.:

29 Ocak 2010 Cuma

king meyve sıkacağı

kelebek-makbule Sevgililer günü için çekilişle bir kişiye King katı meyve sıkacağı hediye ediyor. İlgilenenler linki tıklayarak ayrıntıları öğrenebilir.

kendimi nasıl anlatsam...




bahar ve sibelinhobidunyasi bir mim göndermiş bana. Beni anlatan 7 şeyi yazmam gerekiyor.


1- Bazen fazla titiz olabiliyorum. Bu durum beni hiç rahatsız etmiyor ama evdeki üç erkek için pek hoş değil,

2- Planlıyımdır. Her zaman önümü görmek isterim, planlarım ve işlerimi çok düzgün yönetirim,

3- Aynı anda birden çok işi yapabilirim ve öylesini de tercih ederim. Birinde beklemem gerekiyorsa boşluk beni yorar,

(hep kötü mü oldu ne)

4- Doğayı çok severim. Eskiden tüplü dalış yapardık eşimle. Çocukların büyümesini bekliyoruz yeniden yapabilmek için can atıyorum,

5- Bırak saatlerce yürüyebilirim. Bir keresinde Eminönü'nden çıkıp Sarıyer'e kadar yürümüştüm. Çok keyifliydi. Şimdi çocuklarla ne mümkün...

6- Hani vardır ya "su içse yarar kimine" hah işte ben onlardanım. Anladınız kilo sorunum var,

7- En güzel zamanların ailemle geçirdiklerimdir


Ben kimseye göndermeyeyim. Okuyupta kendini anlatmak isteyenler yanıtlasınlar.

28 Ocak 2010 Perşembe

vazo süslemece





Çiçekleri çok severim. Ama kıyıpda bahçemden koparamam o çiçekleri. O yüzden doğru dürüst vazo edinmemişimdir. Geçenlerde dolaşırken bu cam vazonun duruşu hoşuma gitti aldım. Ama sadeydi süsleyeyim dedim. Salonumun duvarları su yeşili. Daha önce lambama da yeşil boncuklar takmıştım. Vazom içinde aynı renkte karar kıldım
Lastiği bozulup boncukları için bir kenarda bekleyen toka ile ağız kısmını süsledim. Yeşil ince kurdela ile de iki şerit yaptım beline. İçine de bahçemden kopardığım çiçekleri yerleştirdim...

27 Ocak 2010 Çarşamba

tatil bize gelmedi

Yakışıklı oğluşlarım evde kendilerince eğleniyorlar. Ada her zamanki gibi sığamadı masalara yere yayıldı Az kağıt kesmiyor onu. Deniz de etkinlik ödevlerini yapıyor


Tatil bize bu kez uğramadı sayılır. Vardı birkaç planımız Denizim hastalandı. Cumartesi günü öksürükle başladı artınca acile taşındık. Bronşit çıktı. Ama işin kötüsü astım çıkacak gibi. Tetkikler başladı bakalım.
Bir de havalar acayip bozdu. Çok soğuk. Deniz Geçen gün "anne buraya kış geliyor ama kar yağmıyor. Hep böyle oluyor" dedi. Çocuklar televizyonda kar görüntülerini gördükçe imreniyor yağmayan karda nasıl kardan adam yapacaklarını tasarlıyorlar durmadan. Azıcık dışarı çıkartayım desem ne mümkün hem Deniz'in hastalığı hem havalar tıkıldı kuzucuklarım.

26 Ocak 2010 Salı

iki güllü fular





Bu fularda iki değişik gül yaparak tamamladım fuları. Beyaz ve sarı da ayrı bir hoş durdular gibi

21 Ocak 2010 Perşembe

GDO bebek mamalarında

Haber alıntısı http://www.ntvmsnbc.com/id/25046596/ 'den
"Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın üçüncü GDO yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Yeni yönetmelik, GDO denetimlerinden muaf tutulan ürünlerin kapsamını genişletiyor. Daha önce yayınlanan yönetmelikte 26 ekim 2009'dan önce kontrol belgesi alan ürünlerin GDO içerse dahi Türkiye'ye girişi 1 mart 2010'a kadar serbest bırakılmıştı. Yeni yönetmelik ise 26 ekim'den önce kontrol belgesi almak şartını 20 ocak'a kadar genişletti. 20 ocak'a kadar kontrol belgesi alan ürünler için denetim şartının 1 Mart'a kadar kaldırılması, "şirketlerin lehine" olarak yorumlandı. Son yönetmelik, çok tartışılacak bir yenilik daha içeriyor... Yürürlük tarihi 1 Mart'a ertelenen maddeler arasına ilk yönetmeliğin beşinci maddesi de var. Bu madde GDO içeren yasaklı ürünleri belirliyor. Böylece 1 Mart tarihine kadar GDO içeren bebek mamaları, bebek formülleri ve devam mamaları serbestçe satılabilecek.
Aynı şekilde insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünleri de Türkiye'ye serbestçe girebilecek."

Bir taraftan en aç üç çocuk yapın diyorlar bir taraftan çocuklarımızın sağlığıyla oynuyorlar. En masum gıda olması gereken bebek mamalarına bile GDO'nun girişine izin veriliyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben sürekli evde kendim hamurişi yapmama karşın arada çocukların istediği kraker, çikolata gibi şeyleri alırken bile suçluluk hissetmeye başladım. Bu kararların altına imze atanlar çocuklarını nasıl besliyor çok merak ediyorum açıkcası...

20 Ocak 2010 Çarşamba

10 marifetteki kartpostal kampanyası

kartpostallarımın tümü












www.10marifet.org da bir kartpostal kampanyası başladı eski değerleri anımsatmak için...Ne hoş bir gelenekti. Onlarca tezgah kurulurdu, seçerdik hoşumuza giden kartpostalları, sevdiklerimize gönderirdik. İstanbul'dayken Eminönü ve Üsküdar'daki satış yerlerini anımsıyorum. Her bayram ve yılbaşında uğrak yerlerimdi oraları. Hala durur bana gelen kartpostallar. Zaman için de tembelleştim sanırım bıraktım ben de bu güzel geleneği.
Ama sevgili arkadaşlarımız akıl etti şimdi yeniden canlanıyor kartpostallar. Bunlar da benimkiler. Örgülerle birşeyler yapmaya çalıştım ben. Dün yola çıktılar. Benden kocaman sevgiler götürecekler arkadaşlarıma....

19 Ocak 2010 Salı

üçgen atkı-2


Daha önce kendime beyazını yaptığı üçgen atkı-fuların ikincisi. Bu benim değil ama. Yine sarhoş yolu şaşırdı modeli ama bu daha hoş oldu. İpte koyu tonlu pütürcükler var hoş bir hava kattı.

18 Ocak 2010 Pazartesi

bunlar satılmış

Yukarıdaki fulardan iki tane satılmış
Bu sıra kendimi örgüye verdim ya. Hepsini takmam da mümkün değil. Abimin eşi şal yapıp satıyor, motifmatikle olanlardan. Ben de yaptıklarımdan vermiştim birkaç tane. Üçü satılmış. Pek hoşuma gitti.

16 Ocak 2010 Cumartesi

Gülü takma fular





Bu en son yaptığım fularlardan biri. Gülünü takıp çıkartılır şekilde yaptım. Pek çok yabancı sitede benzerleri var. Siyahta belli olmuyor ama örnek basit. Dolgularla üste çıka çıka ilerliyor. Gülün arkasına da yaka iğnesi aparatını diktim, uygun boncaklarla süsledim. Pek şık oldu.

14 Ocak 2010 Perşembe

mor su dalgaları






Bu mor ip bana bir yerden gelmişti. Epey vardı yap yap bitmedi. En sonunda şal yapıp tamamını tüketeceğim dedim ama hala azıcık kaldı. Su dalgası modelinde yaptım şalı. Mor renkte pek belli olmadığı için sarı renkte bir ayrıntı da koydum. Daha anlaşılır sanırım.

13 Ocak 2010 Çarşamba

anneanne-babaanne ortak yapımı



Bu hpaspasın yünlerini babaannem almış, anneannem örmüş. Ben bebekken daha. Arada sırada kullanıyorum.

12 Ocak 2010 Salı

bereme arkadaş geldi




Beyaz beremle kullanmak için yaptım bunu. Renk aynı ama model farklı. Daha dökümlü olsun dedim. Bunu Derya Baykal'ın programında görmüştüm. Arttır-kes mantığı ile yapılıyor örnek. Tam uçlara da çiçekler yaptım.


duvar stickeri sever misiniz?

Berdilel ve http://www.dekoratifaynalar.com/ Duvar Sticker kampanyası düzenliyor. Katılmak isteyenler, http://berdilel-hertelden.blogspot.com/ adresini ziyaret edip şartlara bakabilir. Kampanyanın güzel hediye seçenekleri ise
dekoratifaynalar

11 Ocak 2010 Pazartesi

beyaz berem



Bu bereyi de kendime ördüm. Çok sık olmasa da havanın soğuk olduğu günler oluyor. O zamanlar takmak için bir bere öreiyim kendime dedim. Bu ortaya çıktı.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Bir kitap arası

Kitap okuma konusunda epeydir tembellik ediyordum. Geçen gün kitapçı turlarken bu kitabı aldım kendime. Aslında roman almayı planlamıştım ama elim yine çocuk psikolojisi üzerine bir kitaba gitti. Ada 8 yaşında ve resmen tavırları, havası değişti. Büyüyor artık. Ben ona karşı yanlış davranmak istemediğim için de okuyup duruyorum. Hoş kitaplar da bir yere kadar ama olsun. Bilgi her zaman iyidir.

8 Ocak 2010 Cuma

Sunshine (güneşışığı) ödülü




baharinelleri bu güzel ödüle layık görmüş beni. Çok çok teşekkürler. Hatırlanmak, seçilmek güzel bir şey. Ama ödülümüzün bir kuralı da var. 12 arkadaşımızı seçmek gerekiyor. Gezdiğim, ziyaret ettiğim arkadaşların sayısı daha fazla şüphesiz

celebi74
eylulbahcesi.blogspot
zarifce.blogspot.
gonuldenele

7 Ocak 2010 Perşembe

bu fularlar hediye gitti ama...




Bu fularları üç arkadaşıma niyet ördüm. Dün yola çıktılar ama karışmış olmaları kuvvetle muhtemel.
Onları paketledim dün eşimden rica ettim (iş yerine yakın PTT) göndermesini. PTT'de görevliler paketleri açmalarını istemiş. Prosedür böyleymiş. Devrim'de içlerine bakıldıktan sonra yeniden paketlerken hangisi kime gidecekti karıştırmış. (adresleri de üzerlerine iliştirmiştim ben) Gönderirken hangisi kime biliyordum ama artık bilmiyorum. İçlerindeki notlar da karışmış olabilir bu arada. Umarım beğenirsiniz.


5 Ocak 2010 Salı

kahverengi bere

Berenin örerken asıl yüzü böyle görünüyor. Ben son sıra trabzanları berenin tersini baz alarak ördüm. O kısım daha hoşuma gitti.






Bu berenin modelini Derya Baykal'ın programında görmüştüm. Ama tam seyredemediğim için örneği de tam alamadım. Sitesine de koymayınca modeli aklımda kaldığınca yaptım. Asıl örnekte alttaki trabzanlı kısım daha azdı. Ama sanırım benim ipim ince yeterli büyüklüğe gelmesi için bu kadar yapmam gerekti.


4 Ocak 2010 Pazartesi

bu da öyle bir fular işte

fular katlayınca böyle görünüyor



Ada bana mankenlik yaptı. Sadece trabzanlarla yapılan bir fular bu. Yabancı sitelerden birinde görmüştüm aklımda kaldığınca yaptım. Zinciri göz kararı çektim. Trabzan yaptı. İkinci sırada aralara 1 zincir çekerek aynı sayıda trabzan yaptım. Üçüncü sıra yine zincirsiz, son sırada aralara 1 zincir çekerek trabzan. Böyle bir görüntü ortaya çıktı.

3 Ocak 2010 Pazar

sanki bahar geldi!!!

Mis gibi nergisler. Kokusu size kadar geldi mi?
Devrim havayı fırsat bilip bahçeyi çapaladı biraz.

Hem yağmur hem güneş çiçeklerim resmen coştu


Deniz her zamanki gibi maymunluk peşinde



Havalar o kadar ılık geçiyor ki kışı yaşadığmıza inanmak zor. Bu fotoğraflar 1 ocak günü çekildi. Yıllardır kar temalı filmler seyrettik yılbaşı ile ilgili bu kadar güneş şaşırtıyor insanı. İzmir'de bile yaşasak karın kırıntılarını görürdük eskiden şimdi bahçeye çıkıp oynattık çocukları.