.:

11 Eylül 2011 Pazar

Komik bir Karaburun gezisi

 Çocuklar kendilerine eğlence buldular...

 Kuyucak plajı..

Tarihi bir şehir varmış sanki tepede....

 Alabildiğine çorak araziler...

 Ada'nın çektiklerinden biri....

Durup dinlendiğimiz taşlı koy....

Karaburun'da cumadan başlayıp haftasınu da devam eden Bilim Konferansı'nda Devrim'inde bir sunumu vardı. Gitsek mi gitmesek mi derken biz de takıldık O'na. Çok isteyip de bunca yıldır hiç görmediğim bir yer Karaburun. Devrim'in sunumu sabahtandı. Planımız bizi deniz kıyısına bırakacak sunumunu yapıp gelecek şeklindeydi. Ama oraya vardığımızda planlar tutmadı. Merkez epey tepelerde, yakındaki iskelede ağaçlık namına bir şey yok tamamen kafeler-lokantalar. Güneşte durulmaz orada. Yer arama vaktimizde yok "sen bizi merkeze bırak biz buluruz birşeyler"dedim.
Şöyle çocuk parkı olan bir yerde oturur vakit geçiririz diye içimden geçiriyordum ki "yokmuş" bir tane bile çocuk parkı yokmuş. Merkezde yine kafeler sıralanmış. Çocukların karnını doyurdum, bir market gezisi yaptık ki ıvır zıvır biraz vakitlerini aldı. Ortasında havuz olan bir park vardı çocuklar orda bir güzel vakit geçirdiler ama ben patladım resmen.
Yarım adayı dolaşalım güzel koylarda "ki nette hep güzel koylardan bahsediliyor" denize girelim dedik. Yanımızda yiyecek-içeceğimiz de var. Önce Kuyucak plajına denk geldik. Taşlı ama inanılmaz berrak bir suyu var. Yüzdük çıktık. Ama ondan sonrası tam bir komedi. Git git tepelere çıkıyorsun, doğa inanılmaz çorak. Sanki başka bir coğrafya. Deniz'deki tepki "biz hiç Urla'ya varamayacağız bu gidişle"...
Öylesi sıkıcı ve çorakki arazi arada köylere denk geldik çoğu evler yıkılmış....
Çıktık artık Karaburun'dan dedik. Deniz "burası Karaburun familyasından"
Yeşilliklere gelene kadar inanmadı.

Kıyılara inmeye başladığımızda ikinci şoku yaşadık. Koylar inanılmaz güzel gözüküyor ama hep balık çiftlikleri tararafından işgal edilmiş. Arabalı vapurlarla kamyonlar yanaşıyor, gemiler var kıyılarda.
Resmen denize girecek yer bulamadık. Yorulup dinlenelim artık dedik taşlı bir koyda mola verdik. Devrim "burada denize girilmez ama"
Ada" biz denize mi girecektik?"
Biz gülerek eğlenerek oturduk oraya, mini bir piknik yaptık. Bizi denize kavuşturamayan babamızla bol bol uğraştık:)))

Bu arada Urla'dan sonra Karaburun 55 km. Ama arkadan dolaşınca 100km'yi buldu. Yol virajlı da olunca yorucu oluyor.