.:

30 Haziran 2010 Çarşamba

bu da kalem yastığımız



Kusursuz olmaz dimi. Kafam çalışmadı dikerken "böyle olmamalı" diye içimden geçse de kalemin uç kısmındaki sarılığı iki üçgenden yaptım. Aslında 6 parça falan olmalıydı sanırım.

Yine polardan yaptığım bir yastık. Süs içinse yastık yaparken poları kullanmayı seviyorum ben. Puf puf oluyor. Bunu Ada'ya niyet yaptım. Devrim boks torbası mı yaptın dese de oğluşlarım kaleme benzettiler.

29 Haziran 2010 Salı

karşınızda bay robot



Bu da bizim bay robotumuz. Nette görmüştüm bir ara. Buna benzer birşeydi. Çocukların hoşuna gider diye yapmaya karar verdim. Ana gövdedeki polar yeni ama ayaklar ve kollar eski bir penye yine (bitmedi eskilerim bir türlü) O kadar kolu bacağı gövdenin içine tıkıştıra tıkıştıra dikmek zor oldu açıkcası. Oldukça büyük bir oyuncak oldu ama benimkiler pek pas vermediler. Arada Ada yastık muamelesi yapıyor sadece.

28 Haziran 2010 Pazartesi

denemelik oldu


Denemelik niyetine yaptığım bez bir kutu. Yine kalan hurç parçalarından. Kendi ince bir elyafı vardı artı koymadım ben. Yuvarlak yaptım. Pek ölçü falan almadığımdan yamukluklar oldu.
Dikişi hiç sevmem diyordum keyifliymiş. Kısa zamanda (örgüye göre) işler ortaya çıkıyor. Ama benim için bir kusuru var ki iyice ölçmek gerekiyor. Sanırım bu yüzden burda dergileri alsam da hala kalıp işine el atmadım. Şimdilik basit ölçmesem de hata kabul edebilecek işlerle alıştırma turlarına devam ediyorum. Kumaşları göz kararı kestiğim çok oluyor. Hatta makinayı alınca annem bir de T cetveli edin dedi. Aldım da elime pek almıyorum onu.

27 Haziran 2010 Pazar

Sasalı Doğal Yaşam Parkı

Timsah..Ağzı hep böyle durduğu için insan acaba oluyor. Aşağı yukarı 5 dakika kadar bekledik gözlerini oynatınca rahatladık

Filler onlarsız olmaz dimi


Bu papağan bizden duydu Ada Ada diye seslendi bir süre

Güveçte yılan alırmıydınız

İguananın heybetine bakar mısınız
Aslan ağaçta pençelerini törpülüyor belki de...

Deniz bey yoruldular Arif'in arabasına bindi

Çocuk hayvanat bahçesi. Çocuklar hayvanlarla daha yakından temas kurabiliyor

Bu ev yeni yapılmış. Kaplumbağalar için bayıldım..

Afrika savanı

Bu da parkın yeni sakinlerinden. Yer sincabı


Bu cumartesi Deniz'in yoğun ısrarları üzerine bir kez daha (3. oldu) Sasalı Doğal Yaşam Parkı'na gittik. Parkın yeni sakinleri vardı bu kez. Epey bir artış olmuş. annem ve kızkardeşimde geldiler bizimle. Keyifli bir gün oldu.

25 Haziran 2010 Cuma

sahibi pek sevdi




Dikiş öğreniyorum ya tüm yeğenlerime bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yağız'ın kesesinden de bu yastık çıktı. Bu sıralar sevdiği için dinazorlu oldu yastığımız. Dinazoru makinayla diktim. Kuş ve çimenleri ise elde (sonradan düşündüm de) Polarla yaptım yastığı. Puf puf birşey oldu.

24 Haziran 2010 Perşembe

bu tülbent elbise Doğa için



(ilk yaptığımda elbisenin askıları biraz sent bir kurdeleydi. Sonra satenle değiştirdim)

İkinci tülbent elbisemi de ailemizin tek kızı Doğa için yaptım. (annemde 7 torun var bir tanesi kız) Tülbenti annem verdi Doğa'ya anca olur bu dedi. Biraz büyükçeydi yani. Ama ben daha kısa bir şey olmasını umarken resmen elbise oldu. Süpriz olacağı için de ölçü falan almamıştım. Hatta resim çekmek için altına kot şort giydirdik hiç belli olmadı.

23 Haziran 2010 Çarşamba

tabure giydirmece



Yaptığı işleri çok beğendiyim bu bayanın bloğunda görmüştüm bu fikri. Daha önce söktüğüm eski bir kazağın iplerini ve artık ipleri kullanarak yaptım. Üç taneler. Mutfakta pek şirin durdular.

22 Haziran 2010 Salı

mim


celebi bir mim bırakmış bana. Aklıma ilk gelenleri yazıyorum

Felsefem: Daima ileri bak,
Hayat: zor,
Çocukluk::))
Güneş : Olmazsa olmaz, yaz,bronzlaşmak
Gözler : yaşı ele veriyor,
Yıldızlar: dinlenmek,
Güzellik: nereden baktığına göre değişir, fedakarlık
Sevgi : fedakarlık,
Aşk : sadece adı var, müthiş bir şey tabiki ne dinlediğine göre değişir
Müzik :müthiş bir şey (tabiki ne dinlediğine göre değişir)
Dost : her insanda mutlaka bulunmalı,
Para : yeteri kadar olsun,
Zaman: bazen uzun bazen kısa dediğimiz şey,
Erkekler : bazen olmalı, bazen olmamalı,
Savaş : Birilerinin para aşkının sonucu,

Ağlamak : rahatlamak,
Deniz : güzel çok güzel,
Ayna : ne desem bilemedim ki,
Hayal : güzel şey,

Ben yine dileyenler alsınlar diyorum mimi.

Doğa'ya etek

Annemlere gittiğimde Doğa'nın üstünde denetike eteği. Azıcık beli bol geldi kopça ile halledecekler



Doğa için etek diktim. Annemin verdiği kumaşların arasından çıktı bu da küçük bir parçaydı ben de etek olarak değerlendirdim. İlk kez ütüyle düzelterek falan çalıştım. Bel kısmını da mevcut eteklerime baka baka hallettim.

19 Haziran 2010 Cumartesi

güneş sistemi yaptık

Malzemeler

Aslında yaparken Ada'yı düşünmüştük ama Deniz'de pek sevdi

Bu fotoğrafı ilk yaptığımızda çekmiştim. Sonradan tüm gezegenleri tek tek astım, boncukla tepeden sabitledim

Dünyanın içindeki top yamuktu, gezegenimiz o yüzden yamuk biraz

Ana gövdenin orjinal hali. Sevmediğimden pek kullanmadım bunu

Kaynağımız

Devrim ve Ada gezegenlerin konumlarını belirliyorlar

Aslında yeni değil bu çalışma. 2 hafta olmuştur yapalı, yeni sıra geldi. Ada gezegenlere çok meraklı olduğu için güneş sistemi yapmak istedim. Önce örgü olarak başladım sadece 3 tane örmüştüm ki Devrim evdeki topların üstüne kumaş dik dedi. Kolayıma geldi tuttum bu fikri. Bulabildiğimiz en uygun renklerle topların üstüne kılıf yaptım. Devrim de bir boya kutusunun kapağının ortasını deldi. Ana hazne de benim kullanmayıp kaldırdığım kepçe takımına ait. Ortaya üstteki oyuncak çıktı. Ada okula bile götürdü arkadaşlarına gezegenleri anlatmış.

18 Haziran 2010 Cuma

Bütün çocuklara iyi tatiller



Bir eğitim yılı daha bitti, çocuklar bugün karnelerini aldılar. Bu yıl benim iki karnem oldu. Deniz seneye yeniden ana sınıfına gidecek ama olsun karnemizi aldık bir nevi mezun olduk ana sınıfından. Ada'nın ise hiç heyecanı yoktu her zamanki gibi. Öğretmeni özellikle sona bırakmış karnesini çağırmasa nerde karnem demeyecek. Çağırdı yanına çaılışmalarını diğer velilere örnek gösterdi bir tek onu alkışlattı. Karnesine de " Benim küçük profesörüm" diye not düşmüş.
Umarım tüm çocuklar güzel bir tatil geçirirler....

17 Haziran 2010 Perşembe

bu son gösteriydi





Anasınıfının gösterileri bu yıl pek çok oldu. Üçüncü ve son gösterimizi de dün bitirdik. 23 Nisan'da yaptıkları gösterilere ek olarak kızlar roman dansı erkeklerde damat oyunu hazırladılar. Hava aşırı sıcak ve bunaltıcı gösterinin saati de öğle olunca biraz eziyet oldu ama.......
Makinamı bir arkadaşa vermiştim (ben kamera çekimi yaptım) biraz flu olmuşlar

16 Haziran 2010 Çarşamba

hep bana olmaz dimi




Hep bana hep bana olmaz dedim. Dikiş makinama kılıf diktim bu kez. Aslında üzerinde firmanın laylonumsu bir kılıfı vardı. Sap yeni falan olan ama geçenlerde baktım toz olmuş hep. Ben de tam kapatan bir kılıf dikeyim dedim.
Daha önce eskiyen bir hurcumdan sepet kaplamıştım ama atmamıştım kalanını. Kendinden elyaflı bir kumaştı. İçine yine eski bir çarşaftan astar diktim. Oldu bana güzel bir dikiş makinası kılıfı