.:

31 Ağustos 2010 Salı

bıktırmadan son olsun bunlar


Bu yılki tatilimiz daha bir güzel geçti sanki. Çocuklar büyüdükçe rahatlıyoruz. Deniz denize girmiyor ama Ada bizimle açılıyor yorulunca da babasının tepesinde dinleniyor.  Aslında döneli kaç gün oldu ama Devrim bugün iş başı yaptığı için ben anca normale dönebileceğim. İnternete doğru dürüst girememiştim kaç gündür, bir kaç foto ekleyip kısaca dolaşıp çıkıyordum. Bıktırmadan sizi son fotoğraflarımı yayınlayayım dedim.

Küçük faremin en güzel karesi...Beyimiz denize girmiyor ama paletleri var. (abisinin küçülenleri)






Ada daha çok babasıyla yüzdü. Hem birlikte bol bol iskele-dubadan atladılar hem de daldılar. Ben atlama kısmına dahil olmuyorum da...

Ailecek denizde tek karemiz. 4-5 kareden sadece bunda Ada'nın kafası suyun üstündeydi.

Televizyon yoktu ama animasyon izlediler





 Dün ani bir kararla badana yaptık. İkimizin de karın ağrısıydı. Napsak napsak derken aniden kalkındık, hallettik. Mutfak, yatak odası ve koridor tertemiz oldu.

29 Ağustos 2010 Pazar

Biraz daha Didim

5.koy

 1.koy

 3.koy

 4.koy


7.koy

Didim polis kampının kalınan odalarının öyle pek ahım şahım bir tarafı yok. Ama koylar Devrim ve beni o kadar cezbediyor ki (7 tane koy var) vazgeçemiyoruz buradan. Üç tane koyun kumsalı var, biri tamamen iskele (onu fotoğraflamamışım) biri taşlık ama kıyısından inanılmaz kabuk topluyorum, birini ağaçlık olduğun için seviyoruz. Genelde kumsalı olanlar tercih edildiğinden bazen tek başımıza yüzüyoruz.
Öğle yemekleri olmadığı için de o işi odada basit çözümlerle hallettik. Hatta her yıl Devrim'in doğum günü kampa denk geliyor bisküvi pastası yapıyoruz. Ama onun da fotoğrafını çekmemişim.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Didim günleri

Botumuzu taşıma merasimi.




Ada'yı suyun üstünde pek göremedik. Bu yıl dalmaya ve dipten yüzmeye merak sardı. 10 günde dalışını da epey geliştirdi


Devrim ve çocuklar uzak koylara bisikletle gittiler, Ben Deniz'i bisikletle taşıyamadığım için de malzemeleri taşımak bana kaldı

Aile saadeti. Birlikte çekilmiş ender fotoğraflarımızdan biri oldu

Yol boyu gündem konularımızdan biri. Rüzgar tirübünleri çocukların çok ilgisini çekti

26 Ağustos 2010 Perşembe

Tatil bitti döndüm, ilk durak Bafa Gölü

Yola çıkma vakti. Didim'de gittiğimiz kamp uygun olduğu için bisikletleri de götürüyoruz. Ada'nın ve benim bisikletim


İlk durak Bafa Gölü. Didim'e bu beşinci gidişimiz olmasına karşın daha önce Bafa Gölü aklımıza gelmemişti. Bu kez ben görmek istedim.



Baga Gölü çevresindeki kalıntılar hakkında burada güzel bilgiler var.




Evden çıkarken planımız göl kıyısında sabah kahvaltısı yapmaktı. Bu nedenle çayımızı termosa koyduk, kahvaltılıklarımızı hazırladık. Ama orada piknik alanı bulamayınca büyük bir ağacın gölgesine yayılıp yaptık pikniğimizi.





çocukların yol hali

19 Ağustos 2010 Perşembe

didim'den ilk kareler


didim'den ilk kareler. Fotoğrafları ben çekmedim. Işın halamızın çektiklerinden. Ben makinanın ara bağlantı kablosunu getirmemiştim...



Işın halamız


13 Ağustos 2010 Cuma

Didim yolcusuyuz

Ramazan erken olduğu için çoğunuz tatili tamamlayıp döndünüz biz pazar günü başlıyoruz. Bu yıl beşinci kez Didim Polis Kampı'nda yapacağız tatilimizi. Devrim'in yakınlarıyla gidiyoruz ve yer bulmak sorun olduğu için bu tarihlere ayarlanmış.
Aslında aynı yere bu kadar çok kez gitmek keyifli değil gibi ama polis kampının olduğu yerde 7 tane değişik koy var ve hepsi de çok güzeller. Tek sorun zaman zaman yanaşarak denizi kirleten gezinti tekneleri. Hem eşim bütün yıl görmediği yakınlarını görüyor (Yozgat'tan, Ankara'dan, Uşak'tan gelenler var) hem de özellikle Ada tapıyor oraya. 10 gün sürecek kamp. Öncesinde de Bafa Gölü'ne gitmeyi planlıyoruz. Kısmetse yarın sabah yolcuyuz. Görüşmek üzere, sevgiler hepinize

ilk fermuar denemem

Daha önce duş perdesinden yaptığım plaj çantalarını paylaşmıştım. Bir tane de kendim için yaptım. Aslında yapalı bir ayı geçti ama paylaşmak bugüne kısmetmiş.
Severek kulllandığı bir plaj çantam olduğu için bununla çocukların temiz kıyafetlerini taşıyayım dedim ve fermuarlı yaptım. İlk fermuar denemem oldu. Rengi yeşil ve azıcık kısa geldi ama yapabildim en azından. Evdekileri değerlendireyim diye yapmıştım ama pembe ve yeşil de hoş durdu bence.

12 Ağustos 2010 Perşembe

yeni cicim

Bence çamaşır makinasından sonraki en önemli icet derin dordurucu. Yazın organik ürünlerini kışın da tüketmek acayip keyif. Benim hali hazırdaki dolabımın dordurucu kısmı 120 litreydi ve yetmiyordu bana. Her şeyden azar azar koyuuyordum. Geçen gün bu çekmeceli olandan aldık. Şimdiden doldudum nerdeyse. Daha çok kışlık hazırlama şansım olacak artık.