.:

26 Ağustos 2011 Cuma

Didim günlüğü-devam

 Annem ilk beş gün bizimleydi.

 Deniz böy böyle bir poz vermeye çatlardı. Zaten genel hali buydu beyimizin....

 Ada güzeli babasının anlattı fıkraya bayıldı resmen...

 Tatilde yan oda komşumuz tesadüfen Devrim'in memleketlisinin Torbalı'dan arkadaşı çıktı. Akla geldi aradılar. Müsaitlermiş. Tatilin son 4 gününde geldiler. Hep birlikte eğlendik, çocuklara da arkadaş oldu minik Gülce....

 Uzak koylara bisikletli servis. Ben Deniz'i bisikletle taşıyamıyorum, Deniz'de inatla bisiklet kullanmıyor...

 Benimkiler bisikletle gidince bana da yürümek kalıyor. Gölgemle birlikte yolu çektim bende...

Deniz, Gülce ve Ada....



Kamptan-tatilden birkaç foto daha. Yukarıdaki fotoda odadan bir görüntümüz var. Konfor yerlerde. Bu yıl daha da bakımsızlaştırmışlar sanki. Hatta ramazanda gelinmesine tepki var gibisinden rivayetlerde vardı. İlk bir iki gün sineklere karşı ilaçlama yaptılar sonra salıverdiler. İlk fotoda görülüyor. Deniz gören masaları arada kaldırdılar servis elemanları yok diye tepki geldi sanırım yeniden koydular mesela.
Odalar bakımsız, sosyal etkinlik yok, plajlardaki çoğu kafe kapalıydı. Ama bizi cezbeden tarafı denizi işte. 7 tane koy var ve genelde çok çok güzeller. Hem kum hem kaya-deniz canlısı.....İlk 5 gün annem vardı daha bir rahat yüzdük. Deniz kıyıda oynarken annemin gözü önündeydi nede olsa. Sonraki günlerde de taşıdık kendilerini. Daha doğrusu babasına güvenmiyor ben taşıdım. Ya paletten tuttu ya da ellerimle ittirdim. Epey efor sarfettin sayasinde...
Ve ekonomik de oluyor. 46 lira günlük oda ücreti. Bir miktar kahvaltı ve akşam yemeği alma zorunluluğu var. Onun dışında "yasak olsa da" çoğunluk gibi odada da hallettim ben yemekleri. (Ben dışarıdan yemek konusunda mesafeliyim. Zaten bir akşam annem ve Devrim epey rahatsız oldu yemekten)