
* Olabildiğince arkadaşımıza , "ses getirir mi? " diye düşünmeden duyurabiliriz.
* Yazıyı bloglarımızda paylaşabiliriz.
* Daha da fazlasını yapabilirim, yapmalıyım, yapmak benim görevim ve de borcumdur diyorsanız, bir kitap alarak, "gıcır gıcır bir kitap", onları mutlu edebiliriz.

Adres:  HINIS ANADOLU LİSESİ YİBO LOJMANLARI ARKASI ERZURUM / HINIS

Meral hanımdan gelen güzel hediyem....





Meral hanımın yaptığı 3. hediye çekilişinde ismi çıkan talihlilerden biri de bendim. Hediyem elime ulaştı. Çok çok güzel bir anahtarlık. Bakarmısınız kızların şirinliğine...

Hediyenin paketi ayrı güzel, içindeki notun mandalı ayrı güzel bu arada. Buldukça bu tahta mandallardan topluyordum ben. Şimdi Meral hanımın fikrini çalıp renk renk boyamalı bunlardan.

Tekrar teşekkür ederim Meral hanım, ellerinize sağlık:)))