.:

30 Nisan 2011 Cumartesi

Kitap fuarı ganimetleri




Geçtiğimiz hafta biten İzmir Kitap Fuarı'nın ganimetleri bunlar. Ada hep kitap okur ama yine de kendi seçsin, standları dolaşsın diye üç yıldır gidiyoruz kitap fuarına. Havası başka oluyor. Bunlar oradan aldıklarımız. Malum biz hayvanlarsız yapamayız o tarz kitaplar aldık. Ortadakiler ise çok keyifli. Geçen yıl dinazorları anlatan Fosil Bey'lisini almıştık. Bu yıl iki tane daha. Ben Deniz'e okurken keyif alıyorum. Satranç kitabı ise okuldaki turnuvada üçüncü olan Ada güzelinin hediyesi.

29 Nisan 2011 Cuma

Komiklik canavarı ve kırmızı yengecimiz




Bu fotoğraflar sabah çekildi daha. Bugün ana sınıfında oyuncak günü. Deniz erkenden hazırlanmaya başladı komiklik canavarı olacağım diye. Ben mutfakta bir şeylerle uğraşırken bir baktım giyinmiş takmış takıştırmış geldi yanıma. Dur dedim hemen senin fotoğrafını çekmem lazım. "keşke babam da görseydi beni" oldu. Umarım hayata hep böyle pozitif bakabilir. Bu konuda üçümüze de benzemiyor Deniz. O dişler her fotoğrafta çıkıyor....

Kırmızı yengeci de dün akşam dikmiştim. Ne zamandır diyordu çocuk unuttu sonra. Yanlarında otururken öylesine başladım bu çıktı ortaya. Basitçe ama sevdiler yengeçlerini sıra dikenlisinden bir istakozdaymış.....

28 Nisan 2011 Perşembe

İki lezzet



Benim keklerle aram yoktur. Devrim ve çocuklar sevinde değişik tarifleri deniyorum ama. Her fırını çalıştırışımda da bir çeşit yapıyorum mutlaka. Bu tarif Yemek vakti Aylin'den. Benimki fazla kaldı fırında sanırım bir de evde böğürtlen ya da vişne yoktu. Tadı az gelince benimkilere üzerine incir reçeli ekledik sevdiler.
Benim favorum olan hamurişi ise kurabiyelerdir. Sanırım en iyi yaptıklarımda onlar:))) Malesef dayanamam kurabiyelere. İlk kez denediğim krem şartili kurabiye ise ben ce on numara.
Bir paket krem şanti, un, kakao ve sıvı yağ. Bu kadarcık malzeme ile çok hoş bir lezzet elde ediyorsunuz.

27 Nisan 2011 Çarşamba

geri dönüşüm ekmek torbası




Elimdeki eşantiyon bir bez torbayı ekmek torbası haline getirdim. Bez torbanın yanlarını söktüm ki üzerine diktiğim bez kısmı düzgün dursun diye. Aslında pek belli olmasa da bir kedi var torbamın üstünde. Gözlerini ve burdunu düğmeden yaptım, mutfaktaki yerini aldı.

26 Nisan 2011 Salı

kırlentler kaldığı yerden.....




Bloglar kapatılmadan önce başlamıştım kırlentleri yapmaya. Biteli çok oldu haliyle. Baktım da fotoların arasına bunları paylaşmamışım ben. Tekli koltuklar için yaptıklarım kuşlu oldu. Kuşlarım kalpleri uçuruyorlar isteyene taşıyorlar. Nasıl olduğu belli zzaten nette bulduğum bir kuştan kalıp çıkardım kalpleri kestim aplike ettim. Bunlara o kadar da özen göstermiştim güya ama fotoğraftan da görüldüğü gibi sağdaki kırlentin kalplerini ters dikmişim. (Kuşlar ters tarafa uçuyorlar da ikisi de aynı tarafa uçarsa kalpler ters görünmüyor)

25 Nisan 2011 Pazartesi

Deli işi kırlent




Evinde ağırlıklı olarak kahverengi, kum beji, kren gibi renkleri kulanan biri olarak benim için tam deli işi bir kırlent. Nasıl estiyse yaptım. Hoşuma da gitti aslında. 

24 Nisan 2011 Pazar

Deniz'in gösterisinden...

 Turunculu fıstığın sağ tarafındaki Deniz...



 Kardeşim Çiğli'den, Dedimiz Urla'dan, annem Bozyaka'dan geldi gösterimizi izlemeye

Ada güzeli tüm tören boyunca oturdu bir köşeye...

Deniz'in 23 Nisan gösterisinden kareler bunlar da. Paylaşmadan olmazdı. Epey hazırlandılar. Al kızını koy çuvala parçasıyla keyifli bir oyun sergilediler.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Bugün blog Ada'nın



Bugün blog Ada'nın. Yukarıdakiler ödevi aslında. Öğretmeni hayalinizdeki evi ilaç kutularından yapın demiş. Ada roket yapacağım dedi. Roket modelleri gösterdim ama O hiçbirini beyenmedi bunu yaptı. Mavi yer arabalar için. Sarı yerde ise insanlar yaşıyormuş. Turuncu ana gövde yakıt tankıymış.....

Aşağıdaki ise yine kendisinin yazdığı 23 Nisan şiiiri

O da ne?
Bugün 23 Nisan Çocuk Bayramı yaşasın!
Al renkli bayrağın üstünde,
O ak yıldız ve ak ay var.

Al, kırmızı ne fark eder,
Fark etmez Türk genci, fark etmez,
Atatürk bu bayramı getiren ulu lider, lider
O doğru olanı bilir Türk genci.

Türkiye Büyük Millet Meclisi,
O gün kuruldu, o gün
23 Nisan 1920
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Artık Atatürk gibi olma zamanı gelmedi mi?
Atatürk gibi saygısever olamaz mıyız?
23 Nisan günü Atatürk'e karşı saygı duyalım,
Bugünler bizim için yaşasın 23 Nisan!

23 Nisan kutlu olsun


Bugün çocukların günü. Tüm çocukların 23 Nisan'ının kutlarım. Sabah Deniz'i çektim hazırlandıktan sonra. Bana maymun maymun pozlar verdi. Yarın da gösterilerinden kareleri paylaşırım artık.
Malesef bu yıl Ada'nın gösterisi yok. Bir eksiğiz bu yıl ama tek tesellim Ada sevmiyordu bu tür gösterilere katılmayı....

22 Nisan 2011 Cuma

evin önündeki kaldırımlarEvin önündeki kaldırımları



Evin önündeki kaldırımlarımız. Papatyaların tohumlarını atıyoruz kurudukça, evin dört tarafında bu papatyalardan var. Gelen geçen topluyor. Çocuklar birer ikişer alıyorlar da koca koca kadınların kucak dolusu toplamalarına kızıyorum açıkcası. Hiç biri de "bunun tohumundan alabilir miyiz" demiyor. Al at evinin önüne orası da şenlensin dimi ama.
Devrim'in demir ağaçları da epey büyüdüler. Fıstık çamları çok zor büyüyor ama bu demir ağaçları (bir tür çam) kolay uzuyor.

20 Nisan 2011 Çarşamba

kardan adamlı çerçeve



Bu çerçeveyi yapalı çoookkkk oldu. Sanırım pek çoğumuzun blogların kapatılması zamanından yayınlanmayan işleri vardır. Ben de birikenleri yavaş yavaş eriteceğim.
Çerçeve mumla eskitme. Aslında hediye olacaktı ama fotoğraflardan da görüldüğü gibi vernik kazasına uğradı bende kaldı. Çok da özenerek yapmıştım. Kardan adamları deniz kestanesi. Beyaza boyadım kestaneleri, içlerine silikon sıktım ki çabucak kırılmasınlar. Pullardan da kar yaptım. İçi hala boş çerçevemin. Bir fotoğraf ayarlamalı aslında.

19 Nisan 2011 Salı

8 mart etkinliğinden....


Çookkk eskilerde çıkması gereken bir yazı slında bu. Nilgün'ün 8 mart Kadınlar Günü için hazırladığı eetkinlikle ilgili. Malum önce bloglarımızı kapattılar. Tam da etkinlik zamanımıza geldi bu tatsız durum. Bir süre hiç yazı yazasımız gelmedi. Sonra ben Mutlu çocuklarla ilgili hediyeleri paylaştım o-bu derken postun zamanı bugünmüş.
Yukarıdaki benim arkturus için yaptığım hediyeler. Her kadının bir dikiş seti vardır mantığıyla hazırladım. Bir fular ve kuşlu lavantayı da ekledim paketime. Hediyemi 8 mart haftasında göndermiştim ve arkadaşımın eline sağ salim ulaştı. Malesef bana gelecek paket postada  kaybolmuş:((

18 Nisan 2011 Pazartesi

Anadoluyu vermeyeceğiz

Nisan ayının başında Artvin'den başlayan Büyük Anadolu Yürüyüşü'nün Ege kolu da Ankara'ya doğru yola çıktı. Yürüyüş, DOĞAYA, CANLI YAŞAMINA ZARAR VEREN TÜM YATIRIMLARIN DURDURULMASI amacını taşıyor. Yürüyüşe köylerden, kasabalarda, kentlerden onlarca insan katılıyor. 40 gün sürmesi planlanan yürüyüşe kısa aralıklarla katılmak da mümkün. Burada ve vermeyoz  bilgi var.
Ne yalann söyleyeyim çocuk olayı olmasa yürüyüşün tamamında bulunmak isterdim.

17 Nisan 2011 Pazar

komik haller....

 Ada o kadar büyümüş ki artık market arabalarına sığmıyor...


 "markette fotoğraf mı çekilirmiş. Ben sizi tanımıyorum" pozu


Cuma günü Ada okuldan gelince hazırlanıp babamızın yanına doğru yola çıktık. Çocuklar deniz kıyısında oynaya oynaya yürüyünce Konak'tan Cumhuriyet Meydanı'na kadar yolculuğumuz pek bir uzun sürdü. Sonra halamızla buluşup Urla'ya gittik. Bu arada girdiğim markette ise Devrim yukarıdaki komik kareleri çekti.

15 Nisan 2011 Cuma

bunlar da sonuncular


Mutlu Olalım Derneği'nin desteklediği çocuklar için yaptığım oyuncakların sonuncularıda bunlar işte. Toplam 49 tane oldular. Neden 50 değil? Aslında 50 tane idi Deniz içinden bir tanesini yürüttü. İnanmayacaksınız belki ama hiç polarım kalmadığından o bir taneyi de yerine koyamadım:)) En küçük parçaları bile kullanmaya çalıştım bu küçük tavşanlar çıktı ortaya...
Oyuncakları geçen cuma günü Devrim Özlem hanıma teslim etti. Paketleme yapacaklarmış ben de gitmek isterdim ama çocuklarla her zaman işlerimi ayarlayamıyorum. 

14 Nisan 2011 Perşembe

doğa isyan ediyor sanki....


Nisan ayındayız artık yaz geldi gelecek diyoruz. Kar yüzünden insanlar mahsur kalıyorlar, yollar kapanıyor. Açıkcası ben böyle bir nisan ayı hatırlamıyorum. Nerdeyse kaldırdığım kışlıkları geri çıkartacağım ki ben İzmir'de yaşıyorum. Burası pek çok yere göre ılık ama birden soğuyup birden ısınınca sapıttık resmen. Bir gün 26 dereceyi görüyoruz ertesi gün 16'ları.
Sadece bizde mi...Dünyanın bir kısmı yangınlarla kavruluyor, bir kısmını sel alıp götürüyor, kimi soğuktan donuyor.
Doğa isyan ediyor sanki. "artık üstüme çöpleri atmayın, poşetleri kullanmayın, atıklarınızı benle saklamaya çalışmayın. Yeşilimi, mavimi tüketmeyin...."

13 Nisan 2011 Çarşamba

baykuşlar ve komik kurbişler



Sanırım elişinde en çok kullanılan hayvan başkuşlar. Yastığı, aplikesi, iğnedanlığı, oyuncağı.....Her yerde kullanılıyor. Ben de iki tane de baykuş eklerim oyuncaklarımızın içine. Diğerleri ise komik kurbağalar. Deniz'in pek hoşuna gitti. "anne bana b unun eli açık olanından yap tamam mı" diyor. 

12 Nisan 2011 Salı

dinazorlarımız..


Benimkilerin en sevdiği hayvanlar olan dinazorları da ekledik lisetmize doğal olarak. Bunlar için kalıp bulamadım nette. Bir tane dört ayaklı yaptım kendim kalıp çıkartmaya çalışarak. Eh işte oldu. Ben de filler gibi iki ayaklı yaptm dinazorları.