.:

31 Ekim 2010 Pazar

İzmir'i seviyorum






Seviyorum İzmir'i. Havası gerçekten çok güzel. Şu sıralar akşamları oldukça serin olsa da güneş yüzünü gösterdi mi tamam. Bu fotoğraflar perşembe günü çekildi. Çocukların üstünde hala kısa kollular var.
Bizim evin olduğu yer yüksekte ve rüzgar oldu mu üşütüyor. Buna karşın dün öğlen bahçede semaver yaktık, piknikimsi birşeyler yaptık. Bir saatliğine bile olsa nefes almak insana iyi geliyor. İzmir insana bu şansı fazlasıyla tanıyor...

30 Ekim 2010 Cumartesi

fırın karnıyarık



Karnıyarığı sevmeyen var mıdır bilmiyorum. Ama bence patlıcanın en güzel hali bu. Hep tencerede yapırdım ilk kez fırında denedim. Bence böyle daha iyiydi ama Devrim tencereyi tercih ettiğini söyledi.
Karnıyarık için  malum patlıcanlar bol yağda kızartılır. Ama ben yıllardır bu usulü kullanmıyorum. Patlıcanın sevmediğim tek pişirmesi yağda kızartılmış olanıdır. Bir kaşık yağda teflon tavada kısık ateşte pişiriyorum patlıcanları. Sonra klasik harcını hazırlayıp salçalı suda tava tencerede, ocakta pişiriyorum.
Bir keresinde patlıcanları közleyerek denemiştim. Değişik bir tadı olmuştu ama açıkcası her seferinde onu yapmaya üşenirim.

28 Ekim 2010 Perşembe

en son çantam



Çantanın bitmiş hali.

 Çantamın bir sürü cebi var. Kalem için bile ayrı yer yaptım.


Çantamı daha önce yaptığım çanta  mantığında diktim. Ama bu kez kola takılınca daha düzgün duruyor. İç astarını da düz renkte yaptım ki bence daha şık oldu. Üstte de görüldüğü gibi iç astarda biraz boşluk bırakıp çantayı oradan ters çevirdim.

27 Ekim 2010 Çarşamba

sonbahar gülleri


Bunları da yapmaya yeni başladım. Bir sürü oldular...Bakalım nerelerde kullanacağım?


 Havalar yağmurlu olunca benim güller coştu resmen. Yaz güzel iyi hoş da şu bahççe kurak bir görüntüye bürünmüyor mu sinir oluyor. (şebeke sulama yetmiyor malesef) Şimdi yeniden renklendi bahçem, geçerken  bazıları da mis gibi kokuyorlar...

26 Ekim 2010 Salı

çekyat örtüsü diktim






Öğrencilikten kalma bir çekyatım var hala sağlam. Ama haliyle siline siline kumaşı yıprandı. Dikiş dikiyorum ya ona da bir kılıf dikeyim dedim. Geçen gün bir arkadaşla Kemeraltı'nda dolaşırken uygun kumaş da aradım. Aslında kum beji olan koltuklarıma uygun bir renk alacaktım ama oldu olanlar bu kıpkırmızı polar kumaşı aldım.
Neysem gelelim kılıfımızın dikimine. Aslında fotoğrafladım anlaşılıyor. Ana parçayı bir seferde diktim, kolları ayrı diktim.,. Ama görüldüğü gibi çekyatın alt kısmı pek olmadı. Kumaşım da bu kadardı. (3 metre yeter denmişti bana) Kenarından azıcık alttaki renk görünüyor. Aslında alt kısma pili niyetim falan vardı ama bir dahaki sefere artık...

25 Ekim 2010 Pazartesi

kırlent diktim




Bunlarda kareli kumaşla diktiğim kırlentlerim. Birini sade yaptım çekyatta uzanınca kafayı koymak iyi oluyor. Diğeri de kurdeleli, nette örnekleri vardı. Enkolay dikişlerden biri bunlar sanırım.

22 Ekim 2010 Cuma

zeytinlerimiz





Bahçede bir büyük bir de küçük iki zeytin ağacımız var. Geçmiş yıllarda zeytin konusunda pek başarılı olamamıştık. Ama geçen yıl yaptıklarımızı beğenince bu yıl daha hevesli topladık. Az ama iri bu yıl ağacımızın meyveleri. Yukarıdaki gibi plastik şişelere tuzla birlikte koyup, arada çalkalıyoruz.
Ortadaki fotoğrafta ağaçtan zeytin toplayan ise annem.

21 Ekim 2010 Perşembe

cep telefonuma kılıf

Cep telefonuna kılıf dikenler kervanına katıldım ben de. Küçük bir parça polar kumaş vardı onunla yaptım. Kenarlarını elde iğne ardı diktim. Ben ce kırzımı oluşu da yeterli ama hadi renk gelsin diye bir de bu kelebeği ekledim. Şirin bir şey oldu.

20 Ekim 2010 Çarşamba

bu bizim dünyamız


 Bunlar bitmiş hali. Sonradan aklıma geldi daha önce ceviz kabuğundan yaptığım kaplumbağayı da ekledim dünyamıza.

 İlk önce kağıtlardan kıtaları kesip kalıp çıkardım.



Sonra üzerine ekleyeceklerimizi kestik, Ada kıtaların yerlerini belirledi.

Sonra küçük ayrıntıları da Ada ile birlikte yerleştirdik

Bu çocukların odasının kapısına yaptığım süs. Nette bir benzerini görmütüm onlar keçeden yapmıştı. Ben elimdeki polarları kullandım yine. İki yuvarlak kesip arasına elyaf yerleştirdim. Üzerine kıtaları kesip her kıtaya uygun hayvanları ekledik. Yaparken çocukların çok hoşuna gitti. Bir kaç gün asmama izin vermediler, oynadılar. Kıtaları elde diktim ama hayvanları yapıştırdım.
Bir de bittikten sonra düzgün olsun diye (hani şu dikiş ütüsü denen şey) tekrar diktim kenarlarından marullaştı. Açıkcası nedenini anlamadım. Bu konuda nerede hata yaptığımı söylerseniz seviniri. Sevgiler:)))

19 Ekim 2010 Salı

hafta sonu göller gezildi





İzmir'de iki gündür inanılmaz bir yağmur var. Gök delindi sanki. Bu görüntülerde hafta sonundan zaten. Cumartesi Ada Yedi Göller'e Deniz'de Gölet'e gitmek istedi. Ortak bir yerde anlaşamadılar önce Gölet'e gittik. Küçük bir piknik yaptık. Dolaştık etrafta. Yukarısı Gölet'ten görüntüler.
Ardından Yedi Göller'e gidip göllere baktık. Ada'nın yeni takıntısı. Bahçede de göller yapmış kendine. İki gündür pek bir mutlu, "göllerim doluyor" diye.




18 Ekim 2010 Pazartesi

Hayalgücü etkinliği projesi, hediyem geldi


Hayalgücünü göster etkinliğindeki eşim lila handcraft'ın hediyesi elime ulaştı. Çok beğendik. Teşekkür ederim lila. Hediyemi çiçeklerimin yanına astım. Yakıştı sanki oraya.

Hayalgücü etkinliği projesi





Yeteneksizin ve Ojeli Parmaklar tarafından düzenlenen etkinlik meyvelerini verdi.  Kafamda bir sürü fikir dönüp durdu, sonunda bu ortaya çıktı. Ne zor şey hediye hazırlamak. İnsan kendisine yapınca kusurları görmüyor ama bir başkasına gidecekse orası öyle olmamış, burası böyle olmaz bakıp duruyor. Boyamadaki acemiliğim de burada zorladı beni.
Ben deniz mevsimini geride bıraktığımız şu günlerde deniz temalı olsun istedim çalışmam. Miniz deniz taşları ve kabuklarıyla süsledim mavi kum kullandım. Yapma çiçek kısmını ise normal kumla yaptım ki çiçekler büyüsün. Aralara da lavanta serptim. İpten de bulutlar yapmaya çalıştım. En çok tül olayı zorladı beni. Çiçek yapmayı beceremedim, içine yerletireyim dedim yapıştırma güzel olmazsa diye vazgeçtim. Sonra bu bebek ilişti gözüme ona beyaz tülden etek yapıp yapıştırdım kutuma. Kutum lila handcraft'a doğru yola çıktı bugün. Umarım beğenir.